<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/3481 E. , 2025/313 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/3481<br>Karar No:2025/313<br><br>TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... A.Ş. (...) <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- (DAVACI) ... Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ..., ..., ..., ... kararları doğrultusunda EPİAŞ tarafından "Geçmişe Dönük Düzeltme Geliri" kalemi altında davacının alacağından mahsup edilmek ve kesinti yapılmak suretiyle tahsil olunan katma değer vergisi dahil 1.287.588,96-TL'nin kesinti yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Uyuşmazlık Mahkemesi kararları incelendiğinde, idari yargıda açılacak davalarda, davalı konumunda her zaman idare olması gerektiğinin vurgulandığı ve kamu tüzel kişiliğini haiz olmayan şirketlerin hasım olarak gösterildiği bu nitelikteki davalarda işlemin niteliği konusunda herhangi ayrım yapılmaksızın yalnızca bu kriter üzerinden yani davalı konumunda idare olması gerektiğinden hareketle değerlendirme yapılarak görevli mahkemenin adli yargı olduğu yönünde kararlar verildiği; <br> Bu durumda, idari yargıda açılacak davalarda davalı konumunda idare olması gerektiği, özel hukuk tüzel kişilerince tesis edilen işlemlerin yargısal denetiminin adli yargı yerlerince yapılacağı dikkate alındığında, kamu tüzel kişiliğini haiz olmayan EPİAŞ tarafından tesis edilen işlemin yargısal denetiminin adli yargı yerlerinde görülmesi gerektiği anlaşıldığından bakılan uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır. <br> Belirtilen gerekçelerle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı ve davalı idare tarafından, davanın görüm ve çözümünde idari yargının görevli olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalının temyiz başvurusunun aleyhe olan hususlar açısından reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.<br> Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> USUL YÖNÜNDEN:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a bendinde, idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı iradeyle tesis ettiği kesin ve yürütülebilir idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı oldukları iddiasıyla, menfaati ihlal edilenler tarafından, idari yargı mercilerinde iptal davası açılabileceği düzenlenmiştir.<br> İdari yargının görev alanının tespitinde belli başlı üç ölçüt kabul edilmektedir. Bunlardan kamu gücü ölçütüne göre, idare, tek yanlı, egemenliğin bir parçası olarak emretme gücü (kamu kudreti) kullanmaktadır ve ilgililere bu tek yanlı iradesini gerektiğinde zorla kabul ettirmek yetkisine sahiptir. Bu sebeple idarenin kamu gücü kullanarak yaptığı işlemler ve eylemler, idari yargının görev alanına girer. Kamu hizmeti ölçütüne göre ise idari yargının görev alanı kamu hizmeti kavramıyla açıklanmaktadır. İdarenin kamu hizmeti görmek için yaptığı işlem ve eylemler, idare hukukunun alanına girmektedir, ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözüm yeri de idari yargıdır. Karma ölçüte göre ise idarenin üstlendiği hizmetlerin artması ve çeşitlenmesi, kamu hizmeti ölçütünü yetersiz kılmıştır. Günümüzde birçok kamu hizmeti, idare hukuku kurallarına göre değil özel hukuk kurallarına göre yürütülmeye başlanmıştır. Örneğin elektrik, doğalgaz dağıtım, iletim ya da elektronik haberleşme gibi. Bu sebeple, günümüzde idari yargının görev alanının tespitinde yürütülen faaliyetin niteliğinden daha ziyade, faaliyeti yürüten ya da işlemi tesis eden ve uygulayan kuruluşun özel hukuku aşan, özel hukukta rastlanmayacak yetkiler kullanıp kullanmadığı önem taşımaktadır. İdarenin özel hukuku aşan, özel hukukta rastlanmayacak yetkiler kullanarak yaptığı işlem ve eylemlerinin denetiminin idari yargının görev alanına girdiği kabul edilmektedir.<br> Yukarıda yer verilen ölçütlere göre kamu gücü kullanılarak tesis edilen işlemler bakımından işlemi tesis eden kuruluşun, özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş olması ya da yönetilmesi tesis edilen işlemin "idari" niteliğini değiştirmediği gibi, bu işlemlerin iptali için açılacak davaların da idari yargı mercilerinin görev alanına girdiği kuşkusuzdur.