<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/1133 E. , 2025/603 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE <br>Esas No : 2024/1133<br>Karar No : 2025/603 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...<br> 2- ... <br> 3- ...<br> 4- ...<br> 5- ...<br> 6- ...<br> 7- ... <br> 8- ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>DİĞER DAVALI : ... Valiliği / ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMLERİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacılar ve davalı İçişleri Bakanlığı tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, murisleri ...'nın 06/07/1994 tarihinde Mardin İli ... İlçesi'nde terör olayları nedeniyle öldürülmesi sonucu uğranılan zararın 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Mardin Valiliği 5 Nolu Zarar Tespit Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile 200.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 28/09/2021 tarih ve E:2021/4737, K:2021/4355 sayılı bozma kararına uyularak, davacılardan ... yönünden; davacının dava açıldıktan sonra yargılama sürecinde 13/08/2010 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, davanın niteliği ve hukuksal sonuçları itibariyle yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde bulunmayıp, mirasçıları tarafından takibe konu edilebilme olasılığı dikkate alındığında, davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar anılan davacı yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği, diğer davacılar yönünden ise; davacılar tarafından, 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrası hükmü uyarınca olayın meydana geldiği 06/07/1994 tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde idareye başvurulması ve başvuru neticesinde tesis edilecek işlemin neticesine göre işlemin tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde dava açılması gerekmekte iken; murislerinin hayatını kaybettiği 06/07/1994 tarihli olaydan çok sonra 24/02/2005 tarihli dilekçe ile yapılan ve dava açma süresini canlandırma olanağı bulunmayan başvuru neticesinde açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın manevi tazminata ilişkin kısmının ... dışında kalan diğer davacılar yönünden süre aşımı nedeniyle reddine, davacı ... yönünden 2577 sayılı Kanun'un 26/1. maddesi uyarınca, davayı takip hakkı kendisine geçenin/geçenlerin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; maddi tazminat taleplerinin kabul edilip manevi tazminat taleplerinin süre yönünden reddinin 5233 sayılı Kanun'un sistematiğine uymadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde maddi ve manevi tazminatın birbirine paralel olarak saptandığı, ayrıca Anayasa Mahkemesinin ihlal kararına göre de süre aşımı gözetilmeksizin manevi tazminat talebinde bulunulabileceğinin açık olduğu, aksi yöndeki Mahkeme kararının usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br>Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından; İdare Mahkemesince “...bozma kararına uyma- kısmen iptal-kabul, kısmen ret-kısmen süre ret, kısmen işlemden kaldırma...” kararı verildiği, ancak maddi tazminata yönelik kısım daha önceden kesinleştiği halde kararda davacılar lehine vekalet ücreti bakımından mukarrer olarak hüküm kurulduğu, bu nedenle vekalet ücreti yönünden kararın temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar ve davalı Mardin Valiliği tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br> MADDİ OLAY : <br> Davacılar tarafından, murisleri ...'nın 06/07/1994 tarihinde Mardin İli, ... İlçesi'nde terör olayları nedeniyle öldürülmesi sonucu uğranılan zararın 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Mardin Valiliği 5 Nolu Zarar Tespit Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile 200.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. <br> Mardin İdare Mahkemesince; dava konusu işlemin iptali, maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca hesaplanan 15.305,50 TL maddi tazminatın, veraset ilamına göre davacıların her birine payları oranında davalı idareye başvuru tarihi olan 24/02/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesi, fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddi; manevi tazminat istemlerinin ise reddi yolunda verilen kararın, davacılar ve davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 15/10/2015 tarih ve E:2011/9908, K:2015/6065 sayılı kararı ile onanması, davacıların karar düzeltme isteminin reddi ile de kesinleşmesi üzerine davacılar tarafından maddi zararlarının eksik tazmin edilmesi, manevi zararlarının ise hiç tazmin edilmemesi nedenleriyle adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulması akabinde Anayasa Mahkemesi'nin 08/09/2020 tarih ve 2016/16401 Başvuru Numaralı kararı ile, davacıların açtıkları manevi tazminat davasını tazminat hukukunun genel hükümlerine göre inceletme imkânından mahrum kaldıkları gerekçesiyle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının manevi tazminat istemi yönünden ihlal edildiğine, mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Mardin İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi neticesinde Mahkemece manevi tazminat yönünden yeniden yapılan yargılama sonucu verilen kararın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının bozulması üzerine bozma kararına uyularak davanın manevi tazminata ilişkin kısmının ... dışında kalan diğer davacılar yönünden süre aşımı nedeniyle reddine, davacı ... yönünden 2577 sayılı Kanun'un 26/1. maddesi uyarınca, davayı takip hakkı kendisine geçenin/geçenlerin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ayrıca kabul edilen maddi tazminat istemi yönünden, nispi olarak belirlenen vekalet ücreti maktu vekalet ücretinin altında kaldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinin 1. fıkrası uyarınca belirlenen 10.500,00 TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık ücreti" başlıklı 164. maddesinin 1. fıkrasında, "Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder."; "Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması" başlıklı 168. maddesinin 3. fıkrasında ise, "Avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır." hükümleri yer almaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> A) Temyize Konu Kararın Esasa İlişkin Kısmının İncelenmesi:<br>İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın, manevi tazminata ilişkin kısmının ... dışında kalan davacılar yönünden süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacıların dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>B) Temyize Konu Kararın, Kabul Edilen Maddi Tazminat Yönünden Davacılar Lehine Hükmedilen Vekalet Ücretine İlişkin Kısmının İncelenmesi:<br>... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, toplam 15.305,50 TL maddi tazminatın davacılara ödenmesi ve "A.A.Ü.T. uyarınca hükmedilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.836,70-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacı vekiline verilmesi," yönünde hüküm kurulmuş ve kararın bu kısmı Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 28/09/2016 tarih ve E:2021/4737, K:2021/4355 sayılı kararı ile onanması ve davacıların karar düzeltme isteminin de reddedilmesi suretiyle kesinleşmiş olmasına rağmen, temyize konu kararda karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, yargılamanın önceki aşamalarında kesinleşmiş olan maddi tazminatın kabul edilen kısmı yönünden davalı idare aleyhine yeniden vekalet ücretine hükmedildiği görülmektedir.<br>Bu durumda; temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçmek suretiyle kesinleşen maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısım ile bu kısma isabet eden ve davalı aleyhine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısım yönünden İdare Mahkemesi kararının kesinleştiği açık olup, kabul edilen maddi tazminat yönünden davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi yolunda yeniden hüküm kurulmasında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacıların esasa yönelik temyiz isteminin REDDİNE, davalı İçişleri Bakanlığının vekalet ücretine yönelik temyiz isteminin KABULÜNE,<br>2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu davanın manevi tazminata ilişkin kısmının ... dışındaki diğer davacılar yönünden süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, maddi tazminat yönünden davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br>4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/02/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
tazminat