<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/15225 E.  ,  2025/9085 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/15225<br>Karar No : 2025/9085 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DİĞER DAVALI : ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Sözleşmeli astsubay adayı olan davacı tarafından, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6/1-a maddesi uyarınca Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesine ilişkin Hava Teknik Okullar Komutanlığının 08/11/2016 tarihli işleminin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının nasbının onaylanmadığı ve davalı idare ile astsubaylık sözleşmesini imzalamadığı, temin faaliyeti tamamlanmadığından temel eğitimini tamamlamış olsa bile sözleşmeli astsubay olarak göreve başlamadığı, bu nedenle 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca temin faaliyetlerinin sonlandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, UYAP kayıtları üzerinden yapılan incelemede, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davası neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı, örgüt yapılanmasında "..." kod adını kullandığı, örgütün gizli sohbet toplantılarına katıldığı ve örgüt evlerinde kaldığı, örgüt üyeliği suçunu işlediğinin sabit olduğu, ancak etkin pişmanlıktan yararlanarak örgüt hakkında bilgi vermesi sebebiyle 1 yıl 8 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, dolayısıyla davacının terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit olduğundan Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı ve davalı Milli Savunma Bakanlığı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilebileceği yönünde açıklamaya yer verildiği, netice itibarıyla istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Hakkındaki ceza davasının dava konusu işleme dayanak alınmasının masumiyet karinesinin ihlaline sebebiyet verdiği, eğitimini tamamlayarak mezun olduğu ve astsubay çavuş rütbesini almaya hak kazandığı, hak arama özgürlüğünün ihlal edildiği ileri sürülmektedir.<br><br>TEMYİZ EDEN ... BAKANLIĞININ İDDİALARI : İdare Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DAVALI ...NIN VE ... BAKANLIĞININ SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: <br> Sözleşmeli astsubay adayı olan davacının, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6/1-a maddesi uyarınca Hava Teknik Okullar Komutanlığının 08/11/2016 tarihli işlemi ile ön sözleşmesi feshedilerek Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilmiştir.<br>Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br>İlk olarak ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına kayden açılan davada; Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; "... davacının hava astsubayı adayı olarak ön sözleşmesinin yapıldığı ve 24.06.2016 tarihi itibariyle eğitimini tamamlayarak diploma almaya hak kazandığı, ancak henüz sözleşme imzalanmadan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirlerin Alınması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin 6. maddesi 1. fıkrası (a) bendi uyarınca ön sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmakla; henüz temin işlemleri tamamlanmayan davacının ön sözleşmesinin feshi işleminin anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin 6. maddesi 1. fıkrası kapsamında tesis edildiği dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmemiştir." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; "... davacının ön sözleşmesinin feshedilmesinin kanun niteliğini taşıyan bir hukuki düzenleme olan ve sonrasında yasalaşan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile yapıldığı ve anılan Kanun Hükmünde Kararname'de bu konuda idareye herhangi bir değerlendirme yapma ya da başka yönde işlem tesis etme olanağı tanınmadığı anlaşıldığından, davacının hukuki durumunu etkileyen idari davaya konu olabilecek bir işlemin varlığından söz edilmesine olanak bulunmamaktadır. Bu durumda, davacının ön sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin olarak kurulmuş bir yönetsel işlem var olmadığı halde, ön sözleşmesinin feshini doğurduğu ileri sürülen işlemin iptali istemiyle açılan bu davanın incelenmeksizin reddi gerekmekte olup, uyuşmazlığın esası yönünde değerlendirme yapılarak karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de; bu durum, sonucu bakımından hukuka uygun bulunan Mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. ..." gerekçesiyle istinaf başvurusu (Mahkeme kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle) reddedilmiştir.<br>Davacı tarafından Dava Dairesi kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Danıştay 5. Dairesinin 09/11/2021 tarih ve E:2020/401, K:2021/3508 sayılı kararıyla; davacının temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.