<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/3170 E.  ,  2025/2038 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/3170<br>Karar No : 2025/2038 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı (E-Tebligat)<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Muğla ili, Milas ilçesi, ... Mahallesi, ... , ... adresinde pavyon, lokanta ve içkili restaurant faaliyet konulu işyeri açma ve çalışma ruhsatları bulunan davacı tarafından, dava konusu işyerlerinin bulunduğu bölgenin içkili yer bölgesinden çıkartılmasının uygun bulunmasına ilişkin İçkili Yerler Belirleme Komisyonu Kararının aynen kabulüne dair ... tarih ve ... sayılı Milas Belediyesi Meclis kararının iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, kolluk kuvvetlerinin, umuma açık istirahat ve eğlence yerlerini genel güvenlik ve asayiş yönünden denetlemekle ve denetimler sırasında tespit edilen mevzuata aykırı hususları yetkili idarelere bildirmekle görevli bulundukları, ayrıca idarelerin, umuma açık istirahat ve eğlence yeri ruhsatı vermeden önce kolluk kuvvetinin görüşünü alacağı ve bu görüşün açılacak yerin genel güvenlik ve asayişin korunması açısından kolaylıkla kontrol edilebilecek bir yerde ve konumda olup olmadığına ilişkin olacağı, diğer taraftan, içkili yer bölgesinin, mülkî idare amirinin genel güvenlik ve asayiş durumu hakkındaki görüşü doğrultusunda belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde belediye meclisi tarafından tespit edileceğinin anlaşıldığı, uyuşmazlıkta, dava konusu bölgenin içkili yer bölgesi olarak tespiti aşamasında mevzuat gereği alınan kolluk kuvveti ile mülki idare amirinin bölgenin genel güvenlik ve asayiş durumu hakkındaki olumlu görüşlerinin; davacının işletmesinde bulunan pavyon faaliyet konulu işyerinde yaşanan 24/07/2022 tarihinde kasten öldürme olayının meydana gelmesi, anılan işletmenin Milas-Söke Karayolu üzerinde olması ve jandarma personellerinin işletmeye emniyet ve asayiş yönünden denetleme yapılması için gidildiğinde yol üzerinde ekip aracının görünmesi sebebi ile işletme içerisinde konsomatris olarak çalışan kadınların ve araması bulunan şahısların mekanın içerisinde bulunan gizli alanlara, mekanın içerisinde bulunan farklı çıkış noktalarında dışarıya çıkartılması ve anılan işyerinde yaşanan diğer hadiseler nedeniyle işletmedeki genel güvenlik ve asayiş denetiminin güçleştiğinden bahisle, somut gerekçelerle ortadan kalktığı sonucuna ulaşıldığı, her ne kadar davacı tarafından, yaşanan hadiselerin bir kısmının geçmiş tarihli ve dava konusu içkili yer bölgesinden çıkarılmasını gerektirmeyecek nitelikte olduğu, ayrıca dava konusu işlemin kasten öldürme olayı nedeniyle kamuoyu baskısından kaynaklı subjektif nitelikte olduğu ileri sürülmüş ise de; davacının pavyon olarak kullanılan işletmesinde gerek geçmişte yaşanan hadiseler gerekse de son yaşanan kasten öldürme olayının bir bütün halinde değerlendirilmesinden, bölge içerisinde buna benzer ve daha vahim olayların yaşanmasına müsait olduğu, ayrıca söz konusu yaşanan hadiselerin de genel güvenlik ve asayiş yönünden küçümsenemeyeceği gibi bir bütün halinde değerlendirildiğinde bölgenin genel güvenlik ve asayişinin sağlanmasını olumsuz etkilediği, kaldı ki kolluk kuvvetleri ile mülki idare amirince bu husustaki görüşünün takdir yetkisi kapsamında kaldığı ve bu yetkilerini de kamu yararı ile hizmet gereklerine aykırı olarak kullandıklarına ilişkin herhangi bilgi ve belgenin bulunmaması nedeniyle davacının bu husustaki iddialarına itibar edilmediği, bu durumda, mevzuat hükümleri ile yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca yaşanan hadiseler nedeniyle genel güvenlik ve asayiş sorunu bulunduğuna dair kolluk kuvveti ile mülki amirin görüşü ve içkili yerler belirleme komisyonu raporu doğrultusunda davacının işletmelerinin bulunduğu bölgenin içkili yerler bölgesinden çıkarılmasının uygun olacağına ilişkin içkili yerler belirleme komisyonu kararının aynen kabulüne ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin subjektif saiklerle ve sadece işlettiği iş yerleri için tesis edildiği, işleme konu edilen bölgede başka işletmelerin bulunmadığı, dava konusu işleme dayanak teşkil eden komisyon raporunun somut nedenlere dayalı olmaksızın hasmane tutumla tesis edildiği, nitekim davalı idarece ilgili bölgede bulunan iş yerlerinin ruhsatlarının iptal edilmesi akabinde dava konusu işlemin tesis edilmiş olduğu, yaşanan ölüm olayı haricindeki diğer nedenlerin dava konusu işlemin tesisine dayanak teşkil edecek mahiyette olmadığı, iddia edildiğinin aksine bölgede asayiş sorunu bulunmadığı ancak durumun tespit edilmesine ilişkin istemlerin Mahkemece dikkate alınmadığı, işlemle orantılılık ilkesinin ihlal edildiği, öte yandan Mahkeme kararı ile daha önce lehlerine verilen iptal kararlarının uygulanmasının önüne geçildiği ileri sürülmektedir.<br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>

ruhsat