<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/4983 E. , 2025/204 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2023/4983<br> Karar No : 2025/204<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACILAR): ... İnş.ve Turizm İşletmeleri Tic.A.Ş.<br> ... Asfalt Beton Mıcır ve İnş.San.ve Tic.Ltd.Şti.<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem:Davacı adi ortaklık adına, bir kısım alış faturasının sahte olduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2015/Aralık döneminden sonraki döneme devreden indirilebilir katma değer vergisinin azaldığından bahisle 2016/Şubat,Haziran,Temmuz,Eylül ve Ekim dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasının ve davacıya ilgili dönemde fatura düzenleyen şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun incelenmesinden, anılan şirket tarafından düzenlenen faturaların sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge olduğuna yönelik hukuken geçerli ve somut tespitlerin bulunmadığı sonucuna varıldığından bu şirket tarafından 2015 yılında davacı ortaklığa düzenlenen faturalara konu katma değer vergisi indirimlerinin reddi ile davacı ortaklık adına 2015 yılından devreden katma değer vergilerinin değişmesi nedeniyle yapılan tarhiyatlarda hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 44. maddesinde, katma değer vergisinin, bu vergiyle mükellef gerçek veya tüzel kişiler adına tarh olunacağı, şu kadar ki adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere ortaklardan herhangi birinin katma değer vergisine muhatap olacağının düzenlendiği, uyuşmazlıkta, dava konusu tarhiyatın anılan Kanun gereği ortaklardan herhangi biri adına yapılması gerekirken adi ortaklık adına yapıldığı anlaşıldığından dava konusu cezalı tarhiyatlarda bu yönüyle hukuka uygunluk, davanın kabulüne ilişkin istinafa konu vergi Mahkemesi kararında ise sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığından davalı idarenin istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İlgili mevzuat kapsamında tarhiyatın adi ortaklık adına yapılmasının hukuka uygun olduğu,davacıya fatura düzenleyen şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitler kapsamında söz konusu faturalar sahte olduğundan dava konusu tarhiyatta da hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY:Davacı adi ortaklık adına, bir kısım alış faturasının sahte olduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2015/Aralık döneminden sonraki döneme devreden indirilebilir katma değer vergisinin azaldığından bahisle 2016/Şubat, Haziran, Temmuz, Eylül ve Ekim dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 620. maddesinde, adi ortaklık sözleşmesinin, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olduğu ve bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılacağı, 638. maddesinin 3. fıkrasında, ortakların, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa, müteselsilen sorumlu olacakları düzenlenmiş; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 8/a. maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, bu işleri yapanların katma değer vergisinin mükellefi olduğu; 44. maddesinde de katma değer vergisinin, bu vergiyle mükellef gerçek veya tüzelkişiler adına tarh olunacağı, şu kadar ki: adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi birinin tarhiyata muhatap tutulacağı kurallarına yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Yukarıda yer alan madde hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, adi ortaklıklarda mal teslimi ve hizmet ifası adi ortaklık tarafından yapıldığından, katma değer vergisinin mükellefi adi ortaklık olacak, beyanname ortaklık adına düzenlenecek, ortaklardan birisi tarafından imzalanmak suretiyle vergi dairesine verilecek, ancak verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi biri tarhiyata muhatap tutulabilecektir. Aynı zamanda adi ortaklıklar Vergi Usul Kanunu'nda belirtilen bütün mükellefiyetleri yerine getirmek zorundadırlar. Bu açıdan, Kanun'un belirtmiş olduğu belge düzenine uymaları, yani, fatura, gider pusulası gibi belgeleri bastırmaları, defter tutmaları, kullandıkları defter ve belgeleri zamanaşımı süresi içinde muhafaza ve istenildiğinde ibraz etmeleri gerekmektedir.<br>Bu durumda, vergi mükellefi olan adi ortaklık adına, mükellefi olduğu vergilerin takibi amacıyla vergi-ceza ihbarnamesi düzenlenebileceğinden, işin esası incelenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, davayı esastan inceleyerek kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu ortaklık adına vergi-ceza ihbarnamesi düzenlenemeyeceği gerekçesiyle reddeden Bölge İdaresi Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>Davalının temyiz isteminin kabulüne,<br>... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 06/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
sözleşme