<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/6398 E. , 2025/412 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/6398<br>Karar No : 2025/412<br><br>TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ...Vergi Dairesi Müdürlüğü/...<br> VEKİLİ: Av. ...<br><br> 2- (DAVACI) ...<br> VEKİLİ: Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ...... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, iş akdinin imzalanan ikale sözleşmesi ile sona erdirilmesi üzerine söz konusu sözleşme uyarınca kendisine ödenen ek tazminat ve ivaz ödemesi üzerinden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisinin iadesi talebiyle yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile tahsil edilen tutarın iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir. <br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacıya yapılan ek tazminat ödemesinin, iş sonu tazminatı niteliğinde bir ödeme olduğu, her ne kadar davacı ile işvereni arasında imzalanan sözleşme kapsamında davacının iş akdinin kademeli olarak sona ereceği kararlaştırılmış ise de bu hususun imzalanan sözleşmenin karşılıklı sonlandırma sözleşmesi niteliğini etkilemeyeceği, nitekim iş akdinin nihai olarak 31/12/2017 tarihinde sona erdiği ve ilgili ödemede yapılan kesintinin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen Geçici 89. maddesi gereğince iade edilmesi gerektiği anlaşıldığından bu ödemeden yapılan gelir vergisi kesintisinde hukuka uygunluk bulunmadığı, ivaz ödemesinin rekabet etmeme karşılığında ödendiği, söz konusu ödemenin işsizlik sebebiyle ve sosyal güvenlik kapsamında yapılan bir ödeme olmayıp davacının işvereninin faaliyette bulunduğu sektörde çalışmaması, pasif kalması, yani rekabet etmemesi, işverenin ticari sırlarını ve gizli bilgilerini açıklamaması karşılığında yapıldığından ve işverene verilen hizmetin ve çalışmanın devamı niteliğinde olması nedeniyle ücret olarak değerlendirilmesi gerektiğinden anılan ödeme üzerinden yapılan kesintide hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin, ek tazminat ödemesinden kaynaklanan kısmı iptal edilmiş ve söz konusu ödeme üzerinden tevkif edilen gelir vergisi tutarının davacıya iadesine hükmedilmiş, ivaz ödemesinden kaynaklanan kısmı yönünden ise dava reddedilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:Davalı idare tarafından, davanın idari merci tecavüzü nedeniyle esasının incelenemeyeceği, davacıya ödenen tutarların ileriye dönük bir yardım mahiyetinde olmadığı ve işten ayrılma talebinin ikale sözleşmesi kapsamına girmediğinden gelir vergisi iadesinin söz konusu olmayacağı, kaldı ki genel müdür olarak devam eden davacının görevinin sona erdiğinde şirket bünyesinde yönetim kurulu başkanı olarak görevini devam ettirdiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.<br>Davacı tarafından, rekabet etmeme karşılığından yapılan ödemenin 193 sayılı Kanun’un aradığı manada bir ücret niteliği taşımadığı, iki yıl boyunca (kısıtlama süresi) işsiz kalınacak olunması sebebiyle yapılan bir ödeme olmasına rağmen daraltıcı bir yorum ile icra edilen hizmetin bir uzantısı gibi değerlendirilmesinin hukuka aykırılık arz ettiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. <br>TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, ek tazminata ilişkin hüküm fıkrasının usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br>Davalı idare tarafından, davacıya ivaz ödemesi adı altında yapılan ödemenin işsiz kalması nedeniyle yardım amaçlı değil, rekabet etmeme karşılığı yapılan bir ödeme niteliği taşıdığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Davalı idarenin temyiz isteminin reddi, davacı temyiz isteminin ise kabulü gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br>MADDİ OLAY : <br>Davacının ... Üretim ve Hizmet Anonim Şirketindeki iş akdinin 25/02/2015 tarihli ikale sözleşmesiyle kademeli olarak 31/12/2017 tarihi itibarıyla sonlandırıldığı, sözleşme uyarınca "Geçiş sürecindeki süreyi dikkate alarak Yöneticinin 2016 yılının ayındaki brüt ücreti üzerinden hesaplanacak kıdem tazminatı tutarına karşılık gelen brüt meblağ (Ek Tazminat)" ve "İki yıllık rekabet etmeme yükümlülüğünün karşılığı olarak 2016 yılı 12 aylık ücretinin %150'sine denk brüt meblağ (İvaz Ödemesi)" isimli ödemelerden 2.265.368,60 TL gelir vergisi kesintisi yapıldığı, sonrasında söz konusu verginin iadesi talebinin reddine dair dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na 7162 Sayılı Kanun'un 4. maddesiyle eklenerek 30/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 89. maddede; 27/3/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar üzerinden tevkif edilerek tahsil edilen gelir vergisinin, hizmet erbabının düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla 213 sayılı Kanun'un düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca red ve iade edileceği, hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunan iade talepleriyle ilgili olarak bu madde hükmünün uygulanmayacağı kural altına alınmıştır. <br>Aynı Kanun'un 25. maddesinin 1. bendinde; ölüm, sakatlık hastalık ve işsizlik sebepleriyle (işe başlatmama tazminatı dahil) verilen tazminat ve yapılan yardımların gelir vergisinden müstesna olduğu hükme bağlanmış, 61. maddesinde, ücretin, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olduğu, 2. fıkrasında, ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olmasının veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartıyla kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği, 94. maddesinin 1. fıkrasının 1. bendinde de, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç) 103 ve 104. maddelere göre tevkifat yapılacağı öngörülmüştür.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Davalı idare tarafından temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu işlemin, ek tazminat ödemesinden kaynaklanan kısmının iptali ve söz konusu ödeme üzerinden yapılan gelir vergisi kesintisinin davacıya iadesine hükmedilmesine dair hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun görülmüştür. <br>İkale sözleşmesi uyarınca yapılan ivaz ödemesinin, işsiz kalan davacıya yasal zorunluluk olmadan aralarındaki protokol uyarınca gerçekleştirildiği dikkate alındığında, hizmet karşılığı olduğu kabul edilemeyeceğinden ücret niteliğini taşımadığı, öte yandan, hangi ad altında yapıldığının vergisel açıdan bir önemi bulunmadığı gibi yasal sorumluluk ve zorunluluk olmaksızın yapılmış olması da tevkifata tabi tutulmasını gerektiren bir durum olarak değerlendirilemeyeceğinden, Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle dava konusu işlemin, ivaz ödemesinden kaynaklanan kısmı bakımından davanın reddine dair hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalı idare temyiz isteminin reddine,<br>2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu işlemin, ek tazminat ödemesinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,<br>3. Davacı temyiz isteminin kabulüne,<br>4. Kararın; dava konusu işlemin, ivaz ödemesinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 06/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br> <br><br>(X)-KARŞI OY :<br>Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenen Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemlerin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi ve kararın onanması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.<br><br><br></font></p></body></html>
tahsisat