<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/6217 E.  ,  2025/3965 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/6217<br>Karar No : 2025/3965 <br><br>DAVACI : ... Derneği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI : .. Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN_KONUSU : 11/08/2021 tarih ve 31565 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 30/06/2021 tarih ve 20 sayılı 2021-2022 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu Kararının 1. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinin (sulak alanların genel avlak olarak tanımlanması yönünden), 2., 3. ve 4. maddelerinin iptali ile 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar verilmesi istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından,<br>- Usul yönünden, dava açma ehliyetinin bulunduğu,<br>- 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun Anayasa'ya aykırılığı iddiası yönünden, Kanun ile av ve yaban hayvanlarının yaşamlarına son vermek dahil olmak üzere canlılar üzerinde Devlete hüküm ve tasarruf hakkının verildiği, Anayasa'da böyle bir hükmün yer almadığı, Anayasa ile sadece kıyılar (Anayasa 43. md) ve tabii servetler ile kaynakların (Anayasa 168. md) Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunun kabul edildiği, av ve yaban hayvanlarının ise bu kapsamda olmadığı, Kanun'da “av ve yaban hayvanlarının” mülkiyeti konusunda belirsizlik olduğu, bununla birlikte Kanun'un maddelerinin incelenmesinden, canlıların mülkiyetinin avlanma öncesi kamuya ait olmadığının görüldüğü, mülkiyeti kamuya ait olmayan canlılar üzerinde idarenin tasarrufta bulunduğu, Anayasanın 6., 8., ve 11. madelerine aykırılık nedeniyle “av, avcı, avcılık, avlanma, avlak” gibi kelimelerin geçtiği maddeler başta olmak üzere pek çok ilgili maddenin iptali gerektiği,<br>- Dava konusu Komisyon kararının 1. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendi yönünden, düzenlemenin, Avrupa'nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma (BERN) Sözleşmesi'ne, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'ne, Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne aykırı olduğu, Merkez Av Komisyonu (MAK) kararının sulak alanlar ile orman alanlarının tahribatını artırdığı, kararın usulüne uygun alınmadığı, Mayıs ayında toplanması gereken Kurulun Haziran ayında toplandığı, Kanun ile sulak alanların avlak ilan edilmesi, MAK kararı ile sulak alanlarda avlanmaya izin verilmesinin Ramsar Sözleşmesi, Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği ve İklim Politikalarına aykırı olduğu,<br>- Komisyon kararının 2. maddesi yönünden, av hayvanı gruplarına göre avlanma sürelerinin, avlanma başlangıç ve bitiş tarihlerinin aynı olduğu, kararın, avlanma bölgelerinin farklılıkları gözetilmeden, her bir bölgenin özelliğine göre avlanma başlangıç ve bitiş tarihleri araştırılmadan ve bilimsel raporlara dayanılmadan çıkarıldığı, dayanak Yönetmeliğin 22. maddesine de aykırı olduğu, daha önceki MAK kararlarında avlanma başlangıç ve bitiş tarihlerinin bölgelere göre farklılık gösterdiği, her bölgenin kendine has iklim ve coğrafi özelliği olduğu, hayvanların yaşam imkanlarının da ona göre değiştiği,<br>- Komisyon kararının 3. maddesi yönünden, ava açık ve kapalı alanların herhangi bir bilimsel çalışmaya dayalı olmaksızın belirlendiği, korunacak hayvanların bölgesel bazda değil mülki idari sınırlar dikkate alınarak korunduğu, bölgesel koruma alanlarının illerin mülki idare sınırları esas alınarak belirlenmesinin bilimsel olmadığı,<br>- Komisyon kararının 4. maddesi yönünden, avlanma limitlerinin herhangi bir bilimsel çalışmaya dayalı olmaksızın afaki şekilde belirlendiği, avlanmasına izin verilen türler arasında nesli tehlike altında bulunan ve korunan türlerin bulunduğu, üveyik ve elmabaş patkanın Dünya Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından nesli tehdit altında bulunan türler arasında kabul edildiği, Bern Sözleşmesi kriterlerine göre de Ek-III. Listede yer aldığı, atmaca ve kızıl sırtlı örümcek kuşunun Bern Sözleşmesine göre Ek-II. Listede yer aldığı, mutlak koruma altında olduğu, sertifika ile ve canlı olarak yakalanmasının dahi Bern Sözleşmesinin 6. maddesinde yer verilen yükümlülüğün ihlali olduğu, atmacanın yakalanması için yem olarak kullanılan kızılsırtlı örümcek kuşunun atmacanın saldırısından kurtulmasının imkansız olduğu, MAK kararında avına izin verilen türler arasında Bern Sözleşmesinin Ek-III listesinde yer alan türlerin bulunduğu iddia edilmektedir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından,<br>- Usul yönünden, davacının güncel, meşru, kişisel bir menfaatinin ihlal edilmediğinden dava açma ehliyetinin bulunmadığı,<br> - 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun Anayasa'ya aykırılığı iddiası yönünden, av ve yaban hayatının bir ülkenin doğal kaynaklarından olduğu, Anayasa'nın 168. maddesinde tanımlanan "tabii servet ve kaynaklar" kapsamında değerlendirildiği, bu kaynaklardan yararlanma ve kaynakların işletilmesinin “Devletin doğal kaynaklar üzerindeki sürekli egemenlik ilkesi” gereği Devlete ait olduğu, bu nedenle av ve yaban hayvanları üzerinde Devletin hüküm ve tasarruf hakkını kullanarak konuyu kanunla düzenlemesinin Anayasa'ya aykırı olmadığı,<br>- Dava konusu Komisyon kararının 1. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendi yönünden, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun 4. maddesi gereğince, yaban hayvanı türleri içinde yer alan ve Bakanlıkça belirlenen av hayvanlarından korunması gerekenlerin Merkez Av Komisyonunca, av hayvanlarının dışında kalan yaban hayvanları ile diğer türlerin gerektiğinde ilgili kuruluşların uygun görüşleri alınarak Bakanlıkça koruma altına alındığı, koruma altına alınan yaban hayvanlarının kural olarak avlanamayacağı, avlanabilecekler yönünden ise avlanma gün ve süresi, günlük avlanma limitleri, avcının bir günde en fazla iki avlakta avlanabilmesi, avlaklara girecek avcı sayısı ve avlanma kotaları gibi kısıtlamalar yapıldığı, tahribata yol açacak hükümlerin aksine avlanmaya ilişkin kısıtlamaların düzenlendiği, av turizmine konu türlere ilişkin olarak envanter çalışmasının yapıldığı, bu çalışmalar sonucu söz konusu avlak/sahalarda yıllık avlanma kotasının belirlenmesi için rapor hazırlandığı, MAK kararının usulüne uygun alındığı, pandemi nedeniyle Haziran ayında toplanıldığı, oyçokluğu ile alınan kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı, Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nin 20. maddesine göre mutlak koruma bölgesinde su kuşlarının üreme döneminde su istihsalinin yapılamayacağının hüküm altına alındığı, kara avcılığını kısıtlayan herhangi bir hüküm bulunmadığı, 4915 sayılı Kanunla tesis edilen genel avlakların sınırları içerisinde göl, lagün, bataklık ve sazlık gibi sahaların bulunmasında Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği hükümlerinin kısıtlama getirmediği,<br>- Komisyon kararının 2. maddesi yönünden, MAK toplantısında, daha önceki yıllarda bölgelere göre farklı günlerde avın açılması ve kapanmasının, önce ava açılan bölgelerdeki avlaklarda baskı yarattığı gerekçesiyle aynı tarihte açılıp kapanmasının oyçokluğu ile kabul edildiği,<br>- Komisyon kararının 3. maddesi yönünden, alınan kararların MAK toplantısında oyçokluğuyla tesis edildiği, MAK kararı ile avlanması yasaklanan türlerin 4915 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlendiği,<br>- Komisyon kararının 4. maddesi yönünden, yaban hayvan sayısının 4915 sayılı Kanun'un 4. maddesi çerçevesinde uzman öğretim üyeleri ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü çalışanlarının katılım sağladığı bir Komisyonca 150 memeli, 481 kuş ve 130 sürüngen olmak üzere toplam 761 tür olarak tespit edildiği, bunlardan 629 türün Bakanlıkça koruma altına alındığı, 113 tür hayvanın ise av hayvanı olarak belirlendiği, Merkez Av Komisyonu tarafından av hayvanlarından 35 türün avlanmasına izin verildiği, Bern Sözleşmesinin Ek-III listesinin avlanmaya izin verilen türleri içerdiği, EK-II listesinin ise kesin olarak koruma altına alınan fauna türlerini kapsadığı, MAK kararında EK-II kapsamında bir türün avına izin verilmediği, IUCN kırmızı liste kategorisinde nesli tehdit altında olan türler arasında da olmadığı, yalnızca elmabaş patka ve üveyik türlerinin IUCN kırmızı liste kategorisinde VU(hassas tür) olarak görüldüğü, ancak bahsi geçen iki türün Kuş Direktifleri kapsamında pek çok ülkede avlanmasına izin verildiği, kuşların popülasyonlarında meydana gelen değişimlerin izlendiği ve herhangi bir azalma görülmediği, öte yandan eski yıllara oranla avcı başına günlük avlanma limitinin düşürüldüğü, atmacacılığın, yırtıcı kuşlar vasıtası ile gerçekleştirilen bir avlanma şekli olduğu, UNESCO tarafından 11 ülkede insanlığın somut olmayan kültürel mirasının temsili listesinde yer aldığı, Paris ve Bern Sözleşmesi gibi pek çok uluslararası düzenlemede atmacacılığın meşru bir faaliyet olarak kabul edildiği, sıkı denetim altında ve sınırlı sayıda atmacanın doğadan alınmasına ve avcılıkta kullanılmasına istisna getirildiği, atmacacıların eğitilmesi, sertifika verilmesi, atmacaların muhafazası, tutma ve bulundurma limitleri, doğaya bırakılması ile ilgili esas ve usullerin MAK kararı ekinde yer alan “Geleneksel Atmacacılık Esas ve Usulleri” ile yapıldığı, kızılsırtlı örümcek kuşunun geleneksel atmaca avı hariç olarak korunduğu, bahsi geçen kuşun atmaca avından sağ kurtulamayacağı iddia edilmiş ise de, geleneksel atmacacılık esas ve usullerine uyulmaması halinde sertifikaların iptal edileceği, atmacalara el konulacağı, idari para cezası verileceğinin hüküm altına alındığı savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Merkez Av Komisyonu Kararının kısmen iptali kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava, 11/08/2021 tarih ve 31565 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayınlanan, 30/06/2021 tarih ve 20 karar sayılı, 2021-2022 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu Kararının, 1. maddesinin (j) bendinin, 2, 3 ve 4. maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır.<br>Davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir. <br>Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.<br>4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununun 1. maddesinde; bu kanunun amacı sürdürülebilir av ve yaban hayatı yönetimi için av ve yaban hayvanlarının doğal yaşam ortamları ile birlikte korunmalarını, geliştirilmelerini, avlanmalarının kontrol altına alınmasını, avcılığın düzenlenmesini, av kaynaklarının millî ekonomi açısından faydalı olacak şekilde değerlendirilmesini ve ilgili kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile işbirliğini sağlamaktır kuralı, tanımlar başlığını taşıyan 2. maddenin 9. fıkrasında, Genel Avlak: Özel ve Devlet avlakları dışında kalan bütün av sahaları ile göl, lagün, bataklık ve sazlık gibi sahaları ifade edeceği belirtilmiş, 3. maddesinde (Değişik birinci fıkra:28/10/2020-7255/15 md.) Merkezde, Bakanın veya Bakan Yardımcısının başkanlığında; Genel Müdürlükten üç, Bakanlığın diğer birimlerinden bir bitki uzmanı ve bir veteriner olmak üzere iki, Jandarma Genel Komutanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğünden birer, yükseköğretim kurumlarının orman fakültelerinden bir, biyoloji bölümlerinden bir olmak üzere iki bilim insanı, doğa koruma alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını temsilen dört, dokuz coğrafi bölge esas alınarak belirlenecek avcı kuruluşlarından dokuz, özel avlak veya örnek avlak temsilcisi bir olmak üzere toplam yirmibeş üyeden teşekkül eden Merkez Av Komisyonu kurulur kuralı, 4. maddesinde Yaban hayvanı türleri içinde yer alan ve Bakanlıkça belirlenen av hayvanlarından, korunması gerekenler Merkez Av Komisyonunca, av hayvanlarının dışında kalan yaban hayvanları ile diğer türler gerektiğinde ilgili kuruluşların uygun görüşleri alınarak Bakanlıkça koruma altına alınır. Bu karar Resmî Gazetede yayımlanır. Koruma altına alınan yaban hayvanları avlanamaz kuralı, 5. maddesinde Sürüngen, kuş ve memeli av hayvanlarının sınıf ve türlerine göre eş tutma, üreme, yavru büyütme, erginleşme gibi yaşam evrelerini dikkate alarak avlanma sürelerinin başlama ve bitiş tarihleri ile populasyon durumuna göre avlanma günleri ve av miktarlarını tespit etmeye, Devlet avlakları ve genel avlaklarda bazı türlerin avını ve bazı avlaklarda avlanmayı belli bir süre yasaklamaya; il av komisyonlarının görüş ve önerileri doğrultusunda Merkez Av Komisyonu, özel avlaklar ile örnek avlaklarda ise Bakanlık yetkilidir. Kuralı yer almıştır.<br>9/1/1984 tarih ve 84/7601 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile onaylanarak 20.2.1984 tarih ve 18318 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avrupa'nın Yaban Hayatı ve Yasama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi (Bern Sözleşmesi)nin 1. maddesinde bu Sözleşmenin amacı; yabani flora ve faunayı ve bunların yaşama ortamlarını muhafaza etmek, özellikle birden fazla devletin işbirliğini gerektirenlerin muhafazasını sağlamak ve bu işbirliğini geliştirmektir, 3. maddesinde, akit taraflar, ekonomik ve rekreasyonel gereksinmeleri ve yerel olarak risk altında bulunan alt türler, varyeteler veya formların isteklerini dikkate alırken, yabani flora ve faunanın, özellikle ekolojik, bilimsel ve kültürel gereksinmelerini de karşılayacak düzeyde, popülasyonlarının devamı veya bu düzeye ulaştırılması için gerekli önlemleri alacaktır. 6. maddesinde, a) Her türlü kasıtlı yakalama ve alıkoyma, kasıtlı öldürme şekillerinin yasaklandığı belirtilmiş, 7. maddesinde, her akit taraf, III numaralı ek listede belirtilen yabani faunanın korunmasını güvence altına alacak uygun ve gerekli yasal ve idari önlemleri alacaktır, kuralına yer verilmiş, ek-1 listede kesin olarak koruma altına alınmış flora türleri, ek-2 listede kesin olarak koruma altına alınmış fauna türleri, ek-3 listede korunan fauna türleri sayılmıştır. <br>09/04/2021 tarih, 31449 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Merkez Av Komisyonu, İl ve İlçe Av Komisyonlarının Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Merkez Av Komisyonu, İl ve İlçe Av Komisyonlarının Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 22. maddesinde;<br>(1) İl ve ilçe av komisyonları Bakanlıkça tespit ve ilan edilen av hayvanları türleri listesinde bulunan sürüngen, kuş ve memeli av hayvanlarının sınıf ve türlerine göre eş tutma, üreme, yavru büyütme, erginleşme gibi yaşam evreleri ve popülasyon durumları göz önünde bulundurularak avlanmasına izin verilecek av hayvanlarını ve avlanma sürelerinin başlama ve bitiş tarihleri ile avlanma günlerini ve zamanını tespit ederek bir üst komisyona teklifte bulunur.<br>(2) Avlanma sürelerinin başlama ve bitiş tarihleri ile avlanma günlerinin ve zamanının tespitinde il veya ilçelerde veya üniversitelerde yapılmış ve Genel Müdürlüğe intikal ettirilmiş varsa bilimsel veriler ve araştırmalar da göz önünde bulundurulur.<br>(3) Merkez Av Komisyonu il av komisyonlarının tekliflerini de dikkate alarak Bakanlıkça tespit edilen ve ilan edilen av hayvanları türleri listesinde bulunan sürüngen, kuş ve memeli av hayvanlarının sınıf ve türlerine göre eş tutma, üreme, yavru büyütme, erginleşme gibi yaşam evreleri ve popülasyon durumları göz önünde bulundurularak avlanmasına izin verilecek av hayvanlarını ve avlanma sürelerinin başlama ve bitiş tarihleri ile avlanma günlerini ve zamanını, tespit eder.<br>(4) Merkez Av Komisyonu avlanmasına izin verilecek av hayvanları ve avlanma sürelerini bölgesel olarak belirleyebilir, kuralı yer almıştır.<br>4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununun 4. maddesine dayanılarak Orman ve Su İşleri Bakanlığınca belirlenen Ek-1'de yaban hayvanları listesi, Ek-2'de Av Hayvanları Listesi, Ek-3'de koruma altına alınan yaban hayvanları listesi, ek 3'de koruma altına alınan yaban hayvanları listesi 29/4/2015 tarih ve 29341 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.<br>2021-2022 Av Dönemi Merkez Av Komisyonunun Kararı 11/08/2021 tarih 31565 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.<br>Dava konusu Merkez Av Komisyonu kararının 1. maddesinin (J) bendindeki genel avlak tanımı 4915 sayılı Kanunun 2. maddesinin 9. fıkrasındaki genel avlak tanımının tekrarı olduğundan üst norma aykırılık görülmemiştir.<br>Merkez Av Komisyonunun 2, 3. ve 4. maddeleri yönünden, <br>Mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Bakanlık tarafından yaban hayvanı türü içinde yer alan av hayvanlarından koruma altına alınan yaban hayvanları listesi gözönüne alınarak av hayvanlarının sınıf ve türlerine göre yaşam evrelerini dikkate alarak avlanma sürelerinin, başlama ve bitiş tarihleri ile popülasyon durumuna göre avlanma günleri ile av miktarını tespit etmeye ve korunması gereken av hayvanlarını belirlemeye Merkez Av Komisyonunun yetkili olduğu görülmektedir.<br>2021-2022 Dönemi Merkez Av Komisyonu Kararı ile Bakanlık tarafından av hayvanı olarak belirlenen memeli ve kuş olmak üzere 113 türden 30 kuş ve 5 memeli türün avlanmasına izin verildiği anlaşılmaktadır.<br>Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa'nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi'nde (Bern Sözleşmesi)nde Üveyik ve Elmebaşpatka Atmaca kuşu IUCN kırmızı liste kategorisinde VU (Hassas tür) olarak Ek Liste 3 de korunan fauna türü arasında sayılmış, Örümcek kuşugiller familyasından olan Kızıl Sırtlı Örümcek kuşu da ek liste 2-de kesin olarak koruma altına alınan fauna türleri arasında sayılmıştır.<br>Merkez Av Komisyonu kararının 2. maddesinde avlanmasına izin verilen kuşlar ve memelilerin avlanma süreleri ve avlanma bölgeleri belirlenmiş, atmaca yakalamak amacıyla kızıl sırtlı örümcek kuşunu tekrar doğaya canlı olarak bırakmak koşuluyla yakalanmasına izin verilmiş, 3. maddesinde bölge ve il bazında koruma altına alınan hayvan türleri sayılmış, 4. maddesinde avcı başına bir av günü için avlanmasına izin verilen türlerin avlanma limiti belirlenmiştir.