<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/293 E. , 2025/5484 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2024/293<br>Karar No : 2025/5484 <br><br>DAVACI : ...Belediye Başkanlığı/... <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>DAVALILAR : 1) .../...<br> 2) ... Bakanlığı ... İdaresi Başkanlığı - ANKARA<br><br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : İzmir ili, Güzelbahçe ilçesi, ... Mahallesi, ... ada,...,... ve... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan, 17/11/2023 tarih ve 7822 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan ve 18/11/2023 tarihli, 32373 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu imar planları ile açık ve kapalı semt spor alanı kullanım kararının kaldırılarak gelişme konut alanı fonksiyonunun getirildiği, böylece sosyal ve teknik altyapı dengesinin bozulduğu, yapı yoğunluğu artmasına karşın yakın çevresinde sosyal, kültürel, teknik alt yapı kullanım kararları planlanmadığı, sosyal ve teknik altyapı dengesini, altyapı ve ulaşım sistemini bozacak nitelikte, kamu yararı gözetilmeden, teknik ve nesnel gerekçelere dayandırılmadan, alanda nüfus ve yapı yoğunluğunu artıracak şekilde yapılan imar planı değişikliklerinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve mevzuat hükümlerine uygun olmadığı, bu nedenle davaya konu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>SAVUNMANIN ÖZETİ: Usule ilişkin, davanın süresinde açılmadığı, davacının davayı açmada hukuki yararı bulunmadığı, esasa ilişkin olarak ise, dava konusu imar planı değişikliklerine ilişkin plan açıklama raporunda dava konusu alana getirilen ek nüfusa yönelik hesaplamalar doğrultusunda alana getirilen ek nüfusun toplam 102 kişi olduğu, bu nüfus artışının nüfus yoğunluğunu artırmayacağı, donatı alanlarındaki kullanım dengesini bozmayacağı, bu kapsamda hazırlanan dava konusu imar planı değişikliklerinin ilgili mevzuata, planlamanın temel ilke ve esaslarına, çevre imar bütünlüğüne ve kamu yararına uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : <br> Uyuşmazlıkta, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ve dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile taşınmaz için getirilen kullanım kararlarının birbiriyle uyumlu olduğu, dava konusu imar planları arasında kademeli birlikteliğin sağlandığı, 3194 sayılı Kanunun 9. maddesinin 2. fıkrasında verilmiş olan yetkiye istinaden davalı idarece yalnızca dava konusu parseller ile sınırlı bir alana ilişkin imar planı değişikliği yapıldığı, yapılan bu değişikliğin sosyal ve teknik alt yapı dengesini etkileyecek nitelikte olmadığı, etrafı konut alanları ile çevrili olan dava konusu parsele getirilen çevresindeki konut alanları ile aynı yapı yoğunluğuna sahip gelişme konut alanı fonksiyonu getirilmesinin çevresiyle uyumlu olduğu, uyuşmazlık konusu plan değişiklikleriyle taşınmazlarda önerilen konut alanında yaşayacak nüfusun ihtiyacı olan yeşil alanın ayrıldığı, çevre ve imar bütünlüğünün bozulmadığı, dava konusu imar planı değişikliklerinde önerilen 10 metre genişliğindeki yolun taşınmazın çevresi ile bağlantısını sağlayacağı, bu bakımdan şehircilik ilkelerine uygun olduğu anlaşıldığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir<br><br>DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava, İzmir ili, Güzelbahçe ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan, 17/11/2023 tarih ve 7822 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan ve 18/11/2023 tarihli, 32373 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali talebiyle açılmıştır.<br>Davalı idarelerin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir.<br> 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.<br> 3194 sayılı Kanunun 6. maddesinde, mekânsal planların, kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekânsal strateji planlarına uygun olarak; “çevre düzeni planları” ve “imar planları” kademelerinden oluşacağı, imar planlarının ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanacağı, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacağı hüküm altına alınmıştır.