<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/838 E. , 2024/212 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/838<br>Karar No : 2024/212 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Endüstrisi AŞ<br> (…Kurumu)<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Sistem Araçları AŞ <br> (… Makinaları Sanayi AŞ )<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 15/11/2022 tarih ve E:2020/629, K:2022/4237 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Türkiye Demiryolu Makinaları Sanayi AŞ tarafından 12/09/2019 tarih ve 30886 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Türkiye Demiryolu Makinaları Sanayi Anonim Şirketi İhtiyaç Fazlası Varlıkların Değerlendirme ve Satış Yönetmeliği''nin 9. maddesinin son cümlesinin iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 15/11/2022 tarih ve E:2020/629, K:2022/4237 sayılı kararıyla; <br>Davalı idarenin usule ilişkin itirazı geçerli görülmemiş,<br>25/12/1937 tarih ve 3792 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 3284 sayılı Bazı Maden Hurdalarının Dışarı Çıkarılmasının Yasak Edilmesi ve Satın Alınması Hakkında Kanun'un 1. maddesi, 04/07/2018 tarih ve 30468 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 02/07/2018 tarih ve 698 sayılı 477 Sayılı Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 12. maddesi, 3284 sayılı Kanun'un 2. maddesi, mülga 5591 sayılı Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Kanunu'nun 18. maddesi, 28/10/1984 tarih ve 18559 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Ana Statüsü'nün "Teşekkülün Amaç ve Faaliyet Konuları" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının yedinci bendi, 03/07/2021 tarih ve 31530 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7330 sayılı Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi Hakkında Kanun'un "Görev ve yetki" başlıklı 4. maddesinin dördüncü fıkrası, "Atıflar" başlıklı 9. maddesi, 06/04/1971 tarih ve 13801 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 20/03/1971 tarih ve 7/2156 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına, Bakanlar Kurulunun 31/12/1972 tarih ve 14408 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 31/10/1972 tarih ve 7/5472 sayılı “İhtiyaç Fazlası (Ölü Stok) Yedek Parça ve Malzemelerin Tarifi, Tespiti, Değerlendirme ve Tasfiyesi Hakkında Kararına, 19/03/2001 tarih ve 2001/15 sayılı Genelge ile 12/09/2019 tarih ve 30886 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan dava konusu Türkiye Demiryolu Makinaları Sanayi Anonim Şirketi İhtiyaç Fazlası Varlıkların Değerlendirme ve Satış Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) "Tanımlar" başlıklı 3., 8. ve 9. maddesi hükümlerine yer verilerek;<br>Dava Konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin son cümlesinde yer alan "Satışı gerçekleşmeyen ihtiyaç fazlası varlıkların listesi üçüncü şahıslara satış işlemleri için Malzeme Dairesi Başkanlığı tarafından Ticaret ve Pazarlama Dairesi Başkanlığına gönderilir." kuralının incelenmesi:<br> Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde "hurda", (ç) bendinde ise "ihtiyaç fazlası varlık" kavramlarının tanımlarına yer verildiği, bu doğrultuda, her iki kavram arasındaki ayrım göz önünde bulundurularak, hurda niteliğindeki varlıkların satışı ile ihtiyaç fazlası varlıkların satışında uygulanacak usullerin Yönetmeliğin 8. ve 9. maddelerinde ayrı ayrı düzenlendiği,<br> Buna göre, ekonomik ömrünü doldurmuş, tamir edilmesi mümkün olmayan ve/veya tamir için yapılacak masraf ekonomik olmayan, teknik özelliği azalan veya kullanılmayacak derecede hasara uğramış, deforme olması nedeniyle ancak hurda olarak değer ifade eden, iş makinesi, makine, teçhizat, demirbaş ve yedek parça ve her türlü ilk madde malzeme, yarı mamul ve mamul malzemelerin "hurda" niteliğinde olduğu, Yönetmeliğin 8. maddesi uyarınca, taşıtların dışında kalan varlıkların hurda olduğuna karar verilmesi hâlinde, hurdaya ayrılan varlıkların Malzeme Dairesi Başkanlığına teslim edilerek bu tür malzemelerin hurda malzeme satışı prosedürüne ve 20/03/1971 tarih ve 7/2156 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına uygun olarak Makine Kimya Endüstrisi Kurumuna (davacı şirkete) satışının gerçekleştirilmesinin öngörüldüğü,<br> "İhtiyaç fazlası varlığın" ise, davalının mülkiyetinde bulunan, beş yıl ve daha fazla hareket görmeyen, ihtiyaçtan fazla olması nedeniyle kullanılmasına, tüketilmesine imkân bulunmayan her türlü demiryolu aracı, iş makinası, tezgâh, teçhizat, demirbaş ve yedek parçaları ile ilk madde malzeme, yarı mamul ve mamul malzemeleri ifade ettiği, dava konusu kuralın yer aldığı 9. maddenin ise ihtiyaç fazlası varlıkların satış usulünü düzenlediği, buna göre, taşıtların dışında kalan varlıklardan ihtiyaç fazlası olduğuna karar verilenlerin, satış işlemlerinin başlaması için Malzeme Dairesi Başkanlığına teslim edilmesi, bunların öncelikle talepleri hâlinde TCDD Genel Müdürlüğü ile bağlı ortaklıklarına satılması, ayrıca, talep gelmesi hâlinde 4916 sayılı Kanun'un 37. maddesinde