<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/6503 E.  ,  2025/2942 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/6503<br>Karar No : 2025/2942 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACILAR) ..., ..., ..., ..., ...ve ...'e velayeten, kendi adlarına asaleten ... ve ...<br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br> 2- (DAVALI) ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, ... İli ... İlköğretim Okulunda öğrenci olan çocukları ...'in sınıfında bulunan kalorifer peteğinin patlaması sonucu sıcak su nedeniyle yaralanmasında idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle uğranılan zararların karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, yol ve konaklama giderleri olarak 1.000,00 TL, hastane giderleri olarak 1.000,00-TL, bakıcılık masrafı olarak 1.000,00 TL, özel kıyafet gideri olarak 1.000,00 TL, kozmetik gideri olarak 1.000,00 TL, geçici iş göremezlik kaybı olarak 2.000,00 TL ve sürekli iş göremezlik zararı olarak 3.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminat ile çocukları ... için 300.000,00 TL, anne ... ve baba ... için ayrı ayrı olmak üzere 75.000,00 TL ve kardeşler ......, ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı olmak üzere 10.000,00 TL (toplam 500.000,00-TL) manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; tazminata konu olay ile ilgili başlatılan adli soruşturma dosyasında meydana gelen olayla ilgili sorumluların ve kusur oranlarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, alınan 03/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda, gerekli önlemi almayan kurum müdürünün bu kaza olayında asli kusurlu olduğunun belirtildiği, dolayısıyla davalı idarenin meydana gelen olayda hizmet kusurunun bulunduğu ve kusurlu sorumluluk ilkesi uyarınca doğan zararları tazminle sorumlu olduğuna karar verilerek maddi tazminat istemleri yönünden; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı.... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda, davacının sürekli maluliyetinin meydana gelmediği anlaşıldığından sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan zararının olmadığı, davacı küçüğün bu yöndeki maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, davacı küçüğün geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği belirtilmekte ise de, dosya kapsamı itibarıyla davacı küçük ...'nın olay tarihinde 7 yaşında olduğu ve her hangi bir işte çalışmadığı anlaşıldığından, geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminat talebinin de reddi gerektiği, yol ve konaklama, hastane, bakıcılık, özel kıyafet, kozmetik gider harcamalarına yönelik ispata elverişli bilgi veya belgelerin dava dosyasına sunulamadığı görüldüğünden, söz konusu maddi tazminat istemlerinin de reddi gerektiği, davacı küçük...'nın maddi tazminat kalemleri arasında yer alan ömür boyu kozmetik masrafı isteminin ise muhtemel zarar olarak kabul edildiğinden bu yönüyle de istenilen maddi tazminat kaleminin reddedilmesi gerektiğine karar verilmiştir. Manevi tazminat istemleri yönünden; olayın oluş şekli, vehameti, davacı küçük ...'nın vücudunun yaklaşık %10'luk kısmında yanık oluşması, davacıların duyduğu elem ve ızdırap ile manevi acının vücuttaki izler nedeniyle bir ömür boyu hissedileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacı küçük ... için 75.000 TL, davacı baba ... ve anne ...'in her biri için ayrı ayrı 30.000,00 TL, kardeşleri ..., ..., ..., ... ve ...'in her biri için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminat istemlerinin kabulüne, kabul edilen manevi tazminat tutarlarının idareye başvuru tarihi olan 16/09/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından adı geçen davacılara ödenmesine, geriye kalan manevi tazminat ve faiz istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinafa konu Mahkeme kararın, maddi tazminata yönelik kısmı ile davacılardan ..., ..., ..., ... ve ...'in her biri için ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere toplamda (25.000,00-TL'lik) manevi tazminat istemlerinin kabulüne, fazlaya ilişkin manevi tazminat ve faiz isteminin ise reddine dair manevi tazminat kısmına yönelik yapılan davacıların istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir. Kararın ..., ... ve ...'e yönelik manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden; Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının, ..., ... ve ... yönünden uğranılan zarara göre orantısız ve yüksek kaldığı, dolayısıyla Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı yüksek bulunduğundan, manevi tazminatın amaç ve niteliği dikkate alınarak adı geçen davacıların manevi tazminat tutarının yeniden belirlenmesi gerektiği, olayın gerçekleşme şekli, zararın niteliği, vücutta görünür sabit iz bırakmadığı ve maluliyete sebebiyet vermediği dikkate alındığında, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacı küçük ... için 50.000,00 TL, davacı baba ... için 15.000,00 TL, anne ... için 15.000,00 TL, toplamda 80.000 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 16/09/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :<br>Davacılar: İstinaf mahkemesi kararının gerekçesiz olarak verildiği, iddialarını çürütecek ya da haksız çıkaracak herhangi bir sebep sonuç ilişkisine kararda yer verilmediği, davalı idarenin yaşanan olayda kusurunun adli soruşturma ile kesinleştiği, davalı idarenin kesin olarak belirlenen kusuruna rağmen maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddedildiği, yanık sebebiyle devam eden zararın söz konusu olduğu, buna rağmen Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, dava dilekçesinde talep ettikleri hastane, özel elbise, kozmetik giderlerinin bilirkişi incelemesi ile hesaplatılması gerektiği, çocuklarının vücudunda oluşan yanık sebebiyle büyük acılar çektikleri, çocuklarının ömür boyu yanık iziyle yaşayacağı, dolayısıyla olay sebebiyle belirlenen manevi tazminat tutarlarının düşük belirlendiği ileri sürülmüştür.