<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/3699 E.  ,  2025/5213 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2022/3699<br>Karar No : 2025/5213 <br><br>DAVACI : ... Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI : ... Kurumu Başkanlığı / ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, 2022 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi’nin 8.9., 11.9., 15.13. maddelerinin ve 27/05/2022 tarihinde davalı idarenin resmi internet sitesinde yayımlanan yeni sözleşme yapılmasına yönelik işlemin iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, yeni sözleşme yapılmasına yönelik işlem bakımından, mevcut sözleşmenin 18.2. maddesine göre 15/12/2022 tarihine kadar geçerli olmasının gerektiği, ancak aynı sözleşmenin 18.3. maddesine dayanarak yeni bir sözleşme duyurusu yapıldığı, dolayısıyla mevcut sözleşmenin 18.2. maddesine aykırı bir şekilde farklı bir zamanda yeni bir sözleşme duyurusu çıkarılarak sözleşmelerin feshedildiği; 8.9. madde bakımından, 5510 sayılı Kanun'un 73. maddesinin vermiş olduğu izin çerçevesinde özel sağlık kuruluşlarının davalı Kurum ile sağlık hizmeti satın alım sözleşmesi yaptığı, Kanun'un yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden ve davalı Kurumun matbu sözleşme düzenlemesi ile tüm branş sözleşmesinin yanında 07/01/2009 tarihinden itibaren davalı idare tarafından belirlenmiş branşlarda kısmi sözleşmeler de akdedildiği, 07/01/2009 tarihinden itibaren sözleşmelerde muhtelif değişiklikler yapılmış olsa da isteyen özel sağlık kuruluşlarının, davalı Kurumun belirlediği branşlarda kısmi/branş bazlı sözleşme yapma haklarının her zaman korunduğu, bu durumun sadece özel sağlık kurum ve kuruluşları için değil vakıf üniversitesi hastaneleri için de uygulanageldiği, davalı Kurum ile kısmi (branş bazlı) yapılan sözleşmelerin, kardiyoloji, kardiyovasküler cerrahi, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, doku ve organ nakli, acil ve hiperbarik oksijen tedavisi branşlarında olduğu ve bu branşlarda verilen tedavi hizmetlerinin, yüksek teknolojik alt yapı ve cihaz yatırımları gerektiren, ülkemizde sınırlı sayıda bulunan, ciddi bir bilgi birikimi ve deneyimi olan hekimler ile başka yerde çalıştırılamayacak sağlık personeli gereksinimine sahip, Sağlık Bakanlığınca da ayrıksı düzenlemelere tabi özellikli işlemler olduğu, davalı Kurum ile kısmi/branş bazlı sözleşme imzalayan özel sağlık kuruluşlarının uzun yıllardır süregelen bu uygulamaya olan güvenleri ile belirtilen branşlarda dövize dayalı yüksek maliyetli yatırım yaparak, bu branşlarda hizmet verecek çok sayıda uzman doktor ile nitelikli sağlık çalışanı istihdam ettiği, ayrıca bu branşlarda binlerce hastanın halihazırda tedavi görmeye devam ettiği, özellikle organ ve doku nakli, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi gibi branşlarda verilen hizmetlerin bir defaya mahsus olmadığı, aylarca hatta yıllarca, bazı özel durumlarda da (örneğin doğumsal kalp anomalileri gibi) hastanın ömrünün sonuna kadar devam ettiği, bahse konu sözleşmenin matbu bir sözleşme olduğu, bu sözleşme sayesinde ülkenin her yanında sağlık hizmeti finanse edildiği, dava konusu düzenleme nedeniyle, yıllardır kısmi branşlarda hasta tedavi eden hastanelerin tüm branşlar için sözleşme imzalamazsa 07/06/2022 tarihinden itibaren davalı Kurum üzerinden yeni hasta başvurusu kabul edemeyeceği, hastanelerin uzun vadeli planlama ve yatırımları doğrultusunda verilecek hizmetin kalitesi ve yeterliliğinin sekteye uğradığı, hukuki öngörülebilirlik ve