<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2020/1662 E.  ,  2023/3893 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2020/1662<br>Karar No : 2023/3893<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı/…<br>KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacının iş akdinin ikale sözleşmesiyle sona erdirilmesi sonrasında çalıştığı şirket tarafından kendisine ek ödeme altında ödenen 1.587.136,67-TL üzerinden işverence tevkif edilerek ödenen gelir (stopaj) vergisinin iadesi talebiyle yaptığı düzeltme yoluyla şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile söz konusu verginin, kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu kesintinin ait olduğu tazminatın, davacının iş akdinin işveren tarafından tek taraflı olarak fesih edilmesi nedeniyle işsiz kalan davacıya yasal zorunluluk olmadan, aralarındaki protokol uyarınca işsizlik sebebiyle yardım amaçlı ödendiği, işine son verilen kişiye yapılan ödemenin hizmet karşılığı yapılması da söz konusu olamayacağından bu ödemenin ücret niteliği taşımadığının açık olduğu, ücret niteliği taşımayan ve davacının işine son verilmesi nedeniyle yapılan ödemenin hangi ad altında yapıldığının vergisel açıdan bir önemi bulunmadığı gibi yasal sorumluluk ve zorunluluk olmaksızın yapılmış olmasının da tevkifata tabi tutulmasını gerektiren bir durum olmadığı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca vergiden istisna edilen tazminat ödemesinden gelir vergisi tevkif edilmemesi gerektiğinden dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği ve söz konusu tutarın talep edilen yasal faiziyle birlikte iadesi gerektiği gerekçesiyle işlem iptal edilmiş ve kesintinin yasal faizi ile birlikte iadesine hükmedilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Olayda vergilendirme ve hesap hatası bulunmadığı, söz konusu ödemenin, davacının işsiz kalmasının karşılığı olarak değil rekabet yasağının karşılığı olduğu, ihtirazi kayıtla verilen beyanname ve ödeme olmaksızın yasal faize hükmedilemeyeceği, lehlerine verilmiş yargı kararlarının bulunduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idarenin uyuşmazlık konusu ödemenin niteliğine ve faize ilişkin itirazlarının yersiz olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br> (X)-KARŞI OY :<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116. maddesinde vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış ve bu hatalar, hesap hataları ve vergilendirme hataları başlığı altında 117 ve 118. maddelerde ayrı ayrı düzenlenmiş, 122. maddesinde mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairelerinden yazı ile isteyebilecekleri, 124. maddesinde ise vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yoluyla Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri kurala bağlanmıştır. <br>Yukarıda belirtilen Yasa hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, vergiye ilişkin hesaplarda; matrah ve miktar hatası bulunması yahut mükerrer vergi istenmesi şeklinde, vergilendirmede ise mükellefin şahsında, mükellefiyetle, verginin mevzuunda ve döneminde yapılmış hataların varlığı halinde izlenebilecek bir idari başvuru yolu olup vergi yükümlülerince vergi idaresine yapılan her başvuru nedeniyle düzeltme yolunun izlendiği düşünülemeyeceği gibi vergilendirmeye ilişkin bir olayın düzeltme ve şikayet yoluyla yargı önüne getirilebilmesi ve vergi hatasının varlığından söz edilebilmesi için, hukuksal sorun olarak çözümlenmesi gerekmeyen açık ve mutlak bir hata bulunduğunun belirlenmesi gerekir.<br> Bu bakımdan, davacı tarafından, yalnızca süresinde açılacak davada incelenme olanağı bulunan iddialarla, tevkif edilen verginin yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle yapılan başvuru, Vergi Usul Kanununun 117 ve 118. maddelerinde tanımlanan hesap ve vergilendirme hatalarından hiçbirinin konusuna girmeyip hukuki bir ihtilaf oluşturduğundan, başvuruyu düzeltme kapsamında görerek işlemi iptal eden mahkeme kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.<br><br><br>(XX)-KARŞI OY :<br>193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesinde ücretin işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilen menfaatler olduğunun belirtilerek aynı maddenin ikinci fıkrasında ücretin, ödenek, tazminat, mali sorumluluk tazminatı, tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olmasının veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının ücret niteliğini değiştirmeyeceği hükmüne yer verilmiştir.<br>Mevzuat hükmünün değerlendirilmesinden, davacının iş akdinin ikale sözleşmesi ile karşılıklı olarak sona erdirilmesi üzerine davacıya ek ödeme adı altında yapılan ödemenin ücret niteliği taşıdığı sonucuna varıldığından yapılan gelir(stopaj) vergisi kesintisinin hukuka uygun olduğundan, temyiz isteminin kabulüyle Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.</font></p></body></html>

tahsisat