<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/5618 E. , 2025/6140 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2024/5618<br>Karar No : 2025/6140 <br><br>DAVACI : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı/ANKARA<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br> 2- ... Valiliği<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU : Yapı Kayıt Belgelerinin iptali konusunda valiliklerin görevlendirilmesine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının "İmar barışına aykırı uygulamalar" konulu 16/08/2018 tarih ve 145688 sayılı işlemi ile valiliklere sistem üzerinden yetki verilmesine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün "Yapı Kayıt Belgelerinin iptali" konulu 16/10/2018 tarih ve 184558 sayılı işlemi ve 11.09.2018 tarih ve 2AP5T8T2 sayılı yapı kayıt belgesinin iptaline ilişkin Çanakkale Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün 30/03/2022 tarih ve 973 sayılı işleminin iptali istenilmektedir. <br><br>DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, maliki olduğu Çanakkale ili, ... Mahallesi, ... Köyü, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapı için yıkım kararı verildiği, söz konusu kararda, hukuka uygun olarak aldığı yapı kayıt belgesinin Çanakkale Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu tarafından hukuka aykırı bulunarak iptal edildiğinin belirtildiği, yapı kayıt belgesi iptal kararının davacıya hiçbir zaman tebliğ edilmediği, bu kararın yıkım kararıyla haricen öğrenildiği; Çanakkale Valiliğinin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün ve Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonunun yapı kayıt belgesi iptal yetkisinin bulunmadığı, 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici 16. madde ile, belirli şartların yerine getirilmesi halinde yapı kayıt belgesi verilebilmesi imkanının tanındığı, anılan düzenleme uyarınca yapı kayıt belgesi verilmesine ilişkin iş ve işlemlerin Bakanlık tarafından denetlenebileceğinin ifade edildiği, ancak bu denetimin nasıl ve ne şekilde hangi birim tarafından icra edileceği konusunda düzenlemenin öngörülmediği, Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 508. maddesinde "düzenleme görev ve yetkisi" başlığı altında bakanlığın görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabileceğinin belirtildiği, bu bağlamda Bakanlığın Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Tebliğinin yayımlandığı ancak bu Tebliğde de denetim görevinin nasıl ve ne şekilde hangi idari birim tarafından yerine getirileceği konusunda hiçbir düzenlemenin öngörülmediği, yapı kayıt belgelerinin iptali hususunda da herhangi bir kurumun da yetkilendirilmediği, dolayısıyla dava konusu işlemlerin kanuni dayanağının bulunmadığı, bu yetki devrine dayanarak Bakanlık teşkilatında gösterilmediği halde, İl İdaresi Kanunu hükümlerine dayanarak Çevre Şehircilik İl Müdürlükleri bünyesinde daimi hizmet birimi veya kuruluşu olan ancak işleyişiyle ilgili mevzuat düzenlemesi bulunmayan Komisyonların kurulmasının veya oluşturulmasının Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümlerine ve idare hukukunun genel ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALILARIN SAVUNMASI : 1-Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, Çanakkale Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü personelleri tarafından yapılan incelemede yapı kayıt belgesi düzenlenen yapının 31.12.2017 tarihinden sonra yapıldığının tespit edildiği, 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici 16. maddesine uygun olmayan ... tarihli ve ... belge numaralı yapı kayıt belgelerinin iptal edildiği ve ... tarih ve ... sayılı yazı ile hem ilgilisine hem de ilgili kurumlara dağıtımlı olarak bildirildiği, davacının maliki olduğu Çanakkale ili, ... Mahallesi, ... Köyü, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın hem 2.derece doğal sit alanında kaldığı hem de kıyı kenar çizgisinden itibaren 50 metrelik sahil şeridi alanında kaldığı, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu hükümlerinin ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 728 sayılı kararının cari olduğu, bu nedenle anılan ilke kararı uyarınca doğal sit alanlarıyla ilgili belirlenen ilke ve esaslar dahilinde koruma kurulu izni olmaksızın herhangi bir inşai ve fiziki müdahalede bulunulamayacağı, 2863 sayılı Kanun hükümleri gereğince koruma kurulu iznine tabi alanlarda inşa edilmiş yapıların 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış olsalar dahi bu yapıların 3194 sayılı İmar Kanunu Geçici 16. maddesinden yararlanamayacağı, diğer taraftan dava konusu taşınmazın 3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamında yapı yapma yasağı olan ilk 50 metrelik alan içerisinde olduğunun hem uydu görüntüleriyle hem de teknik personelin tespitleriyle sabit olduğu, 3621 sayılı Kıyı Kanununun 8. maddesi ile Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddesi gereği uygulama imar planı bulunmayan sahil şeritlerinde hiç bir yapı ve tesisin yapılamayacağı; il müdürlüklerine yetki devri verilmesine ilişkin ise 3194 sayılı İmar Kanunu Geçici 16. maddesi kapsamında yapı kayıt belgesine ilişkin iş ve işlemlerin Bakanlıkları merkez ve taşra teşkilatı tarafından yürütüldüğü, Geçici 16. maddede düzenlenen yetkinin genel bir yetki olduğu ve dayanağını 3194 sayılı İmar Kanununun 8. