<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/4453 E. , 2025/635 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/4453<br>Karar No : 2025/635 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... adına velayeten ... ve ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. V. ...<br><br>İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, Diyarbakır ili, Çınar ilçesi, ... İlçe Emniyet Amirliğine ve üzerinde bulunan lojmanlarına ... tarihinde saat 23.40 sıralarında gerçekleştirilen bombalı araç, uzun namlulu ve roketli saldırı eylemi sonucunda yaralandığından bahisle uğradığını ileri sürdüğü zararlarının tazmini amacıyla 28/11/2016 tarihinde İçişleri Bakanlığına yapmış olduğu başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile 1,00 TL (miktar artırımı üzerine 609.870,95 TL) maddi, 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; somut olay ile dosyadaki bilgi belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, Diyarbakır ili, Çınar ilçesinde 13/01/2016 tarihinde İlçe Emniyet Amirliği ve lojmanlarına yönelik bölücü terör örgütü mensuplarınca bomba yüklü aracın patlatılması ile gerçekleştirilen saldırı öncesinde birden çok istihbari bilgi, rapor ve ihbarın olduğu ve bu bilgiler karşısında davalı idarenin gerekli önlem, tedbir ve emniyeti alarak yapılan saldırıyı önlemekle yükümlü bulunduğu ancak tüm bunlara karşın bu saldırının önlenemediği ve engellenemediği anlaşıldığından idarenin yürütmekle yükümlü olduğu güvenlik hizmetinin işleyişinde aksaklık olduğu kanaatine varıldığından yaşanan olayın önlenememesinde idarenin hizmet kusuru bulunduğu; maddi tazminat talebi yönünden, davacının 13/01/2016 tarihinde maruz kalmış olduğu patlama olayına bağlı gelişen arızası sebebiyle % 55 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı yönünde rapor tanzim edilmesi üzerine, davacının meslekte kazanma gücünden kaybetme oranı dikkate alınarak maddi zararın tespiti amacıyla alınan bilirkişi raporunda toplam tazminatın 609.870,95 TL olarak hesaplandığı, söz konusu raporun maddi tazminat yönünden karara esas alındığı, manevi tazminat istemi yönünden ise, somut olayda davacının olay nedeniyle engelli hale gelmesi sonucu, acı ve ızdırap çektiği ve bunun yanında yaşama sevincinin de azaldığı hususu dikkate alındığında, duyduğu acı ve üzüntüyü bir nebze de olsun rahatlatmak amacıyla olayın oluş şekli ve mahiyeti de dikkate alınarak 50.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulüne, manevi tazminat istemi yönünden ise kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI:<br>Davalı idare tarafından, olayın terör eylemi olması nedeniyle 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi zararların düzenlenmediği, Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br>Davacı tarafından, zararının oluşmasında idarenin ağır hizmet kusurunun bulunduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, aynı terör olayı nedeniyle yaralanan ve % 5 oranında meslekte kazanma gücü kaybı olan başka bir kişiye daha yüksek miktarda manevi tazminatın ödenmesine karar verildiği, maddi tazminata uygulanacak faizin başlangıç tarihinin idareye başvuru tarihi olması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Taraflarca karşılıklı olarak temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY : <br> Dava dosyasının incelenmesinden; davacı ...'ın ... tarihinde saat 23.40 sıralarında, Diyarbakır ili, Çınar ilçesi, ... İlçe Emniyet Amirliğine ve üzerinde bulunan lojmanlarına PKK/KCK terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilen bombalı araç ve ardından uzun namlulu ve roketli saldırı eylemleri sonucunda yararlandığından ve olayda hizmet kusuru olduğundan bahisle, yaşadığı acı nedeniyle uğramış olduğu maddi ve manevi zararlarının tazmini amacıyla 28/11/2016 tarihinde İçişleri Bakanlığına başvuru yapıldığı, ancak anılan başvurunun zımnen reddedildiği, bunun üzerine oluştuğu ileri sürülen zararlara karşılık 1,00 TL (miktar artırımı üzerine 609.870,95 TL) maddi, 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br> A) Temyize konu kararın, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının incelenmesi:<br><br> İLGİLİ MEVZUAT: <br> Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.<br> İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br> 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun "Bedensel zarar" başlıklı 54. maddesinde, bedensel zararların; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu; "Belirlenmesi" başlıklı 55. maddesinin 1. fıkrasında, destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararların, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanacağı, kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemelerin, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemeyeceği; zarar veya tazminattan indirilemeyeceği, hesaplanan tazminatın, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamayacağı veya azaltılamayacağı, bu Kanun hükümlerinin, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanacağı hükümlerine yer verilmiştir.