hukuki güven ilkelerine aykırı düzenleme yapıldığı, 5510 sayılı Kanun'un 73. maddesinde, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmelerinin / Protokollerinin Hazırlanması ve Akdedilmesine İlişkin Yönetmelikte kısmi/branş bazlı sözleşme imzalanmasını yasaklayan bir hüküm bulunmadığı, hatta konuyla ilgili 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrasına bakıldığında, branş bazlı sözleşmenin sadece bir sözleşme hükmü olmaktan çıkarak kanunda karşılığını bulduğu, on yılı aşkın süredir devam eden uygulamanın hayati önem arz eden branşlarda makul ve kabul edilebilir bir gerekçe olmaksızın değiştirildiği, kısmi/branş bazlı sözleşme imzalamış sağlık kuruluşlarında tedavi gören hastaların hekim ve hastane seçme özgürlüklerinin ihlal edildiği, başka hastanelerden tedavi almaya zorlanmalarına veya tüm masrafların hasta tarafından ödenerek yüksek sağlık harcamasına neden olunduğu, söz konusu değişiklik ile branş bazlı sözleşmeli özel sağlık kurumlarından hizmet alamayacak kişilerin kamu sağlık kurumlarına oluşturacağı ek talebin halen var olan aşırı iş yükünü daha da arttıracağı ve hastaların tedaviye ulaşma sürecinin daha da uzayacağı; 11.9. madde bakımından, davalı Kurum tarafından mevcut hastanelerin faturalarının bazı illerde 1 yıldan daha fazla geriden gelerek incelendiği, ancak ödenen avans ile bu boşluğun doldurulduğu, herhangi bir nedenle sözleşme feshi halinde davalı Kurumdan avans ödemesi de alınamayacağından içeride olan alacaklarının tahsilinin belirsiz bir zamana bırakılarak hastasını tedavi etmiş, gerekli harcamaları yapmış ama bedelini alamamış bir şekilde işletmelerin zor duruma düşeceği, bu durumun hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğu; 15.13. madde bakımından, dava konusu düzenleme nedeniyle verilen teminat mektubunda “SHS’den, Kuruma tahakkuk ettirilmiş olan son 12 (oniki) aylık fatura dönemi toplamının 12’ye bölünmesi suretiyle tespit edilecek aylık ortalama tutarın %20’si oranında, fatura döneminin 12 aydan az olması halinde tahakkuk ettirilmiş fatura dönemi toplamının fatura dönemi sayısına bölünmesi suretiyle tespit edilecek aylık ortalama tutarın %20’si oranında teminat mektubu alınması” hükmünün getirildiği, ancak Sağlık Hizmet Sunucularının Faturalarının İncelenmesine ve Bedellerinin Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davalı Kurum üzerinden yapılan işlemlerin takip eden ayın 15’ine kadar fatura edilebildiği ve davalı Kurum tarafından ise 60 günlük fatura inceleme süresinin bulunduğu, dolayısıyla zaten özel sağlık kuruluşlarının her zaman 2 - 2,5 ay boyunca alacağını beklediği, mevcut maliyetlerinin üstüne ilave maliyet getirecek bir şekilde teminat mektubu talep edilmesinin hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, usul yönünden, davanın yasal süresi içinde açılıp açılmadığının resen tetkiki ile süresi içinde açılmadığının tespiti halinde davanın süre yönünden reddi gerektiği, esas yönünden, yeni sözleşme yapılmasına yönelik işlem bakımından, 2018 yılı sözleşmesinin 18.2. maddesinde 15 Aralık tarihine kadar taraflardan herhangi biri tarafından sözleşmenin feshedilmediği takdirde aynı şartlarla bir yıl daha uzamış sayılacağının belirtildiği, sözleşmenin bu şekilde uzamış olduğu bir yıl içerisinde Kurumca yeni bir sözleşmenin uygulamaya konulacağını yasaklayan herhangi bir hüküm bulunmadığı, aksine 18.3. maddesinde yeni bir sözleşme yayınlanabileceği ve bu sözleşmenin, sağlık hizmeti sunucuları tarafından kabul edilmemesinin fesih nedeni olduğunun açıkça belirtildiği; 