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinden aldığı, bu nedenle yapı kayıt belgesine ilişkin işlemlerin taşra teşkilatınca da yürütülebilmesi için esasen özel bir yetkiye ihtiyacın bulunmadığı, bununla birlikte usulsüz alınmış yapı kayıt belgelerinin incelenmesi ve iptaline ilişkin iş ve işlemlerin, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 16/08/2018 tarih ve 145688 sayılı işlemi ile Bakanlığın birimi olarak illerde bulunan taşra teşkilatına yani Valiliklere bağlı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği il müdürlüklerine devredildiği, 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 506.maddesi kapsamında Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 21.09.2019 tarih ve 194768 sayılı yazısı ile imar başvurularının denetlenmesinin il müdürlükleri tarafından ve müdürlüğü bünyesinde görev yapan personelce yapılacağının belirtildiği ve Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 16/10/2018 tarih ve 184558 sayılı yazısı ile de yapı kayıt belgelerinin iptaline ilişkin işlemlerin valiliklerce yapılabilmesi için yetki verildiği, dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.<br> 2-Çanakkale Valiliği tarafından, davanın süresinde açılmadığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü personelleri tarafından yapılan incelemede yapı kayıt belgesi düzenlenen yapıların 31.12.2017 tarihinden sonra yapıldığının tespit edildiği, 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici 16. maddesine uygun olmayan ... tarihli ve ... belge numaralı ve ... tarihli ve ... belge numaralı yapı kayıt belgelerinin iptal edildiği ve ... tarih ve ... sayılı yazı ile hem ilgilisine hem de ilgili kurumlara dağıtımlı olarak bildirildiği, davaya konu yapının, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında olduğu, 3194 sayılı İmar Kanununun 4. maddesinde özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerin uygulanacağının düzenlenmiş olması karşısında, Geçici 16.maddenin, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa aykırı olması sebebiyle dava konusu yapı hakkında uygulanamayacağı, 2863 sayılı Kanun hükümleri gereğince koruma kurulu iznine tabi alanlarda inşa edilmiş yapıların 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış olsalar dahi bu yapıların 3194 sayılı İmar Kanunu Geçici 16. maddesinden yararlanamayacağı, diğer taraftan dava konusu taşınmazın 3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamında yapı yapma yasağı olan ilk 50 metrelik alan içerisinde olduğunun hem uydu görüntüleriyle hem de teknik personelin tespitleriyle sabit olduğu, 3621 sayılı Kıyı Kanununun 8. maddesi ile Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddesi gereği uygulama imar planı bulunmayan sahil şeritlerinde hiç bir yapı ve tesisin yapılamayacağı, dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, yapı kayıt belgelerinin iptali konusunda valiliklerin görevlendirilmesine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın "İmar barışına aykırı uygulamalar" konulu 16/08/2018 tarih ve 145688 sayılı işlemi ile valiliklere sistem üzerinden yetki verilmesine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün "Yapı Kayıt Belgelerinin iptali" konulu 16/10/2018 tarih ve 184558 sayılı işlemi ve Çanakkale ili, Ayvacık ilçesi, ... Köyü, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik düzenlenen ... tarih ve ... sayılı yapı kayıt belgesinin iptaline ilişkin Çanakkale Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün ...2 tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.<br> Davalı idarelerin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir.<br> Anayasa’nın "Kıyılardan yararlanma" başlıklı 43. maddesinde: "Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkân ve şartları kanunla düzenlenir." hükmü yer almış, “Tarih kültür ve tabiat varlıklarının korunması” başlıklı 63. maddesinde; Devletin, tarih kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlama ve bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alma ödevine yer verilmiş ve özel mülkiyet konusu olan varlık ve değerlere getirilecek sınırlamaların ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımların ve tanınacak muafiyetlerin kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. <br>3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 6. maddesinde kıyıların, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olduğu, 8. maddesinde, uygulama imar planı bulunmayan alanlardaki sahil şeritlerinde, 4. maddede belirtilen mesafeler içinde hiçbir yapı ve tesis yapılamayacağı, uygulama imar planı bulunan yerlerde duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamayacağı ve moloz, toprak, curuf, çöp gibi kirletici ve çevreyi bozucu etkisi olan atık ve artıklar dökülemeyeceği, kazı yapılamayacağı belirtilmiş, ancak bu alanlarda; uygulama imar planı kararıyla altı ve yedinci maddede belirtilen yapı ve tesislerle birlikte toplum yararına açık olmak şartıyla konaklama hariç günübirlik turizm yapı ve tesislerinin yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.<br> 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 3. maddesinde, "Sit, tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır." tanımına yer verilmiş, "Korunma alanı ile ilgili karar alma yetkisi" başlıklı 8. maddesinde, "... tescil edilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanlarının tesbiti ve bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisi Koruma Kurullarına aittir. ..." hükmüne, "İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı" başlıklı 9. maddesinde, "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır." hükmüne, "Ruhsatsız yapı yasağı" başlıklı 16. maddesinde, "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasaktır. Buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile, koruma amaçlı imar planlarında, plana; sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılır." hükmüne, "Kararlara uyma zorunluluğu" başlıklı 61. maddesinde de, "Kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurullarının kararlarına uymak zorundadır. Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları Resmî Gazetede yayımlanır." hükmüne yer verilmiştir.<br> 3194 sayılı İmar Kanunu'nun “İstisnalar” başlıklı 4. maddesinde, "2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır.