<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/4030 E.  ,  2025/1751 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/4030<br>Karar No : 2025/1751 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... <br> 2- ...<br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği / ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, çocukları ...'ın Mardin ili, Nusaybin ilçesinde 19/11/2015 tarihinde meydana gelen olayda, kolluk kuvvetlerine ait zırhlı araçtan açılan ateş sonucu vurularak yaralanması neticesinde hayatını kaybettiğinden bahisle uğradıkları iddia edilen zararlarının karşılanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Mardin Valiliği Zarar Tespit Komisyon Başkanlığı 2 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; maktulün güvenlik kuvvetleri ile girmiş olduğu silahlı çatışma sonucunda hayatını kaybetmesi, PKK/KCK terör örgütü içerisinde aktif faaliyet gösterdiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, uğranıldığı ileri sürülen zararlardan kusurlu ve/veya kusursuz sorumluluk ilkeleri uyarınca davalı idarenin sorumlu tutulabilmesinin mer'i mevzuat kapsamında mümkün olmadığı ve anılan nedenlerle davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin genel hükümler kapsamında reddi gerektiği, davacıların başvurusu üzerine 5233 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; yakınlarının zırhlı araçtan açılan ateş sonucu vefat ettiği, emniyetin soyut raporuna dayanıldığı, örgütle bağlantısı olduğuna dair delil bulunmadığı, olayın 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyiz istemine konu kararda; İdare Mahkemesince, maktulün güvenlik kuvvetleri ile girmiş olduğu silahlı çatışma sonucunda hayatını kaybetmesi, PKK/KCK terör örgütü içerisinde aktif faaliyet gösterdiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, uğranıldığı ileri sürülen zararlardan kusurlu ve/veya kusursuz sorumluluk ilkeleri uyarınca davalı idarenin sorumlu tutulabilmesinin mer'i mevzuat kapsamında mümkün olmadığı ve anılan nedenlerle davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin genel hükümler kapsamında reddi gerektiği, davacıların başvurusu üzerine 5233 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen karara karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmektedir.<br> 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir." hükmüne; 2. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddi zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar." hükmüne; 2. fıkrasında, Aşağıda belirtilen zararlar bu Kanun'un kapsamı dışındadır. " hükmüne; aynı fıkranın (e) bendinde ise, "Kişilerin kendi kasıtları sonucunda oluşan zararlar." hükmüne yer verilmiştir.<br>Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığı ve Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dava konusu olay ile ilgili olarak başlatılan soruşturmalarda yapılan araştırmalarda, 19/11/2015 tarihinde saat 18.00 sıralarında Abdulkadirpaşa Mahallesi, Şirin Bulvarı üzerinde bulunan Kobra-5 unsuruna, Abdulkadirpaşa Mahallesi ara sokak içerisinden bölücü terör örgütü mensupları tarafından uzun namlulu silahlarla ve rokeratar silahı ile saldırı gerçekleştirildiğinin, kolluk güçlerinin saldırıya karşılık verdiği sırada elinde rokeratar silahı bulanan bölücü terör örgütü mensubunun yere düştüğünün, yaralı şahsın terör örgütünün gençlik yapılanması YDG-H (Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi) içerisinde faaliyet gösteren ... kod adlı Ferzan ve Türkan oğlu ... olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.<br>Buna göre; dava konusu olayda davalı idareye atfedilecek bir hizmet kusurunun veya kusursuz sorumluluk halinin bulunmaması ve olayın terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyet nedeniyle gerçekleşmesi karşısında genel hükümlere göre değil 5233 sayılı Kanun uyarınca değerlendirme yapılması gerekmekte olup, 5233 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen 2. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinde düzenlenen kişilerin kendi kasıtları sonucunda oluşan zararların bu Kanun kapsamında olmadığı, dolayısıyla idarenin tazmin sorumluluğunun ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yukarıda belirtilen gerekçeyle verilen davanın reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,<br>3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

soruşturma