<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1782 E. , 2025/169 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/1782<br>Karar No:2025/169<br><br>TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) ... Fonu<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- (DAVACI) ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: ... T.A.Ş. hissedarı olan davacının, maddi zararının yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açtığı davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin... İdare Mahkemesinin kesinleşmiş kararının, mülkiyet ve mahkemeye erişim haklarını ihlal ettiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararıyla tespit edildiğinden bahisle, yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılarak; maddi tazminat isteminin AİHM kararıyla karşılanmış olması dolayısıyla davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, yargılama giderlerinin ve nispi vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Dairemizin ... tarih ve E:......, K:... sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde öngörülen yargılamanın yenilenmesinin uyuşmazlığın esasını oluşturan temel hak ve özgürlük açısından ihlalin sonuçlarının tam olarak giderilemediği hallerde uygulanabileceği, davacının temel şikayeti olan hisselerinden yoksun kalması nedeniyle mülkiyet hakkı bağlamında uğradığı zararın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından adil tazmin yoluyla tamamen giderildiği, manevi zarar bakımından mülkiyet ve mahkemeye erişim haklarının ihlallerine ilişkin tespitin tek başına yeterli adil tazmin teşkil ettiği değerlendirmesine yer verildiği, davacı ve diğer başvurucuların AİHM nezdinde ve işbu yargılamanın yenilemesi talebine konu olan yerel mahkemeler önünde yaptıkları masraflar ve vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin taleplerin de AİHM tarafından değerlendirildiği ve nihayetinde tüm başvuranlar bakımından yaptıkları masraf ve giderlere karşılık olarak toplam 25.000,00-Avro ödenmesinin uygun görüldüğü, adil tazmine ilişkin taleplerin geri kalan kısmının ise reddine karar verildiği, böylece davacının talebine konu hususların AİHM kararında karşılanarak ihlalin sonuçlarının yeniden yargılamayı gerektirmeyecek şekilde ortadan kaldırıldığı anlaşıldığından, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden yeniden yargılama yoluyla giderilebilecek ihlal hükmünün varlığından ve dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluştuğundan söz edilmesi imkanı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Belirtilen gerekçelerle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, AİHM'nin başvuranlara 25.000,00-Avro'nun ödenmesi yönündeki kararının iç hukukta yapılan giderleri kapsadığına dair gerekçenin maddi hataya dayalı olduğu ve usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı, AİHM'nin ihlal kararı vermesi sonrasında iç hukukta verilen aleyhe kararların sonuçlarının da ortadan kaldırılması ve başvuranların durumlarının ihlal öncesi hale getirilmesi gerektiği, AİHM tarafından tazminat kararı verilmesinin yargılamanın yenilenmesine engel teşkil etmeyeceği, bu durumun AİHM kararlarında da defaatle ifade edildiği, AİHM kararında hükmedilen toplam 25.000,00-Avro'nun sadece AİHM nezdindeki yargılama giderlerine ilişkin olduğu, AİHM kararında yer alan 841 başvuran tarafından yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulduğu, bu davalardan temyiz sınırının altında kalanlar hakkında verilen yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne ilişkin kararların kesinleştiği, temyiz sınırını aşan dosyalarda ise tam aksine bir karar verildiği ve bir eşitsizlik oluştuğu, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ödenmesine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br> Davalı idare tarafından, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin kararın hukuka uygun olduğu, ancak davada haklı olduklarından Fon lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir hüküm tesis edilmediği, bu nedenle kararın Fon lehine vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle düzeltilerek onanması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, Danıştay'ın bozma kararına uyulmak suretiyle davacının yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verildiğinden Fon lehine usuli kazanılmış hak doğduğu, yargılamanın yenilenmesini gerektiren şartların söz konusu olmadığı ve İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, AİHM'nin tazmin kararının yerine getirildiği, davacının yargılamanın yenilenmesini gerektirecek bir zararının söz konusu olmadığı, davacının yargılama sürecindeki tüm masraf ve giderlerine karşılık ödeme yapıldığı, vekalet ücretinin asile değil vekile ait olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. <br> Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>İLGİLİ MEVZUAT: <br>2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 53. maddesinin 1. fıkrasında, yargılamanın yenilenmesinin istenebileceği haller tahdidi olarak sayılmış, "Yargılamanın yenilenmesi usulü" başlıklı 55. maddesinde, "(...) 2. Karşı tarafın savunması alındıktan sonra istekler incelenir ve kanunda yazılı sebepler varsa davaya yeniden bakılarak karar verilir. 3. Yargılamanın yenilenmesi istemleri, kanunda yazılı sebeplere dayanmıyor ise, istemin reddine karar verilir. (...)" kuralına yer verilmiştir.<br>2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde, "Yargılama giderleri şunlardır: ... ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti. (...)", 326. maddesinde, "(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. (2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. (...)" kuralı yer almıştır.<br>1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık ücreti" başlıklı 164. maddesinde; "Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder." kuralına yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>1-Temyize konu İdare Mahkemesi kararının yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin kısmının incelenmesi:<br>İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştay'ın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.