<br> 3194 sayılı İmar Kanunu'na 11/05/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanunun 16. maddesiyle eklenen Geçici 16. maddesinde, "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.<br>...<br> Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.<br> Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 24/9/2020 tarihli ve E.:2019/21; K.:2020/51 sayılı Kararı ile) (…) uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.<br>...<br> Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.<br> Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır...<br> Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.<br> Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükmü yer almıştır.<br> Anılan maddenin son fıkrası uyarınca düzenlenen ve 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı Tebliğin "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında "(1) Yapı Kayıt Belgesi; a) 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda, b) İstanbul tarihi yarımada içinde 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda, c) 19/5/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda, ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde, d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde, bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez. 2. fıkrasında; "(Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır,...belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmüne, "Denetim" başlıklı 10. maddesinde; "Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin iş ve işlemler Bakanlık tarafından denetlenebilir." hükmüne yer verilmiştir.<br> 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Teşkilat" başlıklı 98. maddesinde, (Değişik:RG-10/1/2019-30651-CK-27/27 md.) (1) "Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı; merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatından oluşur. " düzenlemesi yer almaktadır.<br> Aynı Kararnamenin 506. maddesinde; "Bakan ve her kademedeki Bakanlık yöneticileri sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak kaydıyla, yetkilerinden bir kısmını alt kademelere devredebilir. Yetki devri, uygun araçlarla ilgililere duyurulur." hükmüne yer verilmiştir. <br> 2863 sayılı Kanun ve bu Kanun uyarınca yürürlüğe konulan Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğe göre;sit, tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlar olarak tanımlanmıştır.<br> Mülga Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun Doğal Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları ile ilgili 728 sayılı İlke Kararına göre "Doğal (Tabii) Sit: Jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait olup, ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan korunması gerekli alanlardır.<br> Bu alanlarda yapılacak tespit çalışmalarında, alanın özelliğine göre ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınması esastır.<br> II. Derece Doğal (Tabii) Sit: Doğal yapının korunması ve geliştirilmesi yanında kamu yararı gözönüne alınarak kullanıma açılabilecek alanlardır.<br> Bu alanlarda, turizm yatırım ve turizm işletme belgeli turistik tesisler ile hizmete yönelik yapılar dışında herhangi bir yapılaşmaya gidilemeyeceğine,<br> a) Kullanıma açılacak bölgelerde geçici dönem yapılanma koşullarının ilgili kurumların görüşleri alınarak Koruma Kurullarınca belirlenmesine, bu belirlemede varsa çevre düzeni planı veya nazım plan kararları ile arazinin topografya, peyzaj, silüet vb. karakteristiklerinin gözönünde tutulmasına, ancak hazırlanacak Koruma Amaçlı İmar Planı kriterlerini etkileyebilecek nitelik ve yoğunluktaki uygulamalara Koruma Amaçlı İmar Planı yaptırılmadan izin verilemeyeceğine,<br> b) Taş, toprak, kum alınmamasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocakların açılmamasına, toprak, curuf, çöp, sanayi artığı ve benzeri malzemenin dökülmemesine, ancak sit kararı ilanından önce ruhsat almış olan işletmelerde sahanın rehabilite edilerek yasal süresi içinde işlerinin tasfiyesine,<br> c) Doğal dengenin devamlılığının sağlanması amacıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri doğrultusunda alanın özelliğinden kaynaklanan faaliyetlerin Koruma Kurulu izni doğrultusunda sürdürülebileceğine,<br> ç) Mevcut tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerinin sürdürülebilmesinin yanısıra, koruma kurulundan izin almak koşuluyla yeni tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerinin yapılabileceği " düzenlenmiştir.<br> Dava konusu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın "İmar barışına aykırı uygulamalar" konulu 16/08/2018 tarih ve 145688 sayılı işlemiyle; "İmar barışına aykırı uygulamaların önüne geçilmesi, başvuruların devam ettiği bu aşamada Bakanlığımızın öncelikli hedeflerinden birisi olup, Valiliğinize (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) ulaşan imar barışına aykırı uygulamalara ilişkin şikayetler hakkında, öncelikle Valiliğinizce (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) gerekli inceleme ve tespitlerin yapılması, sonrasında gereği için ilgili kuruma (belediyeler, il özel idareleri b) ve yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması, sonucunun takip edilmesi..." hususunda gereğinin yapılması için Bakanlık Taşra Teşkilatına talimat verilmiştir.<br> Dava konusu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün "Yapı Kayıt Belgelerinin iptali" konulu 16/10/2018 tarih ve 184558 sayılı işlemi ile de; "...Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar'ın 8. maddesinin 2. fıkrasında; "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmü yer almakta olup, iptal edilmesi gereken yapı kayıt belgelerinin iptaline ilişkin işlemlerin Valiliklerce (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) yapılabilmesi için Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğünce bütün Valiliklere (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) sistem üzerinden yetki verilmiştir. Belirtilen sebeplerle, Yapı Kayıt Belgesinin usulsüz olarak alındığının tespit edilmesi durumunda Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların yukarıda belirtilen 8 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Yapı Kayıt Belgesinin sistem üzerinden iptal edilerek, müracaat sahibi hakkında Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulması işlemlerinin Valiliklerce (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) yürütülmesi" gereğinin yapılması için Bakanlık Taşra Teşkilatına talimat verilmiştir.<br> Dosyanın incelenmesinden,Çanakkale ili, Ayvacık ilçesi, ... Köyü, ... Ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapı için 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi kapsamında verilen ... düzenleme tarihli ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesi Çanakkale Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme neticesinde ... tarih ve ... sayılı Çanakkale Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu kararı ile; ... sayılı parselin 2.derece doğal sit ve sahil şeridinin ilk 50 m lik kesiminde yer aldığı, yapının 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı gerekçeleriyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi ve "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğin 8., ve 10. maddeleri kapsamında iptal edilmesine karar verilmesi üzerine bakılan iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br> 3194 sayılı Kanunun 4. maddesi çerçevesinde 3194 sayılı İmar Kanunu'nda öngörülen hükümlerin özel kanunlara tabi alanlarda ancak söz konusu özel kanunlarda getirilen düzenlemelere aykırılık içermemesi kaydı ile uygulama alanı bulabileceği, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile anılan Kanuna tabi alanlarda yapı inşasının, alanın niteliğine göre ya tamamen yasaklandığı ya da anılan Kanunda getirilen koşulları taşımak kaydı ile yetkili koruma bölge kurullarının iznine veya uygun görüşüne tabi kılındığı, benzer biçimde söz konusu yapı kayıt belgesi alınan yapıların aynı zamanda 3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamında kalan yerlere isabet etmesi halinde de bu değerlendirmenin yapılması gerektiği açıktır.<br> Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının "İmar barışına aykırı uygulamalar" konulu 16/08/2018 tarih ve 145688 sayılı işlemi ve Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün "Yapı Kayıt Belgelerinin iptali" konulu 16/10/2018 tarih ve 184558 sayılı işlemleri yönünden; <br> 3194 sayılı Kanun'da yapı kayıt belgesi verilemeyecek yapıların düzenlendiği, ilgililerin beyanına göre düzenlenen yapı kayıt belgelerinin kanunen izin verilmeyen bir taşınmaza ilişkin olduğunun tespiti halinde iptal edilmesinin kanun hükmüne aykırılık teşkil etmeyeceği gibi, Kanunda, yapı kayıt belgesinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara başvurulması üzerine düzenleneceği belirtilmiş olduğundan, "yetki ve usûlde paralellik" ilkesi gereğince söz konusu yapı kayıt belgesinin yine Bakanlıkça iptal edilmesi gerekmektedir. <br> Bu durumda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının, merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatından oluştuğu dikkate alınarak ve yapı kayıt belgelerinin incelenmesi ve iptaline ilişkin iş ve işlemlerin Bakanlık taşra teşkilatı tarafından Valiliklere bağlı Çevre, Şehircilik İl Müdürlüklerince yürütülmesi uygun görülerek, tüm taşra teşkilatının talimatlandırılması ve Coğrafi Bilgi Sistemleri üzerinden de yetkilendirilmesi yönündeki dava konusu düzenleyici işlemlerde mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Çanakkale Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu’nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemine gelince;<br> 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 98. ve 506. maddelerine istinaden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yapı kayıt belgelerinin iptali hususunda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine yetki devri yapıldığı görüldüğünden, yapı kayıt belgelerinin Bakanlığın yetkilendirildiği Çanakkale Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu kararıyla iptal edilmesinde "yetki" unsuru yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.<br> Uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerindeki yapı 31/12/2017 tarihinden sonra yapılmış olması nedeniyle yapı kayıt belgesinin hukuken korunması mümkün olmadığı gibi, kaldıki anılan tarihten önce de yapılmış olsaydı dahi, 2.Derece Doğal Sit alanı ve sahil şeridinin ilk 50 metrelik kısmında kalan uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerinde konut yapılması mümkün olmadığından yapı kayıt belgesi hukuka aykırılık teşkil etmektedir. <br> Bu durumda,taşınmazda yer alan yapı hakkında yapı kayıt belgesi düzenlenmiş ise de; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamında yapı yasaklı alanda kalan taşınmazların 3194 sayılı İmar Kanununun 4. maddesinin 1. fıkrasında yer alan hüküm gereği aynı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen yapı kayıt belgelerinin sağladığı haklardan yararlanamayacağı açık olup tüm bu nedenlerle yapı kayıt belgelerinin iptaline ilişkin Çanakkale Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu’nun ... tarih ve ... sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br> Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 26/11/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ...'in mazeret dilekçesi sunduğu ve duruşmaya gelmediği, davalı idare Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili Av. ...'