<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/88 E.  ,  2025/49 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2024/88<br>Karar No : 2025/49 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) :... Kurumu<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 09/05/2023 tarih ve E:2019/8636, K:2023/2475 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 18/04/2019 tarih ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 5. maddesi ile asıl Yönetmeliğe eklenen 13/A maddesinin 2. fıkrasının (h) bendinin iptali istenilmiştir. <br>Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 09/05/2023 tarih ve E:2019/8636, K:2023/2475 sayılı kararıyla;<br>5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 1. maddesinin 1. fıkrası, 2. maddesinin 1. fıkrasının (o) bendi ve 30. maddesinde yer alan kurallar aktarılarak,<br>Yönetmelik'in 13/A maddesinin 2. fıkrasının (h) bendinde yer alan "Serbest çalışan avukatların, takip ettikleri davalara ilişkin mahkeme ve dosya numaraları ile her yıla ait sigorta konulu en az beş davanın" ibaresi yönünden;<br>Anayasa'nın 124. maddesinin, idarenin düzenleme yetkisinin anayasal dayanağını oluşturduğu, Anayasa'nın 123. maddesi gereği kuruluş ve görevleri yasayla düzenlenen idarenin, bu görev alanlarını ilgilendiren yasaların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarma yetkisini haiz olduğu,<br>5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Sigortacılıkta tahkim" başlıklı 30. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Güvence Hesabından faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulacağı ve Komisyonun, bir Müsteşarlık temsilcisi, iki Birlik temsilcisi, bir tüketici derneği temsilcisi ile Müsteşarlıkça belirlenecek bir akademisyen hukukçu temsilcinin katılımı ile teşekkül edeceğinin belirtildiği; 3. fıkrasında, Komisyonun görevlerinin sayıldığı; 7. fıkrasında, uyuşmazlıkların hayat ve hayat dışı sigorta gruplarının sadece birinde görev yapacak olan sigorta hakemleri ve raportörler aracılığıyla çözüleceği düzenlemesine yer verildiği; 8. fıkrasında ise, sigorta hakemlerinin; malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşıması, en az dört yıllık yüksek okul mezunu olması, sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyimi olması gerektiğinin belirtildiği ve 13/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6327 sayılı Kanun'un 58. maddesi ile de bu fıkraya "Müsteşarlık bu fıkra uyarınca aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye yetkilidir.'' hükmünün eklendiği,<br>Anılan düzenlemelerle kanun koyucunun, sigorta hakemlerinin, malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşımaları, en az dört yıllık yüksek okul mezunu olmaları ve sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıllık deneyimlerinin bulunması gerektiğini hüküm altına alarak, bu kişilerde hakemliğe kabul esnasında bulunması gereken niteliklerle ilgili asli düzenlemeyi yaptığı, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların sigorta hukukunda veya sigortacılıkta belirli bir bilgi birikimi ve deneyime sahip kişiler tarafından çözülmesini sağlamak amacıyla da sigorta hakemlerinde aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirleme konusunda Hazine Müsteşarlığına yetki verdiği,<br>Davalı idare tarafından, Kanun'la verilen bu yetkiye dayanılarak çıkarılan ve 17/08/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'e, 18/04/2019 tarih ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik ile eklenen 13/A maddesinin 1. fıkrasında, Müsteşarlıkça yapılacak veya yaptırılacak sınavda başarı olanların sigorta hakemliği için Komisyona başvurabileceğinin belirtildiği; söz konusu maddenin 2. fıkrasında, sigorta hakemliği sınavına başvuru esnasında sunulması gereken belgelerin düzenlendiği; dava konusu düzenlemede de, sigorta hakemliği sınavına girmek isteyen serbest çalışan avukatların takip ettikleri davalara ilişkin mahkeme ve dosya numaraları ile her yıla ait sigorta konulu en az beş davanın tensip zabıtlarını sunmaları gerektiğinin düzenlendiği,<br>Yukarıda belirtilen Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden; dava konusu düzenleme tarihi itibarıyla Hazine ve Maliye Bakanlığının (mülga Hazine Müsteşarlığının), sigorta hakemliğine ilk kabul esnasında aranacak deneyimi ve bu deneyime esas teşkil eden bilgiyi tespite ilişkin ölçütleri