<br>Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>2- Temyize konu İdare Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden incelenmesi:<br> İdari Yargılama Usulü Kanunu ile atıfta bulunulan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yargılama giderlerine ilişkin kurallarına göre avukatlık ücretinin yargılama giderlerine dahil olduğu, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği ve avukatın yargılamadaki hukuki yardımının karşılıksız bırakılamayacağı kuşkusuzdur. <br>Öte yandan, Kanunda yargılamanın yenilenmesi istemlerinin reddi halinde vekalet ücretine hükmedilmesini sınırlandıran veya yasaklayan bir kural bulunmamaktadır. Keza Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde de, yargılamanın yenilenmesinin talep edilmesi halinde vekalet ücretine hükmedilmeyeceği hususunda bir kurala yer verilmemiştir.<br>Yargılamanın yenilenmesi olağanüstü kanun yolları arasında düzenlenmekte ise de, esasen kanun yolu olarak niteliği tartışmalıdır ve diğer kanun yollarından ayrılır. Şöyle ki, nihai bir kararın denetlenmesini sağladığından kanun yolları arasında düzenlenmekle birlikte, diğerlerinden farklı olarak kesinleşen bir kararın yeniden ele alınmasını sağlamakta ve dava şeklinde görülen bir hukuki çare olarak karşımıza çıkmaktadır (ÖZEKES, Muhammed, Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, C. III, 15. Bası, İstanbul, 2017, s.2324).<br>Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Avukatlık ücretinin kapsadığı işler" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, tarifede yazılı avukatlık ücretinin, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığı olduğu ifade edildiğinden, Mahkemece hükmedilen vekalet ücretinin hüküm kesinleşinceye kadar avukatça yapılan hukuki yardımın karşılığı olduğu, hüküm kesinleştikten sonra yapılan hukuki yardımları kapsamadığı açıktır. Yargılamanın yenilenmesi istemi kesinleşen kararı yeniden ele almaya yarayan, yeni bir dava gibi tekemmül sürecine tabi olan ve istemin reddi veya kabulü yönünde verilen kararın olağan kanun yolu incelemesine tabi kılındığı bir hak arama yolu olduğundan, hükmün kesinleşmesinden sonra vaki olan yargılamanın yenilenmesi talebinin incelendiği safhada yapılan hukuki yardım Tarifenin anılan hükmüne göre yeni bir vekalet ücretini gerektirmektedir.<br>2577 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, yargılamanın yenilenmesi istekleri karşı tarafın savunması alındıktan sonra incelendiğinden, yargılamanın yenilenmesi isteminin niteliği, Kanun'da belirlenen bu özel usul ve tarifedeki ifade ile birlikte değerlendirilmelidir. Kesin hüküm elde edildikten sonra başvurulan ve yeni bir dava gibi görülen bu istem üzerine karşı tarafın avukat aracılığı ile savunma verdiği durumlarda yeni bir avukatlık ücreti takdir edilmesi gerekmektedir.<br>Aksi yaklaşım, kesinleşmiş bir mahkeme kararının sınırlı sayıda sebeple yeniden tartışmaya açılmasına neden olan yargılamanın yenilenmesi isteminin olağanüstü ve istisnai niteliği nazara alındığında da isabetli olmayacaktır. Zira, yargılamanın yenilenmesi talep edildiğinde kesinleşen mahkeme kararı nedeniyle karşı tarafın hukuki durumunda beklenmedik ve istenmeyen bir değişimin ortaya çıkması ihtimali söz konusu olacağından, karşı taraf bu hususa karşı savunma yapılması için bir avukatın hukuki yardımına başvurabilecektir. <br>Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 24/02/2020 tarih ve E:2020/48, K:2020/62 sayılı "Bölge İdare Mahkemesi Kararları Arasındaki Aykırılığın Giderilmesi İstemi Hakkında Kararı"nda, "... Mahkemece yargılama sonucunda, koşulları oluşmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiş olsa da, bu süreçte ilgili dava dilekçesinin kendisine tebliğinden sonra süresi içinde vekili aracılığıyla savunma veren tarafça yapılan hukuki yardımın karşılıksız bırakılamayacağı, dolayısıyla, söz konusu taraf lehine, uyuşmazlığın çözümünde göstermiş olduğu emek ve çabaların karşılığı olarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği..." belirtilmiştir.<br>Öte yandan, Yargıtay uygulamasının da yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığından bahisle reddi halinde vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönünde olduğu görülmektedir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 18/05/2022 tarih ve E:2022/3628, K:2022/4647 sayılı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 01/06/2022 tarih ve E:2022/3501, K:2022/5304 sayılı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 26/05/2022 tarih ve E:2021/1353, K:2022/2900 sayılı, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 24/05/2022 tarih ve E:2021/4358, K:2022/3680 sayılı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 25/05/2022 tarih ve E:2022/5746, K:2022/6449 sayılı, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 25/05/2022 tarih ve E:2022/2419, K:2022/7879 sayılı kararları).<br>Temyize konu karar incelendiğinde, yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığından bahisle davacının yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verildiği, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakıldığı ancak davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır. <br>Bu itibarla, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verildiğinden, bu süreçte vekili aracılığıyla savunma veren davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.<br>Ancak, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 10.500,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle bu kısmın düzeltilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,<br>2. Yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının hüküm fıkrasına "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,<br>3. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemece müzekkere yazılmasına,<br>4. Davalının temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,<br>6. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 14/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br><br></font></p></body></html>
tazminat