<br> 3194 sayılı Kanunun 9. maddesinin 2. fıkrasında, "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş, (Belediye) alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumlarının Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. İlgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir." hükmüne, Ek 3. maddesinde, "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (…)(1) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (…) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir" hükmüne yer verilmiştir.<br> 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanununun 1. maddesinde: "Bu Kanunun amacı; A) Bu maddede belirtilen ve Kanunun uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan;<br> a) İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının,<br> b) Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının,<br> c) Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların,<br> d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının,<br> e) Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının,<br> f) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanunun 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir." kuralına yer verilmiştir.<br> Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinde, "İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yaran amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır." hükmüne yer verilmiştir.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesinin 2. fıkrasında, idari işlemin uygulanması halinde giderilmesi güç veya olanaksız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verilemeyeceği kuralı yer almıştır.<br> Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu parseller, 14.06.2011 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında ''kapalı ve açık semt spor alanı, park ve dinlenme alanı, 20 mtlik taşıt yolu"' olarak planlanmış iken, dava konusu 17/11/2023 tarih ve 7822 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile “seyrek yoğunluklu gelişme konut alanı, spor alanı, sağlık tesis alanı, park alanı, genel otopark alanı, 10 metrelik ve 20 metrelik taşıt yolu” olarak yeniden düzenlenmiş, 02.03.1998 tarihlinde Güzelbahçe Belediye Meclisi tarafından onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ''spor alanı, park alanı, 20 metrelik yol, enerji nakil hattı '' olarak planlanmış iken, dava konusu 17/11/2023 tarih ve 7822 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile “ Ayrık nizam 2 kat, ön bahçe mesafesi 5 metre, yan bahçe mesafesi 3 metre TAKS:0.20, KAKS:0.40 yapılaşma koşullu gelişme konut alanı, E:1.00,Yençok:9.80 mt spor alanı, sağlık tesis alanı, park alanı, genel otopark alanı, 10 metrelik ve 20 metrelik taşıt yolu” olarak planlanmıştır.<br> Mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 21.03.2025 kayıt tarihli bilirkişi raporunda özetle; '' Dava konusu plan değişikliklerine ilişkin, Dava konusu parsellerin halihazırda boş durumda olup üzerinde herhangi bir yapılaşma ya da faaliyet bulunmadığı, -... Sokak ile ... Caddesi kesişiminden başlayan parsellerin yakın çevresinde düşük yoğunluklu konut alanı kullanımların hakim olduğu, havuzlu villa tipinde yapılar bulunduğu,<br> - ... ada ... nolu parselin yüzölçümü 12.615,27 m2, ... ada ... no.lu parselin yüz ölçümü 5.547,82 m”, ... ada ... no.lu parselin yüzölçümünün ise 13.957,82 m2 olup plan değişiklikleri öncesinde mülkiyetleri “Maliye Hazinesi” adına kayıtlı olduğu,<br> -Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan, 17.11.2023 tarih ve 7822 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan ve 18.11.2023 tarihli, 32373 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde dava konusu İzmir ili, Güzelbahçe ilçesi, ... Mahallesi, ... ada...,...,... parsel sayılı taşınmazlar;<br> “Gelişme Konut Alanı (Seyrek Yoğunlukta- 50 kişi/ha), Spor Alanı, Sağlık Alanı, Park, Genel Otopark, 10 ve 20 metrelik Taşıt Yolu” olarak planlandığı,<br> -1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde ise Ayrık Nizam 2 Kat (A-2), ön bahçe çekme mesafesi 5 metre, yan bahçe çekme mesafesi 3 metre, TAKS: 0,20, KAKS: 0,40 yapılaşma koşullarına sahip Gelişme Konut Alanı, Spor Tesisi Alanı, Emsal : 1,00, Yençok: 9,80 m. yapılaşma koşullarına sahip Sağlık Tesis Alanı, Park, Genel Otopark, 10 ve 20 metrelik Taşıt Yolu ve 7 metrelik Yaya Yolu” olarak planlandığı,<br> -Öncesinde “Spor Alanı, Park ve Taşıt Yolu” kullanımlarında planlanan dava konusu parsellerin, “Konut