<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/4217 E.  ,  2025/2280 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/4217<br>Karar No : 2025/2280<br><br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ...<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında idari soruşturma yapılmadan kamu görevine son verildiği, yargı kararı olmadan terör örgütüne üyeliğin saptanamayacağı, masumiyet karinesi ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği, ceza hukukunda da bir yargılama mevcut olduğundan aynı suçtan dolayı iki kez yargılama yapılmasının hukuka aykırı olduğu, 15 Temmuz 2016 tarihinden öncesi eylemlerin cezalandırılmasının kanunların öngörülebilir olması gerekliliğine aykırı olduğu, irtibat ve iltisak kavramlarının Kanunla açıklığa kavuşturulması gerektiği, ... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada beraat kararı verildiği, ...'da bulunan hesabını 20/03/2013 tarihinde açtığı, talimat doğrultusunda kullanmadığı, 12/08/2014 tarihinde 11.700,00-TL tutarında ve 02/09/2014 tarihinde 20.000,00-TL tutarında para yatırma ve katılım hesabı açma işlemlerinin otomobil almak amacıyla olduğu, buna ilişkin açıklamayı hesap ekstresinde yazdığı, yasal olarak faaliyet gösteren sendikaya 22 ay üye olmasının, ...Derneği'ne ve ... A.Ş.'ye para göndermesinin suç olmaması gerektiği, kapatılan okula çocuğunu eşinin sağlık sorunları sebebiyle gönderdiği, hiç bir kimsenin işlendiği zaman suç olmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki eylemlerin suç oluşturmayacağı, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılması neticesinde mesleki yeterliliğini gösteren belgelerin geçersiz kılınması nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine alınmamak üzere meslekten çıkarılması nedeniyle terörist damgasıyla özel sektörde dahi iş bulamaz hale geldiği, adeta sivil ölüme terk edildiği, maaş, emeklilik ve sosyal güvencelerden yoksun kalması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br>KARŞI OY (X)<br>672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacının ...'da 3558080 müşteri numarası ile 24/03/2012 tarihinde açmış olduğu hesabında 12/08/2014 tarihinde 11.700,00-TL tutarlı 32 günlük katılım hesabı ve 02/09/2014 tarihinde 20.000,00-TL tutarlı 31 günlük katılım hesabı açtığı görülmüş ise de; talimat öncesi 20/03/2013 tarihinde 12.000,00-TL tutarlı 31 günlük katılım hesabı bulunduğu, 04/09/2013 tarihinde 95.000,00-TL tutarlı 31 günlük katılım hesabı bulunduğu, talimat sonrası 17/08/2015 tarihinde ise 1.976,57-TL 31 günlük USD katılım hesabı açtığı görüldüğü, hesabındaki bulunan para ile katılım hesabı açtığı, 04/09/2013 tarihinde hesabında bulunan paranın 12/09/2013 tarihinde 31.000,00-TL tutarında EFT yapıldığı, 16/09/2013 tarihinde ise 40.000,00-TL tutarında hesaptan nakit çekildiği, 2014 yılında hesabındaki artışın şahsına ait garaj ve araç satışından kaynaklı olduğu, 24/10/2014 tarihinde 20.500,00-TL ve 11.750,00-TL olarak toplamda 32.250,00-TL "2011 ... araç satış bedeli" açıklaması ile başka hesaba EFT yaptığı görüldüğü, hesabındaki diğer işlemlerin ise çocuğunun okul taksit ödemesi ve eşine ait konut kredisinin ödenmesine ilişkin her ay para gönderimine ait olduğu ve kredi kartı harcamalarının bulunduğu, hesap hareketlerinin bir bütün olarak değerlendirildiğinde rutin bankacılık işlemleri kapsamında olduğu görüldüğünden hesabını örgüt talimatıyla artırdığı yönünde bir tespit bulunmaması karşısında ... hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.