yer alan kuruluşlara (belediyeler, il özel idareleri, tarımsal kalkınma kooperatifleri, sulama kooperatifleri, sulama birlikleri ve diğer kamu kurum ve kuruluşları) satış yapılması ve son aşamada -TCDD Genel Müdürlüğü ve bağlı ortaklıkları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına satış yapılamaması hâlinde- satışı gerçekleşmeyen ihtiyaç fazlası varlıkların listesinin üçüncü şahıslara satış işlemleri için Malzeme Dairesi Başkanlığı tarafından Ticaret ve Pazarlama Dairesi Başkanlığına gönderilmesinin öngörüldüğü, <br> Bu itibarla, Yönetmelik'te hurda varlıkların 7/2156 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve ilgili mevzuatta öngörülen usul çerçevesinde davacı şirkete satılmasının öngörüldüğü, dava konusu kuralın ise, hurda niteliğinde olmayıp ayrı ve farklı bir kavramı ifade eden ihtiyaç fazlası varlıkların satışını düzenlediği, ihtiyaç fazlası varlıkların hurda niteliğindeki varlıklardan en önemli farkının kullanılabilir durumda olmaları olduğu, bunların TCDD Genel Müdürlüğü ile bağlı ortaklıklarına ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına satışlarının gerçekleşmemesi hâlinde son aşamada üçüncü şahıslara satılmasının öngörüldüğü,<br> 20/03/1971 tarih ve 7/2156 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında, resmî daire ve idareler ve iktisadi devlet teşekkülleri ile bunlara ait müessese ve iştiraklerinin malik oldukları her çeşit maden hurdaları ile bunların hurda hâlindeki halitalarının ve kullanılmayacak bir hâle gelmiş bulunan muharrik ve müteharrik araçlarının kendi ihtiyaçlarından fazlalarının, Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna satış suretiyle devredileceğinin kararlaştırıldığı, anılan karar kapsamında, Kuruma satış yoluyla devredilecek hurda malzemenin Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca … tarih ve … sayılı yazısıyla açıklanmış bulunan tarifinin ise, "1. İmâl sırasında tahsisi yapılamayacak şekilde bozulan ve başka maksatla kullanma imkânı olmayan iktisadî kıymetler, 2. İmâl sırasında elde edilen kırpıntı, arayiş, döküntü gibi esas gayesinde kullanılması imkânı kalmayan malzeme artık ve parçaları, 3. Tedarik maksat ve gayesine uygun şekilde kullanılması imkânı kalmayan her çeşit malzeme, parça, makina, tezgâh, aparat, tesisat, muharrik veya mütaharrik araç ve gereçlerden; 3.1. Giderilmesi mümkün veya iktisadî olmayan arızalar dolayısıyla kullanma kabiliyetleri kalmayanlar, 3.2. Normal çalışma süresini doldurması nedeniyle kullanılması imkânı kalmayan veya kullanılması ekonomik bulunmayan veya kullanılmasında tehlike olanlar, 3.3. Teknik ve teknolojinin gelişmesi karşısında tip, kapasite ve mahiyetleri itibarıyla kullanılışından ekonomik fayda temin edilmesi mümkün olmayanlar, 3.4. Muhafaza sürelerinin sona ermesi ve miadını doldurması veya muhafaza şartlarının aksaması hesabiyle kullanma imkânı kalmayan veya kullanılışından iktisadî fayda elde edilmesi mümkün olmayanlar, 3.5. Kullanılması men olup da imhası cihetine gidilecek olanlar hurdadır." şeklinde olduğu,<br> Öncelikle, kuralın anlam ve kapsamı tespit edilirken açıklandığı üzere, dava konusu düzenleyici işlem ile üçüncü şahıslara satışı öngörülen malzemenin hurda değil, kullanılabilir hâlde olan ihtiyaç fazlası varlıklar olduğu, Yönetmelik'te ihtiyaç fazlası varlık olarak tanımlanan eşyanın, 20/03/1971 tarih ve 7/2156 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının uygulanmasında esas alınmak üzere Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca yapılan tarife göre de "hurda" kapsamına girmediğinin anlaşıldığı, bu itibarla, resmî daire ve idareler ve iktisadi devlet teşekkülleri ile bunlara ait müessese ve iştiraklerinin mâlik oldukları "maden hurdaları" ile "kullanılmayacak hâle gelmiş araçlar"ı konu alan 20/03/1971 tarih ve 7/2156 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 19/03/2001 tarih ve 2001/15 sayılı Genelge'de öngörülen kuralların, kapsam ve içerikleri itibarıyla dava konusu düzenleyici işlemin hukuka uygunluk denetiminde esas alınması gereken ilgili üst norm niteliğinde olmadığı, başka bir anlatımla, ihtiyaç fazlası varlıkların üçüncü kişilere satışını öngören dava konusu düzenleyici işlemin "hurda" niteliğindeki malzemelerin satışına ilişkin sınırlamalar getiren bu kurallara aykırı bir yönünün bulunmadığı,<br> Bu noktada, ihtiyaç fazlası varlıkların üçüncü kişilere satışına imkân sağlayan dava konusu düzenleyici işlemin 3284 sayılı Kanun ile 31/10/1972 tarih ve 7/5472 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında öngörülen kurallara aykırı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği,<br> 3284 sayılı Kanun'a ait "Bazı maden hurdalarının dışarı çıkarılmasının yasak edilmesi ve satın alınması hakkında kanun lâyihasının" (tasarısının) gerekçesinde, "1- Memleketin müdafaası bakımından madenlerimizi işletinceye kadar memlekette mevcud ve az miktarda bulunan hurda demir, prinç, bakır, tutya, alominyom ve benzerlerinin varlığına muhtaç bulunuyoruz. Fabrikalarımızın harp yıllarındaki ihtiyaçlarına biricik kaynak