<br>Davalı Milli Eğitim Bakanlığı: İstinaf Mahkemesince belirlenen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu, davacıların çocuklarının Adli Tıp Raporunda da belirtildiği üzere iş gücü kaybına uğramadığı, anılan hizmet kusurunun ağır bir hizmet kusuru olarak nitelendirilemeyeceği belirtilerek istinaf kararının manevi tazminatın kabulüne ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY : <br>Davacıların çocukları ..., ... İli ... İlköğretim Okulunda 1. sınıf öğrencisi olarak okumakta iken 11/12/2018 tarihinde sınıfında bulunan kalorifer peteğinin patlaması sonucu fışkıran sıcak su nedeniyle vücudunun muhtelif yerleri yanarak yaralanmıştır.<br> Davacılar, 16/09/2019 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvurarak Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okulda meydana gelen olayda hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle olay nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesini istemişlerdir. Yapılan başvuru ... Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işlemi ile reddedilmiştir. <br>Bunun üzerine yaşanan olayda, idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olarak toplam 510.000,00-TL maddi ve manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.<br><br><br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasa'nın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.<br>İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar İdare Hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Temyize konu istinaf kararının maddi tazminata yönelik kısmı ile davacılardan; ..., ..., ..., ... ve ... için belirlenen manevi tazminat tutarları yönünden yapılan inceleme;<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminata ve davacılardan ..., ..., ..., ... ve ... için belirlenen manevi tazminata ilişkin kısmı usul ve kanuna uygun olup bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, tarafların temyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın bu kısmının onanması gerekmektedir.<br>Temyize konu istinaf kararının davacılar ..., ... ve ...'e yönelik manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede;<br>Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.<br>Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı(lar) yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı(lar) yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.<br>Dosyanın incelenmesinden, henüz ilkokul çağında olan davacıların çocuklarının, okulda bulunan kalorifer peteğinin patlaması sonucunda fışkıran sıcak su nedeniyle vücudunun muhtelif yerlerinin yandığı, vücudunun yaklaşık %10'luk kısmında yanıklar oluştuğu, olayın yaşanmasında kalorifer peteklerinin düzenli bakımını yaptırmayan okul müdürünün asli kusurlu olduğu görülmektedir. Vücutta oluşan yanıkların salt vücudun görünür yerinde olan izler bırakmaması ve herhangi bir maluliyet oluşturmaması davacılar açısından uğranılan manevi zararın düşük belirlenmesine gerekçe olamayacağı açıktır. <br>Manevi tazminatın kişinin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu ve dava konusu olay nedeniyle davacıların çocuklarının vücudunun yüzde 10 gibi yüksek bir bölümünde yanıklar oluşması ve yaşanan olayda idarenin tamamen kusurlu olması göz önünde bulundurulduğunda, olayın ağırlığını ortaya koyacak ölçüde davacı küçük ..., anne ... ve baba ...'in manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için makul ve hakkaniyetli bir miktarda manevi tazminata hükmolunması gerekirken; Bölge İdare Mahkemesince takdir edilen manevi tazminatın yaşanan olay karşısında yetersiz kaldığı sonucuna varılmıştır.<br>Bu itibarla Bölge İdare Mahkemesince, kararın manevi tazminata ilişkin bu kısım yönünden yeniden bir değerlendirme yapılarak manevi zararı tatmin edecek bir miktarın belirlenmesi gerekmektedir. <br><br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacıların temyiz istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının;<br>a) Davacılar ..., ... ve ...'e yönelik manevi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA, <br>b) Maddi tazminata yönelik kısmı ile davacılardan; ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik manevi tazminata ilişkin kısmının ONANMASINA,<br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>4. Kesin olarak, 17/03/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br> <br><br>KARŞI OY :<br>(X)- Bir maddi zararın giderilmesine yönelik açılan tam yargı davalarında, tazminat kişinin mal varlığındaki zararın oluştuğu an itibariyle karşılanması gerektiğinden, istenilecek olan tazminatın gecikerek ödenmesi nedeniyle para değerinde enflasyondan dolayı meydana gelebilecek azalmayı karşılamaya yönelik olarak faize hükmedilmelidir.<br>Maddi zararlar, mal varlığında meydana gelen ve para ile değerlendirilebilen bir azalmayı ifade ettiklerinden, bu azalma miktarının idare tarafından telafi edilmediği süre içinde ayrıca enflasyon nedeni ile de kayba uğrayacağı açıktır. Manevi zararlar ise, mal varlığında meydana gelen somut bir azalma olmayıp, kişinin manevi varlığında ortaya çıkan olumsuzluklar olduğundan, manevi tazminat değerinin yargılama sonucu para olarak belirlenmesi zarara uğrayanı tatmin ve de bu zararın meydana getireni cezalandırma aracı olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır.<br>Bu itibarla, ilk defa yargı kararıyla para olarak değerlendirilebilen bir manevi tazminatın önceden davalı idarece belirlenmesi ve de ödenmesinin mümkün olmaması nedeniyle, ödemede gecikmeden bahsedilemeyeceği gibi, manevi tazminat, esasen bütün hususlar dikkate alınarak "takdiren" belirlendiğinden manevi tazminata faiz uygulanmaması gerektiği oyuyla kararın bu kısmına katılmıyorum.<br><br><br>KARŞI OY :<br>(XX)-Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Bu nedenle, davacıların temyiz isteminin de reddedilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının aynen onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.<br> <br><br><br></font></p></body></html>

soruşturma