<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/2803 E.  ,  2025/500 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/2803<br>Karar No : 2025/500 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... <br> 2- ... <br> 3- ... <br> 4- ... <br> 5- ... <br> 6- ... <br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... <br><br>İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, güvenlik korucusu olan yakınları ...'in, Şırnak İli, Merkeze bağlı ... Köyü, ... Mevkiinde hayvanlarını otlatırken 16/06/2017 tarihinde bölücü terör örgütü mensuplarınca kaçırılarak hayatına son verilmesinde davalı idarenin kusursuz sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL, kardeşleri ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 75.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dava konusu olay nedeniyle idareye atfedilebilecek hizmet kusuru bulunduğuna ilişkin herhangi bir tespit, bilgi, belge ve bulgu mevcut olmamakla birlikte, davacılar yakını güvenlik korucusunun terör örgütü mensuplarınca kaçırılarak öldürülmesi nedeniyle meydana gelen zarar ile eylem arasındaki nedensellik bağının varlığı da gözetildiğinde, uğranılan manevi zararlarının "kusursuz sorumluluk" (mesleki risk) ilkesi kapsamında karşılanması gerektiği, manevî zararı doğuran olayın yaşam hakkını sona erdiren bir ölüm olayı olması, ölüme neden olan eylemin oluş şekli itibarıyla toplumda yarattığı infial, olayın etkisi ve niteliği, zarar gören davacılar ile hayatını kaybeden kişi arasındaki yakınlık ilişkisi dikkate alındığında, davacıların duyduğu elem ve ızdırabın dindirilmesi amacıyla takdiren müteveffanın annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL, kardeşleri ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 25.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevî tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 14/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : <br> Davacılar tarafından, yaşanan olay karşısında hükmedilen tazminat tutarının yetersiz kaldığı ileri sürülmektedir.<br> Davalı idare tarafından, dava konusu olayın terör olayı niteliğinde olduğu, 2330 sayılı Kanun kapsamında davacılara yapılan ödemelerin davacıların maddi ve manevi zararlarının karşılığı olduğu, davanın reddi gerektiği, idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı, ilk kez Mahkeme kararıyla belirlenen manevi tazminat tutarına idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup; davacılar tarafından savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz istemlerinin kabulüyle Mahkeme kararının redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY : <br> Davacılar tarafından, güvenlik korucusu olan yakınları ...'in, Şırnak İli, Merkeze bağlı ... Köyü ... Mevkiinde hayvanlarını otlatırken 16/06/2017 tarihinde bölücü terör örgütü mensuplarınca kaçırılarak hayatına son verilmesinde davalı idarenin kusursuz sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL, kardeşleri ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 75.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.<br> İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.<br>Temyiz konusu kararda ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, ... İdare Mahkemesinin manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kararına yönelik taraflarca yapılan istinaf istemlerinin reddine karar verilmişse de manevi tazminat, ilgililerin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu gözetildiğinde, dava konusu olay nedeniyle davacılardan ... ve ...'in evlatlarını, ..., ..., ... ve ...'in kardeşlerini genç yaşta kaybetmeleri, olayın oluş şekli göz önünde bulundurulduğunda davacıların manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için Bölge İdare Mahkemesi kararına konu ... İdare Mahkemesince müteveffanın annesi ve babası için manevi tazminat istemlerinin tamamının, kardeşlerinin de manevi tazminat istemlerinin daha yüksek bir tutarla hüküm altına alınması gerekirken hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yetersiz kaldığı sonucuna varılmıştır. <br>Bu nedenle, davacıların manevi tazminat istemleri yönünden yukarıda değinilen ilkeler gözetilerek yeniden karar verilmesi gerektiğinden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,<br>2. Davacıların temyiz istemlerinin KABULÜNE, <br>3. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/02/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

tazminat