8.9. madde bakımından, 2009 yılında uygulamaya konulan kısmi branş/sağlık hizmeti satın alım sözleşmesiyle nitelikli sağlık hizmeti veren ve yaptıkları yatırımlarla ülkemizde ancak üniversite hastanelerinin sahip olabilecekleri teknik ve tıbbi donanıma sahip olan özel sağlık hizmeti sunucularından, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere özellikli, diğer özel sağlık hizmeti sunucularının sahip olmadıkları ve Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık hizmeti sunucuları ile üniversitelerin hizmet vermekte yetersiz kaldıkları branşlarda ihtiyaç duyulan sağlık hizmetlerinin karşılanmasının amaçlandığı, ancak, gelinen noktada ülkemizdeki tüm özel sağlık hizmeti sunucularının teknik altyapılarındaki gelişmeler ve nitelikli personel istihdamında yaşanan artışın, kısmi branş/sağlık hizmeti alanında sözleşme yoluyla hizmet satın alınan özel sağlık hizmeti sunucularını diğerlerinden ayıran bir özellik olmaktan çıkardığı, bu nedenle, kısmi branş/sağlık hizmeti alanında hizmet sunan özel sağlık hizmeti sunucularının kısmi branş/sağlık hizmetleri yanında ruhsat/faaliyet izin belgelerinde bulunan diğer tüm branşlarda da hizmet sunmasına bir engel bulunmadığı, nitekim ülke genelinde kısmi branş/sağlık hizmeti alanında Kurumları ile sözleşme imzalamış 24 özel sağlık hizmeti sunucusundan 16'sının yeni uygulamayı kabul etmemişken 8'inin kabul ettiği, ayrıca, kısmi branş/sağlık hizmeti kapsamında hizmet alan hastalardan, sözleşmesiz branşlarda sunulan sağlık hizmetleri için alınan ücretler nedeniyle oluşan mağduriyetin giderilmesinin yanında, söz konusu sağlık hizmeti sunucuları tarafından sunulan tüm sağlık hizmetlerine eşit koşullarda erişim hakkının sağlanmasının amaçlandığı, dava konusu düzenlemelerin idare hukukunun genel ilkelerinden olan idareye güven, idari istikrar, eşitlik, hukuki güvenlik ilkesi ve geriye yürümezlik ilkelerine ayrılık taşımadığı, MEDULA sistemi üzerinden yayımlanan 03/06/2022 tarihli Duyuruda, "özel sağlık hizmeti sunucularına 07/06/2022 tarihi ve öncesinde müracaat eden hastaların bu tarihten sonra devam edecek, yatarak tedavilerinin; planlanmış ve müracaat tarihinden 15 iş günü ile sınırlı olmak şartıyla ileri tarihe randevu verilmiş, ameliyat, girişimsel işlemler, doku organ nakli işlemlerinin; 07/06/2022 tarih ve öncesinde düzenlenmiş tedavi protokolü doğrultusunda başlanacak veya devam eden onkolojik tedaviler (radyoterapi, stereotaktik radyocerrahi, kemoterapi, radyoizotop tedavileri) ile bu tedaviler kapsamında sunulan diğer sağlık hizmetlerinin, 2018 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesinin 10.1 numaralı maddesinde yer alan, 'SHS sözleşmenin sona erdiği tarihten önce yatarak tedavisine başlanan ve işlemi devam eden hastaların tedavilerini tamamlamakla yükümlüdür...' hükmü gereğince tamamlanıncaya kadar devam edilmesi gerektiği" hususunun bildirildiği; 11.9. madde bakımından, dava konusu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere Kurumlarıyla sözleşmesini fesheden özel sağlık hizmeti sunucularına ilişkin ödeme işlemlerinin, ilgili özel sağlık hizmeti sunucusunun Kurumlarından doğmuş alacağı veya Kurumlarına olan borcunun tespit edilmesine ilişkin sürecin tamamlanması koşuluna bağlanmasıyla, varsa Kurum alacağının yasal yollara başvurulmaksızın doğrudan tahsiline olanak sağlanmasının amaçlandığı; 15.13. madde bakımından, 5510 sayılı Kanun'un "Primlerin Ödenmesi" başlıklı 88. maddesinin 17. fıkrasına göre, Kurumlarının 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen alacakları hariç her türlü alacağı için teminat alabileceği, bu sebeple dava konusu sözleşme maddesinde üst hukuk normuna aykırılık bulunmadığı, ayrıca ilgili maddenin Sayıştay Başkanlığının önerileri de dikkate alınmak suretiyle hazırlandığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava konusu 2022 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi’nin 11.9., 15.13. maddelerinin ve 27/05/2022 tarihinde davalı idarenin resmi internet sitesinde yayımlanan yeni sözleşme yapılmasına yönelik işlemin iptali; dava konusu diğer kısımlar yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava, 2022 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi’nin 8.9., 11.9., 15.13. maddelerinin ve 27/05/2022 tarihinde davalı idarenin resmi internet sitesinde yayımlanan yeni sözleşme yapılmasına yönelik işlemin iptali istemiyle açılmıştır.<br>Davalı idarenin resmi internet sitesinde 27/05/2022 tarihinde yayımlanan duyuruda; 2022 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesinin 01/06/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe konulduğu, Kurum ile sözleşmesi devam eden özel sağlık hizmeti sunucularının (SHS) gerekli belgelerle birlikte en geç 07/06/2022 tarihi mesai saati bitimine kadar başvurmaları, başvuruların 20/06/2022 tarihine kadar değerlendirilerek sonuçlandırılacağı, başvuruları kabul edilerek sözleşmeleri yenilenen SHS’ler ile 01/06/2022 tarihinden geçerli olacak şekilde sözleşme imzalanacağı, başvuru yapmayan SHS'lerin 07/06/2022 tarihi itibarıyla MEDULA ekranının kapatılacağı, Kurum tarafından sözleşme imzalanması uygun bulunmayan SHS'lerin ise 20/06/2022 tarihi itibarıyla MEDULA ekranlarının kapatılacağı, 07/06/2022 tarihinden sonra yapılacak müracaatların, yeni sözleşme başvurusu olarak değerlendirileceği, sözleşmelerin Kurumca imzalandığı tarih itibarıyla geçerli olacağı ifade edilmiştir.<br>5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının 25. bendinde; Sağlık Hizmeti Sunucusu (SHS), sağlık hizmetini sunan ve/veya üreten, gerçek kişiler ile kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubeleri şeklinde tanımlanmıştır.<br>Kanun'un "Sağlık hizmetlerinin sağlanma yöntemi ve sağlık giderlerinin ödenmesi" 73. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; "Bu Kanuna göre sağlık hizmetleri, Kurum ile yurt içindeki veya yurt dışındaki sağlık hizmeti sunucuları arasında yapılan sözleşmeler yoluyla ve/veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından satın aldıkları sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi suretiyle sağlanır.<br>...<br>Sağlık hizmeti satın alma sözleşmelerinin hazırlanması ve akdedilmesi, sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." kurallarına yer verilmiştir.<br> Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmelerinin/Protokollerinin Hazırlanması ve Akdedilmesine İlişkin Yönetmelik 5510 sayılı Kanun'un anılan kuralına dayalı olarak çıkarılmış, 26/03/2016 tarihli, 29665 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.<br>Yönetmeliğin 4/1-g) maddesinde, Sağlık Hizmeti Sunucusu (SHS), sağlık hizmeti sunumu, tedariki, üretimi konularında faaliyet gösteren, Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış, Türk Silahlı Kuvvetleri sağlık hizmeti sunucuları hariç olmak üzere kamu ve/veya özel hukuk tüzel kişileri ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubeleri ile gerçek kişiler olarak tanımlanırken (ğ) bendinde, Sözleşme/Protokol, Kurum ile Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış, Türk Silahlı Kuvvetleri sağlık hizmeti sunucuları hariç olmak üzere sağlık hizmeti sunucuları arasında imzalanan sağlık hizmeti satın alımına/teminine/tedarik edilmesine ilişkin metin olarak belirlemiştir.