Alanı, Spor Alanı, Sağlık Alanı, Park, Genel Otopark ile Taşıt Yolu” olarak yeniden düzenlendiği, “Mer'i nazım ve uygulama imar planlarında ayrılan Spor ve Park Alanı büyüklükleri hakkında dava konusu plan değişiklikleri açıklama raporunda herhangi bir hesaplamanın yapılmadığı görülmekle beraber, plan paftası üzerinden heyetimizce yapılan görsel inceleme ile Park Alanlarının büyüklük ve konum itibariyle değişmediğinin tespit edildiği, <br> Spor Alanı miktarı ise azalırken, Konut Alanı, Sağlık Alanı ve Genel Otopark Alanı'nda artış olduğu, Toplam 32.120,91 m2 alanın 15.006,00 m”'si gelişme konut alanı olarak planlandığı,<br> -Plan değişikliklerine konu parsellerde öngörülen Açık Ve Kapalı Semt Spor Alanı kullanımının etki alanı içerisinde konum ve yüz ölçümü özellikler bakımından eş değerinde bir alan ayırmadan; tesisi gerçekleştirecek kuruluş olan Belediye'den olumlu görüş alınmaksızın dava konusu parselde mer'i planda yer verilen “Açık ve Kapalı Semt Spor Alanı” kullanımının önemli bir bölümünün azaltılarak yerine Gelişme Konut Alanı kullanımı önerilmesinin Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 26.2 ve 26.3. maddelerine aykırılık taşıdığı,<br> -Öncesinde Kapalı ve Açık Semt Spor Alanı olarak planlı bir alanda spor alanı donatısı azaltılarak yerine konut alanı arttırıldığı için; 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Çevre Düzeni Planında büyük oranda “Kentsel Gelişme Alanı” ve kısmen de “Kentsel Yerleşik Alanlar”,<br> 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı'nda kısmen “Kentsel Gelişme Alanı”, kısmen de “Kentsel Yerleşik (Meskun) Alanlar” olarak planlanan ve genel plan hükümlerinin 6.13. maddesinde “..planlarda var olan sosyal kültürel donatı ve teknik altyapı alanlarını azaltıcı plan değişikliği yapılamaz.” ibaresi bulunan dava konusu parsellerin bulunduğu bölgede; dava konusu 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile “Gelişme Konut Alanı (Seyrek Yoğunlukta- 50 kişi/ha), Spor Alanı, Sağlık Alanı, Park, Genel Otopark, 10 ve 20 metrelik Taşıt Yolu” ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği ile “Ayrık Nizam 2 Kat (A-2), ön bahçe çekme mesafesi 5 metre, yan bahçe çekme mesafesi 3 metre, TAKS: 0,20, KAKS: 0,40 yapılaşma koşullarına sahip Gelişme Konut Alanı, Spor Tesisi Alanı, Emsal : 1,00, Yençok: 9,80 m.yapılaşma koşullarına sahip Sağlık Tesis Alanı, Park, Genel Otopark, 10 ve 20 metrelik Taşıt Yolu ve 7 metrelik Yaya Yolu” olarak planlanmasında; planların kademeli birlikteliğine aykırılık bulunduğu,<br> -14.06.2011 tasdik tarihli Güzelbahçe Merkez Bölgesi ve Kıyı Kesimi 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planında, spor alanları ve açık yeşil alanlar ön planda olmak üzere, eğitim, sağlık, dini tesis alanları gibi kullanımların arazi kullanım kararları içerisinde baskın unsur olduğu koridorlar ve bu koridorların arasında düşük yoğunluklu yerleşim alanları biçiminde bir mekânsal tasarım oluşturulduğu, bu bağlamda; dava konusu parsellerdeki büyük bir kapalı ve açık semt spor alanı fonksiyonunun bu tasarımın önemli bir tamamlayıcısı olarak işlev gördüğü, bu kullanım büyüklük, konum ve diğer işlevlerle ilişkiler anlamında doğru bir yer seçimine sahip iken, kaldırılması ile yalnızca Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 26. Maddesi açısından değil, ana planın donatı alanlarında yeşil koridorlar vasıtasıyla yaya dolaşımını önceleyen çağdaş tasarım kurgusu ve bütünlüğünün de bozulmuş olduğu,<br>-Taşınmazda öngörülen gelişme konut alanı fonksiyonunun ana plandaki donatı kurgusunu bozması, bu kurgunun önemli bir bileşeni olan semt spor alanı kullanımını işlevsiz hale getirmesi nedenleriyle plan bütünlüğüne uygun olmadığı,<br>-Plan değişiklikleri ile önerilen konut alanlarından geriye kalan kısımlarda planlanan spor alanının büyüklük, konum ve geometri olarak konut alanlarını çevre yerleşmelerden ayıran bir tampon olmak dışında bir işlev göremeyeceği, 20 metre derinliğindeki bir spor alanında sınırlı sayıda sportif faaliyetin gerçekleştirilmesine imkan tanıdığı,<br>- Sosyal ve Teknik Altyapı, Etki Değerlendirme Raporunda, Farklı donatı alanı dağılımlarına sahip farklı ölçeklerdeki iki farklı tarihte onaylanan plandan; eski tarihli uygulama imar planı üzerinden bir ölçüm yapılarak