olan ve memleket içinde gittikçe azalan bu hurdaların memleket dışına çıkarılmasının yasak edilmesiyle beraber memleket dâhilinde her türlü satışın serbest tutulması ve harice çıkarılamayan ve Devlet daire ve resmî müesseselerinin ihtiyacından fazla kalacak olan hurdaların fabrikalarımıza kaynak olacak duruma getirilmesi gerekli görülmüştür." açıklamalarına yer verilmiştir. Anılan kanun tasarısına ilişkin komisyon tutanakları incelendiğinde, İktisad Encümenince, "Memleketin müdafaa vesadetini hazırlamakta işe yarayan maden hurdalarının dışarı çıkarılmasının yasak edilmesi iktisadî bakımdan menfi bir tesir yapar gibi gözükmekte ise de lâyihaya konan hükümler arasında iç pazarlarda toplanacak bu hurdaları beynelmilel piyasalara uygun bir fiatla askerî fabrikalara satmak imkânı temin edildiğinden lâyihanın esasını Encümenimiz iktisadî bakımdan zararlı görmemiş bilâkis dâhilî fabrîkalarımıza iptidaî madde temini noktasından koruyacağı menfaat itibarile muvafık bulunmuştur."; Milli Müdafaa Encümenince "Madenlerimizi işletinceye kadar dahilde mevcud ve işe yarar maden hurdalarının memleket haricine çıkarılmasının yasak edilmesi ve memleket müdafaasına müktazi malzeme için mevaddı iptidaiye olarak kullanılmak üzere askerî fabrikalar müdürlüğünce (ecnebi memleketlerdeki hurda maden fiatlarına göre) satın alınıp depo edilmesi hakkındaki Hükümetin esbabı mucibesi ve îktısad encümeninin mazbatası encümenimizce de pek yerinde görülmüştür.<br>"; Adliye Encümenince "Memlekette esasen az miktarda mevcud bulunan maden hurdalarının harice çıkarılmamasına ve bunların yurdun müdafaa vasıtalarını ihzar eden askerî fabrikalarımızda ve diğer memleket sanayiinde istimal edilmesine kâti bir zaruret olduğu bedihî bulunduğundan lâyiha encümenimizce esas itibariyle kabul ve tasvib olunmuştur. Encümenin lâyihada yaptığı değişiklikler dışarı çıkarılması yasak edilen maddeler arasına kullanılamıyacak bir hâle gelmiş olan bilûmum muharrik ve müteharrik vasıtaların ithal edilmiş olmasından ve bunların mubayaası için askerî fabrikalar umum müdürlüğü bütçesine konulması istenilen tahsisat miktarını maktu olarak lâyihada tasrih etmektense zaruret ve ihtiyacın icab ettirdiği miktarın her sene bütçesine konulması şeklinden ibarettir."; Bütçe Encümenince ise, "Teklif olunan lâyiha mucib sebeblerine ve alınan izahata göre encümenimizce de esas itibariyle yerinde görülmüş ve Hükûmetin de muvafık bulunduğu Adliye encümeninin metni müzakereye esas tutulmuştur. Madenlerimizin ilerideki inkişafı bu gibi hurdaların ihracını mümkün kılacak bir hâle geldikçe bu yönden memleket iktisadî menfaatlerinin temini için men hususunda karar almak salâhiyetinin İcra Vekilleri Heyetine verilmesini encümenimiz daha ziyade maslahata uygun görmüş ve birinci maddeye o yolda bir kayid ilâve etmiştir." yönünde görüşler bildirildiği,<br> 17/12/1937 tarih ve 3284 sayılı Kanun'a ait tasarının gerekçesi ile ilgili komisyonlarca yapılan değişiklikler ve bildirilen görüşler değerlendirildiğinde, Kanun'un yürürlüğe konulduğu dönemin şartları ve ihtiyaçları çerçevesinde, savunma sanayiinde askerî fabrikaların ham madde tedarikinde sorun yaşamaması adına sınırlı sayıda bazı madenlere ait hurdaların ve yine bunların hurda hâlindeki alaşımlarının, ayrıca kullanılmayacak hâle gelmiş araçların yurt dışına çıkarılmasının yasaklanması hususunda Bakanlar Kuruluna yetki tanındığı, özellikle Bütçe Encümenince kanun metninde yapılan değişiklik ve gerekçesi dikkate alındığında, anılan maden hurdaları bakımından ihracat yasağının mutlak veya kalıcı bir durum olmasının amaçlanmadığı, bu yetkinin Bakanlar Kurulunca (Cumhurbaşkanı) yaşanan gelişmeler çerçevesinde ülkenin ekonomik menfaati de gözetilerek kullanılacağı, yine bu amaç doğrultusunda, resmî daire ve müesseselerin ellerinde bulunan ve ihtiyaç duymadıkları bu nitelikteki malzemeleri - 1. maddede sayılan madenlerin hurdaları ve kullanılmayacak hâldeki araçlar- askerî fabrikalara devretmelerinin öngörüldüğü, kanun koyucunun resmî daire ve kurumların envanterinde bulunan ihtiyaç fazlası her türlü malzemenin değil, savunma sanayiine ilişkin üretimde kullanılabilecek nitelikteki bazı madenlerin hurdaları ile kullanılamayacak hâle gelmiş araçların askerî fabrikalara devrini amaçladığı, başka bir anlatımla, kanun koyucunun henüz ekonomik ömrünü tamamlamamış ve kullanılabilir nitelikte olan araç ve malzemelerin bu maksatla askerî fabrikalara devri gibi bir amacı bulunmadığı, sonraki yıllarda yapılan kanun değişiklikleriyle, askerî fabrikalara tanınan bu hak ve yetkinin, üstlendiği görev ve faaliyet konusu itibarıyla önce Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna, son olarak da anılan Kurumun halefi olan Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketine geçtiği,<br> 31/10/1972 tarih ve 7/5472 sayılı "İhtiyaç Fazlası (Ölü Stok) Yedek Parça ve Malzemelerin Tarifi, Tespiti, Değerlendirme ve Tasfiyesi Hakkında" Bakanlar Kurulu Kararında ise, diğer resmî dairelerin almadıkları ve herhangi bir değerlendirme imkânı bulunmayan ihtiyaç