<br>Bern Sözleşmesinde korunan fauna türü arasında Ek Liste 3'de yer alan Üveyik ve Elmabaşpatka ve Atmaca ile, kesin olarak koruma altına alınan fauna türleri arasında bulunan ek liste 2-de yer alan Kızıl Sırtlı Örümcek Kuşu da avlanmasına izin verilen kuşlar arasında sayılmıştır.<br>Korunan fauna türü arasında sayılan Bern Sözleşmesinde koruma altına alınan ve dava dilekçesinde, korunan türler arasında belirtilen kuş ve memeli av hayvanlarının neslinin devamını sağlayacak nitelikte avlanmasına bölgesel ve sayısal sınır getirmek suretiyle avlanma türleri ve günlerinin belirlenmesine ilişkin 2. maddenin 5. fıkrası hariç ve 4. maddelerinde 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun av hayvanlarının doğal yaşam ortamında yaban hayatının korunması ve sürdürülmesi amacına ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir.<br>Diğer yandan, her türlü kasıtlı yakalama ve öldürülmesi yasaklanan kesin olarak koruma altına alınan kızıl sırtlı örümcek kuşunun ise yem olarak kullanılmak amacıyla yakalanması, atmaca kuşunun avı olduğu, tekrar doğaya canlı olarak bırakılmama ihtimali gözönüne alındığında Türkiye'nin taraf olduğu Bern Sözleşmesi hükümlerine aykırılık oluşturacağından Merkez Av Komisyonu kararının 2. maddesinin 5. fıkrası yönünden ve 4. maddesinin Tablo 4'te yer alan kızıl sırtlı örümcek kuşu (Atmaca yakalamak amacıyla, atmacacılık sertifikası sahibi kişiler tekrar doğaya canlı bırakmak kaydıyla yakalayabilir,) yılda toplam 6 avlanma limiti getirilmesi kısmı yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir.<br>Merkez Av Komisyonu Kararının 3. maddesinde Kara Avcılığı Kanununa göre verilen yetki kapsamında koruma altına alınan ve avı yasaklanan türlerin bölge ve il bazında belirlenmesinde yasaya aykırılık görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle 2021-2022 Dönemi Merkez Av Komisyonu Kararının 2. maddesinin 5. fıkrası ile 4. maddesinin Tablo 4'te yer alan kızıl sırtlı örümcek kuşu (Atmaca yakalamak amacıyla, atmacacılık sertifikası sahibi kişiler tekrar doğaya canlı bırakmak kaydıyla yakalayabilir,) kısmı yönünden iptaline, maddelerin diğer kısımları ile 3. madde yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br> Davacı Dernek tarafından, ülkenin doğal yaşamı, yaban hayatı ve biyoçeşitliliğine zarar vereceğinden bahisle dava konusu 2021-2022 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu Kararının ilgili maddelerinin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> USUL YÖNÜNDEN:<br> Davalı idarece, davacının görülmekte olan davayı açmakta güncel, kişisel, meşru ve ciddi bir menfaati bulunmadığı, bu nedenle davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği ileri sürülmektedir.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin (a) bendinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.<br>Davacı Dernek Tüzüğünün incelenmesinden; genel olarak doğanın, biyolojik çeşitliliğin ve ekolojik bütünlüğün korunmasına katkıda bulunmak ve gerektiğinde hukuksal mücadele vermek amacıyla kurulduğu, çalışma konuları arasında doğa sorunlarına ilişkin adli ve idari mercilere başvuru yapılmasına yer verildiği, faaliyet alanının çevreyi koruma, doğa, eğitim, kültürel ve sosyal alanda yurt içi ve yurt dışı olarak belirlendiği görülmektedir.<br>Dava konusu Merkez Av Komisyonu Kararı ile 2021-2022 Av Döneminde koruma altına alınan av hayvanlarına, avlanmasına izin verilen av hayvanlarına ve bunların avlanma süreleri, avlanma bölgeleri, avlanma günleri ile avlanma limitlerine, avın yasaklandığı devlet ve genel avlaklara ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.<br>Bu durumda, genel olarak doğanın ve ekolojik dengenin korunmasına katkıda bulunmak ve gerektiğinde hukuksal mücadele vermek amacıyla kurulan davacı Derneğin, kuruluş amacı doğrultusunda dava konusu Merkez Av Komisyonu Kararı'nın iptalini istemekte subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğu ve davalı idarenin davanın ehliyet yönünden reddi gerektiğine ilişkin itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.<br><br> ESAS YÖNÜNDEN:<br>Anayasa'ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:<br>Anayasaya aykırılık iddiasına konu olan 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nda, sürdürülebilir av ve yaban hayatı yönetimi için av ve yaban hayvanlarının doğal yaşam ortamları ile birlikte korunmaları, geliştirilmeleri, avlanmalarının kontrol altına alınması, avcılığın düzenlenmesi, av kaynaklarının milli ekonomi açısından faydalı olacak şekilde değerlendirilmesi amacına yönelik çeşitli esaslar, önlemler, yasaklar ve yaptırımlar düzenlenmiştir.<br>Davacı tarafından, Kara Avcılığı Kanunu ile av ve yaban hayvanlarının yaşamlarına son vermek de dahil olmak üzere canlılar üzerinde hüküm ve tasarruf yetkisinin idareye verildiği, Anayasa gereği yalnızca "kıyılar" ile "tabii servet ve kaynaklar" üzerinde Devletin tasarruf yetkisinin bulunduğu, av ve yaban hayvanlarının bu kapsamda olmadığı, mülkiyeti kamuya ait olmayan bu canlılar üzerinde Devletin tasarrufta bulunamayacağı, Kanun'un Anayasa'nın 6., 8. ve 11. maddelerine aykırı olduğu iddia edilmiştir.<br>Anayasa'nın 56. maddesinde, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu, çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemenin Devletin ve vatandaşların ödevi olduğu belirtilmiştir. Av ve yaban hayvanları ve bunların doğal yaşam ortamları da bu madde çerçevesinde korunması ve geliştirilmesi gereken unsurlardır. Buna göre, avcılık, Anayasa tarafından bütünüyle yasaklanmamış olup, Anayasa'da yer alan ödev ve ilkeler çerçevesinde mümkün bulunmaktadır. 4915 sayılı Kanun'a göre de av ve yaban hayvanları ile doğal yaşam ortamlarını koruma, geliştirme, bu konuda doğa ve çevre sağlığının sürekliliği ile ekolojik denge de gözetilerek her türlü tedbiri alma ve uygulama, düzenleme yapma yetkilerinin Bakanlık ile Merkez Av Komisyonuna verildiği dikkate alındığında, Anayasamızın 6., 8. ve 11. maddelerine aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, bahse konu hükümlerin itiraz yoluyla iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına dair davacı istemi ciddi görülmemiştir.<br> İlgili Mevzuat:<br> 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Tarım ve Orman Bakanlığının teşkilat ve görevlerinin düzenlendiği Onbeşinci Bölümünde yer alan "Görev" başlıklı 410. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin dava konusu düzenlemenin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan halinde, tabiatın korunmasına yönelik politikalar geliştirilmesi amacıyla çalışmalar yapmak, korunan alanların tespiti, milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları, sulak alanlar ve biyolojik çeşitlilik ile av ve yaban hayatının korunması, yönetimi, geliştirilmesi, işletilmesi ve işlettirilmesini sağlamak; (g) bendinde ise, kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle verilen diğer görevleri yapmak, Tarım ve Orman Bakanlığının görev ve yetkileri arasında; dava tarihinde yürürlükte bulunan "Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü" başlıklı 420. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, yaban hayatı ve kara av kaynaklarının korunması, geliştirilmesi, kara avcılığının düzenlenmesi, av kaynaklarının işletilmesi ve kontrolü ile ilgili her türlü etüt, envanter, planlama, projelendirme, uygulama ve izlemeye ilişkin iş ve işlemleri yapmak veya yaptırmak, bu hizmetlerle ilgili tesisleri kurmak veya kurdurmak; (ç) bendinde, kara avcılığını düzenleyen mevzuat ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek; (d) bendinde, uluslararası koruma sözleşmeleri ile belirlenen yörelerdeki koruma ve kullanma esaslarını belirlemek; (e) bendinde, uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınan bitki ve hayvan türleri ile alanların korunması konusunda tedbirler almak, ilgili kuruluşlarla işbirliği yapmak; (f) bendinde, hayvanların korunmasına yönelik çalışmaları, ilgili bakanlık, kurum ve kuruluşlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içinde yapmak, yaptırmak, bu konuda yürütülen faaliyetleri desteklemek, denetlemek veya denetlenmesini sağlamak; (g) bendinde, görev alanıyla ilgili olarak bitki ve hayvan türü genetik kaynaklarının muhafazası ve iyileştirilmesi ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.<br>28/12/2024 tarih ve 32766 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 175 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 3. maddesiyle, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 420. maddesi yürürlükten kaldırılmış; 4. maddesiyle, 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne eklenen "Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü" başlıklı Elliyedinci Bölüm ile de kamu tüzel kişiliğini haiz, özel bütçeli, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı ve merkezi Ankara’da bulunan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü kurulmuştur.