<br>Uyuşmazlık, 27/05/2022 tarihinde Kurumun resmi internet sitesinde yayımlanan yeni sözleşme yapılmasına ilişkin işlem yönünden incelendiğinde;<br>Kurum tarafından hazırlanarak 19/01/2018 tarihinde resmi internet sitesinde yayımlanan 2018 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi'nin 18.1. maddesi, bu sözleşmenin, … /… /2018 tarihinden, 31/12/2018 tarihine kadar geçerli olacağı; 18.2. maddesi, sözleşmede belirtilen istisnalar dışında, her takvim yılının 15 Aralık günü mesai saati bitimine kadar taraflardan biri feshi ihbar etmediği takdirde sözleşmenin aynı şartlarla bir yıl daha uzamış sayılacağı ve yeniden sözleşme ücreti alınacağı; 18.3. maddesi ise, Kurumca yeni bir sözleşme duyurulmasına rağmen SHS yeni sözleşmeyi verilen sürenin sonunda imzalamaz ise sözleşmesinin fesh edileceği, fesih tarihinden itibaren 3 (üç) ayın bitiminde yeni sözleşme imzalamak üzere başvurulması halinde bu sözleşmenin (13.7) numaralı maddesinde yer alan fesih tarihinden önce SHS tarafından Kuruma tahakkuk ettirilmiş olan son 6 (altı) aylık fatura dönemi ortalamasının %1’i oranındaki tutarın defaten Kuruma ödemesi koşulunun aranmayacağı öngörülmüştür.<br>Davalı Kurumun resmi internet sitesinde 27/05/2022 tarihinde yayımlanan duyurunun yukarıda içeriğine yer verildiği şekilde, başvuruları kabul edilerek sözleşmeleri yenilenen SHS’ler ile 01/06/2022 tarihinden geçerli olacak şekilde sözleşme imzalanacağı, başvuru yapmayan SHS'lerin 07/06/2022 tarihi itibarıyla MEDULA ekranının kapatılacağı, Kurum tarafından sözleşme imzalanması uygun bulunmayan SHS'lerin ise 20/06/2022 tarihi itibarıyla MEDULA ekranlarının kapatılacağı, 07/06/2022 tarihinden sonra yapılacak müracaatların, yeni sözleşme başvurusu olarak değerlendirileceği, sözleşmelerin Kurumca imzalandığı tarih itibarıyla geçerli olacağı belirtilmiştir.<br>5510 sayılı Kanun kapsamında bulunan kişilerin sağlık hizmetlerinin karşılanması amacıyla davalı idare tarafından özel sağlık hizmeti sunucuları ile sözleşme veya protokol yapmak suretiyle sağlık hizmeti satın alması yoluna gidildiği, söz konusu sözleşme veya protokollerde değişiklik yapma konusunda hukuk kuralları çerçevesinde takdir yetkisine sahiptir. Bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkelerine uygun, adalet ve eşitliği sağlayacak şekilde objektif ölçütlere göre kullanması gerekmektedir. Aksi durum hukuka aykırı olacağı gibi özel sağlık hizmeti sunucularından gerek bu kuruluşların faaliyetlerini kuruluşun kendisi, hekimler ve çalışanları ile sağlık hizmeti alanlar yönünden sürekliliğin bozulmasına belirsizliğin oluşmasına yol açacaktır.<br> 2018 Yılı Sözleşmesinin geçerliliğinin 15/12/2022 tarihine kadar devam ettiği halde özel sağlık hizmeti sunucuları ile objektif kriterler ortaya konulmaksızın 01/06/2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yeni sözleşme yapılması gerektiği yönünde tesis edilen dava konusu işlemin, hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkelerine uygunluğundan söz edilemez.<br>2022 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi’nin uygulanma süresi ve/veya geçiş süreci yönü dışında işin esasına ilişkin iptal istemlerinin incelenmesine geçilmiştir.