<br>Davacı tarafından kesinleşen Mahkeme kararı sonrasında Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesinin 15/11/2023 tarih ve E:2018/30555 sayılı kararı ile; "... temin faaliyetinin OHAL KHK'sı ile iptal edilmesi ve nasbının yapılmaması üzerine açtığı davada keyfîliğe karşı başvurucuya anayasal güvenceler sağlayacak nitelikte bir yorumla dosyanın OHAL Komisyonuna gönderilmesi yerine davanın incelenmeksizin reddedilmesi suretiyle yapılan müdahalenin Anayasa'nın 15. maddesinde öngörülen durumun gerektirdiği ölçüde olmadığı, başvurucunun adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır. Somut başvurularda, anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Ayrıca yine Ayhan Orhanlı kararında da belirtildiği üzere OHAL Komisyonunun görev süresi 22/1/2023 tarihinde sona ermişse de 7075 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5. maddede görev süresinin sona ermesinden sonra Komisyonun görevleri kapsamındaki hususlarda mahkemelerce verilecek kararlar üzerine yapılması gerekli iş ve işlemleri yürütecek kurum ve kuruluşlar belirlenmiştir. Bu itibarla başvurucuların Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. ..." gerekçesine yer verilerek mahkemeye erişim hakkı yönünden ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>Anayasa Mahkemesi kararı üzerine yeniden yargılama yapan ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile, davacının temin faaliyetinin tamamlanmadığı ve sözleşmeli astsubay olarak göreve başlamadığı, ayrıca ceza yargılaması neticesinde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği tespitlerine yer verilmiş ve davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir. Bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddedilmesi üzerine taraflarca (Cumhurbaşkanlığı hariç) temyiz isteminde bulunulmuştur.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Kanununun 50. maddesinin 1. fıkrasında; "Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemez." kuralına, 2. fıkrasında ise; "Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." kuralına yer verilmiştir.<br>7075 sayılı Kanunun "Komisyonun görev süresi sonrasına dair işlemler" başlıklı Geçici 5. maddesinin 1. fıkrasında; "Bu Kanunun 3 üncü maddesi ile belirlenen Komisyonun görev süresinin sona ermesinden sonra Komisyon kararlarına ilişkin iş ve işlemler, bilgi ve belge talepleri ile sair yazışmalar; a) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi işlemleri için ilgilinin son görev yaptığı kurum veya kuruluş, b) Öğrencilikle ilişiğin kesilmesi işlemi için Millî Eğitim Bakanlığı, c) Emekli personelin rütbelerinin alınması işlemi için ilgisine göre İçişleri Bakanlığı ve Millî Savunma Bakanlığı, ç) Kapatılan dernekler için İçişleri Bakanlığı, d) Kapatılan vakıflar için Vakıflar Genel Müdürlüğü, e) Kapatılan sendika, federasyon ve konfederasyonlar için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, f) Kapatılan özel sağlık kuruluşları için Sağlık Bakanlığı, g) Kapatılan özel öğretim kurumları, özel öğrenci yurtları, vakıf yükseköğretim kurumları için Millî Eğitim Bakanlığı, ğ) Kapatılan özel radyo ve televizyon kuruluşları için Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, h) Kapatılan gazete, dergi, yayınevi, dağıtım kanalı ve haber ajansları için İletişim Başkanlığı, ı) Diğer işlemler için ilgili kurum veya kuruluş, tarafından yürütülür." kuralına, 2. fıkrasında; "Görev süresinin sona ermesinden sonra Komisyonun görevleri kapsamındaki hususlarda mahkemelerce verilecek kararlar üzerine yapılması gerekli iş ve işlemler birinci fıkrada belirtilen kurum ve kuruluşlar tarafından bu Kanun ve ilgili mevzuatta belirtilen hükümler uyarınca yürütülür." kuralına, 3. fıkrasında ise; "Komisyonun görev süresinin sona ermesine dair iş ve işlemler Cumhurbaşkanlığı tarafından yerine getirilir." kuralına yer verilmiştir.<br>Aynı Kanunun Geçici 1. maddesinin 3. fıkrasında; "Komisyonun görev alanına giren konularda daha önce herhangi bir yargı merciine başvurmuş veya dava açmış olanlar için de 7 nci maddedeki usul ve süreler uygulanır. Bu dosyalar hakkında yargı mercilerince karar verilmesine yer olmadığına ve tarafların yaptıkları masrafların üzerlerinde bırakılmasına dosya üzerinden kesin olarak karar verilir, vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu dosyalar, yeni bir başvuru şartı aranmaksızın incelenmek üzere Komisyona gönderilir." kuralı yer almaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile davacı hakkında bireysel başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesince verilen karar birlikte değerlendirildiğinde, bakılan uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince öncelikle 7075 sayılı Kanunun Geçici 5. maddesinde belirtilen usulün izlenmesi ve ilişiği kesilen davacı hakkında, OHAL Komisyonunun görev süresinin sona ermiş olması nedeniyle son görev yaptığı kurum tarafından işlem tesis edilmesinin sağlanması gerekirken, Anayasa Mahkemesi kararında açıkça belirtilen ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için gerekli olan usul uygulanmadan doğrudan uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.<br>Öte yandan, İdare Mahkemesince verilen kararda lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden davalı idare tarafından temyiz isteminde bulunulmuş ise de, Dairemizin bozma kararı üzerine İdare Mahkemesince, 7075 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinde yer alan hükmün de dikkate alınması suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, bu istem hakkında bu aşamada bir karar verilmesine imkan bulunmamaktadır. <br> Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, <br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 18/09/2025 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi. <br><br><br><br></font></p></body></html>

sözleşme