<br>4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 792/Z maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu ile verilen görevleri yürütmek Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.<br>4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun;<br>"Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, <br>"Bu Kanunun amacı; sürdürülebilir av ve yaban hayatı yönetimi için av ve yaban hayvanlarının doğal yaşam ortamları ile birlikte korunmalarını, geliştirilmelerini, avlanmalarının kontrol altına alınmasını, avcılığın düzenlenmesini, av kaynaklarının millî ekonomi açısından faydalı olacak şekilde değerlendirilmesini ve ilgili kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile işbirliğini sağlamaktır.<br> Bu Kanun av ve yaban hayvanlarını ve yaşama ortamlarını, bunların korunmasını ve geliştirilmesini, av ve yaban hayatı yönetimini, avlakların kurulması, işletilmesi ve işlettirilmesini, avcılığın, av turizminin, yaban hayvanlarının üretiminin, ticaretinin düzenlenmesini, toplumun bilinçlendirilmesini, avcıların eğitimini, av ve yaban hayatına ilişkin suç ve kabahatler ile bunların takibi ve cezalarını kapsar." kuralına yer verilmiş;<br>"Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının;<br>1. bendinde, "Bakanlık"ın, Çevre ve Orman Bakanlığını, <br>3. bendinde, "Genel Müdürlük"ün, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünü,<br>4. bendinde, "Av hayvanı"nın, bu Kanun kapsamında avlanan, korunan ve Bakanlıkça belirlenen listede yer alan hayvanları,<br>5. bendinde, "Yaban hayvanı"nın, sadece suda yaşayan memeliler dışında kalan ve Bakanlıkça belirlenen bütün memelileri, kuşları ve sürüngenleri;<br>6. bendinde, "Avlak"ın, av ve yaban hayvanlarının doğal olarak yaşadıkları veya sonradan salındıkları sahaları;<br>7. bendinde, "Özel avlak"ın, bir bütün teşkil eden özel mülkiyetteki tapulu arazilerden, Bakanlığın avlaklar için tespit ettiği ve tanımladığı şartlara uygun olan avlakları,<br>8. bendinde, "Devlet avlağı"nın, Devlet ormanları, toprak muhafaza ve ağaçlandırma sahaları ve benzeri yerlerle Devlet tarım işletmeleri, baraj gölleri ve emniyet sahalarında, ilgili kuruluşun muvafakatı alınarak Bakanlıkça avlak olarak ayrılan yerleri;<br>9. bendinde, "Genel avlak"ın, özel ve Devlet avlakları dışında kalan bütün av sahaları ile göl, lagün, bataklık ve sazlık gibi sahaları;<br>10. bendinde, "Örnek avlak"ın, Devlet avlakları ve genel avlaklar içinde Bakanlıkça belirlenecek esaslara göre ayrılan ve işletilen veya işlettirilen avlakları;<br>11. bendinde, "Yaban hayatı koruma sahası"nın, yaban hayatı değerlerine sahip, korunması gerekli yaşam ortamlarının bitki ve hayvan türleri ile birlikte mutlak olarak korunduğu ve devamlılığının sağlandığı sahaları;<br>12. bendinde, "Yaban hayatı geliştirme sahası"nın, av ve yaban hayvanlarının ve yaban hayatının korunduğu, geliştirildiği, av hayvanlarının yerleştirildiği, yaşama ortamını iyileştirici tedbirlerin alındığı ve gerektiğinde özel avlanma plânı çerçevesinde avlanmanın yapılabildiği sahaları,<br>16. bendinde, "Av ve yaban hayatı yönetimi"nin, av ve yaban hayatının sürdürülebilirliğinin sağlanması hedefinden hareketle; av ve yaban hayvanları ile yaşama alanlarında gerekli araştırma, etüd ve envanter çalışmalarının yapılması, koruma ve geliştirme faaliyetlerinin belirlenmesi, faydalanmanın düzenlenmesi de dahil; yönetim plânlarının yapılması, uygulanması, denetlenmesi, izlenmesi ve değerlendirilmesini;<br>17. bendinde, "Avlanma plânı"nın, envanteri yapılan, sınırları belli bir avlak alanında avlanmasına izin verilen yaban hayvanlarının tür, cinsiyet ve yaş itibariyle kaç adet ve hangi usul ve kurallara uyularak ne kadar süre içerisinde avlanacağını düzenleyen ve yaşama ortamının geliştirilerek sürdürülmesi için gerekli önlemleri öngören ve Genel Müdürlükçe onaylanmış plânı;<br>23. bendinde, "Av yılı"nın, 1 Nisan'dan başlayarak takip eden yılın 31 Mart sonuna kadar olan süreyi;<br>24. bendinde, "Av sezonu"nun, Merkez Av Komisyonunca tespit edilen ve avlanmasına izin verilen ilk grup av hayvanlarının avının açıldığı tarih ile son grup av hayvanlarının avının kapandığı tarih arasındaki süreyi;<br>26. bendinde, "Avlanma"nın, bu Kanun kapsamında avına izin verilen yaban hayvanı türlerini, izin verilen yerlerde, tespit edilen zaman ve miktarlar ile belirlenen esas ve usullerle canlı veya ölü ele geçirmeye çalışmayı veya ele geçirmeyi ifade edeceği;<br>"Av komisyonları" başlıklı 3. maddesinde, <br>"Merkezde, Bakanın veya Bakan Yardımcısının başkanlığında; Genel Müdürlükten üç, Bakanlığın diğer birimlerinden bir bitki uzmanı ve bir veteriner olmak üzere iki, Jandarma Genel Komutanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğünden birer, yükseköğretim kurumlarının orman fakültelerinden bir, biyoloji bölümlerinden bir olmak üzere iki bilim insanı, doğa koruma alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını temsilen dört, dokuz coğrafi bölge esas alınarak belirlenecek avcı kuruluşlarından dokuz, özel avlak veya örnek avlak temsilcisi bir olmak üzere toplam yirmibeş üyeden teşekkül eden Merkez Av Komisyonu kurulur. Merkez Av Komisyonunda görev alacak sivil toplum kuruluşları, Bakanlığa başvuran sivil toplum kuruluşları arasından, son beş yıl içerisinde yaptığı Türkiye’deki doğa korumanın araştırılması, izlenmesi ve korunması çalışmaları ile kuruluşu adına Komisyon toplantılarına katılmak üzere önerdiği kişinin doğa koruma konusundaki birikim ve tecrübesi değerlendirilerek Bakanlıkça oluşturulan beş kişilik değerlendirme komisyonu tarafından seçilir. Komisyonda görev alacak bilim insanları, Bakanlığa başvuran bilim insanları arasından değerlendirme komisyonu tarafından seçilir.<br>İllerde ise valinin veya görevlendireceği vali yardımcısının başkanlığında; Bakanlıktan iki, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile millî eğitim müdürlüğü, gençlik ve spor il müdürlüğü, jandarma teşkilâtı ve gönüllü kuruluşları temsilen birer, mahalli avcı kuruluşlarından üç üye olmak üzere toplam onbir üyeden teşekkül eden il av komisyonu kurulur.<br>Gerekli hâllerde valilik, il av komisyonundaki yapıya benzer ilçe av komisyonu kurabilir.<br>İlçe av komisyonu kararları il av komisyonunda, il av komisyonu kararları da Merkez Av Komisyonunda değerlendirilir. Merkez Av Komisyonu bu Kanunda Bakanlığa verilen yetkiler dışında av ve yaban hayatının korunması ve geliştirilmesi için gerekli kararları alır. Merkez Av Komisyonu kararı kesindir.<br>Merkez Av Komisyonu ile il ve ilçe av komisyonlarının görev, yetki ve sorumlulukları, üyelerinin seçimi, çalışma usulleri, coğrafik bölgelerin belirlenmesi, karar alınması, kararların yayın ve yayım esasları Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.<br>Merkez Av Komisyonunda alınan kararların uygulanması, av ve yaban hayvanlarının korunması, üretimi ve bakımı ile avcı kuruluşlarının kurulmasının ve çalışmasının teşviki, üyelerinin eğitimi Bakanlıkça yürütülür." hükmüne;<br> "Av ve yaban hayvanlarının korunması ve koruma alanları" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında, <br> "Yaban hayvanı türleri içinde yer alan ve Bakanlıkça belirlenen av hayvanlarından, korunması gerekenler Merkez Av Komisyonunca, av hayvanlarının dışında kalan yaban hayvanları ile diğer türler gerektiğinde ilgili kuruluşların uygun görüşleri alınarak Bakanlıkça koruma altına alınır. Bu karar Resmî Gazetede yayımlanır. Koruma altına alınan yaban hayvanları avlanamaz. Yaban hayvanları üreme, tüy değiştirme ve göç dönemlerinde rahatsız edilemez, yavru ve yumurtaları toplanamaz, yuvaları dağıtılamaz ve memeliler kış uykusunda rahatsız edilemez. Lüzumu halinde bu yaban hayvanlarının kendilerinden, yavru ve yumurtalarından, korundukları süre içinde faydalanma ve zararlı olanları ile mücadele ve men edilen avlanma usulleri ile geçici olarak avlanma esasları Bakanlıkça tespit edilir. " hükmüne;<br>"Av sezonu" başlıklı 5. maddesinde,<br>"Sürüngen, kuş ve memeli av hayvanlarının sınıf ve türlerine göre eş tutma, üreme, yavru büyütme, erginleşme gibi yaşam evrelerini dikkate alarak avlanma sürelerinin başlama ve bitiş tarihleri ile populasyon durumuna göre avlanma günleri ve av miktarlarını tespit etmeye, Devlet avlakları ve genel avlaklarda bazı türlerin avını ve bazı avlaklarda avlanmayı belli bir süre yasaklamaya; il av komisyonlarının görüş ve önerileri doğrultusunda Merkez Av Komisyonu, özel avlaklar ile örnek avlaklarda ise Bakanlık yetkilidir. Nesli tehlike altında olan, nadir, hassas ve benzeri statülerde yer alan türler ile endemik ve göçmen türlerin korunması amacıyla gerekli koruma tedbirlerini almaya, bu türler için bu Kanunda adı geçen koruma alanlarını oluşturmaya ve bu alanları ekolojik ihtiyaçlarına göre yönetmeye, doğal türlerin azalması veya nesillerinin tehlike altına girmesi durumunda yeniden yerleştirme çalışmalarının ekolojik prensiplere göre yapılmasını sağlamaya, av yasağına ilişkin esas ve usulleri tespit etmeye, avcılığın denetlenmesi ve izlenmesi çalışmalarını yapmaya ve uygulamada gerekli tedbirleri almaya Bakanlık yetkilidir.