donatı yeterliliği ve erişilebilirliği hesaplanmasının bulguları güncellikten uzaklaştırdığı,<br>-Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'ne göre yürüme mesafeleri konut adaları merkez alınarak değil, ilgili donatı merkez alınarak belirlendiği, dava konusu parseller merkeze alınarak 500 metrelik bir yürüme mesafesi hesaplanmasının yöntemsel olarak yanlış olduğu, bu nedenle elde edilen bulguların da hatalı olduğu,<br>-Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 12. Maddesine göre yürüme mesafelerinin her bir kentsel donatı için farklı olduğu, dolayısıyla tüm alanda 500 metrelik mesafe belirlenmesinin de dayanağının bulunmadığı,<br>-Plan açıklama raporunda Sağlık Bakanlığı görüşünün bulunmadığı, dava dilekçesinde yer verilen İzmir Büyükşehir Belediyesi görüşlerinin de sunulmadığı,<br>-Düşük yoğunluklu konut alanı içerisinde 10 metre genişlikteki taşıt yolunun ve bu yol üzerinde önerilen genel otopark alanının, artan nüfus nedeniyle ortaya çıkabilecek ulaşım talebini karşılayabileceği,<br>-Davacı ve davalı dilekçeleri ve dosyaya sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde, dava konusu plan değişiklikleri sonrasında yeni bir plan yapıldığına ilişkin bir bulguya rastlanmadığı, özet sonuçları elde edilmiş olup, dava konusu nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinin imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığı kanaatine varılmıştır." tespitlerine yer verilmiştir.<br> Yukarıda özetine yer verilen bilirkişi raporunda uyuşmazlık konusu imar planlarının planlama esaslarına şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olmadığı değerlendirilmiş ise de, davaya konu taşınmazın bulunduğu alanda imar planı yapma yetkisinin Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait olduğu, plan kararlarına ilişkin ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alındığı, dava konusu plan değişikliklerinin üst ölçekli planlara aykırılık oluşturmadığı, yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgeler, davalı idarelerin bilirkişi raporuna itirazı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ve dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile taşınmaz için getirilen kullanım kararlarının birbiriyle uyumlu olduğu, dava konusu imar planları arasında kademeli birlikteliğin sağlandığı, 3194 sayılı Kanunun 9. maddesinin 2. fıkrasında verilmiş olan yetkiye istinaden davalı idarece yalnızca dava konusu parseller ile sınırlı bir alana ilişkin imar planı değişikliği yapıldığı, yapılan bu değişikliğin sosyal ve teknik alt yapı dengesini etkileyecek nitelikte olmadığı, etrafı konut alanları ile çevrili olan dava konusu parsele getirilen çevresindeki konut alanları ile aynı yapı yoğunluğuna sahip gelişme konut alanı fonksiyonu getirilmesinin çevresiyle uyumlu olduğu, toplam 32.120,91 m2 alanın 15.006,00 metrekaresinin gelişme konut alanı olarak planlandığı, uyuşmazlık konusu plan değişiklikleriyle taşınmazlarda önerilen konut alanında yaşayacak nüfusun ihtiyacı olan yeşil alanın ayrıldığı, taşınmazın yaklaşık %50,27'lik kısmının park alanı, açık spor tesis alanı ve yol (sosyal donatı alanı) olarak ayrıldığı , çevre ve imar bütünlüğünün bozulmadığı, dava konusu imar planı değişikliklerinde önerilen 10 metre genişliğindeki yolun taşınmazın çevresi ile bağlantısını sağlayacağı, bu bakımdan şehircilik ilkelerine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.<br> Yukarıda yer verilen açıklama ve değerlendirmeler çerçevesinde; dava konusu nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinin, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine, imar mevzuatına ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna ulaşıldığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Altıncı Daire since, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY :<br> Hazineye ait İzmir ili, Güzelbahçe ilçesi, ... Mahallesi, ... ada,...,... ve ... parsel sayılı taşınmazlar 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır.<br> Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan, 17/11/2023 tarih ve 7822 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği 18/11/2023 tarihli, 32373 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.