<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/4034 E.  ,  2024/6714 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/4034<br>Karar No : 2024/6714 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ye velayeten kendi adına asaleten ... <br> 2- ... <br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, Mardin ili, Nusaybin ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sürecinde 18/07/2016 tarihinde yakınları ...'nin operasyon bölgesinde bulunan evinde meydana gelen patlama neticesinde hayatını kaybetmesinde davalı idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık 35.000,00 TL maddi ve 220.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacıların istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; müteveffanın polis yönlendirmesi neticesinde olay yerine gittiği, olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, maddi tazminat hesabının genel hükümlere göre yapılması gerektiği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br>Davalı idare tarafından, müteveffanın olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu bu nedenle davacılar lehine tazminata hükmedilemeyeceği iddiasıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın, hükmedilen manevi tazminatın yasal faiz başlangıç tarihine ilişkin kısmı ile manevi tazminat yönünden taraflar lehine hükmedilen vekalet ücreti dışında kalan kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Temyize Konu Kararın Hükmedilen Manevi Tazminatın Yasal Faiz Başlangıcına İlişkin Kısmının İncelenmesi:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir."; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir..." ve "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; ... b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükümleri yer almaktadır.<br>Temyize konu karar ile hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacıların idareye başvuru tarihinin 19/09/2016 yerine 19/09/2019 olarak belirtildiği ve kabulüne karar verilen manevi tazminat tutarına 19/09/2019 tarihinden itibaren faiz işletildiği bu durumun ise sehven olduğu görülmektedir.<br> Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "2-Manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin davacıların istinaf başvurusunun reddine," ibaresinin, "2-Manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin davacıların istinaf başvurusunun; İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan; "2- Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile.... manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 19/09/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine, ... ve ...'nin fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine,", ibaresinin, "2- Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, .... manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 19/09/2016 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine, ... ve ...'nin fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine," şeklinde düzeltilerek reddine " şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.<br>Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, Vekalet Ücreti Yönünden İncelenmesi:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.<br> 02/01/2019 tarih ve 30643 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve İdare Mahkemesi karar tarihi itibarıyla uyuşmazlığa uygulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinde; "Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. <br> Aynı Tarifenin "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı 10. maddesinde ise, "(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." düzenlemesi yer almaktadır. <br>Temyize konu karar ile hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, reddedilen manevi tazminat tutarı üzerinden davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücretinin tarifenin ikinci kısmında duruşmasız işler için öngörülen 1.362,00 TL'lik maktu vekalet ücretinin altında kaldığı görülmektedir.<br>Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "5--Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2. maddesi uyarınca reddedilen maddi tazminat tutarı için 17.218,39-TL vekalet ücretinin ve aynı Tarifenin 10/1 ve 10/4. maddeleri uyarınca reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden belirlenen 1.200,00-TL olmak üzere toplam 18.418,39-TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idareye ödenmesine," ibaresinin, "5--Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2. maddesi uyarınca reddedilen maddi tazminat tutarı için 17.218,39-TL vekalet ücretinin ve aynı Tarifenin 10/1 ve 10/4. maddeleri uyarınca reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden belirlenen 1.362,00-TL olmak üzere toplam 18.580,39-TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idareye ödenmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacıların temyiz isteminin yasal faizin başlangıç tarihi yönünden KABULÜNE, diğer kısımlar yönünden REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin vekalet ücreti yönünden KABULÜNE, diğer kısımlar yönünden REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, <br>3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, adli yardım talebi kabul edildiğinden ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacılardan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, <br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2024 tarihinde esas yönünden oy çokluğuyla, hükmedilen manevi tazminatın yasal faiz başlangıcına ilişkin kısmı ile vekalet ücreti yönünden oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br> <br>(X) - KARŞI OY :<br>Danıştay içtihatlarında ve doktrinde zarar görenin kusurunun ve üçüncü kişilerin davranışlarının idarenin tazmin sorumluluğunu kaldıran ya da azaltan sebepler arasında olduğu kabul edilmektedir.<br>İdarenin tazmin sorumluluğu bulunduğunun kabul edilebilmesi için uğranılan zararın, zarar gören kişinin kusurundan kaynaklanmamış olması gerekir. Uğranılan zararın bütünüyle zarar görenin kusurundan kaynaklanmış olması halinde, yürütülen hizmet ile zarar arasında nedensellik bağı kurulması, hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluk ilkesinden hareketle idarenin tazmin sorumluluğu bulunduğunun kabul edilmesi mümkün değildir.<br>Uyuşmazlıkta, sokağa çıkma yasağı bulunan bir mahalde yer alan ve etrafı tel örgülerle çevrilerek girilmesi yasaklanan, dolayısıyla davalı idarenin can güvenliği yönünden tehlike arz eden bir mahal olduğunu açık bir biçimde duyurduğu alana yasakları ihlal ederek girmesi nedeniyle, müteveffa ...'nin olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, adı geçen kişinin kusurunun idarenin tazmin sorumluluğunu ortadan kaldırdığı, bu nedenle davacılar lehine tazminata hükmedilemeyeceği gerekçesiyle, davacıların temyiz isteminin reddi, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum. <br><br></font></p></body></html>

tazminat