fazlası (ölü stok) yedek parça ve malzemelerin (Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumunun yapacağı teklif ile Sanayi ve Teknoloji ve Ticaret Bakanlıklarınca kabul edilecek fiyatlarla) Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna satış suretiyle devredilmesinin öngörüldüğü, aynı kararda, ihtiyaç fazlası (ölü stok) yedek parça ve malzemelerin tarifi yapılırken, motorlu ve motorsuz inşaat makinaları, traktörler, her cins taşıtlar ve diğer çeşitli makinalarla bunların türlerindeki motor ve diğer aksesuara ait olan fakat kullanıldığı makinaların servis harici tutulması veya satışı nedenleriyle kullanma yeri kalmayan ve diğer çalışan makinalarda da kullanılmayan, çalışan makinalara ait olmakla beraber en az beş yıl hiç kullanılmamış bulunan ve ait oldukları makinaların ömürleri boyunca da kullanılması ihtimali olmayan yedek parça ve malzemelerle, stokta bekleme müddeti dolayısıyla kullanılamayacak duruma gelmesi ihtimali olan iç ve dış lastik, akümülâtör gibi malzemelerle, kullanılma yeri kalmayan her çeşit inşaat malzemesi, demirbaş malzeme, takım ve avadanlıklardan "yeni ve kullanılabilir durumda olanların" bu kapsamda kaldığının belirtildiği, <br> 3284 sayılı Kanun'da düzenlenen kuralların lafzı ve amacı dikkate alındığında, Kanun'un 2. maddesi uyarınca, resmî daire ve müesseselerin, yalnızca 1. maddede sayılan madenlerin hurdaları ile kullanılamayacak hâle gelmiş vasıtaların kendi ihtiyaçlarından fazla olanları askerî fabrikalara (Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna/davacı şirkete) devretmeleri zorunlu olmasına rağmen, 31/10/1972 tarih ve 7/5472 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yer alan diğer resmî dairelerin almadıkları ve herhangi bir değerlendirme imkânı bulunmayan ancak "yeni ve kullanılabilir durumda olan" makina, taşıt, yedek parça ve malzemelerin Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna satış suretiyle devredilmesini öngören kuralın kanunî dayanağının bulunmadığı ve 3284 sayılı Kanun'u aşar nitelikte olduğu anlaşıldığından, Bakanlar Kurulu kararındaki anılan düzenlemenin bu yönüyle hukuka aykırı olduğu ve ihmâl edilmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı,<br>Bu itibarla, resmî daire ve idareler ve iktisadî devlet teşekkülleri ile bunlara ait müessese ve iştiraklerin Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ'ye devretmekle yükümlü oldukları varlıkların, 3284 sayılı Kanun'da belirtilen maden hurdaları ve bunların hurda hâlindeki halitaları ile kullanılamayacak bir hâle gelmiş muharrik veya müteharrik vasıtalarla sınırlı olduğu, başka bir anlatımla, resmî daire ve idareler ve iktisadî devlet teşekkülleri ile bunlara ait müessese ve iştiraklerin 3284 sayılı Kanun'da belirtilenlerin dışındaki mal ve malzemeleri davacı şirkete devretme zorunluluğunun bulunmadığı, yine, davacı şirketin de kamu idarelerine ait olup 3284 sayılı Kanun kapsamında kalan mal ve malzemeleri satın alarak devir alma zorunluluğu olduğu hâlde, anılan Kanun kapsamında olmayan emtiayı devralma zorunluğunun bulunmadığı,<br> Öte yandan, dava konusu düzenleyici işlemin hukuka uygunluk denetiminde 03/07/2021 tarih ve 31530 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7330 sayılı Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi Hakkında Kanun'un ve bu Kanunla getirilen kuralların da göz önünde bulundurulması gerektiği, idarî işlemlerin yargısal denetimi yapılırken kural olarak, idarî işlemin tesis edildiği tarihteki hukukî durumun dikkate alındığı, ancak, düzenleyici işlemlerin yargısal denetiminin bireysel işlemlere göre özellik arz ettiği, zira, düzenleyici işlemlerin yargısal denetiminde, yargı organlarınca üst hukuk kurallarına uygunluk denetiminin yapıldığı, idarenin düzenleyici işlem tesis etme yetkisinin "yasama yetkisinin devredilmezliği" ilkesinin bir sonucu olarak ikincil nitelikte bir kural koyma yetkisi olduğu göz önüne alındığında; söz konusu yetkinin kanunların çizdiği çerçeve içinde kalması ve kanunlara uygun olarak kullanılmasının zorunlu olduğu, bu zorunluluğun bir gereği olarak idarelerin, ikincil nitelikteki düzenleyici işlemlerinin üst hukuk kurallarına uygunluğunu (üst hukuk kurallarında yapılan değişikliklere veya Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarına uygunluğunu) sağlamak zorunda oldukları, bu durumum, hukuk devleti ve kanunî idare ilkelerinin de bir gereği olduğu,<br>Düzenleyici işlemlerin yargısal denetimi açısından, düzenlemenin tesis edildiği tarihteki hukukî duruma (üst hukuk kurallarına) göre bir yargısal denetimin yapılması durumunda, kurallar hiyerarşisi ilkesinin ihlâlinin söz konusu olacağı, örneğin, dayanağı üst hukuk kuralına aykırı olarak tesis edilen bir düzenleyici işlemin, sonradan yürürlüğe giren üst hukuk kuralı ile hukuka uygun hâle gelmesi durumunda veya dayanağı üst hukuk kuralına uygun olarak tesis edilen bir düzenleyici işlemin, sonradan yürürlüğe giren üst hukuk kuralı ile hukuka aykırı hâle gelmesi durumunda, düzenlemenin tesis edildiği tarihteki hukukî duruma göre bir değerlendirme yapıldığı takdirde, üst hukuk kuralları ile düzenleyici işlemler arasındaki kurallar hiyerarşisinin bozulacağı, başka bir anlatımla sonradan yürürlüğe giren kanunî düzenlemeler ile açıkça hukuka aykırı hâle gelen (veya tam tersi) düzenleyici işlemlere, yargısal karar ile hukukî geçerlilik kazandırılmasının söz konusu olacağı,<br>Bu itibarla, idarî yargı yerlerince, düzenleyici işlemlerin yargısal denetimi yapılırken üst hukuk kurallarında yaşanan değişikliklerin veya Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının dikkate alınması gerektiği,<br>7330 sayılı Kanun'un 4. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, kamu idareleri, kamu iktisadi teşebbüsleri ve sermayesinin en az yüzde ellisi kamuya ait olan bağlı ortaklıklarca ihtiyaç fazlası ve kullanım dışı bırakılan veya niteliğini kaybetmiş olan her türlü hava, deniz ve kara taşıtları, makine ve teçhizat ile tehlikeli veya tehlikesiz metal/metal bileşim atıkları, ekonomik değer taşıyan ve evsel nitelikte olmayan metal dışı mal ve malzemelerin, davacı şirket tarafından, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nca belirlenen birim fiyatlardan satın alınabileceğinin veya devralınabileceğinin kuşkusuz olduğu, ancak Kanun'da, belirtilen mal ve malzemelerin davacı şirket tarafından satın alınması veya devralınması yönünde bir zorunluluk bulunmadığı gibi kamusal yükümlülüğe tâbi olan idareler yönünden de aynı mal ve malzemelerin davacıya satış veya devir zorunluluğu bulunmadığı, aynı fıkranın son cümlesinde ise, bu fıkrayla ilgili hususlar hakkında 3284 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği,<br> Anılan kanunî düzenlemenin gerekçesinde, "3284 sayılı Bazı Maden Hurdalarının Dışarı Çıkarılmasının Yasak Edilmesi ve Satın Alınması Hakkındaki Kanun uyarınca; üretim faaliyetlerinde hammadde olarak kullanmak ve değerlendirmek amacıyla Kurumun hâlihazırda sahip olduğu kamu kurum ve kuruluşlarından hurda malzemeyi alma ve değerlendirme yetkisinin devam edeceğine yönelik hüküm eklenmesi öngörülmektedir." açıklamalarına yer verildiği, bu bağlamda, 7330 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra da, kanun koyucunun resmî daire ve kurumlarca davacı şirkete devredilmesi zorunlu olan varlıkların kapsamının 3284 sayılı Kanun'un 1. maddesinde sayılan hurda malzemeyle sınırlı olması yönünde sahip olduğu iradeyi sürdürdüğünün anlaşıldığı,<br> 7330 sayılı Kanun'un 4. maddesinde, ekonomik değer taşıyan metal dışı mal ve malzemelerin davacı şirket tarafından satın alınabileceği veya devralınabileceği belirtilmiş olduğundan, 3284 sayılı Kanun kapsamında sayılan maden hurdaları nev'inden olmayan ihtiyaç fazlası varlıkların davacı şirket tarafından satın alınabileceği veya devralınabileceği, ancak davalı idarenin 3284 sayılı Kanun kapsamında bulunmayan ihtiyaç fazlası varlıkları davacı şirkete satmaya veya devretmeye zorlanamayacağı,<br> 3284 ve 7330 sayılı Kanunlar, 7/2156 ve 7/5472 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları ile diğer ilgili mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, resmî daire ve idareler ve iktisâdî devlet teşekkülleri ile bunlara ait müessese ve iştiraklerin Makine ve Kimya Endüstrisi A.Ş.'ye devretmekle yükümlü oldukları varlıkların maden hurdasından ve kullanılamayacak bir hâle gelmiş muharrik veya müteharrik vasıtalardan ibaret olduğu, maden hurdalarının da 3284 sayılı Kanun'da belirtilen maden hurdaları ve bunların hurda hâlindeki halitaları ile sınırlı olduğu; başka bir anlatımla, resmî daire ve idareler ve iktisâdî devlet teşekkülleri ile bunlara ait müessese ve iştiraklerin 3284 sayılı Kanun'da belirtilenlerin dışındaki mal ve malzemeleri davacı şirkete devretme zorunluluğunun bulunmadığı, davacı şirketin de, kamu idarelerine ait olup 3284 sayılı Kanun kapsamında kalan mal ve malzemeleri satın alarak devralma zorunluluğu olduğu hâlde anılan Kanun kapsamında olmayanları devralma zorunluluğunun bulunmadığı,<br> Bu itibarla, davalı idarece düzenleme yetkisi kapsamında tesis edilen, TCDD Genel Müdürlüğü ile bağlı ortaklıklarına ve 4916 sayılı Kanun'un 37. maddesinde yer alan kuruluşlara satışı gerçekleşmeyen ihtiyaç fazlası varlıkların listesinin üçüncü şahıslara satış işlemleri için Malzeme Dairesi Başkanlığı tarafından Ticaret ve Pazarlama Dairesi Başkanlığına gönderilmesini öngören dava konusu Yönetmelik kuralında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, resmi kuruluşlara satışı gerçekleşmeyen ihtiyaç fazlası malzemelerin Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu yerine üçüncü şahıslara satışını öngören dava konusu düzenlemenin, 3284 sayılı Bazı Maden Hurdalarının Dışarı Çıkarılmasının Yasak Edilmesi ve Satın Alınması Hakkında Kanun'a, 7/2156 sayılı Hurda Malzeme Alımına Ait Bakanlar Kurulu Kararnamesi'ne, 7/5472 sayılı Ölü Stok Yedek Parça ve Malzemeler Hakkında Bakanlar Kurulu Kararnamesi'ne ve kamu yararına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY :<br> 12/09/2019 tarih ve 30886 sayılı Resmî Gazete'de "Türkiye Demiryolu Makinaları