<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2025/3419 E. , 2025/4187 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/3419<br>Karar No : 2025/4187<br><br> Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... <br>Vekili : Av. ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Ömür boyu kamu görevinden çıkarılma işleminin ceza hukuku anlamında bir ceza niteliğinde olması nedeniyle AİHS'nin 6. maddesindeki tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, kamu görevinden çıkarılmasına gerekçe gösterilen tüm tespitlerin kamu görevinden çıkarıldığı tarihten önce ve yasalara ve hukuka uygun usulle elde edilmiş olması gerektiği, adli soruşturma/kovuşturma sürecinin kamu görevinden çıkarılmasından sonra başlatıldığı, bu sebeple dava konusu işleme gerekçe gösterilemeyeceği, ByLock uygulamasını kullanmadığı, örgüt talimatı ile gizli haberleşme amacıyla bu uygulamayı kullandığının şüpheye yer vermeyecek şekilde teknik verilerle ispatlanması gerektiği, elde edildiği iddia edilen delilin kamu görevine son verildikten sonra elde edildiği, hakkındaki ceza yargılamasının devam ettiği, aynı eylem ya da suçlamalar nedeniyle bir kişi hakkında iki ayrı yargılama yapılamayacağı gibi iki ayrı cezaya da hükmedilemeyeceği, fişlemenin suç olduğu, ... kod adlı gizli tanıktan ele geçirilen dosyanın kim tarafından, hangi maksatla oluşturulduğunun bilinmediği, yapılan kişisel kodlamaların gerçeği yansıtmadığı ve tamamen manipüle amaçlı yapıldığı, hiçbir zaman böyle bir terör örgütüne mensup olmadığı, böyle bir iddiayı kabul etmediği, hakkındaki üst amir kanaatinin gerçek durumu ifade etmediği ve delil olarak kullanılamayacağı, kamu görevinden çıkarılma işleminin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY'nin ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararında terör örgütü olarak kabul edildiği, bu tarihten önceki faaliyetlerden sorumlu tutulamayacağı, sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, MİT tarafından istihbari çalışmalar çerçevesinde ele geçirilen ByLock'a ilişkin verilerin yasa dışı delil olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, talep dahi olmadan ByLock'a ilişkin hard disk ve flaş belleğin birer kopyasının mutlak şekilde kendisine verilmesi gerektiği, dava konusu işlemle adil yargılanma hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin, özel hayata saygı hakkının, eğitim hakkının, ayrımcılık yasağının, mülkiyet hakkının, seyahat hakkı ve özgürlüğünün, gerekçeli karar hakkının, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiği, olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularla ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, işleme dayanak Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasa'nın 121. maddesi ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddesi uyarınca 30 gün içinde TBMM Genel Kurulu tarafından onaylanmaması nedeniyle yok hükmünde olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br></font></p></body></html>
soruşturma