<br>Uyuşmazlık konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 01/12/2023-02/01/2024 ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği Güzelbahçe Belediyesi tarafından 12/12/2023-12/01/2024 tarihleri arasında 1(bir) ay süre ile askıya çıkarılmıştır.<br>Uyuşmazlık konusu parseller, 14.06.2011 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında ''kapalı ve açık semt spor alanı, park ve dinlenme alanı, 20 mtlik taşıt yolu"' olarak planlanmış iken dava konusu 17/11/2023 tarih ve 7822 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile “seyrek yoğunluklu gelişme konut alanı, spor alanı, sağlık tesis alanı, park alanı, genel otopark alanı, 10 mtlik ve 20 mtlik taşıt yolu” olarak yeniden düzenlenmiş, 02.03.1998 tarihlinde Güzelbahçe Belediye Meclisi tarafından onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ''spor alanı, park alanı, 20 mtlik yol, enerji nakil hattı '' olarak planlanmış iken dava konusu 17/11/2023 tarih ve 7822 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile “ Ayrık nizam 2 kat, ön bahçe mesafesi 5 metre, yan bahçe mesafesi 3 metre TAKS:0.20, KAKS:0.40 yapılaşma koşullu gelişme konut alanı, E:1.00,Yençok:9.80 mt spor alanı, sağlık tesis alanı, park alanı, genel otopark alanı, 10 mtlik ve 20 metrelik taşıt yolu” olarak planlanmıştır.<br>Davacı tarafından dava konusu işlemlerin iptali istemiyle 15.01.2024 tarihinde bakılan dava açılmıştır.<br><br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.<br> 3194 sayılı Kanunun 6. maddesinde, mekânsal planların, kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekânsal strateji planlarına uygun olarak; “çevre düzeni planları” ve “imar planları” kademelerinden oluşacağı, imar planlarının ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanacağı, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacağı hüküm altına alınmıştır.<br>3194 sayılı Kanunun 9. maddesinin 2. fıkrasında, "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş, (Belediye) alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumlarının Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. İlgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir." hükmüne, Ek 3. maddesinde, "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (…)(1) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (…) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir" hükmüne yer verilmiştir.<br> 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanununun 1. maddesinde: "Bu Kanunun amacı; A) Bu maddede belirtilen ve Kanunun uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan;<br> a) İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının,<br> b) Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının,<br> c) Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların,<br> d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının,<br> e) Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının,<br> f) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanunun 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir." kuralına yer verilmiştir.<br> Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinde, "İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yaran amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır." hükmüne yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Usul yönünden;<br>Süre itirazı incelendiğinde;<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa 6545 sayılı Kanununun 18. maddesiyle eklenen ve 28.06.2014 günü yürürlüğe giren "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin 1. fıkrasında; İvedi yargılama usulünün acele kamulaştırma işlemleri ile Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarından doğan uyuşmazlıklar hakkında da uygulanacağı belirtilmiş 2. fıkrasında ise; "ivedi yargılama usulünde: a) Dava açma süresi otuz gündür. b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz." kuralı yer almıştır.<br>Uyuşmazlık konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 01/12/2023-02/01/2024 ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği Güzelbahçe Belediyesi tarafından 12/12/2023-12/01/2024 tarihleri arasında 1(bir) ay süre ile askıya çıkarılmıştır.