Sanayi Anonim Şirketi İhtiyaç Fazlası Varlıkların Değerlendirme ve Satış Yönetmeliği" yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. <br> Anılan Yönetmeliğin "İhtiyaç fazlası varlıkların satışı" başlıklı 9. maddesinin "Satışı gerçekleşmeyen ihtiyaç fazlası varlıkların listesi üçüncü şahıslara satış işlemleri için Malzeme Dairesi Başkanlığı tarafından Ticaret ve Pazarlama Dairesi Başkanlığına gönderilir." şeklindeki son cümlesinin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla temyizen bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 25/12/1937 tarih ve 3792 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3284 sayılı Bazı Maden Hurdalarının Dışarı Çıkarılmasının Yasak Edilmesi ve Satın Alınması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, "Demir, bakır, kurşun, kalay, tutya, aleminyum, antimuvan ve nikel hurdalar ile bunların hurda halindeki halitalarının ve kullanılamayacak bir hale gelmiş bilümum muharrik veya müteharrik vasıtaların memleket dışına çıkarılmasını yasak etmeye İcra Vekilleri Heyeti selahiyetlidir. Bu maddelerin memleket içinde satılması serbesttir." hükmü yer almakta olup; 02/07/2018 tarih ve 698 sayılı KHK’nin 12. maddesiyle, bu fıkrada yer alan “İcra Vekilleri Heyeti” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.<br> Anılan Kanun'un 2. maddesinde ise, "Resmi daire ve müesseselerde birinci maddede yazılı mevaddan kendi ihtiyaçlarından fazla olanlar, 2490 sayılı kanunun 66 ncı maddesine göre askeri fabrikalara devredilir." hükmü yer almaktadır. <br> 5591 sayılı Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Kanunu 18/11/1983 tarih ve 105 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile, bu Kanun Hükmünde Kararname ise 3743 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış ve davacı Kurumun 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye tabi olması nedeniyle 28/10/1984 tarih ve 18559 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kurum Ana Statüsü yürürlüğe girmiş olup, Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Ana Statüsü'nün "Teşekkül'ün Amaç ve Faaliyet Konuları" başlıklı 4. maddesinde, "Kalkınma planları ve yıllık programlar çerçevesinde, imalat sanayii alanında, her çeşit silah, mühimmat, patlayıcı madde, makina, teçhizat ve malzeme imalat kapasitelerini karlılık ve verimlilik esasları göz önüne alınarak, savunma ve sivil savunma ihtiyaçlarına göre planlama ve ekonomik bir şekilde üretmek ve pazarlamak amacı ile teşkil edilen teşekkül'ün faaliyet konuları aşağıda gösterilmiştir. 1 - Her türlü silah, mühimmat ve patlayıcı maddelerle benzerlerini ve askeri ihtiyaçlara yarayan araç ve gereçleri, makina ve sistemleri imal etmek veya ettirmek, dil ve tamir etmek. 2 - Makina, malzeme, tesisat, motorlu ve motorsuz araç ve gereç, alet ve yedeklerini ve benzerlerini imal etmek veya ettirmek, tadil, ıslah ve tamir etmek. ... 7 - Resmi daire ve idareler, iktisadi devlet teşebbüsleri, müesseseler ve bağlı ortaklıklar, uluslararası ikili anlaşmalara giren kuruluş ve teşekkül'lerin hurdaya ayırdıkları her türlü maden, malzeme, araç ve gereçleri toplamak, değerlendirmek ve kullanmak. 8- İmalat ve satış için gerekli her türlü emtia ve maddeleri ithal ve tedarik etmek. ..." düzenlemesi yer almaktadır.<br> 20/03/1971 tarih ve 7/2156 sayılı MKE Kurumu Hurda Malzeme Alımına Ait Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile resmi daire ve idareler ve iktisadi devlet teşekkülleri ile bunlara ait müessese ve iştiraklerinin malik oldukları her çeşit maden hurdaları ile bunların hurda halindeki halitalarının ve kullanılmayacak bir hale gelmiş bulunan muharrik ve müteharrik araçlarının kendi ihtiyaçlarından fazlalarının, Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu tarafından altı ayda bir piyasa etütlerine dayanılarak yapacağı tesbit ve teklif ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca kabul edilecek fiyatlarla adı geçen Kuruma satış suretiyle devirleri kararlaştırılmıştır.<br>31/10/1972 tarih ve 7/5472 sayılı İhtiyaç Fazlası (Ölü Stok) Yedek Parça ve Malzemelerin Tarifi, Tespiti, Değerlendirme ve Tasfiyesi Hakkında Bakan Kurulu Kararnamesi'nde, "Resmî Daire ve İdareler ile İktisadî Devlet Teşekkülleri ve bunlara ait müessese ve iştiraklerin sahip oldukları (îthal edilen veya yerli montaj yoluyla imal edilen) makina ve motorlu taşıtların çok değişik menşeli ve çok çeşitli cins, kapasite, marka ve modelde olması ve bu nedenle parçaların da, birbirine uymaması, ithal yolu ile getirilen malzemelerin 1 - 2 yıl içinde gelmesi ve bazı malzemelere de ne zaman ve ne kadar ihtiyaç olacağının çok önceden tespit etmenin imkânsızlığı dolayısiyle resmî kuruluşların stoklarında zamanla ihtiyaç fazlası yedek parça ve malzemeler teşekkül etmektedir. Gerek stoklarda bulunan ve gerekse ileride teşekkül edecek olan ihtiyaç fazlası yedek parça ve malzemelerin aşağıda verilen tarif ve esaslara göre değerlendirilmesi ve tasfiyesi kararlaştırılmıştır. 