<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/3123 E.  ,  2025/4843 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/3123<br>Karar No : 2025/4843 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Gümüşhane ili, Kelkit ilçesi hudutları dahilinde davacı uhdesinde bulunan Sicil:... sayılı IV. grup maden işletme ruhsatının 2017 yılı işletme ruhsat bedelinin yatırılmadığından bahisle iptaline ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Mahkeme'nin 11/10/2018 tarihli Ara Kararına cevaben Kelkit PTT Merkez Müdürlüğü tarafından gönderilen cevap ekinde yer alan PTT dağıtıcısına ait beyanda ''.. davacıya ait adresin kapalı olması üzerine evrak mernis adresli olduğundan Tebligat Kanunu 21/2. maddesi uygulanmak üzere evrak Muhtar'a teslim edilmek üzere giderken, sokakta görülen kişiye muhatabın sorulduğu, kendisi olduğunu beyan eden kişiye kimlik tespiti yapılmak istendiğinde, kimliğinin üzerinde bulunmadığını beyan ettiği ve bu kişiye sokakta tebligatın yapıldığı, her iki kardeşin Müdürlüğe gelmesi üzerine ...'ın kendisini Şener Sağlam olarak tanıttığını anlamış oldum'' ifadelerinin yer aldığı, dolayısıyla 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesinde belirtildiği şekilde ruhsat bedelinin yatırılmaması halinde ruhsatın iptal edilebilmesi için ruhsat bedelinin üç ay içinde tamamlanması gerektiğinin davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşıldığından davacı şirketin ruhsatının iptal edilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının işletme ruhsat bedelinin yatırılmasına ilişkin yükümlülüğünün yerine getirmemesi halinde 3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca hangi işlemin tesis edileceğinin açık olduğu, ruhsat bedelinin yatırılması için gönderilen yazının tebliğ tarihinden itibaren verilen üç aylık sürenin sonundan geçerli olmak üzere davacının ruhsatının iptal edildiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından; davalı idare tarafından gönderilen ihtar yazısına ilişkin tebliğ mazbatasında “muhatabın kendisine” şerhi bulunsa da, posta dağıtım memurunun PTT Kelkit Müdürlüğü'ne verdiği yazılı beyandan tebliğin muhatabın kendisine yapılmadığının açıkça anlaşıldığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 21/05/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br> <br><br> <br><br>KARŞI OY :<br>(X)-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde; bu Kanunda hüküm bulunmayan haller arasında sayılan davanın ihbarı konusunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı; bilirkişilerin, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçileceği ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı kuralına yer verilmiştir.<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller'' başlığını taşıyan 266. maddesinde; mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği kuralı yer almıştır.<br> 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Tebliğ mazbatası" başlıklı 23. maddesinde "Tebliğ bir mazbata ile tevsik edilir. Bu mazbatanın:<br> .....<br> 9. (Değişik: 19/3/2003-4829/7 md.) Tebliğ evrakı kime verilmiş ise onun imzası ile tebliğ memurunun adı, soyadı ve imzasını, İhtiva etmesi lazımdır.", Usulüne aykırı tebliğin hükmü" başlıklı 32. maddesinde "Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur." hükmü yer almaktadır.<br> Tebliğ, hukuki bir işlemden ilgili kimsenin haber almasını sağlamak için yetkili makamın kanuni şekilde yazı veya ilan ile yapacağı belgelendirme işlemidir. İdari işlemlerin ilgilisine tebliğ edilmesinde amaç, işlemin muhatabı açısından yasal haklarını kullanabilmesine imkan tanımak; işlemi tesis eden idare açısından da hakkında işlem tesis edilen kişilerin hukuki sorumluluklarını yerine getirip getirmediğini tespit etmektir. <br> Uyuşmazlık; 2017 yılı işletme ruhsat bedelinin 3 ay içinde ödenmesine aksi takdirde maden işletme ruhsatının iptal edileceğine ilişkin davalı idare tarafından davacıya gönderilen 15/08/2017 tarihli ihtar yazısının usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edilip edilmediği hususundan kaynaklanmaktadır.<br> Somut olayda; 15/08/2017 tarihli ihtar yazısına ilişkin tebliğ mazbatasında "muhatabın kendisine tebliğ edildi" şerhinin yer aldığı, ancak davacı tarafından tebliğ mazbatasında yer alan imzanın kendisine değil, husumet halinde olduğu kardeşi ...'a ait olduğunun ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır.<br> Bu bağlamda; dava dosyasında yer alan davacıya ait olduğu anlaşılan imzalar ile bahsi geçen tebliğ mazbatasındaki imzanın karşılaştırılması neticesinde uyuşmazlık konusu mazbatadaki imzanın davacının imzasına benzediği kanaatine ulaşılmıştır.<br> Ancak; 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesi uyarınca, uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiriyor olması durumunda, bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi <br> gerekmektedir. Bu çerçevede, davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların ve konuyla ilgili yasal düzenlemelerin bir bütün içinde değerlendirilmesi ve ileri sürülen hukuka aykırılık iddialarının bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle karşılanarak hüküm kurulması gerektiği açıktır.<br> Bu itibarla; tebliğ evrakı verilen kişinin imzasının 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca tebliğ mazbatasının taşıması gereken unsurlardan biri olduğu dikkate alındığında; Mahkemece tebliğ mazbatasında yer alan imzanın davacıya ait olup olmadığının araştırılması gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle bir karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br> <br><br><br></font></p></body></html>

ruhsat