<br>Uyuşmazlık konusu imar planlarına karşı 15.01.2024 tarihinde açılan dava süresinde olduğundan davalı idarenin süre itirazı yerinde görülmemiştir. <br><br>Ehliyet itirazı incelendiğinde;<br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin Hukuk Devleti olduğu belirtilmekte olup; Hukuk Devletinin öğesi olan, idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi, iptal davaları yoluyla sağlanmaktadır.<br>İdarî işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön şartlarından biri olan "dava açma ehliyeti", her idarî işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat alâkasının varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idarî işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet şartı olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşrû ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.<br>Anayasanın "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" başlıklı bölümünde yer alan "çevrenin korunması" hususu, hem herkes için "sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını", hem de "çevreyi geliştirme, çevre sağlığını koruma ve çevre kirlenmesini önleme " ödevini tüm vatandaşlar için "hak ve ödev" olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.<br>Esasen çevre ve kültür varlıklarının korunması, kişilerin sağlıklı bir çevrede yaşamalarının sağlanması için idareye başvuruda bulunulması, kural olarak gerçek kişilerin ve amaçları doğrultusunda kurulan kamu ve özel hukuk tüzel kişilerinin hak ve ödevleri arasındadır.<br>Şehir imar planı ana kararlarını bozucu nitelikte ve kamu yararına aykırı olarak dava konusu plan değişikliği yapıldığı iddiasıyla taşınmazın bulunduğu alanda idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişisi niteliğindeki ilçe belediyesinin, uyuşmazlığa konu imar planlarını uygulamak ve bu imar planlarının şehir imar planlarıyla uyumunu sağlamakla görevli olması nedeniyle bu planların iptali istemiyle dava açmakta kişisel, meşrû ve güncel bir menfaatinin bulunduğu sonucuna varıldığından davalı idarenin ehliyet itirazı yerinde görülmemiştir. <br><br> Esas yönünden;<br>Dava konusu taşınmaz açısından geçmişten itibaren belirlenen fonksiyonların değerlendirilmesi suretiyle, uyuşmazlık konusu imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararlarının ve yapılaşma şartlarının çevre ve imar bütünlüğünü ve sosyal donatı dengesini bozucu nitelikte olup olmadığının, bozuyor ise sosyal donatı dengesini hangi yönlerden bozduğunun, üst ölçekli imar planları ile imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine uygun olup olmadığının, uyuşmazlığa konu taşınmaza verilen fonksiyonların yer seçiminin uygunluğunun, taşınmazın konumu dikkate alındığında, taşınmaza verilen fonksiyonların ulaşım bütünlüğüne olumsuz etkisinin olup olmadığının, yapılan değişikliğin trafik yoğunluğuna ek yük getirip getirmeyeceğinin tespiti amacıyla Naip üye... tarafından resen seçilen bilirkişiler Doç. Dr. ..., Doç. Dr.... ve Dr. Öğretim Üyesi ...'nın katılımıyla yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 21.03.2025 havale tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.<br>Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile, bilirkişi raporuna davalı idareler tarafından yapılan itirazlar ve davacı beyanları birlikte değerlendirilerek incelenmiştir.<br><br>Bilirkişi raporunda;<br>'' Dava konusu plan değişikliklerine ilişkin, Dava konusu parsellerin halihazırda boş durumda olup üzerinde herhangi bir yapılaşma ya da faaliyet bulunmadığı, -... Sokak ile ... Caddesi kesişiminden başlayan parsellerin yakın çevresinde düşük yoğunluklu konut alanı kullanımların hakim olduğu, havuzlu villa tipinde yapılar bulunduğu,<br>-...ada ... nolu parselin yüzölçümü 12.615,27 m2, ... ada ... no.lu parselin yüz ölçümü 5.547,82 m”, ... ada ... no.lu parselin yüzölçümünün ise 13.957,82 m2 olup plan değişiklikleri öncesinde mülkiyetleri “Maliye Hazinesi” adına kayıtlı olduğu,<br>-Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan, 17.11.2023 tarih ve 7822 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan ve 18.11.2023 tarihli, 32373 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde dava konusu İzmir ili, Güzelbahçe ilçesi, ... Mahallesi, ... ada...,...,... parsel sayılı taşınmazlar;<br>“Gelişme Konut Alanı (Seyrek Yoğunlukta- 50 kişi/ha), Spor Alanı, Sağlık Alanı, Park, Genel Otopark, 10 ve 20 metrelik Taşıt Yolu” olarak