<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/5823 E. , 2025/1574 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/5823<br>Karar No : 2025/1574 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Üniversitesi Rektörlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN <br>(DAVALI YANINDA MÜDAHİL) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca ve davalı idare yanında müdahil tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, adet düzensizliği şikayetiyle başvurduğu Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniğindeki muayenesi sırasında doktorun yanlış müdahalesi sonucunda kızlık zarının yırtıldığından bahisle vücut bütünlüğünün bozularak malül hale geldiği, manevi olarak telafisi imkansız üzüntü yaşadığı ve meydana gelen olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddialarıyla 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile olay kapsamında düzenlenen adli tıp kurumu raporu değerlendirilerek, muayene sırasında davacının kızlık zarının yırtıldığı, sonrasında dikiş yapılarak düzeltildiği, hasta takip formuna davacının genel durumu hakkında ''bakire'' olarak not alınmasına rağmen, davacıdan muayene öncesinde ayrıntılı anamnez ve rıza alınmadan transvajinal yoldan ultrasonografi incelemesi yapıldığı ve sonuç olarak meydana gelen olayın müdahil doktorun dikkat ve özen eksikliğinden kaynaklandığı, zararı doğuran olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle maddi zararı ortaya koyan bilgi ve belgelerin davacı tarafından dosyaya sunulmaması nedeniyle maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL tutarında manevi tazminatın idareye başvurunun yapıldığı 21/12/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu Afyonkarahisar İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle tarafların ve davalı idare yanında müdahilin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, olay nedeniyle malul kalmasından kaynaklı maddi zararların da tazminine karar verilmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu; davalı idare ve davalı idare yanında müdahil tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, davanın tamamının reddine karar verilmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı tarafından, davalı idare ve davalı idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare ve davalı idare yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...<br>DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br> MADDİ OLAY : <br> Davacı, adet düzensizliği şikayetiyle 20/04/2018 tarihinde Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniğine başvurmuş, muayene öncesi hasta takip formuna ''Virgin'' (Bakire) şeklinde not alınmıştır. Davacı yapılan muayene sırasında doktorun yanlış müdahalesi sonucunda kızlık zarının yırtıldığını ileri sürmüş, yaptığı şikayet üzerine, Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve... soruşturma numaralı yazısı ile Afyonkarahisar Devlet Hastanesine yönlendirilmiş ve hastaneden, üniversite hastanesindeki muayene sırasında ''kızlık zarının bozulup bozulmadığı'' ve bozuldu ise ''bozulan kızlık zarının dikilip dikilmediği'' hususları sorulmuş, bu hastanede yapılan muayene sonucunda Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen raporda özetle; "kızlık zarında kapatılmış (düzeltilmiş) 2 cm'lik dikiş (izi) izlendiği ve zarın yerinde olduğu" tespitlerine yer verilmiştir.<br> Davacı, olayda hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla tazminat ödenmesi istemiyle önce davalı idareye başvurmuş yapılan başvurusunun zımnen reddi üzerine bakılan davayı açmıştır. <br> Mahkemece olayda idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan ... tarih ve ... karar numaralı raporda; -özetle- "...Kişinin 20/04/2018 tarihinde Afyonkocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniğine adet düzensizliği nedeniyle başvurduğu, hasta takip formuna virgin (bakire) şeklinde not alındığı, transvajinal ultrason ile yapılan inceleme sırasında hymende (kızlık zarı) laserasyon (yırtık) meydana geldiği ve primer sütüre edildiği (dikildiği), 20/04/2018 tarihinde Afyonkarahisar Devlet Hastanesinde yapılan muayenesinde, hymende saat 6 hizasında sütüre edilmiş 2 cm'lik deşure izlendiği, sonucunda sabit olduğu, Hymeni intakt olan (kızlık zarı bozulmamış) kadın hastalarda hymenin yaralanma riski bulunması nedeniyle, ayrıntılı anamnez ve hastanın rızası alınarak transvajinal yoldan ultrasonografi incelemesi yapılması gerektiğinin tıbben bilindiği, dava dosyasında mevcut taraf ifadeleri ve tıbbi belge kayıtlarından elde edilen bilgi ve bulgulara göre; muayene öncesinde hymeni intakt olan davacıya yapılan transvajinal ultrasonografi incelemesi sırasında hymende yırtık meydana geldiğinin anlaşıldığı ve olayda müdahil doktor tarafından hastanın ayrıntılı anamnezi ve rızası alınmadan transvajinal yoldan ultrasonografi incelemesi yapılmasının dikkat ve özen eksikliği olarak değerlendirildiği..." yönünde görüş bildirilmiştir.<br> Mahkemece, anılan raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu ve olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle yukarıda özetlendiği şekliyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, anılan karara karşı taraflarca ve davalı idare yanında müdahil tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.<br> Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.<br> İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br> İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet<br><br> kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.<br> İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.<br> Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.<br> Esasen, Anayasa'nın 56. maddesi de Devlete, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenlemek ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak onları denetleyerek yerine getirmek ile ilgili pozitif bir yükümlülük getirmiştir.<br> Öte yandan, manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır. Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli bir tutarı aşmaması gerekmektedir.<br><br>A) Temyize Konu Kararın, İdare Mahkemesi Kararının, Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmı İle Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne İlişkin Kısmına Karşı Taraflarca ve Davalı İdare Yanında Müdahil Tarafından Yapılan İstinaf Başvurularının Reddine Yönelik Kısmının İncelenmesi:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın, İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmına karşı taraflarca ve davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan istinaf başvurularının reddine yönelik kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>B) Temyize Konu Kararın, İdare Mahkemesi Kararının, Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Reddine Yönelik Kısmına Karşı Davacı Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Yönelik Kısmının İncelenmesi: <br>Manevi tazminat takdir edilirken, davacı yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.<br>Temyiz konusu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile hukuka uygun bulunan İlk Derece Mahkemesi kararında, dava konusu olay nedeniyle davacının toplam 100.000,00 TL'lik manevi tazminat isteminin 50.000,00 TL'lik kısmı kabul edilmiş ise de; manevi tazminatın ilgililerin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu gözetildiğinde, dava konusu olayın davacı üzerinde yarattığı etki ve hayatı süresince yaşayacağı sıkıntılar göz önünde bulundurulduğunda; İlk Derece Mahkemesince davacı için takdir edilen manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı görülmektedir.<br>Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, davacının manevi tazminat isteminin tamamının kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin ve davalı idare yanında müdahilin temyiz isteminin REDDİNE, davacının temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmına karşı taraflarca ve davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan istinaf başvurularının reddine yönelik kısmının ONANMASINA, İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat isteminin kısmen reddine yönelik kısmına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik kısmının BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/03/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br><br></font></p></body></html>
soruşturma