1. İhtiyaç fazlası (ölü Stok) yedek parça ve, malzemelerin tarifi: Motorlu ve motorsuz inşaat makinaları, traktörler, her cins taşıtlar ve diğer çeşitli mak'inalarla bunların türlerindeki motor ve diğer aksesuara ait olan fakat kullanıldığı makinaların servis harici tutulması veya satışı nedenleriyle kullanma yeri kalmayan ve diğer çalışan makinalarda da kullanılmayan, Çalışan makinalara ait olmakla beraber en az beş yıl hiç kullanılmamış bulunan ve ait oldukları makinaların ömürleri boyunca da kullanılması ihtimali olmayan yedek parça ve malzemelerle, stokta bekleme müddeti dolayısiyle kullanılamayacak duruma gelmesi ihtimali olan iç ve dış lastik, akümülâtör gibi malzemelerle, kullanılma yeri "kalmayan her çeşit inşaat malzemesi, demirbaş malzeme, takım ve avadanlıklardan, yeni ve kullanılabilir durumda olanlara ihtiyaç fazlası (Ölü Stok) denir. 2. İhtiyaç fazlası (Ölü Stok) yedek parça, ve malzemelerin, tespiti: Yukarıdaki tarife uygun olarak ve her ambar sayımlarından sonra verilen listeye uygun olarak, marka veya cinslere göre ayrı ayrı olmak üzere, merkez ve taşra teşkilatındaki bütün ambarlardaki yedek parça ve malzemeler titizlikle incelenerek ihtiyaç fazlası olanlar varsa listeler halinde toplanır. 3. İhtiyaç fazlası (ölü Stok) yedek parça ve malzemelerin değerlendirme ve tasfiyesi: İhtiyaç fazlası olarak tespit edilen yedek parça ve malzemelerin kuruluşların bağlı olduğu kanun ve usullere göre değerlendirme imkânları aranır. Değerlendirilemlyenlerinin listeleri, makina parkı olan resmi dairelere gönderilerek ihtiyaçları olup olmadığı sorulur. İhtiyacı olan Resmî Dairelere 2490 sayılı Kanunun 66 ncı maddesi, İktisadî Devlet Teşekküllerine ise 792 sayıh karar gereğince satış yapılır. Resmî dairelerin almadıkları ve herhangi bir değerlendirme imkânı da bulunmayan malzemeler (Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumunun yapacağı teklif ile Sanayi ve Teknoloji ve Ticaret Bakanlıklarınca kabul edilecek fiyatlarla) Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna satış suretiyle devredilir." düzenlemesi yer almaktadır.<br> Ayrıca 19/03/2001 tarih ve 2001/15 sayılı Genelge'de, 7/2156 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı hükümleri çerçevesinde her türlü hurda malzemenin kamu kurum ve kuruluşlarınca Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Hurda Sanayi İşletmeleri (HURDASAN) A.Ş.'ye satış suretiyle devri öngörülmüştür.<br>19/07/2003 tarih ve 25173 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4916 sayılı Çeşitli Kanunlarda ve Maliye Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun<br>'un 37. maddesinde, "Katma bütçeli idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait, hizmet dışı kaldığından kullanılmayan veya ihtiyaç fazlası olan iş makinesi, makine ve teçhizat, demirbaş, araç, gereç ve malzemeleri belediyelere, il özel idarelerine, tarımsal kalkınma kooperatiflerine, sulama kooperatiflerine, sulama birliklerine ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına karşılıklı anlaşma suretiyle satmaya, kiralamaya, satış ve kira bedellerini taksitlendirmeye ilgili kurumlar yetkilidir." hükmü yer almaktadır.<br> Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin 2. fıkrasında; idari işlemin uygulanması hâlinde giderilmesi güç veya olanaksız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verileceği hükme bağlanmıştır. <br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Türkiye Demiryolu Makinaları Sanayi Anonim Şirketi İhtiyaç Fazlası Varlıkların Değerlendirme ve Satış Yönetmeliği'nin dava konusu düzenlemenin yer aldığı "İhtiyaç fazlası varlıkların satışı" başlıklı 9. maddesinde, "Taşıtların dışında kalan varlıklardan ihtiyaç fazlası olduğuna karar verilenler, satış işlemlerinin başlaması için Malzeme Dairesi Başkanlığına teslim edilir. Malzeme Dairesi Başkanlığı tarafından ihtiyaç fazlası varlıklar TCDD Genel Müdürlüğü ile Bağlı Ortaklıklarına sorularak talepleri halinde satılır. 3/7/2003 tarihli ve 4916 sayılı Çeşitli Kanunlarda ve Maliye Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 37 nci maddesinde yer alan kuruluşlara da talep gelmesi halinde satış yapılabilir. Satışı gerçekleşmeyen ihtiyaç fazlası varlıkların listesi üçüncü şahıslara satış işlemleri için Malzeme Dairesi Başkanlığı tarafından Ticaret ve Pazarlama Dairesi Başkanlığına gönderilir." kuralına yer verilmek suretiyle, ihtiyaç fazlası varlıkların kamu kurum ve kuruluşlarına satılamaması halinde üçüncü kişilere satış usulünün düzenlendiği anlaşılmaktadır.<br> 3284 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan hükümleri ile anılan Kanun'da belirtilen maddelerin yurt dışına çıkarılması yasaklanmış ve resmi daire ile müesseselerde bu maddelerden kendi ihtiyaçlarından fazla olanların askeri fabrikalara devredilmesi öngörülmüş ve bu Kanun hükümlerini uygulama konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verilmiştir.