planlandığı,<br>-1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde ise Ayrık Nizam 2 Kat (A-2), ön bahçe çekme mesafesi 5 metre, yan bahçe çekme mesafesi 3 metre, TAKS: 0,20, KAKS: 0,40 yapılaşma koşullarına sahip Gelişme Konut Alanı, Spor Tesisi Alanı, Emsal : 1,00, Yençok: 9,80 m. yapılaşma koşullarına sahip Sağlık Tesis Alanı, Park, Genel Otopark, 10 ve 20 metrelik Taşıt Yolu ve 7 metrelik Yaya Yolu” olarak planlandığı,<br>-Öncesinde “Spor Alanı, Park ve Taşıt Yolu” kullanımlarında planlanan dava konusu parsellerin, “Konut Alanı, Spor Alanı, Sağlık Alanı, Park, Genel Otopark ile Taşıt Yolu” olarak yeniden düzenlendiği, “Mer'i nazım ve uygulama imar planlarında ayrılan Spor ve Park Alanı büyüklükleri hakkında dava konusu plan değişiklikleri açıklama raporunda herhangi bir hesaplamanın yapılmadığı görülmekle beraber, plan paftası üzerinden heyetimizce yapılan görsel inceleme ile Park Alanlarının büyüklük ve konum itibariyle değişmediğinin tespit edildiği, <br>Spor Alanı miktarı ise azalırken, Konut Alanı, Sağlık Alanı ve Genel Otopark Alanı'nda artış olduğu, Toplam 32.120,91 m2 alanın 15.006,00 m”'si gelişme konut alanı olarak planlandığı,<br>-Plan değişikliklerine konu parsellerde öngörülen Açık Ve Kapalı Semt Spor Alanı kullanımının etki alanı içerisinde konum ve yüz ölçümü özellikler bakımından eş değerinde bir alan ayırmadan; tesisi gerçekleştirecek kuruluş olan Belediye'den olumlu görüş alınmaksızın dava konusu parselde mer'i planda yer verilen “Açık ve Kapalı Semt Spor Alanı” kullanımının önemli bir bölümünün azaltılarak yerine Gelişme Konut Alanı kullanımı önerilmesinin Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 26.2 ve 26.3. maddelerine aykırılık taşıdığı,<br>-Öncesinde Kapalı Ve Açık Semt Spor Alanı olarak planlı bir alanda spor alanı donatısı azaltılarak yerine konut alanı arttırıldığı için; 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Çevre Düzeni Planında büyük oranda “Kentsel Gelişme Alanı” ve kısmen de “Kentsel Yerleşik Alanlar”,<br>1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı'nda kısmen “Kentsel Gelişme Alanı”, kısmen de “Kentsel Yerleşik (Meskun) Alanlar” olarak planlanan ve genel plan hükümlerinin 6.13. maddesinde “..planlarda var olan sosyal kültürel donatı ve teknik altyapı alanlarını azaltıcı plan değişikliği yapılamaz.” ibaresi bulunan dava konusu parsellerin bulunduğu bölgede; dava konusu 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile<br>“Gelişme Konut Alanı (Seyrek Yoğunlukta- 50 kişi/ha), Spor Alanı, Sağlık Alanı, Park, Genel Otopark, 10 ve 20 metrelik Taşıt Yolu” ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği ile “Ayrık Nizam 2 Kat (A-2), ön bahçe çekme mesafesi 5 metre, yan bahçe çekme mesafesi 3 metre, TAKS: 0,20, KAKS: 0,40 yapılaşma koşullarına sahip Gelişme Konut Alanı, Spor Tesisi Alanı, Emsal : 1,00, Yençok: 9,80 m.yapılaşma koşullarına sahip Sağlık Tesis Alanı, Park, Genel Otopark, 10 ve 20 metrelik Taşıt Yolu ve 7 metrelik Yaya Yolu” olarak planlanmasında; planların kademeli birlikteliğine aykırılık bulunduğu,<br>-14.06.2011 tasdik tarihli Güzelbahçe Merkez Bölgesi ve Kıyı Kesimi 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planında, spor alanları ve açık yeşil alanlar ön planda olmak üzere, eğitim, sağlık, dini tesis alanları gibi kullanımların arazi kullanım kararları içerisinde baskın unsur olduğu koridorlar ve bu koridorların arasında düşük yoğunluklu yerleşim alanları biçiminde bir mekânsal tasarım oluşturulduğu, bu bağlamda; dava konusu parsellerdeki büyük bir kapalı ve açık semt spor alanı fonksiyonunun bu tasarımın önemli bir tamamlayıcısı olarak işlev gördüğü, bu kullanım büyüklük, konum ve diğer işlevlerle ilişkiler anlamında doğru bir yer seçimine sahip iken, kaldırılması ile yalnızca Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 26. Maddesi açısından değil, ana planın donatı alanlarında yeşil koridorlar vasıtasıyla yaya dolaşımını önceleyen çağdaş tasarım kurgusu ve bütünlüğünün de bozulmuş olduğu,<br>-Taşınmazda öngörülen gelişme konut alanı fonksiyonunun ana plandaki donatı kurgusunu bozması, bu kurgunun önemli bir bileşeni olan semt spor alanı kullanımını işlevsiz hale getirmesi nedenleriyle plan bütünlüğüne uygun olmadığı,<br>-Plan değişiklikleri ile önerilen konut alanlarından geriye kalan