<br>2022 Yılı Sözleşmesinin 8.9. maddesi incelendiğinde;<br>2018 Yılı Sözleşmesinin SHS'nin hizmet vereceği branşlar/sağlık hizmetleri başlıklı 8.9. maddesinde; SHS'den, diş hekimliği hariç olmak üzere faaliyet izin belgesinde bulunan tüm branşlarda ya da faaliyet izni belgesi bulunanlardan (EK-2)'de yer alan tüm branşlarda/sağlık hizmetlerinde hizmet alınır yolunda kural yer almaktayken, 2022 Yılı Sözleşmesinin 8.9. maddesi aynı başlık altında, SHS'den, diş hekimliği ve bedeli Kurum tarafından ödenmeyen sağlık hizmetleri hariç olmak üzere, faaliyet izin belgelerinde bulunan tüm branşlarda hizmet alınır düzenlenmiştir.<br>Dava dilekçesinde, on yılı aşkın süredir devam eden bir uygulamanın hukuki öngörülebilirlik ve hukuki güven ilkelerine aykırı olarak yedi gün gibi çok kısa bir geçiş süreci tamamlanarak değiştirilmesinin idareye güven duygusu ve özel sağlık hizmet sunucularından hizmet alan vatandaşların kamu hizmetinin sürekliliğine olan inançlarının zedelendiği, branş bazlı sözleşmenin sadece bir sözleşme kuralı olmak dışında 1219 sayılı Yasanın 12. maddesinin 2. fıkrasının da içerdiği bir düzenleme olduğu, kısmi/branş bazlı sözleşme imzalamış sağlık kuruluşlarında tedavi gören hastaların hekim ve hastahane seçme özgürlüklerinin kısıtlanacağı ve buna bağlı olumlu kabul edilemeyecek sonuçların ortaya çıkacağı ileri sürülmektedir.<br>Davalı Kurumun savunma dilekçesinde, ülkemizde tüm özel sağlık hizmeti sunucularının teknik alt yapılarındaki gelişmeler ve nitelikli personel istihdamında yaşanan artışın, kısmi/branş sağlık hizmeti alanında sözleşme yoluyla hizmet alınan özel sağlık hizmeti sunucularını, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık hizmet sunucuları ile üniversite hastanelerinden ayıran özellik olmaktan çıkardığı; kısmı branş/sağlık hizmeti alanında hizmet sunan özel sağlık hizmet sunucularının kısmi branş/sağlık hizmetlerinin ruhsat/faaliyet izin belgelerinde bulunan diğer tüm branşlarda hizmet sunmasına engel bir durumun kalmadığı, hastaların sağlık hizmet sunucuları tarafından sunulan tüm sağlık hizmetlerine eşit koşullarda erişim hakkının sağlanmasının amaçlandığı belirtilmektedir.<br>1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 12. maddesinin 2. fıkrasında: "Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 27 nci maddesi, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesi ile 17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 32 nci maddesi saklı kalmak kaydıyla, aşağıdaki sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilir:<br>a) Kamu kurum ve kuruluşları.<br>b) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan vakıf üniversiteleri.<br>c) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan vakıf üniversiteleri, serbest meslek icrası.<br>(Değişik üçüncü fıkra: 21/1/2010-5947/7 md.) Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, Sağlık Bakanlığınca yapılan istihdam planlamaları çerçevesinde ve ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilir. Bu maddenin uygulanması bakımından Sosyal Güvenlik Kurumunca branş bazında sözleşme yapılan özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversiteleri yalnızca sözleşme yaptıkları branşlarda (b) bendi kapsamında kabul edilir. Mesleğini serbest olarak icra edenler, hizmet bedeli hasta tarafından karşılanmak ve Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmemek kaydıyla, (b) bendi kapsamında sayılan sağlık kuruluşlarında da hastalarının teşhis ve tedavisini yapabilir." kuralına yer verilmiştir.