ın geldiği, davalı idare Muğla Valiliğinin vekilinin gelmediği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY:<br>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının "İmar barışına aykırı uygulamalar" konulu 16/08/2018 tarih ve 145688 sayılı yazısıyla "İmar barışına aykırı uygulamaların önüne geçilmesi, başvuruların devam ettiği, bu aşamada Bakanlığımızın öncelikli hedeflerinden birisi olup, Valiliğinize (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) ulaşan imar barışına aykırı uygulamalara ilişkin şikayetler hakkında, öncelikle Valiliğinizce (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) gerekli inceleme ve tespitlerin yapılması, sonrasında gereği için ilgili kuruma (belediyeler, il özel idareleri b) ve yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması, sonucunun takip edilmesi..." hususunda gereğinin yapılması için Bakanlık Taşra Teşkilatına talimat verilmiştir.<br> Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün "Yapı Kayıt Belgelerinin iptali" konulu 16/10/2018 tarih ve 184558 sayılı yazısı ile de; "...Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 8. maddesinin 2. fıkrasında; Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmü yer almakta olup, iptal edilmesi gereken yapı kayıt belgelerinin iptaline ilişkin işlemlerin Valiliklerce (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) yapılabilmesi için Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğünce bütün Valiliklere (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) sistem üzerinden yetki verilmiştir. Belirtilen sebeplerle, Yapı Kayıt Belgesinin usulsüz olarak alındığının tespit edilmesi durumunda Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 8. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Yapı Kayıt Belgesinin sistem üzerinden iptal edilerek, müracaat sahibi hakkında Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulması işlemlerinin Valiliklerce (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) yürütülmesi" gereğinin yapılması için Bakanlık Taşra Teşkilatına talimat verilmiştir.<br>Çanakkale ili, Ayvacık ilçesi, ... Köyü, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapı için 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi kapsamında ... tarafından yapılan başvuru üzerine ... düzenleme tarihli ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesi düzenlendiği, Çanakkale Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme neticesinde 30/03/2022 tarih ve 973 sayılı Çanakkale Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu kararı ile; Bakanlık Atlas uygulaması içinde paylaşımı yapılan Triplesat uydusuna ait 24.04.2018 tarihli görüntüye bakıldığında parsel içinde ... düzenleme tarihli ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesine konu yapının olmadığı, Mart 2020 tarihli uydu görüntüsünde inşai faaliyetin mevcut olduğunun tespit edildiği, görüntülerden yapılaşmanın 31.12.2017 tarihinden sonra yapıldığının tespit edildiği, söz konusu yapının 2863 sayılı Yasa kapsamında 2.derece doğal sit alanında kaldığı ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu mevzuatı kapsamında da ilk 50 metrelik alanda kaldığının tespit edildiği, buna göre 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi ve "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapının 31.12.2017 tarihinden sonra yapıldığı anlaşıldığından ... düzenleme tarihli ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin iptaline karar verildiği, bunun üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasa’nın "Kıyılardan yararlanma" başlıklı 43. maddesinde: "Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkân ve şartları kanunla düzenlenir." hükmü yer almış, “Tarih kültür ve tabiat varlıklarının korunması” başlıklı 63. maddesinde; Devletin, tarih kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlama ve bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alma ödevine yer verilmiş ve özel mülkiyet konusu olan varlık ve değerlere getirilecek sınırlamaların ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımların ve tanınacak muafiyetlerin kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. <br>3621 sayılı Kıyı Kanununun 6. maddesinde kıyıların, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olduğu, 8. maddesinde, uygulama imar planı bulunmayan alanlardaki sahil şeritlerinde, 4. maddede belirtilen mesafeler içinde hiçbir yapı ve tesis yapılamayacağı, uygulama imar planı bulunan yerlerde duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamayacağı ve moloz, toprak, curuf, çöp gibi kirletici ve çevreyi bozucu etkisi olan atık ve artıklar dökülemeyeceği, kazı yapılamayacağı belirtilmiş, ancak bu alanlarda; uygulama imar planı kararıyla altı ve yedinci maddede belirtilen yapı ve tesislerle birlikte toplum yararına açık olmak şartıyla konaklama hariç günübirlik turizm yapı ve tesislerinin yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.<br>2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 3. maddesinde, "Sit, tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır." tanımına, "Doğal (tabii) sit; jeolojik devirlere ait olup, ender bulunmaları nedeniyle olağanüstü özelliklere sahip yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan korunması gerekli alanlardır." tanımına yer verilmiş, korunma alanı; taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının muhafazaları veya tarihi çevre içinde korunmalarında etkinlik taşıyan korunması zorunlu olan alanlar olarak tanımlanmış, "Korunma alanı ile ilgili karar alma yetkisi" başlıklı 8. maddesinde, "... tescil edilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanlarının tesbiti ve bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisi Koruma Kurullarına aittir. ..." hükmüne, "İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı" başlıklı 9. maddesinde, "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır." hükmüne, "Ruhsatsız yapı yasağı" başlıklı 16. maddesinde, "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasaktır. Buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile, koruma amaçlı imar planlarında, plana; sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılır." hükmüne, "Kararlara uyma zorunluluğu" başlıklı 61. maddesinde de, "Kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurullarının kararlarına uymak zorundadır. Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları Resmî Gazetede yayımlanır." hükmüne yer verilmiştir.<br> 3194 sayılı İmar Kanununun “İstisnalar” başlıklı 4. maddesinde, "2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır.<br> 3194 sayılı İmar Kanununa 11/05/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanunun 16. maddesiyle eklenen Geçici 16. maddede, "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.<br>...<br> Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.<br> Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 24/9/2020 tarihli ve E.:2019/21; K.:2020/51 sayılı Kararı ile) (…) uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.<br>...<br> Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.<br> Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır...<br> Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.<br> Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükmü yer almıştır.<br> Anılan maddenin son fıkrası uyarınca düzenlenen ve 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı Tebliğin "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında "(1) Yapı Kayıt Belgesi; a) 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda, b) İstanbul tarihi yarımada içinde 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda, c) 19/5/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda, ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde, d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde, bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez. 2. fıkrasında; "(Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır,...belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmüne, "Denetim" başlıklı 10. maddesinde; "Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin iş ve işlemler Bakanlık tarafından denetlenebilir." hükmüne yer verilmiştir.<br>1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Teşkilat" başlıklı 98. maddesinde, (Değişik:RG-10/1/2019-30651-CK-27/27 md.) (1) "Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı; merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatından oluşur. " düzenlemesi yer almaktadır.<br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> İmar hukukuna ilişkin temel kuralların yer aldığı 3194 sayılı İmar Kanununda yapı tanımı yapılmış, yapıların imar planı, yönetmelikler, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabileceği, kanun kapsamına giren yapılar için, kanunda belirtilen istisnalar dışında yapı ruhsatı alınmasının zorunlu olduğu, ruhsatsız veya ruhsat/ruhsat eki projelere aykırı hareket edilmesi halinde de uygulanacak yaptırımlara yer verilmiştir.<br> 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi ile afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, başvuru süresi 15/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.), bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar, kayıt bedelinin ödenmesi halinde (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, yapı kayıt bedeli ödeme süresi 30/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.) yapı kayıt belgesi verilebileceği, başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususların Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedileceği, başvuruda tahsil edilecek bedellerin dönüşüm projelerinde kullanılacağı, bu kapsamda yapı kayıt belgesi alan yapılara ilişkin alınmış yıkım kararları ile tahsil edilmeyen idari para cezalarının iptal edileceği, yapı kayıt belgesinin, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olduğu, yapı kayıt belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümlerinin uygulanacağı, yapı kayıt belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabileceği, yapı kayıt belgesi alınan yapıların hazineye veya belediyelere ait taşınmazlar üzerinde inşa edilmiş olmaları halinde yapı kayıt belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazların rayiç bedel üzerinden belediyelerce/Bakanlıkça doğrudan satılabileceği, üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapıların bu madde hükümlerinden yararlandırılmayacağı, Geçici 16. madde hükümlerinin, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmayacağı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirleneceği hükme bağlanmıştır.<br> Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi ile bu madde uyarınca yürürlüğe konulan Tebliğ kapsamında başvuranların beyanına göre Bakanlık veya yetkilendireceği kurum ve kuruluşlarca düzenlenen yapı kayıt belgelerinin, imar mevzuatına aykırı yapıların kullanımına imkân sağladığı, yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar hüküm ifade ettiği ve ilgililere geçici süreliğine bazı haklar tanıdığı, bununla birlikte yalnızca 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için yapı kayıt belgesi düzenlenebileceği anlaşılmaktadır.<br>Öte yandan anılan maddede açıkça zikredilmemiş olsa da, aynı Kanunun 4. maddesinde yer alan "2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır." kuralı dikkate alındığında doğal, tarihi ve arkeolojik sit alanları, kültür varlıkları, ormanlar, meralar ve kıyılar gibi korunması gereken alanlar, ilgili özel kanunlar ve düzenlemeler ile korunduklarından, özel kanunlarında yer alan hükümlerin öncelikle uygulanması gerektiği, başka bir ifadeyle anılan 4. madde çerçevesinde 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen hükümlerin özel kanunlara tabi alanlarda ancak söz konusu özel kanunlarda getirilen düzenlemelere aykırılık içermemesi kaydı ile uygulama alanı bulabileceği, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile söz konusu Kanuna tabi alanlarda yapı inşasının, alanın niteliğine göre ya tamamen yasaklandığı ya da anılan Kanunda getirilen koşulları taşımak kaydı ile yetkili koruma bölge kurullarının iznine veya uygun görüşüne tabi kılındığı, benzer biçimde söz konusu yapı kayıt belgesi alınan yapıların aynı zamanda 3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamında kalan yerlere isabet etmesi halinde de bu değerlendirmenin yapılması gerektiği açıktır.