<br>Merkez Av Komisyonunca tespit edilen av miktarları ve avlanma süreleri dışında avlanılamaz.<br>Av ve yaban hayatının korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir yönetiminde; kamuoyu desteğinin sağlanması için toplumun bilgilendirilmesi, bilinçlendirilmesi ile avcıların ve toplumun eğitilmesi amacıyla; Türkiye sınırları içinde yayın yapan ulusal, bölgesel, yerel radyo ve televizyonlar; av sezonunun başlamasından onbeş gün önce ve sona ermesinden itibaren de onbeş gün süreyle eğitici, uyarıcı ve tanıtıcı yayın yapmak zorundadırlar. Bu yayın ve tanıtım faaliyetleri her kuruluşun ana haber bültenlerinden sonraki kuşakta ve ücretsiz olarak yayınlanır. Bu programların süresi yılda toplam üç saatten az olamaz. Bu hizmetlerin yürütülmesinde kurum ve kuruluşlar Bakanlık ile işbirliği yaparlar." kuralına;<br>"Yönetmelik" başlıklı 32. maddesinde,<br>"Bu Kanunun uygulaması ile ilgili esas ve usuller, ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri de alınmak sureti ile bir yıl içinde Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." kuralına yer verilmiştir.<br>09/01/1984 tarih ve 84/7601 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanarak, 20/02/1984 tarih ve 18318 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türkiye'nin de tarafı olduğu Avrupa'nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma (Bern) Sözleşmesi'nin 2. maddesinde, "Akit taraflar, ekonomik ve rekreasyonel gereksinmeleri ve yerel olarak risk altında bulunan alt türler, varyeteler veya formların isteklerini dikkate alırken, yabani flora ve faunanın, özellikle ekolojik, bilimsel ve kültürel gereksinmelerini de karşılayacak düzeyde, popülasyonlarının devamı veya bu düzeye ulaştırılması için gerekli önlemleri alacaktır." kuralına; 6. maddesinde, "Her Akit Taraf II no'lu ek listede belirtilen yabani fauna türlerinin özel olarak korunmasını güvence altına alacak uygun ve gerekli yasal ve idari önlemleri alacaktır. Bu türler için özellikle aşağıdaki hususlar yasaklanacaktır: a) Her türlü kasıtlı yakalama ve alıkoyma, kasıtlı öldürme şekilleri (...)" kuralına; 7. maddesinde, "(1) Her Akit Taraf, III no'lu ek listede belirtilen yabani faunanın korunmasını güvence altına alacak uygun ve gerekli yasal ve idari önlemleri alacaktır. (2) III no'lu ek listede belirtilen yabani faunanın her türlü işletme şekli, 2. maddenin şartları gözönünde bulundurularak, popülasyonlarının varlığını tehlikeye düşürmeyecek şekilde düzenlenmiş olacaktır. (3) Alınacak önlemler, a) Kapalı av mevsimlerini ve/veya işletmeyi düzenleyen diğer esasları, (...) kapsayacaktır." kuralına yer verilmiş; Sözleşme'nin "Kesin koruma altına alınan fauna türleri" başlıklı II no'lu ek listede laniidae (örümcekkuşugiller) türü; "Korunan fauna türleri" başlıklı III no'lu ek listede de, ek Liste II'de belirtilmeyen bütün kuş türleri (büyük karabaşlı martı, karamartı, gümüşsel martı, tahtalı güvercin, serçe, sığırcık, kestane kargısı, saksağan, küçük karga, ekin kargası ve leş kargası hariç) sayılmıştır.<br>4915 sayılı Kanun'un 3. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 09/04/2021 tarih ve 31449 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Merkez Av Komisyonu, İl ve İlçe Av Komisyonlarının Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin,<br>"Merkez Av Komisyonunun toplanması, karar alması ve çalışma şekli" başlıklı 20. maddesinde, " ...<br>(3) Merkez Av Komisyonu yılda en az bir kez ve en geç Mayıs ayı sonuna kadar komisyon üye sayısının salt çoğunluğu ile toplanır. Komisyon toplantısında kararlar toplantıya katılan üye sayısının salt çoğunluğu ile alınır. Oylamada eşitlik halinde başkanın oyu iki oy sayılır.<br>....<br>(6) Merkez Av Komisyonu il av komisyonu kararlarını bilimsel raporlar ve çalışmalar ile taraf olunan uluslararası sözleşmeler çerçevesinde değerlendirir. Komisyon, gerekçe göstererek il av komisyonu görüşünden farklı karar alabilir.<br>...<br>(8) Merkez Av Komisyonu Kanunla Bakanlığa verilen yetkiler haricinde ve 21, 22, 23, 24, 25 ve 26 ncı maddelerde belirtilen görev ve yetkilerinin dışında, avcılığın düzenlenmesi ve yaban hayatının korunması ve geliştirilmesi yönünde gerekli gördüğü kararları alabilir. Merkez Av Komisyonunun aldığı kararlar kesindir.<br>(9) Merkez Av Komisyonu bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde her yıl yeniden oluşturulur ve aldığı kararlar bir sonraki Merkez Av Komisyonu Kararının Resmî Gazete’de yayımına kadar geçerlidir....." kuralına;<br>"Korunacak av hayvanlarının belirlenmesi" başlıklı 21. maddesinde,<br>"(1) İl ve ilçe av komisyonları Bakanlıkça tespit edilen ve ilan edilen av hayvanları türleri listesinde bulunan av hayvanlarından; il veya ilçe mülki sınırları içindeki devlet avlağı ve genel avlaklarda popülasyonlarındaki birey sayıları azalan ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan av hayvanı türlerini, Merkez Av Komisyonu Kararının geçerli olduğu süreler de korunmasını veya bunların avlanmasının yasaklanması için bir üst komisyona teklifte bulunabilir.<br>(2) İl ve ilçe av komisyonlarınca korunması amacı ile teklifte bulunulan av hayvanları, Merkez Av Komisyonunca değerlendirilerek uygun görüldüğünde kararın geçerli olduğu o av yılı için koruma altına alınır.<br>(3) Merkez Av Komisyonu, korunacak av hayvanı türlerinin avını, sayılarının ve popülasyonlarındaki birey sayılarının azaldığı avlakları göz önünde bulundurarak bölgesel olarak da yasaklayabilir." kuralına;<br>"Avlanmasına izin verilecek av hayvanlarının avlanma süreleri, zamanı ve günlerinin tespiti" başlıklı 22. maddesinde,<br>"(1) İl ve ilçe av komisyonları Bakanlıkça tespit ve ilan edilen av hayvanları türleri listesinde bulunan sürüngen, kuş ve memeli av hayvanlarının sınıf ve türlerine göre eş tutma, üreme, yavru büyütme, erginleşme gibi yaşam evreleri ve popülasyon durumları göz önünde bulundurularak avlanmasına izin verilecek av hayvanlarını ve avlanma sürelerinin başlama ve bitiş tarihleri ile avlanma günlerini ve zamanını tespit ederek bir üst komisyona teklifte bulunur.<br>(2) Avlanma sürelerinin başlama ve bitiş tarihleri ile avlanma günlerinin ve zamanının tespitinde il veya ilçelerde veya üniversitelerde yapılmış ve Genel Müdürlüğe intikal ettirilmiş varsa bilimsel veriler ve araştırmalar da göz önünde bulundurulur.<br>(3) Merkez Av Komisyonu il av komisyonlarının tekliflerini de dikkate alarak Bakanlıkça tespit edilen ve ilan edilen av hayvanları türleri listesinde bulunan sürüngen, kuş ve memeli av hayvanlarının sınıf ve türlerine göre eş tutma, üreme, yavru büyütme, erginleşme gibi yaşam evreleri ve popülasyon durumları göz önünde bulundurularak avlanmasına izin verilecek av hayvanlarını ve avlanma sürelerinin başlama ve bitiş tarihleri ile avlanma günlerini ve zamanını, tespit eder.<br>(4) Merkez Av Komisyonu avlanmasına izin verilecek av hayvanları ve avlanma sürelerini bölgesel olarak belirleyebilir." kuralına;<br>"Avlanma miktarlarının tespiti" başlıklı 23. maddesinde,<br>"(1) İl ve ilçe av komisyonları, avlanma sürelerini tespit ettiği av hayvanlarının popülasyon durumuna göre bir av günü için avcı başına avlanma miktarlarını ve bir günden fazla süren avlanmalarda nakil vasıtalarında bulunan avcı başına taşınabilecek avlanma miktarlarını tespit edip bir üst komisyona teklif eder.<br>(2) Merkez Av Komisyonu il av komisyonu kararlarını da göz önünde bulundurarak avlanma sürelerini tespit ettiği av hayvanlarının popülasyon durumuna göre bir av günü için avcı başına avlanma miktarlarını ve bir günden fazla süren avlanmalarda nakil vasıtalarında bulunan avcı başına taşınabilecek avlanma miktarlarını tespit eder.<br>(3) Merkez Av Komisyonu avlanmasına izin verilecek av hayvanlarının avlanma miktarlarını bölgesel olarak belirleyebilir." kuralına;<br>Yasaklanan avlakların tespiti" başlıklı 25. maddesinde, <br>"(1) İl ve ilçe av komisyonları mülki sınırları dahilinde bulunan devlet avlakları ve genel avlaklarda orman yangını, olumsuz hava koşulları, aşırı avlanma gibi nedenlerle av hayvanlarının popülasyonlarının azalması ve nesillerinin tehlike altına düşmesinin söz konusu olduğu hallerde belli edeceği devlet ve genel avlaklarında avlanmanın bir av yılı yasaklanmasını bir üst komisyona teklif eder.