<br> Bahse konu yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulunca anılan Kanun'da yer alan maddelerin Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna devri usulü 20/03/1971 tarih ve 7/2156 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile düzenlenmiştir. Söz konusu Bakanlar Kurulu Kararı ile resmi daire ve idareler ve iktisadi devlet teşekkülleri ile bunlara ait müessese ve iştiraklerinin malik oldukları her çeşit maden hurdaları ile bunların hurda halindeki halitalarının ve kullanılmayacak bir hale gelmiş bulunan muharrik ve müteharrik araçlarının kendi ihtiyaçlarından fazlalarının, Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu tarafından altı ayda bir piyasa etütlerine dayanılarak yapacağı tespit ve teklif ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca kabul edilecek fiyatlarla adı geçen Kuruma satış suretiyle devirleri kararlaştırılmıştır.<br> Ayrıca 19/03/2001 tarih ve 2001/15 sayılı Genelge'de, 7/2156 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde her türlü hurda malzemenin kamu kurum ve kuruluşlarınca Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Hurda Sanayi İşletmeleri (HURDASAN) AŞ'ye satış suretiyle devri öngörülmüştür.<br> Bakanlar Kurulunun 31/10/1972 tarih ve 7/5472 sayılı İhtiyaç Fazlası (Ölü Stok) Yedek Parça ve Malzemelerin Tarifi, Tespiti, Değerlendirme ve Tasfiyesi Hakkında Karar'ında, ''İhtiyaç fazlası (ölü Stok) yedek parça ve malzeme'' tanımlanarak, resmi daire ve idareler ile iktisadi devlet teşekkülleri ve bunlara ait müessese ve iştiraklerin sahip oldukları makine ve motorlu taşıtlardan resmi kuruluşların stoklarında zamanla oluşan ihtiyaç fazlası yedek parça ve malzemelerden resmi dairelerin satın almadıkları ve herhangi bir değerlendirme imkanı da bulunmayan malzemelerin Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna satış sureti ile devredileceği kurala bağlanmıştır.<br>Her ne kadar, aktarılan Bakanlar Kurulu kararlarında "iktisadi devlet teşekkülleri ve bunlara ait müessese ve iştirakler"den bahsedilse de 02/03/2001 tarih ve 24334 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Tanımlar ve Kısaltmalar" başlıklı 2. maddesinde; "müessese", sermayesinin tamamı bir iktisadi devlet teşekkülüne veya kamu iktisadi kuruluşuna ait olup, ona bağlı işletme veya işletmeler topluluğu; "bağlı ortaklık", sermayesinin yüzde ellisinden fazlası iktisadi devlet teşekkülüne veya kamu iktisadi kuruluşuna ait olan işletme veya işletmeler topluluğundan oluşan anonim şirketler ve "iştirak" ise, iktisadi devlet teşekküllerinin veya kamu iktisadi kuruluşlarının veya bağlı ortaklıklarının, sermayelerinin en az yüzde on beşine, en çok yüzde ellisine sahip bulundukları anonim şirketler olarak tanımlandığından; aynı Kanun Hükmünde Kararname'ye göre bir iktisadi devlet teşekkülü konumundaki Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün bağlı ortaklığı olan davalı Türkiye Demiryolu Makinaları Sanayi AŞ'nin 20/03/1971 tarih ve 7/2156 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 31/10/1972 tarih ve 7/5472 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında olduğu hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.<br>Yukarıda yer verilen mevzuat düzenlemeleri uyarınca, resmi daire ve idareler, davalı ve diğer iktisadi devlet teşekkülleri ile bunlara ait müessese ve iştiraklerinin malik oldukları her çeşit maden hurdaları ile bunların hurda halindeki halitalarının yanı sıra kullanılmayacak bir hale gelmiş bulunan muharrik ve müteharrik araçlarının kendi ihtiyaçlarından fazlalarının, stoklarında zamanla oluşan ihtiyaç fazlası yedek parça ve malzemelerin de resmi dairelerce satın alınmamaları ve herhangi bir değerlendirme imkanı da bulunmaması halinde Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna satılacağı açıktır. <br>Bu itibarla, 20/03/1971 tarih ve 7/2156 sayılı ve 31/10/1972 tarih ve 7/5472 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında olan davalı Türkiye Demiryolu Makinaları Sanayi AŞ'nin, sözü edilen Bakanlar Kurulu Kararlarını dikkate almaksızın, Türkiye Demiryolu Makinaları Sanayi Anonim Şirketine ait hurda, ihtiyaç fazlası demiryolu araçları, taşıtlar, iş makinası, tezgah, teçhizat ile ilk madde malzeme, yarı mamul, mamul ve yedek parçaların tespit edilerek satışına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarmış olduğu, dava konusu Türkiye Demiryolu Makinaları Sanayi Anonim Şirketi İhtiyaç Fazlası Varlıkların Değerlendirme ve Satış Yönetmeliği'nin "İhtiyaç fazlası varlıkların satışı" başlıklı 9. maddesinde yer alan, "Satışı gerçekleşmeyen ihtiyaç fazlası varlıkların listesi üçüncü şahıslara satış işlemleri için Malzeme Dairesi Başkanlığı tarafından Ticaret ve Pazarlama Dairesi Başkanlığına gönderilir." düzenlemesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Bu itibarla, davanın reddi yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 15/11/2022 tarih ve E:2020/629, K:2022/4237 sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,<br>4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, <br>5. Kesin olarak, 07/02/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.<br> <br><br>KARŞI OY <br><br>X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz. </font></p></body></html>
tahsisat