kısımlarda planlanan spor alanının büyüklük, konum ve geometri olarak konut alanlarını çevre yerleşmelerden ayıran bir tampon olmak dışında bir işlev göremeyeceği, 20 metre derinliğindeki bir spor alanında sınırlı sayıda sportif faaliyetin gerçekleştirilmesine imkan tanıdığı,<br>- Sosyal ve Teknik Altyapı, Etki Değerlendirme Raporunda, Farklı donatı alanı dağılımlarına sahip farklı ölçeklerdeki iki farklı tarihte onaylanan plandan; eski tarihli uygulama imar planı üzerinden bir ölçüm yapılarak donatı yeterliliği ve erişilebilirliği hesaplanmasının bulguları güncellikten uzaklaştırdığı,<br>-Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'ne göre yürüme mesafeleri konut adaları merkez alınarak değil, ilgili donatı merkez alınarak belirlendiği, dava konusu parseller merkeze alınarak 500 metrelik bir yürüme mesafesi hesaplanmasının yöntemsel olarak yanlış olduğu, bu nedenle elde edilen bulguların da hatalı olduğu,<br>-Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 12. Maddesine göre yürüme mesafelerinin her bir kentsel donatı için farklı olduğu, dolayısıyla tüm alanda 500 metrelik mesafe belirlenmesinin de dayanağının bulunmadığı,<br>-Plan açıklama raporunda Sağlık Bakanlığı görüşünün bulunmadığı, dava dilekçesinde yer verilen İzmir Büyükşehir Belediyesi görüşlerinin de sunulmadığı,<br>-Düşük yoğunluklu konut alanı içerisinde 10 metre genişlikteki taşıt yolunun ve bu yol üzerinde önerilen genel otopark alanının, artan nüfus nedeniyle ortaya çıkabilecek ulaşım talebini karşılayabileceği,<br>-Davacı ve davalı dilekçeleri ve dosyaya sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde, dava konusu plan değişiklikleri sonrasında yeni bir plan yapıldığına ilişkin bir bulguya rastlanmadığı, özet sonuçları elde edilmiş olup, dava konusu nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinin imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığı kanaatine varılmıştır."<br>tespitlerine yer verilmiştir.<br>Davalı idareler tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilerek dava konusu işlemler ile yapılan imar planı değişikliklerinin imar mevzuatı ve planlama ilkelerine uygun olduğu ileri sürülmüştür. <br><br>Dairemizce yapılan değerlendirme;<br>Yukarıda özetine yer verilen bilirkişi raporunda uyuşmazlık konusu imar planlarının planlama esaslarına şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olmadığı değerlendirilmiş ise de, davaya konu taşınmazın bulunduğu alanda imar planı yapma yetkisinin Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait olduğu, plan kararlarına ilişkin ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alındığı, dava konusu plan değişikliklerinin üst ölçekli planlara aykırılık oluşturmadığı, yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgeler, davalı idarelerin bilirkişi raporuna itirazı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ve dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile taşınmaz için getirilen kullanım kararlarının birbiriyle uyumlu olduğu, dava konusu imar planları arasında kademeli birlikteliğin sağlandığı, 3194 sayılı Kanunun 9. maddesinin 2. fıkrasında verilmiş olan yetkiye istinaden davalı idarece yalnızca dava konusu parseller ile sınırlı bir alana ilişkin imar planı değişikliği yapıldığı, yapılan bu değişikliğin sosyal ve teknik alt yapı dengesini etkileyecek nitelikte olmadığı, etrafı konut alanları ile çevrili olan dava konusu parsele getirilen çevresindeki konut alanları ile aynı yapı yoğunluğuna sahip gelişme konut alanı fonksiyonu getirilmesinin çevresiyle uyumlu olduğu, uyuşmazlık konusu plan değişiklikleriyle taşınmazlarda önerilen konut alanında yaşayacak nüfusun ihtiyacı olan yeşil alanın ayrıldığı, çevre ve imar bütünlüğünün bozulmadığı, dava konusu imar planı değişikliklerinde önerilen 10 metre genişliğindeki yolun taşınmazın çevresi ile bağlantısını sağlayacağı, bu bakımdan şehircilik ilkelerine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.<br> Yukarıda yer verilen açıklama ve değerlendirmeler çerçevesinde; dava konusu nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinin, planlama ilkelerine, şehircilik esaslarına, imar mevzuatına ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca...- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>
ruhsat