<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/4064 E. , 2024/6709 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2024/4064<br>Karar No : 2024/6709 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... <br> 2- ...<br> 3- ...<br> 4- ...<br> 5- ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN KONUSU : Davacılar tarafından, 10/10/2015 tarihinde Ankara Tren Garı önünde meydana gelen patlamada yakınları ...'ın vefat etmesinde idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen maddi zararın tazmini istemiyle 07/10/2016 tarihinde 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile uğranılan zararın karşılığı olarak anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 15.000,00 TL; kardeşler ..., ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere toplam 45.000,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin incelenmeksizin reddine, tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 05/07/2023 tarih ve E:2023/2914, K:2023/4920 sayılı bozma kararına uyularak, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, olayın meydana gelmesinde hizmet kusuru bulunduğu, maddi tazminatın yerleşik içtihata rağmen 5233 sayılı Kanuna göre hesaplandığı gerçek zararın dikkate alınmadığı, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği iddialarıyla; temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br> Davalı idare tarafından, olayın bir terör eylemi olduğu ve idarenin olayda kusurlu veya kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın, kabulüne karar verilen maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi ve vekalet ücretine ilişkin kısımları dışındaki kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, hükmedilen maddi tazminata işletilen yasal faizin başlangıç tarihi yönünden incelenmesi:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir."; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir..." ve "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; ... b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükümleri yer almaktadır.<br>Faiz en basit biçimiyle; idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir. <br>Öte yandan, davacılar tarafından dava dilekçesinde yasal faizin hangi tarihten itibaren işletilmesi gerektiğine ilişkin açık bir talebe yer verilmemesi halinde faizin dava açma tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.<br>Dosyanın incelenmesinden, 09/01/2017 tarihinde bakılan davanın açıldığı, dava dilekçesinde idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz istenildiği ibaresine yer verilmeksizin talep edilen tazminat tutarlarının sadece yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmesine rağmen, Bölge İdare Mahkemesince faizin, dava açma tarihi olan 09/01/2017 tarihinden itibaren işletilmesi gerekirken, idareye başvuru tarihinden itibaren işletildiği anlaşılmaktadır. <br> Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "4-Davacı anne ... ve baba ...'a 32.640,65 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 07/10/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine," ibaresinin "4-Davacı anne ... ve baba ...'a 32.640,65 TL maddi tazminatın dava açma tarihi olan 09/01/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, vekalet ücreti yönünden incelenmesi:<br>1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade edeceği hükmüne yer verilmiştir. <br>21/09/2023 tarih ve 32316 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren (2023-2024 yılı) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2. maddesinde, Tarifede yazılı avukatlık ücretinin, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin karşılığı olduğu; 3. maddesinde, yargı yerlerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin, ekli tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacağı, bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresinin gözönünde tutulacağı; 13. maddesinin 1. fıkrasında, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücretinin, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7nci maddenin ikinci fıkrası, 10uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12nci maddenin birinci fıkrası, 16ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, 3. fıkrasında, maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği; 21. maddesinde ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan Tarifenin esas alınacağı kuralı getirilmiş; Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünün 6. satırında; İdare ve Vergi Mahkemelerinde takip edilen davalar için ödenecek ücret duruşmasız ise (a) bendine göre 10.500,00 TL, duruşmalı ise (b) bendine göre 20.900,00 TL olarak belirlenmiştir. <br>Uyuşmazlıkta, Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği 18/03/2024 tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, 03/09/2022 tarih ve 31942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan tarifede İdare ve Vergi Mahkemelerinde takip edilen duruşmalı davalar için ödenecek maktu vekalet ücreti olarak belirtilen 11.000,00 TL'ye hükmedildiği görülmektedir.<br>Bu durumda Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan; "5- Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat üzerinden duruşmalı işler için belirlenen 11.000,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine," ibaresinin, "5- Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat üzerinden duruşmalı işler için belirlenen 20.900,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine," şeklinde, "6-Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (Davalı idare lehine hükmedilecek vekalet ücreti, davacı tarafa hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceğinden) ret edilen maddi tazminat üzerinden duruşmalı işler için belirlenen 11.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine," ibaresinin, "6-Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (Davalı idare lehine hükmedilecek vekalet ücreti, davacı tarafa hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceğinden) ret edilen maddi tazminat üzerinden duruşmalı işler için belirlenen 20.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacıların temyiz istemlerinin vekalet ücreti yönünden KABULÜNE, esas yönünden REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin faiz başlangıç tarihi ve vekalet ücreti yönünden KABULÜNE, esas yönünden REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, <br>3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, adli yardım talebi kabul edildiğinden ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacılardan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, <br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2024 tarihinde esas yönünden oy birliğiyle, vekalet ücreti yönünden oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X)-KARŞI OY :<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesinde Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.<br> Olayda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının 18/03/2024 tarihinde verildiği, kararda 03/09/2022 tarih ve 31942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden taraflar lehine İdare ve Vergi Mahkemelerinde takip edilen duruşmalı davalar için ödenecek maktu vekalet ücreti olarak belirtilen 11.000,00 TL'ye hükmedildiği görülmektedir. <br> Bu durumda; kararın verildiği tarih dikkate alınmaksızın önceki yıl için geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi hususundan kaynaklanan uyuşmazlık, anılan Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, "yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık" kapsamında değerlendirilebilecek bir husus olmayıp anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, vekalet ücreti hakkında da davanın esası hakkında karar vermeye yetkili ve görevli olan Bölge İdare Mahkemesince karar verilmesi gerekmektedir.<br> Açıklanan nedenle tarafların temyiz istemlerinin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
tazminat