<br>(2) Merkez Av Komisyonu; yasaklanması istenen devlet ve genel avlaklarla ilgili teklifleri gerekçeleriyle birlikte değerlendirerek bir av yılı ava açabilir veya kapatabilir. <br>(3) Merkez Av Komisyonu; av ve yaban hayvanlarının sürdürülebilirliği için gerekli görmesi durumunda, il av komisyonunun teklifi doğrultusunda yaban hayvanı popülasyonlarının olumsuz hava koşulları ve aşırı avlanma nedeni ile azaldığı devlet ve genel avlaklarında gerekçelerini belirterek üst üste iki av yılı ve orman yangını nedeni ile yaban hayvanı popülasyonunun azaldığı devlet ve genel avlaklarında ise doğal yaşam dengesinin yeniden kurulduğu bilimsel olarak tespit edilinceye kadar yasaklayabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Öte yandan, 5199 sayılı Hayvan Hakları Kanunu’nun “Saklı hükümler” başlıklı 31. madesinde, “4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu, 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu, 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanunu ile 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu hükümleri saklıdır.” kuralı yer almıştır. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>1-Dava konusu kararın yetki ve şekil yönünden incelenmesi:<br>4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu ile, av ve yaban hayvanlarını belirleme, av hayvanı dışında kalan yaban hayvanları ile diğer türleri koruma altına alma, yaban hayvanlarının geçici olarak avlanma esaslarını tespit etme, bazı av hayvanı türlerinin özel ve örnek avlaklarda avlanmasını yasaklama, nesli tehlike altında olan, nadir, hassas ve benzeri statülerde yer alan türler ile endemik ve göçmen türlerin korunması amacıyla gerekli koruma tedbirlerini alma, bu türler için koruma alanlarını oluşturma ve bu alanları ekolojik ihtiyaçlarına göre yönetme, doğal türlerin azalması veya nesillerinin tehlike altına girmesi durumunda yeniden yerleştirme çalışmalarının ekolojik prensiplere göre yapılmasını sağlama, av yasağına ilişkin esas ve usulleri tespit etme, avcılığın denetlenmesi ve izlenmesi çalışmalarını yapma ve uygulamada gerekli tedbirleri alma, av ve yaban hayatını yönetme konusunda davalı Bakanlık; koruma altına alınacak av hayvanlarını belirleme, koruma altına alınmayan av hayvanlarının avlanma günleri ile av miktarlarını tespit etme, Devlet ve genel avlaklarda bazı av hayvanı türlerinin avını ve bu avlaklardan bazılarında avlanmalarını yasaklama, avlanma araç ve gereçleri ile usullerini belirleme, bu Kanun'da Bakanlığa verilen yetkiler dışında av ve yaban hayatının korunması ve geliştirilmesi için gerekli kesin kararları alma konusunda Merkez Av Komisyonu görevli ve yetkili kılınmıştır.<br>Bu çerçevede, 2021-2022 Av Döneminde ülke çapında ve il bazında koruma altına alınan av hayvanlarına, avlanmasına izin verilen av hayvanlarına ve bunların avlanma süreleri, avlanma bölgeleri, avlanma günleri ile avlanma limitlerine, avın yasaklandığı devlet ve genel avlaklara ilişkin düzenlemeler içeren dava konusu Merkez Av Komisyonu Kararında yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı açıktır. <br> Kara Avcılığı Kanunu'nun 3. maddesinde, Merkez Av Komisyonu'nun 25 üyeden oluştuğu; Merkez Av Komisyonu, İl ve İlçe Av Komisyonlarının Görevleri, Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmeliği'nin 20. maddesinde, Merkez Av Komisyonunun en geç Mayıs ayı sonuna kadar komisyon üye sayısının salt çoğunluğu ile toplanarak toplantıya katılan üye sayısının yine salt çoğunluğuyla karar alacakları, alınan kararların Resmi Gazete'de yayımlanacağı hüküm altına alınmıştır.<br>Merkez Av Komisyonunun, 2021-2022 Av Dönemi esas ve usullerini görüşmek üzere, Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı başkanlığında, Kanun'da sayılan üyelerden, Yönetmelikte öngörülen toplantı yeter sayısı (üye sayısının salt çoğunluğu) koşulunun sağlanması suretiyle 24 üyenin katılımıyla toplandığı, karar yeter sayısı koşulunun sağlanması (toplantıya katılan üye sayısının salt çoğunluğu) suretiyle karar aldığı, illerden gelen il av komisyonu kararları ve sunulan belgeler dikkate alınarak toplantının 30/06/2021 -toplantının en geç Mayıs ayı sonunda yapılması gerekmekle birlikte gerek bu tarihin düzenleyici bir süre olarak belirlenmesi, gerekse gecikmenin idarenin savunmasında belirtildiği üzere Covid-19 salgınından kaynaklanması karşısında, söz konusu gecikme, usulî bir eksiklik olarak değerlendirilmemiştir- tarihinde yapıldığı, kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı anlaşılmakla, dava konusu düzenlemede şekil yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>2-Dava konusu kararın 1. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinin incelenmesi:<br>Dava konusu kararın 1. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde, özel ve devlet avlakları dışında kalan bütün av sahaları ile göl, lagün, bataklık ve sazlık gibi sahalar "genel avlak" olarak tanımlanmıştır.<br>Davacı, sulak alanların genel avlak kapsamına alınması nedeniyle anılan düzenlemenin iptalini istemektedir.<br>Dayanak 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının dokuz numaralı bendinde, "Genel avlak: Özel ve devlet avlakları dışında kalan bütün av sahaları ile göl, lagün, bataklık ve sazlık gibi sahaları ifade eder." hükmü yer almaktadır. <br>Yine Merkez Av Komisyonu, İl ve İlçe Av Komisyonlarının Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 3. maddesinde de "genel avlak" tanımı aynı şekilde yapılmıştır.<br>Buna göre, dava konusu düzenlemenin, üst normu niteliğinde olan Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin tekrarı niteliğinde olduğu görüldüğünden, düzenlemede bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br>Öte yandan, 28/12/1993 tarihli ve 3958 sayılı Kanunla katılmamız uygun bulunan, 15/03/1994 tarihli ve 94/5434 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla da katılma kararı verilen "Özellikle Su Kuşları Yaşam Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşme (Ramsar Sözleşmesi)" uyarınca ülkemiz sınırları içerisindeki "Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar (Ramsar Alanları)" tespit ve anılan Sözleşme kapsamında tescil edilmiş olup, bahse konu alanların korunmasını geliştirme konusunda ülkemizin uluslararası yükümlülüğü bulunduğu, ayrıca Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüğe (sağlıklı ve düzenli çevrede yaşama hakkına) ilişkin bu Sözleşme ile 4915 sayılı Kanun'un çatışması halinde Ramsar Sözleşmesi hükümlerinin esas alınması gerektiği kuşkusuzdur. <br>Bununla birlikte, anılan Sözleşme hükümlerini de dikkate alarak, sınırları içerisindeki Ramsar Alanlarının koruma rejimlerini ve yönetim planlarını belirleme, koruma bölgelerini kademelendirme hususunda her ülkenin münhasır egemenlik hakkına dayalı takdir yetkisinin bulunduğu da açıktır. Nitekim bu husus, Ramsar Sözleşmesinin 2. maddesinin 3. ve 5. fıkralarında vurgulanmıştır.<br>Bu çerçevede, Ramsar Sözleşmesi ile Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği (m.20 vd.) ve 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu'nun (m.14) hükümleri birlikte incelendiğinde; ülkemiz sınırları dahilinde yer alan Ramsar Alanlarının, bahse konu Kanun ve Yönetmelik kapsamına giren kısımlarının, anılan ulusal mevzuat uyarınca korunduğu, buna göre örneğin, mutlak koruma bölgeleri ile hassas koruma bölgeleri kapsamına giren kısımlarında avlanmaya izin verilmediği, 2873 sayılı Kanun kapsamına giren kısımlarında da tabii dengeyi bozacak her türlü avlanmanın yasaklandığı, bu haliyle Ramsar Sözleşmesinden kaynaklanan uluslararası yükümlülüğün yerine getirildiği ve ulusal mevzuatta avlanma imkânı tanınan sulak alanların dava konusu tanıma dahil edilmesinin bu yönüyle hukuka aykırı olmadığı sonucuna varılmaktadır. <br><br>3-Dava konusu kararın 2. maddesinin (5. fıkrasında geçen "...ve kızıl sırtlı örümcek kuşunu..." ibaresi hariç) incelenmesi:<br>Dava konusu kararın 2. maddesinde, avlanmasına izin verilen av hayvanlarından kuşlar ve memelilerin avlanma süreleri ve avlanma bölgeleri belirlenmiştir.<br>Davacı tarafından, av hayvanı gruplarına göre avlanma sürelerinin, avlanma başlangıç ve bitiş tarihlerinin aynı olduğu, kararın, avlanma bölgelerinin farklılıkları gözetilmeden, her bir bölgenin özelliğine göre avlanma başlangıç ve bitiş tarihleri araştırılmadan ve bilimsel raporlara dayanılmadan çıkarıldığı, oysa her bölgenin kendine has iklim ve coğrafi özelliğinin olduğu, hayvanların yaşam imkanlarının da buna göre değiştiği iddia edilmektedir.<br>Davalı idare tarafından, daha önceki yıllarda bölgelere göre farklı günlerde avın açılması ve kapanmasının, önce ava açılan bölgelerdeki avlaklarda baskı yarattığı gerekçesiyle aynı tarihte açılıp kapanmasının oyçokluğu ile kabul edildiği savunulmaktadır.<br>Dairemizin 26/06/2025 tarihli ara kararı ile, dava konusu maddede avlanma dönemlerinin belirlenmesinde hayvanların eş tutma, üreme, yavru büyütme, erginleşme gibi yaşam evreleri ile popülasyon durumlarının ve avlanma bölgelerinin niteliklerinin dikkate alınıp alınmadığı ile bu konularda bilimsel araştırmalar yapılıp yapılmadığı sorulmuş; İdarece, avın bazı bölgelerde erken başlaması halinde bu bölgelerde avcı baskısının yoğunlaşabileceği ve ilgili türün yerel popülasyon düzeyinde tehdit oluşturabileceği yönündeki risklerin önlenmesi amacıyla tüm bölgelerde eş zamanlı av başlangıç tarihlerinin teklif edildiği, bu sayede bazı türlerin korunması ve yönetimsel bütünlüğün sağlanmasının amaçlandığı, 3. grup su kuşlarının avlanma bitiş tarihleri haricinde tüm av hayvanları gruplarında, avlanma başlangıç ve bitiş tarihlerinin oybirliği ile kabul edildiği, bilimsel veriler ve akademik görüşler doğrultusunda üreme, eş tutma, yavru büyütme ve erginleşme evreleri dışında kalacak şekilde karar alındığı, kuşların genellikle Mart-Temmuz arası çiftleşmesi sonrası kuluçkaya yatarak yavrularını büyüttükleri, sonbaharda göç ettikleri, bu sebeple av takviminin ilkbahar-yaz üreme döngüsü dışında planlandığı cevabı verilmiştir.