<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/16 E.  ,  2025/609 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/16<br>Karar No : 2025/609 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...<br> 2-...<br> 3- ...<br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br> <br>İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından; yakınları J.Tğm. ...'ın 10/09/2015 tarihinde, ... ili, ... ilçesi Jandarma Komando Okul Komutanlığında yapılan eğitim sırasında yaralanması sonucu vefat ettiğinden bahisle, uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın babası ... için 4.000,00 TL (miktar artırımı ile 287.876,54 TL) maddi, 60.000,00 TL manevi, annesi ... için 4.000,00 TL (miktar artırımı ile 392.213,53 TL) maddi, 60.000,00 TL manevi ve kardeşi ... için 2.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıların oğullarını kaybetmekle maddi ve manevi zarara uğradıkları ve davacıların zarara uğramasına neden olan olayın görevin ifası sırasında meydana geldiği, somut olayda hizmetin özelliklerinden kaynaklanan risk ve tehlikeler nedeniyle tehlikelilik esası uyarınca davalı idarenin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, buna göre zararın tazmin edilmesi gerektiği, davacıların uğramış oldukları maddi zararı tespit etmek amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, hükme esas alınabilecek nitelikte bulunan bilirkişi raporunda baba için 287.876,54 TL, anne için 392.213,53 TL hesaplandığı, olayın vuku buluş şekli, olay sonucunda çocukları vefat eden anne, baba ve kardeşinin bundan sonraki yaşamı üzerindeki neticeleri, duyulan elem ve ızdırabın karşılığı olarak, sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, baba ... için 287.876,54 TL maddi, 60.000,00 TL manevi, anne ... için 392.213,53 TL maddi, 60.000,00 TL manevi, diğer davacı kardeş ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 07/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararının "680.090,07 TL maddi tazminatın başvuru tarihi olan 07/06/2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile ödenmesine'' ilişkin kısmının kaldırılmasına, anne ve baba için hükmedilen 680.090,07 TL maddi tazminatın, dava dilekçesinde anne ve baba için talep edilen ayrı ayrı 4.000,00 TL toplam 8.000,00 TL'si için dava tarihi olan 30/09/2017 tarihinden itibaren, kalan 672.090,07 TL'si için davacıların miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 16/06/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; mahkeme kararının hukuka ve yasaya aykırı olduğu, ilk derece idare mahkemesinin kararının aksine olan her türlü beyanın ve mahkeme kararının reddedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, davacılara vazife malulü aylığı bağlandığı, idarelerinin olaydan kaynaklı sorumluluğunun bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> <br> MADDİ OLAY : <br> Dosyanın incelenmesinden; davacıların yakını J.Tğm. ...'ın, ... ili, ... ilçesi, Subay Komando Temel Kursunda Kursiyer olarak eğitim aldığı sırada 10/09/2015 tarihinde atış alanında icra edilen ''Sızma Parkurundan Geçiş Eğitimi'' esnasında boynundan ateşli silahla yaralanması neticesinde kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiğinden bahisle, uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın babası ... için 4.000,00 TL (miktar artırımı ile 287.876,54 TL) maddi, 60.000,00 TL manevi, annesi ... için 4.000,00 TL (miktar artırımı ile 392.213,53 TL) maddi, 60.000,00 TL manevi ve kardeşi ... için 2.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br> <br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.<br> İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. <br> Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> A) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının incelenmesi:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> B) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının incelenmesi:<br> İdare Mahkemesince, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan bilirkişi raporu doğrultusunda baba ... için 287.876,54 TL, anne ... için 392.213,53 TL maddi tazminata hükmedildiği, dosyada bulunan Sosyal Güvenlik Kurumunun ... tarihli ve ... sayılı yazısına göre, davacılara vazife malulü aylığı bağlandığı, tütün ikramiyesi ödendiği belirtilerek yazı ekinde ödenen vazife malulü aylıklarının ve tütün ikramiyesi tutarlarının gönderildiği anlaşılmaktadır.<br> Davacıların maddi zararı hesaplanırken, desteğin emsalinin aylar itibarıyla aldığı görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibarıyla ödenen vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malullüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır.<br> Buna göre, Mahkemece hükme esas alınan 26/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda davacılar desteğinin emsalinin aldığı görev aylıklarına göre davacılara ayıracağı destek tutarı hesaplanmış, ödeme bulunup bulunmadığına ilişkin SGK'dan herhangi bir cevap gelmediğinden tazminattan indirim yapılmayacağı belirtilmiş, bunun üzerine 11/05/2019 tarihinde SGK tarafından davacılara ödenen vazife malulü aylığı ve tütün ikramiye tutarları gönderilmiş ancak bu ödemeler dikkate alınmaksızın hesaplama yapılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiştir. <br> Bu itibarla; Bölge İdare Mahkemesince 26/04/2019 tarihli bilirkişi raporu ile hesaplanan maddi tazminat miktarlarından, dosyada bulunan ve davacılara bağlanan vazife malulüğü aylıkları ile tütün ikramiyesi tutarları mahsup edilerek maddi tazminat istemleri hakkında yeniden karar verilmesi gerekirken davanın kabulü yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br> Öte yandan; İdare Mahkemesi kararına karşı davacılar tarafından istinaf yoluna başvurulmadığından İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının davacılar yönünden kesinleştiği dikkate alındığında, yeniden yapılacak yargılama üzerine verilecek kararda hükmedilecek maddi tazminat tutarlarının daha önce hükmedilen tutarları aşamayacağı da tabiidir. <br> Diğer taraftan; işbu bozma kararı üzerine davacılar ... ve ...'ın maddi tazminat istemi hakkında yeniden karar verilirken Dairemizin yerleşik içtihadı uyarınca hükmedilen tüm tazminat miktarı için idareye başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği de açıktır.<br> C) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesince davacılardan ...'ın maddi tazminat istemi hakkında hüküm kurulmaması yönünden incelenmesi:<br> Dava dilekçesinde davacılardan ... için 2.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müteveffanın kardeşi olan ...'ın destek almasını gerektirecek özel bir durumunun bulunduğuna dair bir kanıt bulunmadığı belirtilerek tazminat hesabı yapılmadığı, İdare Mahkemesince, sadece anne ve baba yönünden maddi tazminata hükmedilmiş olmasına rağmen maddi tazminat istemlerinin kabulü yolunda karar verildiği, ancak davacı ...'ın maddi tazminat istemi yönünden hüküm kurulmadığı görülmektedir.<br> Bu durumda, davacılardan ...'ın 2.000,00 TL maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken bu husus yönünden hüküm kurulmadığından eksik incelemeye dayalı Bölge İdare Mahkemesi kararında bu yönden de hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının manevi tazminat istemleri yönünden ONANMASINA, maddi tazminat ile davacı ...'ın maddi tazminat istemi hakkında karar verilmemesi yönlerinden BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/02/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

tazminat