<br><br> 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6446 Kanun'un "Piyasa işletim faaliyeti ve EPİAŞ’ın kuruluşu" başlıklı 11. maddesinde, 6446 sayılı Kanun ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümleri hariç olmak üzere 13/01/2011 tarih ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi, Enerji Piyasaları İşletme Anonim Şirketi (EPİAŞ) ticaret ünvanı altında bir anonim şirketin kurulduğu, EPİAŞ'ın bu Kanun ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırı olmayacak şekilde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (Kurum) tarafından hazırlanacak ana sözleşmenin ticaret siciline tescil ve ilanı ile faaliyete geçeceği, teşkilat yapısı ile çalışma esaslarının Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği ve EPİAŞ'ın piyasa işletmeciliği yanında piyasanın gelişimi doğrultusunda görev alanına giren organize toptan elektrik piyasalarında yeni piyasalar kurulmasına yönelik çalışmaları yapmak ve Kuruma sunmak, Bakanlıkça uygun görülmesi halinde; görev alanına giren organize toptan elektrik piyasalarının işletilmesi amacıyla oluşturulan veya ileride oluşturulabilecek uluslararası elektrik piyasalarına taraf olarak katılmak, bu amaçla kurulan uluslararası elektrik piyasası işletmecisi kuruluşlara ortak veya üye olmak, Kurumun belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde piyasa işletim tarifelerini belirleyerek Kuruma sunmak gibi görev ve yükümlülüklerinin olduğu düzenlenmiştir. <br> Dosyanın incelenmesinden, davacı şirkete ait tesislerde "lisansında kayıtlı ve geçici kabulü yapılmış kurulu güç ile saatlik olarak gerçekleştirilebilecek azami üretim miktarının aşılarak mevzuata aykırı şekilde gelir elde etme" fiilini gerçekleştirdiğinden bahisle ilgili dönemlerde lisanslarına derç edilmiş ve geçici kabulü tamamlanarak ticari işletmeye alınmış kurulu güç ile saatlik olarak gerçekleştirebileceği azami üretim miktarının üzerindeki uzlaştırmaya esas veriş miktarlarına istinaden hesaplanan YEK toplam bedelinin 3095 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca hesaplanacak faizi ile birlikte EPİAŞ tarafından tahsil edilmesine ilişkin Kurul kararlarının iptali istemiyle açılan davalarda, dava konusu işlemlerin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararlarına yönelik istinaf başvurularının gerekçeli reddine ilişkin kararların, Dairemizce gerekçeli onanması üzerine iptal kararlarının uygulanması amacıyla, YEKDEM kapsamında bulunulan her bir uzlaşma dönemi için davacıya ödeme yapılan birim fiyat ile ilgili uzlaşma dönemi piyasa takas fiyatı ve sistem marjinal fiyatından küçük olan arasındaki fark ve fazladan yapılan üretim miktarları kullanılarak hesaplanan bedelin, 29/04/2016 tarihine kadar olan dönem için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesi uyarınca hesaplanacak faiziyle birlikte, 29/04/2016 tarihi sonrası dönem için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesi uyarınca hesaplanacak faiziyle birlikte EPİAŞ tarafından tahsil edilmesine ilişkin ... tarih ve ..., ..., ..., ... sayılı Kurul kararlarının alındığı, söz konusu Kurul kararları doğrultusunda davacı hakkında 15/12/2023 tarihli faturanın düzenlendiği, söz konusu fatura uyarınca "Geçmişe Dönük Düzeltme Geliri" borcu olarak 1.287.588,96-TL (KDV dahil) ödeme yapılması üzerine, yapılan ödemenin avans faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br> Bu durumda, statü itibarıyla özel hukuk kurallarına tabi kılınmış olsa da "piyasa işletmecisi" olan EPİAŞ'ın, Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma mevzuatı çerçevesinde tek yanlı, kamu gücü kullanarak idari işlemler tesis edebileceği, 15/12/2023 tarihli faturadaki "Geçmişe Dönük Düzeltme Geliri" borcunun idarece salt özel hukuk kurallarına göre değil, 14/04/2009 tarih ve 27200 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği" ve Kurulun ... tarih ve ..., ..., ..., ... sayılı kararlarının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla tesis edildiği, söz konusu uyuşmazlığın da yapılan ödemenin iadesi isteminden kaynaklandığı anlaşıldığından, davanın görüm ve çözümünde idari yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır.<br> Bu itibarla, davanın görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Tarafların temyiz isteminin kabulüne;<br> 2. Davanın görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,<br> 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 20/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
sözleşme