<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/4675 E.  ,  2025/1061 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/4675<br>Karar No : 2025/1061<br><br> Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... <br>Vekili : Av. ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ...Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında yürütülen adli soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, Anayasa'nın 129/2. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadığı, KHK ile terör örgütü mensubu olarak ilan edilmesi neticesinde masumiyet karinesine aykırı davranıldığı, bir daha kamu görevinde çalışamayacak şekilde kamu görevine son verildiğinden AİHS'in 6. maddesinde güvence altına alınan ilke ve haklara uygun bir yargılama yapılması gerektiği, Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca masumiyet karinesinden yaralanma hakkının OHAL dönemlerinde dahi askıya alınamayacağı, hakkında verilen kararın somutlaştırılmadığı, kişiselleştirilmiş deliller ile hukuki dayanaklar içermediği, barışçıl örgütlenme özgürlüğü kapsamında, kanunlara uygun olarak kurulmuş olan sendikaya, mevki itibariyle içindeki kadrolaşmayı bilmesi mümkün değilken üye olduğu, sendikayı tercih etme sebebinin ise sendikanın üyelerine mesleki problemlerden dolayı yargılama yapıldığı takdirde anlaşmalı avukatlar tarafından ücretsiz avukatlık hizmeti tanıyor oluşundan kaynaklandığı, sendikaların çoğu üyelerine benzer olanaklar tanısa da, bu hizmetlerin bütün şehirleri kapsamadığı, genellikle Ankara ve İstanbul ile sınırlı kaldığı, Aktif Eğitimciler Sendikasının ise sadece Ankara'da değil, o sırada görev yapmakta olduğu Samsun ilinin ilçelerinde de avukatlık hizmeti vermeyi vaad ettiği, tercihinde bu hususun etkili olduğu, Komisyon kararında da açıklandığı üzere 15 Temmuz'dan önce, Haziran 2016 tarihinde sendika ile ilişiğini kestiği, dolayısıyla sendikanın kapatıldığı tarihte sendika üyesi olmadığı, sendika kurma ve sendikal faaliyetlere katılma hakkının, Anayasa ve İş Kanunu tarafından güvence altına alındığı, sendika üyeliği ile terör örgütünü destekleme kastı taşıdığının ispatlanmadıkça, sadece geçmiş zamandaki sendika üyeliği sebebiyle kamu görevinden çıkarılmasının açıkça hukuka aykırı olduğu, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yapılan ödemenin bir bağış olmadığı, çocuğunun gitmekte olduğu dershane tarafından takip edilen deneme sınavlarının gazete eki olarak verildiği, bu sebeple de ödeme yaparak gazete eki denemeleri satın aldığı, 15 Temmuz tarihinden çok önce yayın organının kullandığı ifadelerin kendi görüşleri ile uyuşmadığını fark ederek, gönüllü olarak ilgisini sona erdirdiği, çocuğunu göndermiş olduğu okulun Devlet teşviki alan okullar arasında yer aldığı ve okul ücretinin yarısının Devlet tarafından ödendiği, aynı zamanda çocuğunun da girmiş olduğu sınav sonucu ilgili eğitim yılı için %50 burs kazanması sonucunda okulun tamamen ücretsiz hale geldiği, 2015 yılında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantısı bulunduğu düşünülen okulların Devlet teşvikinin kesildiği, o tarihlerde ikamet ettiği yerde sadece iki özel okulun bulunduğu, 2015-2016 eğitim öğretim yılında diğer özel okulun Devlet teşviki kapsamına alınmadığı, çocuğunu göndermiş olduğu okulun ise Devlet teşviki kapsamında alınmasının güven verdiği, ulusal kanallarda muhtaç kişilere yardım edileceği yönünde reklamlar yayınlandığı, üyeliği bulunmayan ve faaliyetlerini bilmeyen bir kişi olarak çok küçük meblağlarda SMS yoluyla Kimse Yok Mu Derneğine bağışta bulunduğu, çocuğu bahsi geçen eğitim kurumunda indirim kazanınca, çocuğunu bu eğitim kurumuna bağlı olan bir dershaneye yıllık ücretinin çok altında bir ücretle gönderdiği, yapılan ödemenin alınan bir eğitim karşılığında yapıldığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. <br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br> <br>(X) KARŞI OY :<br>672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br>6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmektedir. Sendika, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de kapatılmıştır.<br> Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması; ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay 16.Ceza Dairesi'nin 20/12/2017 tarihli ve E:2017/1862, K:2017/5796 sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde ...Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın 62. sayfasında; Sendika Genel Başkanının wi-fi üzerinden erişim sağladığı ByLock programı aracılığı ile diğer ByLock programı kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin istisnai durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır.<br>Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası'nda, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 veya Sendika'nın kapatıldığı 23/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, Sendikanın kapatılmasından önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle sendika üyeliği sonlandıran kişiler yönünden sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir.<br> Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davalı idarece dava dosyasına sunulan savunma dilekçesi ekinde yer alan "EK3- KAMU GÖREVLİLERİ SENDİKALARI KAMU GÖREVLİSİNİN ÜYELİKTEN ÇEKİLME BİLDİRİMİ FORMU" belgesinde davacının ilgili sendika üyeliğinden 20/06/2016 tarihinde çekildiği anlaşıldığından davacının sendika üyeliğinin FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır.<br>Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:... sayılı kararı ile ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür.<br>Davacının çocuğunun FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel eğitim kurumları arasında yer alan bir kurumda yer olan kaydının ve bu eğitim kurumuyla bağlantılı bir dershaneden almış olduğu eğitimin karşılığı olarak gerçekleştirilen ödemenin örgütsel saik barındırdığına ilişkin herhangi bir verinin dava dosyasında bulunmadığı görülmüştür.<br>Kimse Yok Mu Derneğine gönderilen paranın ve Cihan Medya Dağıtım A.Ş'ye yapılan ödemenin ise örgüte destek amacıyla yapıldığına ilişkin herhangi bir delil veya tespitin bulunmaması karşısında bu tespitlerin de davacı aleyhine örgütle irtibatına veya iltisakına ilişkin bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün olmayacaktır. <br>Bu itibarla, dava dosyasından, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatını gösteren herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan istinaf isteminin reddine ilişkin İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br><br><br></font></p></body></html>

sözleşme