<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/2818 E.  ,  2025/562 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/2818<br>Karar No : 2025/562 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...<br> 2- ...<br> 3- ...<br> 4- ...<br> 5- ...<br> 6- ...<br> 7-...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN <br>(DAVALI YANINDA MÜDAHİL ) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca ve davalı idare yanında müdahil tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları ...'ın, 07/11/2015 tarihinde rahatsızlanarak Ayaş Devlet Hastanesine başvurduğu, herhangi bir rahatsızlığı bulunmadığı söylenerek evine gönderildiği, ertesi gün yine rahatsızlanarak ... Devlet Hastanesine götürüldüğü, zatürre olduğu belirtilerek oksijen tüpü bağlandığı, daha sonra MR çekmek için oksijen tüpününün çıkarılığı, MR makinesinde iken kalbinin durduğu, kalp masajı yapıldığı, yoğun bakımda yer olmadığı için ... Hastanesine sevk edildiği, hastaneye götürülürken yolda vefat ettiği, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek eş ... için 254.657,22 TL (miktar artırımı ile birlikte) anne ... için 39.149,29 TL (miktar artırımı ile birlikte) olmak üzere toplam 293.806,51 TL maddi, 465.000,00 TL manevi tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 12/05/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idare ve davalı idare yanında müdahilin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminatının yetersiz olduğu, davalı idare ve müdahil tarafından, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, tazminata hükmedilmesi için gereken koşulların oluşmadığı, olayda hizmet kusurunun bulunduğuna ilişkin değerlendirmenin tıbbi dayanaktan yoksun olduğu, bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar ve davalı idare yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>A) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısımlarına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ve davalı idare ile davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair kısmının incelenmesi:<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın, İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik kısımlarına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ve davalı idare ile davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>B) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının hükmedilen maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına miktar artırımı tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmına yönelik olarak davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının incelenmesi:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne yer verilmiş; "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.<br>Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir. <br> Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir. <br> Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.<br> Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.<br> Bu durumda; temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, "2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan '...254.657,22 TL maddî tazminatın, 1.000,00 TL'lik kısmı için idareye başvuru tarihi olan 12/05/2016 tarihinden itibaren, geri kalan 253.657,22 TL'lik kısmı için ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği 11/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin faiz talebinin reddine, 39.149,29 TL maddî tazminatın, 1.000,00.TL'lik kısmı için idareye başvuru tarihi olan 12/05/2016 tarihinden itibaren, geri kalan 38.149,29 TL'lik kısmı için ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği 11/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacı ...'a ödenmesine...' ibaresinin, '254.657,22 TL maddî tazminatın idareye başvuru tarihi olan 12/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacı ...'a ödenmesine, 39.149,29 TL maddî tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 12/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacı ...'a ödenmesine şeklinde düzeltilmesi" ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacıların temyiz istemlerinin yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısım yönünden KABULÜNE, diğer kısımlar yönünden REDDİNE, davalı idarenin ve davalı idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,<br>3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/02/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

tazminat