<br>Dava konusu karar ile mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; Bakanlık tarafından belirlenen av hayvanlarından 2021-2022 Av Döneminde, korunması gereken av hayvanlarını belirlemeye, avına izin verilen av hayvanlarının sınıf ve türlerine göre yaşam evrelerini dikkate alarak avlanma sürelerini, başlama ve bitiş tarihlerini, yasaklanan avlanma sahalarını, popülasyon durumuna göre avlanma günleri ile av miktarını tespit etmeye Merkez Av Komisyonunun yetkili olduğu; uyuşmazlıkta da il av komisyonu kararları, bilimsel raporlar ve çalışmalar ile taraf olunan uluslararası sözleşmeler çerçevesinde değerlendirmeler yapılarak kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, avcı kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerden seçilen üyelerin katılımıyla üye sayısının salt çoğunluğuyla Merkez Av Komisyonu kararlarının alındığı görülmektedir.<br>Bu durumda, koruma altına alınmayan kuş ve memeli av hayvanlarının neslinin devamını sağlayacak nitelikte avlanmasını teminen, avlanma bölgeleri ve avlanma süreleri ile avlanma günleri gibi avlanma sınırları getirmek suretiyle düzenleme yapan 2. maddede (5. fıkrasında geçen "...kızıl sırtlı örümcek kuşunu..." ibaresi hariç) 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun av hayvanlarının doğal yaşam ortamında korunması ve sürdürülmesi amacına ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir.<br><br>4-Dava konusu kararın 3. maddesinin incelenmesi:<br>Dava konusu kararın 3. maddesinde, bölge ve il bazında koruma altına alınan, dolayısıyla avı yasaklanan av hayvanı türlerinin sayıldığı görülmektedir.<br>Davacı tarafından, Merkez Av Komisyonu kararında korunacak av hayvanlarının bölgesel bazda değil mülki idari sınırlar dikkate alınarak korunduğu, bölgesel koruma alanlarının illerin mülki idare sınırları esas alınarak belirlenmesinin bilimsel olmadığı iddia edilmektedir.<br>4915 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 5. fıkrasındaki açık yetkiye istinaden çıkarılan Merkez Av Komisyonu, İl ve İlçe Av Komisyonlarının Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinde, Bakanlıkça ilan edilen av hayvanlarından il ve ilçe mülki sınırları içerisindeki devlet avlağı ve genel avlaklarda popülasyonlarındaki birey sayıları azalan ve yok olma tehlikesi bulunan av hayvanı türlerinin koruma altına alınması konusunda (il ve ilçe av komisyonlarının teklifi üzerine) Merkez Av Komisyonuna yetki verildiği, ayrıca yasaklama yetkisinin, korunacak av hayvanı türlerinin sayılarının ve popülasyonlarındaki birey sayılarının azaldığı avlaklar göz önünde bulundurularak bölgesel bazda da Merkez Av Komisyonu tarafından kullanılmasına olanak tanındığı, dolayısıyla mevcut koşullar çerçevesinde il ya da bölge bazında yasaklama kararı alma konusunda, Yönetmelikte anılan ölçütler çerçevesinde Merkez Av Komisyonuna takdir yetkisi verildiği, bu yetki kapsamında da dava konusu madde ile koruma altına alınan ve avı yasaklanan türlerin bölge ve il bazında belirlendiği anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka ve dayanağı Yönetmeliğe aykırılık bulunmamaktadır.<br>5-Dava konusu kararın 4. maddesinin (Tablo-4'te yer alan "...ve kızıl sırtlı örümcek kuşu..." ibaresi hariç) incelenmesi:<br><br>Dava konusu kararın 4. maddesinde, avcı başına bir av günü için avlanılmasına izin verilen türlerin avlanma limitleri belirlenmiştir.<br> Davacı tarafından, avlanmasına izin verilen türler arasında nesli tehlike altında bulunan ve korunan türlerin bulunduğu, üveyik ve elmabaş patkanın Dünya Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından nesli tehdit altında bulunan türler arasında kabul edildiği, Bern Sözleşmesi kriterlerine göre Ek-III. Listede yer aldığı, dava konusu kararda avına izin verilen türler arasında Bern Sözleşmesinin Ek-III listesinde yer alan türlerin bulunduğu iddia edilmektedir.<br> 4915 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 4. maddesi uyarınca 29/04/2015 tarih ve 29341 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Orman ve Su İşleri Bakanlığınca Belirlenen Yaban Hayvanları, Av Hayvanları ve Koruma Altına Alınan Yaban Hayvanları Listesi Kararı" ile yaban hayvan sayısının 150 memeli, 481 kuş ve 130 sürüngen olmak üzere toplam 761 tür olarak tespit edildiği, bunlardan 121 memeli, 378 kuş ve 130 sürüngen olmak üzere 629 türün Bakanlıkça koruma altına alındığı, 10 memeli, 103 kuş olmak üzere 113 tür hayvanın ise av hayvanı olarak belirlendiği görülmektedir.<br> Merkez Av Komisyonu tarafından da, yine 4915 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca Bakanlıkça belirlenen av hayvanları arasından 5 memeli, 73 kuş olmak üzere 78 türün ülke çapında koruma altına alındığı, 5 memeli, 30 kuş olmak üzere 35 türün ise avlanmasına izin verildiği, dava konusu Kararın 4. maddesinde yer alan av hayvanlarından "kızıl sırtlı örümcek kuşu" dışında kalan diğer türlerin Bern Sözleşmesinin "Kesin koruma altına alınan fauna türleri" başlıklı II nolu Eki Listesinde sayılmadığı anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, Merkez Av Komisyonu'nca dayanak Kanun'dan aldığı yetki doğrultusunda ve uluslararası sözleşmeler de dikkate alınarak avlanmasına izin verilen türlerin belirlendiği, bu türlerin avlanma limitlerinin de Merkez Av Komisyonu, İl ve İlçe Av Komisyonlarının Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 23. maddesi doğrultusunda tespit edildiği görüldüğünden, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Öte yandan, Uluslararası Doğa Koruma Birliği ya da diğer adıyla Dünya Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN = International Union for Conservation of Nature and Natural Resources), Statüsünün 1. maddesine göre, İsviçre Medeni Kanunu'nun 60. maddesi uyarınca, hükümet ve hükümet dışı üyelerden oluşan uluslararası bir dernek olarak 05/10/1948 tarihinde kurulmuş olup; bu Birliğe, 01/01/1993 tarihinde ülkemiz adına Devlet Temsilcisi statüsü ile Tarım ve Orman Bakanlığı üye olmuş, yine ülkemizden bazı sivil toplum kuruluşları da üye olarak katılmıştır. Birlik, temel olarak, türlerin ve alt türlerin küresel düzeydeki durumu hakkında bilimsel temelli bilgi sağlamak, özellikle nesli tehlike altında olan canlı türlerinin tehlike sınıflarını ortaya koymak amacıyla hazırladığı kırmızı listeler aracılığıyla türlerin koruma stratejilerini saptamak gibi faaliyetlerde bulunmaktadır. IUCN Kırmızı Listesinde, üveyik ve elmabaş patkanın "hassas tür (VU)" olarak değerlendirildiği ve dava konusu Merkez Av Komisyonu toplantısına katılan bir kısım üyenin de bu gerekçeyle, kararın, adı geçen av hayvanlarının avlanmasına izin verilmesine ilişkin kısımlarına katılmayarak karşı oy kullandığı görülmekle beraber, söz konusu listenin tavsiye niteliğinde olduğu, herhangi bir bağlayıcılığı bulunmadığı, ayrıca adı geçen av hayvanlarının Bern Sözleşmesinin II nolu Eki Listesinde sayılan kesin koruma altına alınması gereken türler arasında yer almadığı, Bern Sözleşmesi'nin III nolu Eki Listesinde yer verilen popülasyonlarının varlığını tehlikeye düşürmeyecek şekilde korunan fauna türleri kapsamında kaldığı, buna ilaveten, ülkemizde bu türlerin popülasyon durumlarının takip edildiği ve her yıl yapılan sayımlara göre popülasyon trendinde düşüş olmamasına rağmen avcı başına düşen avlanma limitlerinin önceki yıllara göre düşürüldüğü dikkate alındığında, davacının bu yöndeki iddiasına da itibar edilmemiştir.<br>Son olarak, davacı tarafından atmaca türünün de Bern Sözleşmesi'nin II nolu Eki Listesinde sayıldığı, mutlak koruma altında olduğu iddia edilmiş ise de; atmaca, Bern Sözleşmesinin II nolu Eki Listesinde sayılan kesin koruma altına alınması gereken türler arasında yer almadığından ve geleneksel atmacacılık kültürünün doğaya zarar vermeyecek şekilde sürüdürülmesi amacıyla ulusal ve uluslararası mevzuat dikkate alınarak, atmacacıların eğitilmesi, sertifika verilmesi, atmacaların muhafazası, tutma ve bulundurma limitleri ile doğaya bırakılması sıkı denetimlerle gerçekleştirildiğinden, davacının bu yöndeki iddiasına da itibar edilmemiştir.<br><br>6-Dava konusu kararın 2. maddesinin 5. fıkrasında geçen "...ve kızıl sırtlı örümcek kuşunu..." ibaresi ile 4. maddesinde yer alan Tablo-4'te geçen "...ve kızıl sırtlı örümcek kuşu ..." ibaresinin incelenmesi:<br> Dava konusu kararın 2. maddesinin 5. fıkrasında, atmaca yakalamak amacıyla atmacacılık sertifikasına sahip avcıların, kızıl sırtlı örümcek kuşunu tekrar doğaya canlı bırakmak koşuluyla yakalayabilecekleri belirtilmiş ve bu türün av dönemi ile avlanma günleri belirlenmiştir.