<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2025/597 E. , 2025/3222 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/597<br>Karar No : 2025/3222<br><br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, kamu görevinden çıkarma işleminin ölçülü bir tedbir olmadığı, OHAL KHK'larının Resmi Gazetede yayımlandıkları gün TBMM'nin onayına sunulması ve en geç 30 gün içerisinde görüşülüp karara bağlanmasının zorunlu olduğu, bu usule uyulmadığı için dava konusu işlemin dayanaksız kaldığı, OHAL KHK'sı adı altında yapılan genel düzenleyici işlemi nitelendirmenin mahkemenin görevi olduğu, Bakanlar Kurulu'nun Anayasa ve yasaların kendisine vermediği bir yetkiyi kullanmak suretiyle işlem tesis ettiği, KHK ile kesin ve yürütülebilir bireysel işlem tesis edildiği, kamu görevinden çıkarılma işleminde Anayasa ve kanunlarda belirtilen usul ve esaslara uyulmadığı, hakkında soruşturma açılmadığı ve savunma hakkı tanınmadığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılma işleminin idari işlemin unsurları olan yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, Anayasa'ya aykırılık iddiası ve itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması isteminin mahkeme tarafından dikkate alınmadığı, kamu görevinden çıkarılmasının dayanağı olan 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasaya aykırı olduğu, Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği,2014 yılının Şubat ayında Asya Emeklilik'ten bireysel emeklilik hesabı açtığı, bu hesabı herhangi bir talimatla açmadığı, sadece geleceğe dönük ekonomik gerekçeler ve müşteri temsilcisinin yaptığı açıklamalar çerçevesinde açtırdığı, hamilelik ve bursiyerlik için yapılan hazırlıklar nedeniyle hesabı kapattırmasının uzun sürdüğü, düğünden gelen altınları yatırım kapsamında ailesinin evine yürüme mesafesinde olan Bank Asya şubesine yatırdıkları, hesaptaki hareketlerin arsa ve araç alımına ilişkin olduğu, daha sonra hesaptan tüm paralarını çekerek ihtiyaçları ve yurt dışı eğitimi için harcadıkları, ByLock isimli programı kullanmadığı, hakkında kesinleşmiş bir hükmün bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ya da iltisaklı olduğuna ilişkin hiçbir kriterin şahsında gerçekleşmediği iddia edilmektedir. <br><br>Davalı İdarelerin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br></font></p></body></html>
soruşturma