<br>Korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili işlem ve faaliyetler açısından uygulanacak olan ve özel Kanun niteliğindeki 2863 sayılı Kanun ve bu Kanun uyarınca yürürlüğe konulan Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğe göre; Sit, tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlar, Doğal sit: Jeolojik devirlere ait olup, ender bulunmaları nedeniyle olağanüstü özelliklere sahip yer üstünde, yeraltında veya su altında bulunan korunması gerekli alanlar, Korunan alan: Biyolojik çeşitliliğin, doğal ve bununla ilişkili kültürel kaynakların korunması ve devamlılığının sağlanması amacıyla ilgili mevzuata göre yönetilen; milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları, doğal sit alanları, sulak alanlar, özel çevre koruma bölgeleri ve benzeri koruma statüsü bulunan kara, su ya da deniz alanları olarak olarak tanımlanmıştır.<br>Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır. Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile, koruma amaçlı imar planlarında, plana; sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılacaktır.<br>Deniz, tabii ve suni göl ve akarsu kıyıları ile bu yerlerin etkisinde olan ve devamı niteliğinde bulunan sahil şeritlerinin doğal ve kültürel özelliklerini gözeterek koruma ve toplum yararlanmasına açık, kamu yararına kullanma esaslarını tespit etmek amacıyla yürürlüğe giren özel Kanun niteliğindeki 3621 sayılı Kıyı Kanununun 8. maddesine göre uygulama imar planı bulunmayan alanlardaki sahil şeritlerinde, 4. maddede belirtilen mesafeler içinde hiçbir yapı ve tesis yapılamayacağı, uygulama imar planı bulunan yerlerde duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamayacağı ve moloz, toprak, curuf, çöp gibi kirletici ve çevreyi bozucu etkisi olan atık ve artıklar dökülemeyeceği, kazı yapılamayacağı açıktır. <br> Tüm bu açıklamalar ışığında ve davacının iddiaları üzerinden dava konusu işlemlerin hukuka uygunluğunun irdelenmesi gerekmektedir. <br> Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının "İmar barışına aykırı uygulamalar" konulu 16/08/2018 tarih ve 145688 sayılı işlemi ve Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün "Yapı Kayıt Belgelerinin iptali" konulu 16/10/2018 tarih ve 184558 sayılı işlemleri yönünden;<br> Davacı tarafından, yapı kayıt belgesi verilmesine ilişkin iş ve işlemlerin 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından denetlenebileceğinin ifade edildiği, ancak bu denetimin nasıl, hangi birim tarafından icra edileceği konusunda düzenlemenin olmadığı, 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi veya başka bir Kanun ile yapı kayıt belgesi iptalinin düzenlenmediği, herhangi bir kurumun da yetkilendirilmediği, buna rağmen dava konusu düzenleyici işlemlerle Valiliklerin yetkilendirildiği, ilgili mevzuatta iptale yetkili birimler açıkça tanımlanmadan Valilik Oluru ile işlem tesis edilmesinin Anayasanın 13. maddesine aykırı olduğu iddia edilmektedir.<br> Anayasanın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiş, buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette ve bu normları aşar nitelikte hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.<br> 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi ile yürürlüğe konulan düzenleme kapsamında yapılacak iş ve işlemler "Yapı Kayıt Belgesi Usul ve Esaslar" hakkında Tebliğ hükümleri çerçevesinde davalı Bakanlıkça yürütülmektedir.<br> Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı Tebliğin "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında; 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesinin 9. ve 11. fıkralarında belirlenen ve anılan Kanun hükmünden yararlanması açıkça yasaklanan yapı veya alanların, kanunda öngörülen düzenleme ile aynı doğrultuda sınırlandığı; anılan Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrasında ise, Geçici 16. maddenin 1. fıkrası uyarınca "yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, "yapı kayıt belgesinin iptal edileceği ve bu belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı" yolunda düzenleme yapıldığı görülmektedir. <br> Söz konusu düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 11.12.2024 tarih, E:2018/5259 ve K:2024/7589 sayılı kararında "...anılan Tebliğin 8. maddesinin 1. fıkrasında; 3194 sayılı Kanunun Geçici 16/9 ve 16/11 maddelerinde belirlenen ve anılan Kanun hükmünden yararlanması açıkça yasaklanan yapı veya alanların, kanunda öngörülen düzenleme ile aynı doğrultuda sınırlandığı; Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrasında ise, 3194 sayılı Kanunun Geçici 16/1 maddesi uyarınca "yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, "yapı kayıt belgesinin iptal edileceği ve bu belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı" yolunda düzenleme yapıldığı; bu bağlamda, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapıların kanunla belirlenmesi suretiyle bunun doğal sonucu olarak belge düzenlenmemesi gereken yapılar için düzenlendiğinin tespiti halinde iptali gerektiği, dolayısıyla bu hususun kanunda açıkça belirtilmiş olmasına gerek bulunmadığından, belgenin iptal edileceği ve sağlamış olduğu hakların geri alınacağına ilişkin Tebliğ kuralının dayanak Kanun maddesinde verilen yetkiye dayalı olarak hazırlanan ve bu kapsamda ilgili Kanunda yapılan düzenlemenin ayrıntılandırılması niteliğinde olduğu, kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisine dayalı olarak hazırlandığı; söz konusu kural ile getirilen düzenlemenin, normlar hiyerarşisine ve dayanağı Kanun maddesine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> 3194 sayılı Kanunda yapı kayıt belgesi verilemeyecek yapıların düzenlendiği; bunun sonucu olarak da ilgililerin beyanına göre düzenlenen yapı kayıt belgelerinin kanunen izin verilmeyen bir taşınmaza ilişkin olduğunun tespiti halinde iptal edilmesinin kanun hükmüne aykırılık teşkil etmeyeceği açıktır.