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü düzenlenmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Uyuşmazlıkta, dava konusu tazminat istemine esas olan yaralanma olayının meydana gelmesinde davalı idarenin yürütmekle yükümlü olduğu güvenlik hizmetinin işleyişinde aksaklık olduğundan dolayı hizmet kusurunun bulunduğu anlaşıldığından, davacının maddi zararlarının davalı idarece karşılanması gerektiği hususunda duraksama bulunmamaktadır.<br>Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 13/01/2016 tarihinde gerçekleşen olay sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 30/03/2018 tarihli Sağlık Kurulu Raporu ile davacının %55 oranında tüm vücut fonksiyon kaybının bulunduğunun tespit edildiği, ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacı ...'a 16.875,20 TL nakdi tazminat ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Öte yandan, Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda; davacının (olay tarihinde 7 yaşında olan) hastane kayıtlarına göre olay tarihinden itibaren 70 gün geçici iş göremezlik süresinin olduğu, başka bir anlatımla bu dönemde davacının herhangi bir gelirinin bulunmadığı biliniyor olmasına rağmen, geçici iş göremezlik dönemi için tazminat hesabının yapıldığı; sürekli iş göremezlik dönemi için yapılan tazminat hesabında net asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı ancak yarar olarak düşülmesi gereken nakdi tazminatın mahsup edilmediği görülmektedir.<br> İdare Mahkemesince hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunun içeriğine ilişkin açıklanan hususlar, söz konusu raporun karara dayanak olarak kabul edilemeyeceğini, başka bir anlatımla anılan raporun hükme esas alınacak nitelikte olmadığını göstermektedir.<br>Bu itibarla, Mahkemece, davacının uğradığı zarara karşılık ödenecek tazminatın tespiti amacıyla, aşağıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda maddi tazminat hesabına ilişkin yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmektedir.<br> 1- Geçici iş göremezlik tazminatı yönünden;<br>Geçici iş göremezlik tazminatı, çalışma gücünün kullanılamaması nedeniyle çalışma gücünün %100 oranında kaybedildiğinin kabul edildiği "tedavi ve iyileşme süresi" ile sınırlı bir tazminat olup, bu süreçte olay öncesinde çalışan kişinin işe devam edememesinden dolayı uğradığı kazanç kaybının giderilmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, olay/zarar tarihinde 7 yaşında olup gelir getirici bir işte çalışmayan davacının kazanç kaybı söz konusu olmayacağından geçici iş göremezlik zararı da doğmayacaktır. <br>2- Sürekli/kalıcı işgöremezlik tazminatı (efor) yönünden;<br>Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, geçici iş göremezlik süresinin sona erdiği tarihten muhtemel yaşam süresinin sonuna kadar geçecek süre için net asgari ücrete çalışma gücü kaybı oranının uygulanması suretiyle yapılan hesaplamada, davalı idarece ödenen ve yarar olarak kabul edilmesi gereken nakdi tazminatın mahsup edilmediği görülmektedir.<br>Bu durumda, yeniden yapılacak hesaplamada, davalı idarece ödenen nakdi tazminat tutarının yarar olarak kabul edilip, hükme esas alınan rapor tarihine kadar (28/06/2018) yasal faiz uygulanarak bulunacak güncel değerinin hesaplanan maddi tazminat tutarından indirilmesi gerekmektedir. <br>Buna göre Bölge İdare Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenecek rapora göre maddi tazminat istemi hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararda maddi tazminat yönünden hukuki isabet bulunmamaktadır.<br>Öte yandan, yeniden yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu hesaplanacak ve hükmedilecek maddi tazminat miktarının tamamına içtihatlarımız doğrultusunda idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği de açıktır.<br> B) Temyize konu kararın, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının incelenmesi:<br> Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.<br> Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.<br> İdare Mahkemesi kararında davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş ve temyize konu kararda da davacının manevi tazminata yönelik istinaf başvurusu reddedilmiş ise de; dava konusu olay nedeniyle davacının % 55 oranında tüm vücut fonksiyon kaybının bulunması, sağ kulağının ampute olması ve vücudunda bulunan yanıklar ve skarların davacı üzerinde yarattığı etki ve yaşadığı sıkıntılar göz önünde bulundurulduğunda; davacı için takdir edilen manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı görülmektedir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE, davacının temyiz isteminin KABULÜNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/02/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
tazminat