<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/6942 E. , 2025/595 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/6942<br>Karar No : 2025/595<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İşletmeciliği Anonim Şirketi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı adına, Güney Kore mukimi şirketlerden temin ettiği krediler için ödediği faizler üzerinden tevkifat yapmadığı yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2019 yılının Şubat dönemi için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi ve tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının kredi temin ettiği kreditör kurumların, yabancı devlet, uluslararası kurum veya yabancı banka ya da bulunduğu ülkede mutad olarak kredi vermeye yetkilendirilmiş olup sadece ilişkili bulunduğu kurumlara değil tüm gerçek ve tüzel kişilere kredi veren kurumlardan olmadığı hususunun taraflar arasında ihtilafsız olduğu dolayısıyla davacı tarafından kreditör şirketlere ödenen faizlerin 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nda belirtilen "diğer faizler" olarak %10 oranında tevkifata tabi tutulması gerektiği sonucuna varıldığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, 2012 yılının Ocak dönemine ait olup 02/02/2017 tarihinde kesinleşen 57,00 TL vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınabileceği ancak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesi 26/10/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7338 sayılı Kanun'un 38. maddesiyle yapılan değişiklikle, tekerrür hükümleri uyarınca artırılan tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı yolunda getirilen lehe düzenleme dikkate alındığında, vergi ziyaı cezasının yukarıda sözü edilen tutar kadar artırılabileceği gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmı ise azaltılmıştır.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Aracı kurumların kuruluş sözleşmelerinde açıkça kredi verenlerin davacı şirkete verdiği krediye aracılık etmek amacıyla kurulduğunun belirtildiği, kullanılan kredilerin tüm hak ve borçlarından özünde kredi verenlerin sorumlu olduğu, kredi sağlayan kuruluşlar Güney Kore'de mukim banka statüsünde olduğundan söz konusu kredi için ödenen faizin tevkifata tabi olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Davacı şirket ile Güney Kore'de mukim finans kuruluşları arasında imzalanan sözleşme gereğince davacının, bu kuruluşlardan krediyi söz konusu finans kuruluşları tarafından kurulan ve aynı şirketler grubu içerisinde yer alan firmalar aracılığıyla temin ettiği, davacı şirketin aldığı krediye ilişkin faiz ödemesini de bu aracı firmalara yaptığı, davacının söz konusu krediler için ödediği faizler üzerinden tevkifat yapmadığı yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3. maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği düzenlenmiştir.<br> 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 30. maddesinde; serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, her nevi alacak faizleri, menkul sermaye iratları, telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temliki mukabilinde alınan bedellerin kurumlar vergisi kesintisine tabi tutulacağı, aynı maddenin 8. fıkrasında; Bakanlar Kurulunun yukarıdaki fıkralarda belirtilen vergi kesintisi oranlarını, gelir unsurları veya faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye, sıfıra kadar indirmeye veya yukarıdaki fıkralarda belirtilen oranın bir katına kadar artırmaya yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.<br> 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 1. maddesi ile yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı bankalardan ya da bulunduğu ülkede mutad olarak kredi vermeye yetkilendirilmiş olup sadece ilişkili bulunduğu kurumlara değil tüm gerçek ve tüzel kişilere kredi veren kurumlardan alınan krediler için ödenecek faizlerden %0 oranında, diğer faizlerden ise %10 oranında vergi kesintisi yapılacağı belirtilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Kredi veren finans kuruluşları ile kreditör aracı kurumlar arasında imzalanan yediemin, hizmet ve tahvil alım sözleşmeleri ile kreditör aracı kurumların kuruluş sözleşmelerinin incelenmesinden, davacının kullandığı krediyi asıl temin edenlerin Güney Kore'de faaliyet gösteren ve "Kore Finansal Yatırım Hizmetleri ve Sermaye Piyasası Kanunu" kapsamında lisans sahibi olan kredi veren finans kuruluşları olduğu, aracı kurumların kredi verenler tarafından yönetildiği, bu kurumların karşılaşacağı tüm risklerin kredi verenler tarafından karşılanacağı, aracı kurumların yapmış oldukları işin finansman teminine aracılık hizmeti olduğu görülmektedir.<br> Bu durumda, 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın eki Karar uyarınca kredilerin, yabancı bankalar, yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlardan sağlanmasının yeterli olduğu, uluslararası kurumlardan temin edilen krediler için bu kurumların yapıları, ortakları ve benzeri konularda herhangi bir sınırlama öngörülmediği dikkate alındığında, davacının yurt dışında mukim aracı kurumlardan temin ettiği kredilere ilişkin faiz ödemelerine %0 vergi kesintisi oranının uygulanması gerektiği sonucuna varıldığından yazılı gerekçeyle davanın reddine dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br> 2.Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 12/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X)-KARŞI OY :<br> Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenen Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
sözleşme