belirleme konusunda yetkili olduğu; bu yetkinin, bilgiyi tespit araçlarından biri olan sınav koşulu getirme veya getirmeme ile başvuru sırasında istenilecek belgeleri belirleme konusundaki takdir yetkisini de içerdiği; ayrıca adı geçen Bakanlığın (mülga Müsteşarlığın), Sigorta Tahkim Komisyonunun görevleri, sigorta hakemlerinin çalışma usul ve esasları ile sigorta hakemliği listesine yönelik konularda yönetmelikle düzenleme yapma yetkisini haiz olduğunun anlaşıldığı,<br>Bu bağlamda, sigorta hakemliği sınavına girecek kişilerden istenilecek belgelere ilişkin dava konusu düzenlemenin de 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 8. ve 21. fıkraları ile Müsteşarlığa tanınan yetki kapsamında kaldığı konusunda bir duraksamanın bulunmadığı,<br>5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 8. fıkrasının (c) bendi uyarınca sigorta hakemi olmak isteyenlerin sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyimli olmaları gerektiğinin açık olduğu,<br>Bu kapsamda, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan 13. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, sigorta hukukunda en az beş yıl deneyim sahibi kabul edilecekler arasında, Türkiye Cumhuriyetinde eğitim veren hukuk fakültelerinden veya denkliği kabul edilen diğer ülkelerdeki hukuk fakültelerinden mezun olup sigorta davalarında fiilen vekillik yapmış avukatların da sayıldığı, dava konusu düzenlemenin de Yönetmelik'in bu maddesiyle ilişkili olarak, serbest çalışan avukatların Kanun'un aradığı sigorta hukukunda en az beş yıl deneyimli olma kriterinin başvurucular tarafından sağlanıp sağlanmadığının davalı idarece denetlenebilir kılınması amacıyla getirildiği anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı,<br>Öte yandan, davacı tarafından; iş akdine tabi olarak ya da kamuda görev yapan avukatlardan belge istenilmezken serbest çalışan avukatlardan belge istenilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, gerek iş akdine tabi olarak çalışan ya da kamuda görev yapan avukatların serbest meslek icra etmemeleri nedeniyle serbest çalışan avukatlardan farklı statülerde bulunmaları, gerekse iş akdine tabi olarak çalışan ya da kamuda görev yapan avukatların deneyimlerini sosyal güvenlik kayıtları ile ortaya koymaları mümkün iken serbest çalışan avukatların sigortalı olmamaları halinde deneyim sürelerini ortaya koyabilmelerinin mümkün olmaması karşısında, davacının bu iddiasına itibar edilmediği,<br>Yönetmelik'in 13/A maddesinin 2. fıkrasının (h) bendinde yer alan "tensip zabıtları" ibaresi yönünden;<br>Dava konusu düzenlemede yer alan "tensip zabıtları" ibaresinin, 10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 7. maddesi ile "hükmü veya Tüketici Hakem Heyetleri ya da Komisyonda görülen uyuşmazlıklara ilişkin karar örnekleri" olarak değiştirildiği anlaşıldığından, davanın "tensip zabıtları" ibaresine ilişkin kısmının konusuz kaldığının görüldüğü,<br>Bu nedenle, dava konusu düzenlemenin bu kısmının iptali istemi hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçeleriyle,<br>18/04/2019 tarih ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 5. maddesi ile asıl Yönetmeliğe eklenen 13/A maddesinin 2. fıkrasının (h) bendinde yer alan "Serbest çalışan avukatların, takip ettikleri davalara ilişkin mahkeme ve dosya numaraları ile her yıla ait sigorta konulu en az beş davanın" ibaresi yönünden davanın reddine, Yönetmelik'in 13/A maddesinin 2. fıkrasının (h) bendinde yer alan "tensip zabıtları" ibaresi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bir avukatın tensip zaptında isminin geçmesinin o davanın söz konusu avukat tarafından takip edildiği anlamına gelmediği, davayı takip etmenin kanıtının avukatın o davada yaptığı iş ve işlemler olduğu, dolayısıyla bir avukatın sigorta hukukundaki deneyiminin tensip zaptı ile ölçülmesinin mümkün olmadığı, iş sözleşmesi ile çalışan avukatlar ile kamuda görev yapan avukatlardan söz konusu belge istenilmezken serbest çalışan avukatlardan istenilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br>b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br>c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 09/05/2023 tarih ve E:2019/8636, K:2023/2475 sayılı kararının ONANMASINA,<br>3. Kesin olarak, 16/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br><br><br><br></font></p></body></html>

sözleşme