<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/5345 E. , 2025/1032 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/5345<br>Karar No : 2025/1032 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN_KONUSU: Davacı tarafından,... Hastanesinde gerçekleşen sezaryen ile doğum esnasında yapılan hatalı entübasyon işlemi nedeniyle yemek borusu ile nefes borusu arasında delinme meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 100,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, bilirkişi raporuna itiraz etmelerine rağmen itiraz edilmediğinin belirtilmesinin hukuka aykırı olduğu, küresel salgın nedeniyle yargılamadaki tüm sürelerin Cumhurbaşkanı kararıyla durduğu, bu halde itiraz süresinin 30/06/2020 tarihine kadar uzaması gerekirken 03/06/2020 tarihinde karar verilmesinin usule aykırı olduğu, dosya tekemmül etmeden karar verildiği, 11/06/2020 tarihinde sunulan itiraz dilekçesinin dikkate alınmadığı, Adli Tıp Kurumu raporunun gerekçesiz olduğu, çene yapısı bozuk olan hastada 6 kez entübasyon denenmesi ve hastaya zarar verilmesinin kusur içerdiği, hasta dosyasındaki isim karışıklığının özensiz tedavinin tezahürü olduğu, normal doğum başladıktan sonra bilgi verilmeksizin sezaryen ile doğuma alındığı, raporda bu kısma yönelik değerlendirme bulunmadığı, doğum eyleminin ilerlememesi üzerine sezaryene geçildi ise doğum eyleminin neden ilerlemediğinin, sezaryene gerek olmaması için yapılması gereken bir müdahale bulunup bulunmadığının irdelenmediği, genel anestezi yerine lokal anestezi gerekip gerekmediğinin açıklanmadığı, çene yapısı bozuk olduğu tespit edilen hastada lokal anestezi ile işlemin yapılması gerektiği, defalarca denenmesine rağmen başarılı olunamayınca lokal anesteziye geçilmesi gerekip gerekmediğinin tartışılmadığı, genel anestezi hakkında bilgilendirildiğine ve rızasının alındığına dair belge bulunmadığı, entübasyon işlemi sırasında delinme oluşmasının başlı başına bir kusur oluşturduğu, plasentada erken ayrılma olduğu raporlansa da bu konuda araştırma yapılmadığı, anestezi işlemlerinin hatalı yapıldığı, sezaryen sonrası zor entübasyona rağmen yemek borusundaki delinmeye yönelik araştırma yapılmadığı, yemek yememesi gerekirken yemek yemesinin önerildiği, şiddetli boğaz ağrısı nedeniyle zor entübasyon öyküsü olan hastada yemek borusundaki zedelenmeden şüphelenilmesi gerekirken boğaz enfeksiyonu tedavisi yapılmasının hatalı olduğu, yoğun bakıma alındıktan sonra günlerce yemek borusundaki delinme farkedilmeyerek ölümcül tablo ortaya çıkınca sevk edilmesinin kusurlu olduğu, tespite yönelik gerekli tetkiklerin zamanında yapılmadığı, sevk edilirken zatürre tanısı ile sevk edildiği, gerekli tetkik cihazının bulunmadığı, Adli Tıp Kurumu raporu öncesi son durum raporunun alınmadığı iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklamalı olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Öte yandan, davacı tarafından, küresel salgın nedeniyle yargılamadaki tüm sürelerin durduğu, süreler durmuşken 11/06/2020 tarihinde Adli Tıp Kurumu raporuna karşı itiraz dilekçesi sundukları, buna karşın anılan itiraz dilekçesi dikkate alınmadan 03/06/2020 tarihinde karar verildiği ileri sürüldüğünden anılan itiraz dilekçesi incelenmiş, bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesinde belirtilen itirazlar da bozma sebebi olarak görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA, <br>3. Adli yardım talebi kabul edildiğinden ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, <br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/02/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.<br> <br><br><br></font></p></body></html>
tazminat