<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2024/1712 E.  ,  2025/489 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/1712<br>Karar No : 2025/489<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Turizm ve Sportif Tesisler İşletmeciliği Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı şirketin, Güney Kore mukimi şirketlerden temin ettiği krediler için ödediği faizin katma değer vergisine tabi olmadığı ihtirazi kaydıyla sorumlu sıfatıyla verdiği beyanname üzerine 2021 yılının Haziran dönemi için tahakkuk eden katma değer vergisinin 726.906,86-TL'ye isabet eden kısmının kaldırılması ve tecil faiziyle iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket ile Güney Kore mukimi firma arasındaki borç verme işlemleri finansman hizmeti olduğundan ve vergilendirilmesi gerektiğinden 3065 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca ihtirazi kayıtla sorumlu sıfatıyla verilen beyanname üzerine tahakkuk ettirilen katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Örtülü sermaye üzerinden ödenen faiz 5520 sayılı Kurumlar Vergisi kanunu'nda açıkça kar payı olarak nitelendirildiği için kar dağıtımının katma değer vergisinin konusuna girmediği, emsal yargı kararlarının da bu yönde olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. <br> <br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Davacı şirket ile Güney Kore'de mukim finans kuruluşları arasında imzalanan sözleşme gereğince davacının, bu kuruluşlardan krediyi söz konusu finans kuruluşları tarafından kurulan ve aynı şirketler grubu içerisinde yer alan firmalar aracılığıyla temin ettiği, davacı şirketin aldığı krediye ilişkin faiz ödemesini de bu aracı firmalara yaptığı, sorumlu sıfatıyla verdiği beyannamede, söz konusu krediye ilişkin olarak yapılan faiz ödemesinin katma değer vergisine tabi olmadığı yönündeki ihtirazi kaydı kabul edilmeyerek dava konusu tahakkukun yapıldığı anlaşılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3. maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği düzenlenmiştir. <br> 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler ile her türlü mal ve hizmet ithalatı ve diğer faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu, 4. maddesinin 1. fıkrasında, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin bir şeyi yapmak ve işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, 17. maddesinin 4. fıkrasının (e) bendinde, banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamına giren işlemler ve sigorta aracılarının sigorta şirketlerine yaptığı sigorta muamelelerine ilişkin işlemlerin katma değer vergisinden istisna olduğu hükme bağlanmıştır.<br> Aynı Kanun’un “Vergi Sorumlusu” başlıklı 9. maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı’nın, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği belirtilmiştir. <br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Yurtdışı finans kuruluşlarının Türkiye'de mukim şirketler için sağladıkları kredilerin söz konusu finans kuruluşları ile aynı şirketler grubu içinde bulunan ancak finans kuruluşu olmayan şirketlerce katlandıkları ek külfetlerle birlikte aynen aktarılması faaliyetinin, finansman teminine aracılık hizmeti olduğu dikkate alındığında, bu hizmetin katma değer vergisinin konusuna girdiği açık olmakla birlikte davacı şirketin kullandığı kredi için ödediği faizin, finansman teminine aracılık hizmetine ilişkin işlemin karşılığını teşkil etmeyip, kullanılan kredinin karşılığı olduğu, banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olan bu faiz ödemesinin, 3065 sayılı Kanunun 17. maddesinin 4. fıkrasının (e) bendi gereği katma değer vergisine tabi olmadığı, davalı idarece de söz konusu faiz ödemesi dışında aracılık hizmeti için de ödeme yapıldığına veya ödemenin aracılık hizmetinin karşılığı olduğuna dair herhangi bir tespit yapılmadığından dava konusu tahakkukta hukuka uygunluk bulunmadığından yazılı gerekçeyle davanın reddine dair Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine yönelik Vergi Dava Dairesi Kararının bozulması gerekmiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br> 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 07/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X)- KARŞI OY :<br>Temyize konu kararın, Danıştay Üçüncü Dairesi'nin, UYAP'ta yer alan, 07/02/2025 tarih ve E:2023/11258, K:2025/484 sayılı kararının "(X)- KARŞI OY"'unda yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.<br> <br><br></font></p></body></html>

sözleşme