<br> Nitekim ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında; davacının ... hesap hareketleri yönünden yapılan 24/09/2018 tarihli bilirkişi raporunda; "sanığın ...'daki 24/03/2012 açılış tarihli hesabının fiilen kullanıldığı, hesap hareketleri incelendiğinde, 11/08/2014 tarihinde 11,700 TL lik, 02/09/2014 tarihinde 20,000 TL lik katılım hesabı açıldığı, 17/02/2014 ve 23/09/2014 tarihinde 3,000 TL paranın hesaba yatırıldığı görülmekte ise de, sanığın talimat tarihi olan Ocak 2014 öncesinde de aynı bankada 20/03/2013 te 12,000 TL.lik ve 04/09/2013 te 95,000 TL lik katılım hesabı açmış olması, ...’nın TMSF ye devredildiği tarih olan Mayıs 2015 sonrasında, FETÖ/PDY yargılamalarında sıklıkla karşılaşıldığı üzere, örgüt üyelerinin örgütsel bir tavır olarak bankadaki mevduatlarını çekerlerken, sanığın bu tarihten sonra da ...’daki bankacılık işlemlerini devam ettirmesi, 21/06/2016 tarihinde hesabına 14,000 TL, 29/06/2016 tarihinde ise dolar karşılığı 4,369,50 TL para yatırması, söz konusu paraları birkaç gün içerisinde geri çekmesi, ayrıca sanığın ikrar içerikli savunmasında, 2014 yılı içerisindeki mevduat artışının şahsına ait garaj ve araç satışından elde ettiği geliri bankaya yatırması sonucu oluştuğunu, kısa bir süre sonra araç almak için parayı çektiğini belirtmesi hususu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın örgüt liderinin talimatı sonucu ...’ya para yatırdığından bahsedilemeyeceği..." tespitine yer verilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair şüpheden uzak, kesin, inandırıcı, mahkumiyetine yeterli bir delil elde edilemediği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca delil yetersizliğinden beraatine karar verilmiştir. Anılan kararın 30/05/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.<br>Diğer taraftan; dava konusu işlemde yer verilen davacının kapatılan sendikaya üye olduğu hususuna gelince; <br>6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte ... Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmektedir. Sendika, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de kapatılmıştır.<br> Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması; ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay 16.Ceza Dairesi'nin 20/12/2017 tarihli ve E:2017/1862, K:2017/5796 sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, ... Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde ...Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın 62. sayfasında; ... wi-fi üzerinden erişim sağladığı ByLock programı aracılığı ile diğer ByLock programı kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. ... Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, ... Sendikası üyeliğinin istisnai durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır.<br>Öte yandan, ...Sendikası'nda, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 veya Sendika'nın kapatıldığı 23/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, Sendikanın kapatılmasından önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle sendika üyeliği sonlandıran kişiler yönünden sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir.<br>Dosyanın incelenmesinden, davacının 16/11/2015 tarihinde sendika üyeliğinden istifa etmesi ve davalı idare tarafından, davacının anılan sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmamış olması karşısında sendika üyeliğinin davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınmasının mümkün olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. <br>... A.Ş'ye ve ...Derneği'ne örgüte destek amacıyla para gönderdiğine veya örgütün yayın organlarına abone olduğuna ilişkin herhangi bir delil veya tespitin bulunmaması karşısında söz konusu tespitin de örgütle irtibatına veya iltisakına ilişkin bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün olmayacaktır. <br>Öte yandan davacının çocuğunun FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğundan bahisle kapatılan okullarda öğrenim görmesinin ve davacının çocuğunu bu okullara gönderirken eğitim saikiyle değil örgütsel saikle hareket ettiğini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında yer almadığı ve müzahir kurum ödemesi adı altında davacının bu kurumlara çocuklarının eğitim masraflarını ödemesinin FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.<br>Bu durumda, dava konusu işlemde yer verilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı ve davacının örgütle iltisak veya irtibatını gösterecek başkaca herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının yukarıdaki gerekçelerle bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br> <br><br><br></font></p></body></html>

soruşturma