<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2025/334 E.  ,  2025/411 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/334<br>Karar No : 2025/411<br><br>TEMYİZ İSTEMİ İNCELENMEKSİZİN RET KARARI<br> Davacı ... vekili Av. ... tarafından, ... Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak görev yapan müvekkilinin, idari hizmet sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca 01.07.2021 tarihinde davalı idarece feshedilmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen (fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi zararların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle ... Üniversitesine karşı açılan davada verilen istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istemiyle yapılan başvuru incelendi.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. bendinde; Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiş, 46. maddesinde Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin madde hükmünde sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği, 48. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında ise; temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, temyiz isteminin reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.<br> Uyuşmazlık, davacının, idari hizmet sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca 01.07.2021 tarihinde davalı idarece feshedilmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen (fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi zararlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminden kaynaklanmaktadır.<br> Bu durumda, toplam 10.000 TL tazminatın davalı idarece tazminine karar verilmesi isteminden kaynaklanan uyumazlığın 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde düzenlenen, ''konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar'' kapsamında yer almadığı; aynı fıkranın (c) bendinde yer alan, ''konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar'' kapsamına da girmediği, dolayısıyla uyuşmazlığın temyiz yolu açık bulunan davalar arasında yer almadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 05/02/2025 gününde oy çokluğu ile karar verildi.<br><br><br>KARŞI OY :<br> (X)- Dava, davalı idarenin sorumluluğundaki park alanında yapılan hafriyat çalışmaları sırasında davacıya ait Ankara ili Ayaş ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde şev oluştuğu, oluşan şev nedeniyle taşınmazda inşaat yapılmasının imkansız hale geldiği, yine park çalışması sırasında çıkan hafriyatın ise davacıya ait Ankara ili Ayaş ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsele yığıldığı, yığılan toprak daha sonra kaldırılmış ise de parselin yapısına zarar verildiği, ... nolu parsele istinat duvarı yapılarak tehlikeli durumun giderilmesi ve ... nolu parselin eski hale getirilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddedildiği ileri sürülerek (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik) 20.000-TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br>İdare Mahkemesince, koronavirüs (Covid-19) pandemisi nedeniyle kurumların organizasyonunda meydana gelen mecburi (gayri ihtiyari) daralma ihtiyaçları da dikkate alındığında, davacının 2020 yılı Mayıs ayı itibariyle aktif bir çalışmasının mevcut olmadığı, 01.05.2020 ile 30.06.2021 tarihleri arasında ücretsiz izne ayrıldığı ve izin bitiminde davalı idarece davacının idari hizmet sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca 01.07.2021 tarihinde davalı idarece feshedilerek işbu fesih işlemi hakkında davacıya usulüne uygun olarak bildirimde bulunulduğu, ancak davacı tarafça 01.07.2021 tarihli fesih işlemine karşı herhangi bir dava açılmadığı/hukuki yollara başvurulmadığı belirlendiğinden; bu yönüyle fesih işleminin hukuka uygunluk karinesinden yararlandığı ve koronavirüs (Covid-19) pandemisi nedeniyle kurumların organizasyonunda meydana gelen mecburi (gayri ihtiyari) daralma ihtiyacına binaen davacının idari hizmet sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca 01.07.2021 tarihinde davalı idarece feshedilmesine ilişkin tesis olunan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, iş bu fesih işleminde hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle davacının şimdilik 5.000,00-TL maddi ve 5.000,00-TL manevi zararlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin reddine karar verilmiş olup bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucunda ise ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine kesin olarak karar verilmiştir. <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz" başlıklı 46'ncı maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar bakımından bölge idare mahkemelerince verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır. <br>Aynı Kanunun 16. maddesinin 4. fıkrasında ise; tarafların, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri; ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçenin otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır.<br>Buna göre; davacının dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava açtığı ve 2577 sayılı Kanunun 16/4. maddesi gereği miktar artırımında bulunulabileceği dikkate alındığında, aynı Kanunun 46/1-b bendinde belirtilen parasal sınır dikkate alınmaksızın hükmün denetlenmesini talep etme hakkı çerçevesinde temyiz isteminin esasının incelenmesi gerekirken, istemin incelenmeksizin reddi yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>

sözleşme