<br> Zira Kanunda, yapı kayıt belgesinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara başvurulması üzerine düzenleneceği belirtilmiş olduğundan, "yetki ve usûlde paralellik" ilkesi gereğince söz konusu yapı kayıt belgesinin yine Bakanlıkça iptal edilmesi gerekmektedir.<br> 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 98. maddesinde belirtildiği üzere, davalı Bakanlık merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatından oluşmaktadır. Bu kapsamda bahsedilen Kararname ve diğer kanunlar ile davalı Bakanlığa verilen görevler, merkez ve illerde taşra teşkilatı eliyle yürütülmektedir. <br> Aynı Kararnamenin 506. maddesinde; "Bakan ve her kademedeki Bakanlık yöneticileri sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak kaydıyla, yetkilerinden bir kısmını alt kademelere devredebilir. Yetki devri, uygun araçlarla ilgililere duyurulur." hükmüne yer verilmiş olup, anılan hükme istinaden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 28/08/2018 tarih ve 146669 sayılı, 16/10/2018 tarih ve 184558 sayılı, 29/01/2020 tarih ve 25068 sayılı yazılarıyla, yapı kayıt belgelerinin iptali hususunda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine yetki devri yapıldığı görüldüğünden, yapı kayıt belgelerinin Bakanlığın yetkilendirildiği Çanakkale Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu kararıyla iptal edilmesinde "yetki" unsuru yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>Bu durumda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının, merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatından oluştuğu dikkate alınarak ve yapı kayıt belgelerinin incelenmesi ve iptaline ilişkin iş ve işlemlerin Bakanlık taşra teşkilatı tarafından Valiliklere bağlı Çevre, Şehircilik İl Müdürlüklerince yürütülmesi uygun görülerek, tüm taşra teşkilatının talimatlandırılması ve Coğrafi Bilgi Sistemleri üzerinden de yetkilendirilmesi yönündeki dava konusu düzenleyici işlemlerde mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Çanakkale Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu’nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemine gelince;<br>1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 98. ve 506. maddelerine istinaden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapı kayıt belgelerinin iptali hususunda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine yetki devri yapıldığı görüldüğünden, yapı kayıt belgelerinin Bakanlığın yetkilendirildiği Çanakkale Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu kararıyla iptal edilmesinde yetki yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>Dosyanın incelenmesinden; Çanakkale ili, Ayvacık ilçesi, ... Köyü, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapı için 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi kapsamında yapılan başvuru üzerine ... düzenleme tarihli ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesi düzenlendiği, Çanakkale Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme neticesinde, Bakanlık Atlas uygulaması içinde paylaşımı yapılan Triplesat uydusuna ait 24.04.2018 tarihli görüntüde parsel içinde ... düzenleme tarihli ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesine konu yapının olmadığı, Mart 2020 tarihli uydu görüntüsünde ise inşai faaliyetin mevcut olduğu ve görüntülerden yapılaşmanın 31.12.2017 tarihinden sonra yapıldığının tespit edildiği, ayrıca söz konusu yapının 2863 sayılı Yasa kapsamında 2.derece doğal sit alanında ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu mevzuatı kapsamında da ilk 50 metrelik alanda kaldığı belirtilerek 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi ve "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapının 31.12.2017 tarihinden sonra yapıldığı anlaşıldığından bahisle 30/03/2022 tarih ve 973 sayılı Çanakkale Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu kararı ile ... düzenleme tarihli ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.<br> Uyuşmazlıkta, davalı idareler tarafından dosyaya sunulan bilgi, belge ve fotoğrafların incelenmesinden; ... düzenleme tarihli ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesine konu yapının 31/12/2017 tarihinde mevcut olmadığı görülmekte olup anılan yapı hakkında 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi belgesi verilebilmesi için, söz konusu Kanun hükmünde öngörülen "31/12/2017 tarihinden önce inşa edilme şartı"nın sağlanmamış olmasına karşın, belirtilen tarih itibarı ile mevcut olmayan yapı hakkında başvuru yapıldığı ve yapı kayıt belgesinin hukuken korunmasının mümkün olmadığı, öte yandan 2.derece doğal sit alanı ve sahil şeridinin ilk 50 metrelik kısmında kalan uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerinde konut yapılması imkanı bulunmadığından yapı kayıt belgesinin bu yönden de hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Bu durumda; taşınmazda yer alan yapı hakkında yapı kayıt belgesi düzenlenmiş ise de ... düzenleme tarihli ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesine konu yapının 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamında yapı yasaklı alanda kalan taşınmazların 3194 sayılı İmar Kanununun 4. maddesinin 1. fıkrasında yer alan hüküm gereği aynı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen yapı kayıt belgelerinin sağladığı haklardan yararlanamayacağı açık olup tüm bu nedenlerle yapı kayıt belgesinin iptaline ilişkin Çanakkale Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>
ruhsat