<br>Yine kararın 4. maddesinde yer alan Tablo-4'ün "Kuşlar" bölümünün sonunda, kızıl sırtlı örümcek kuşunun atmaca yakalamak amacıyla atmacacılık sertifikasına sahip avcılar tarafından tekrar doğaya canlı bırakmak koşuluyla yılda toplam 6 adet yakalanabileceği hususu düzenlenmiştir.<br>Taraf olduğumuz "Avrupa'nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma (Bern) Sözleşmesi"'nin 6. maddesi uyarınca "Kesin koruma altına alınan fauna türleri" başlıklı II nolu Ek listesinde belirtilen yabani fauna türlerinin özel olarak korunması gerektiği, her türlü kasıtlı yakalama ve alıkoyma ile kasıtlı öldürme şekillerinin yasaklandığı II nolu Listede ise, laniidae (örümcekkuşugiller) familyasının bütün türlerinin sayıldığı görülmektedir.<br>Bu itibarla, usulüne göre yürürlüğe konulmuş bir uluslararası sözleşme olan ve Anayasa'nın 90. maddesi gereği kanun niteliğinde bulunan (ve hatta sağlıklı çevrede yaşama hakkı bağlamında 4915 sayılı Kanun ile çatışması halinde üstün norm olarak itibar edilip uygulanması gereken) Bern Sözleşmesi uyarınca, kesin koruma altına alınan, yani bilahare bırakılıp salıverilecek olsa dahi her türlü (doğrudan ya da başka bir av hayvanını yakalamak maksadıyla dolaylı olarak) kasıtlı yakalama, alıkoyma ve öldürme şekilleri yasaklanan "lanius collurio (kızıl sırtlı örümcek kuşu)"nun tekrar doğaya canlı salınması şartıyla atmaca kuşuna yem olarak kullanılmak amacıyla avlanmasına izin verilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br>Öte yandan, davalı idarece, sıkı denetim altında ve sınırlı sayıda atmacanın doğadan alınması ve avcılıkta kullanılması amacıyla II nolu Ek listede yer alan kızıl sırtlı örümcek kuşunun yakalanmasının Bern Sözleşmesi'nin 9. maddesi uyarınca istisna kapsamında olduğu iddia edilmiş ise de, somut uyuşmazlıkta, anılan Sözleşmede tahdiden sayılan istisna hallerinin söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davalı idarenin bahse konu iddiasına itibar edilmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.11/08/2021 tarih ve 31565 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 30/06/2021 tarih ve 20 sayılı 2021-2022 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu Kararının;<br>a) 1. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinin (sulak alanların genel avlak olarak tanımlanması yönünden), 3. maddesinin, 4. maddesinin "...ve kızıl sırtlı örümcek kuşu..." ibaresi dışında kalan kısımlarının iptali istemi yönünden oy birliğiyle DAVANIN REDDİNE,<br>b) 2. maddesinin 5. fıkrasında geçen "...ve kızıl sırtlı örümcek kuşunu..." ibaresi dışında kalan kısımlarının iptali istemi yönünden oy çokluğuyla DAVANIN REDDİNE,<br>c) 2. maddesinin 5. fıkrasında geçen "...ve kızıl sırtlı örümcek kuşunu..." ibaresi ile 4. maddesinde yer alan Tablo-4'te geçen "...ve kızıl sırtlı örümcek kuşu..." ibaresinin oy çokluğuyla İPTALİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin, davadaki haklılık oranına göre, ... TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan ... TL'nin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 22/09/2025 tarihinde karar verildi.<br><br>(X)-KARŞI OY :<br> Dava, 2021-2022 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu Kararının ilgili maddelerinin iptali istemine ilişkindir.<br>Dava Konusu Kararın 2. maddesinin (5. fıkrasında geçen "...ve kızıl sırtlı örümcek kuşunu..." ibaresi hariç) incelenmesi:<br> 4915 sayılı Kanun'un 2 ilâ 7. maddelerinin incelenmesinden; genel itibarıyla, yaban hayvanlarına ilişkin korunması gerekenleri tespit etme, kendilerinden, yavru ve yumurtalarından faydalanma, zararlı olanlar ile mücadele etme, avlanma usul ve esaslarını belirleme yetkisinin davalı Bakanlığa (Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne); av hayvanlarına ilişkin korunması gerekenleri, korunması gerekenler haricinde kalanların avlanma sürelerinin başlama ve bitiş tarihleri, avlanma günleri ve av miktarlarını tespit etme yetkisinin Merkez Av Komisyonuna ait olduğu anlaşılmaktadır. <br>Bu yetki kullanılırken, 4915 sayılı Kanun ile amaçlanan, av ve yaban hayatının sürdürülebilir olması, av ve yaban hayvanlarının doğal yaşam ortamları ile birlikte korunabilmesi için, av hayvanlarının sayılarına, avlanacakları sahalara ve avlanmanın sonuçlarına ilişkin bilimsel, somut ve kapsamlı araştırma ve tespitler yapılması gerektiği ise açıktır.<br>Nitekim Bern Sözleşmesi'nde, yabani hayvanların popülasyonlarının taraf ülkelerce ulaştırılacağı düzey olarak, hayvanların özellikle çevresel, bilimsel ve kültürel ihtiyaçlarını da karşılayabilecekleri bir seviye belirlenmiş ve sayılarının bu düzeye ulaştırılması veya bu düzeyde devamlılığının sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması öngörülmüş; kapalı av mevsimlerini düzenleyen esaslar, Sözleşme'nin Ek Liste III'te yer alan yabanî faunanın korunmasını güvence altına alacak uygun ve gerekli yasal ve idarî tedbirler kapsamında sayılmıştır.<br> Yine, Merkez Av Komisyonu, İl ve İlçe Av Komisyonlarının Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 22. maddesinde de, avlanmasına izin verilen av hayvanlarının avlanma sürelerinin başlangıç ve bitiş tarihlerinin belirlenmesinde sınıf ve türlerine göre eş tutma, üreme, yavru büyütme, erginleşme gibi yaşam evreleri ve popülasyon durumlarının gözetileceği, avlanma sürelerinin başlangıç ve bitiş tarihleri ile avlanma günlerinin ve zamanının tespitinde bilimsel veriler ve araştırmaların göz önünde bulundurulacağı düzenlenmiştir.<br>Ancak davalı idarece, avlanma dönemlerinin, av hayvanı grupları ile avlanma bölgeleri değişkenlerinden bağımsız olarak yaklaşık aynı tarihlerde başlayıp bitmesinin hangi bilimsel araştırmalar neticesinde belirlendiğine ilişkin bir bilgi belge sunulamadığı, aksine avın bazı bölgelerde erken başlaması halinde bu bölgelerde avcı baskısının yoğunlaşabileceği ve ilgili türün yerel popülasyon düzeyinde tehdit oluşturabileceği yönündeki risklerin önlenmesi amacıyla tüm bölgelerde eş zamanlı av başlangıç tarihlerinin belirlendiği şeklindeki bilimsel olmaktan uzak bir gerekçeyle karar verildiğinin belirtildiği görülmektedir.<br>Bu itibarla, dava konusu Merkez Av Komisyonu kararının 2. maddesinin (5. fıkrasında geçen "...ve kızıl sırtlı örümcek kuşunu..." ibaresi hariç) avlanmasına izin verilen kuşlar ve memeli hayvanların avlanma süreleri ve avlanma başlangıç ve bitiş tarihlerinin yaklaşık aynı tarihlerde belirlenmesine ilişkin kısmında, davalı idare tarafından bilimsel, somut ve kapsamlı araştırma ve tespitler yapılmaksızın tesis edilmesi nedeniyle hukuka uygunluk bulunmadığı düşüncesiyle bu kısım bakımından aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.<br><br><br>(XX) KARŞI OY:<br> Dava, 2021-2022 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu Kararının ilgili maddelerinin iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.<br>Dava Konusu Kararın 2. maddesinin 5. fıkrasında geçen "...ve kızıl sırtlı örümcek kuşunu..." ibaresi ile 4. maddesinde yer alan Tablo-4'te geçen "...ve kızıl sırtlı örümcek kuşu..." ibaresi yönünden incelenmesi:<br>Bern Sözleşmesi'nin 9. maddesinde, "Her Âkit taraf 4, 5, 6 ve 7 nci madde hükümlerine ve 8 inci maddede ifade edilen usullerin ve araçların kullanımının yasaklanması hükmüne uygun başka bir çözüm yolu olmadığı ve istisnai uygulamanın, bahis konusu popülasyonun devamlılığına zarar vermeyeceği hallerde; <br>(...)<br>-Belirli yabani hayvan ve bitkinin az miktarda alımı, saklanması veya diğer akılcı kullanımlarına, çok sıkı gözetim altında, selektif ve sınırlı olmak kaydıyla izin verilmesi yönünden, <br>İstisnalar getirilebilir(...)" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Atmacacılık kültürünün doğaya zarar vermeyecek şekilde sürdürülmesi amacıyla atmacacıların eğitilmesi, sertifika verilmesi, atmacaların muhafazası, tutma ve bulundurma limitleri, doğaya bırakılması ile ilgili esas ve usuller, dava konusu Merkez Av Komisyonu kararı ekinde yer alan “Geleneksel Atmacacılık Esas ve Usulleri” ile düzenlenmiştir.<br>Dava konusu kararda, Bern Sözleşmesi'ne göre her türlü kasıtlı yakalama, alıkoyma ve öldürme bakımından koruma altına alınan türler arasında yer alan "kızıl sırtlı örümcek kuşu"nun, Bern Sözleşmesinin 9. maddesinin yukarıda aktarılan hükmüyle tanınan istisna hakkı kapsamında geleneksel atmaca avcılığı hariç olarak korunduğu, yalnızca atmacacılık eğitimi almış usta atmaca sertifikasına sahip kişilerce tekrar doğaya canlı olarak bırakılması koşuluyla avlanmasına izin verildiği dikkate alındığında, kızıl sırtlı örümcek kuşunun sıkı denetim altında ve tekrar serbest bırakılmak şartıyla istisnai olarak avlanmasında anılan Sözleşme hükümlerine ve hukuka aykırılık bulunmadığı düşüncesiyle bu kısım bakımından aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>

sözleşme