<br>Kanundaki söz konusu düzenleme 2022 Yılı Sözleşmesinin 8.9. maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde; tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, fıkrada saklı olan kanunlardaki istisnalar dışında, kamu kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşları (ruhsat/faaliyet izni bulunan tüm branşlarda), Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan vakıf üniversitelerinin her birinde mesleklerini birden fazla yerde icra edebilecekleri gibi mesleğini serbest olarak icra edenlerin de, hizmet bedeli hasta tarafından karşılanmak ve Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmemek kaydıyla, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşlarında da (ruhsat/faaliyet izni bulunan tüm branşlarda olmakla birlikte) hastalarının teşhis ve tedavisini yapabilmesine imkan bulunmakta, olup, bu haliyle hekimlerin (uzman olan hekimlerin) mesleğini icra edebilmesi, hastaların hekim ve hastane seçebilmesi konusunda sınırlama getirmediği sonucuna ulaşılmaktadır. Sözleşmenin iptali istenilen maddesinin, Kurum ile sözleşme yapan özel sağlık sunucuları tarafından sunulan tüm sağlık hizmetlerine hastaların eşit koşullarda erişim hakkının sağlanması amacına dönük nitelik taşıdığı, kamu kararı ve hizmet gereklerine ile hukuka aykırılık taşımadığı görülüğünden davanın bu yönden reddi gerekir.<br>Davacının geçiş sürecinin yeterli olmadığı yönündeki iddiası üst başlık altında değerlendirildiğinden ayrı bir değerlendirme yapılmasını gerektirmemektedir.<br>2022 yılı Sözleşmesinin 11.9. maddesine gelince;<br>Sözleşmenin dava konusu edilen 11.9. maddesinde, "Sözleşmenin, taraflardan herhangi biri tarafından feshedilmesi halinde SHS’ye Kurum kayıtlarında bulunan tüm fatura dönemlerine ait inceleme, denetim ve itiraz işlemleri sonuçlanıncaya kadar herhangi bir ödeme yapılmaz." kuralına yer verilmiştir.<br>5510 sayılı Kanun'un "Zamanaşımı, hakkın düşmesi ve avans" başlıklı 97. maddesinin 7. fıkrası: "Sağlık hizmeti sunucuları, sunmuş oldukları hizmetlere ilişkin bir ay içinde düzenledikleri fatura ve eki belgeleri izleyen ayın onbeşine kadar Kuruma teslim ederler. Fatura teslim tarihi; süresi içinde teslim edilen faturalar için teslim edildiği ayın onbeşinci günü, süresi içinde teslim edilmeyen faturalar için ise teslim edildiği ayı takip eden ayın onbeşinci günü olarak kabul edilir. Fatura bedelinin tamamı, fatura teslim tarihinden itibaren, altmış gün içinde, sağlık hizmet sunucularına avans olarak ödenir. Fatura ve eki belgeler, fatura teslim tarihinden itibaren üç ay içinde incelenerek avans hesabı kapatılır. İnceleme süresinin takip eden mali yıla sirayet etmesi durumunda, avans artıkları hakkında 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 35 inci maddesindeki akreditiflere ilişkin hükümler uygulanır.<br>";<br>İdarî yaptırımlar ve fesih" başlıklı 103. maddesi: "Kurumca yapılan inceleme neticesinde; a) Sağlık hizmeti sunulmadığı halde sağlık hizmetini fatura ettiği, b) Faturayı veya faturaya dayanak oluşturan belgeleri, gerçeğe aykırı olarak düzenlediği, c) 64 üncü madde gereğince kapsam dışı tutulan sağlık hizmetlerini, kapsam içinde olan sağlık hizmetleri gibi gösterdiği, d) Sağlık hizmetlerine hak kazanmayan kişilere, sağlık hizmeti sunarak Kuruma fatura ettiği, e) 73 üncü madde gereğince belirlenen tavanın üzerinde ilave ücret aldığı, tespit edilen sağlık hizmeti sunucuları hakkında genel hükümlere göre takip yapılır. Bu fiiller nedeniyle Kurumun yersiz ödediği tutar 96 ncı maddeye göre geri alınır. Ayrıca bu fiilleri işleyen veya sağlık hizmeti satın alınmasına ilişkin sözleşmelerde belirtilen hükümlere aykırı davrandığı tespit edilen sağlık hizmeti sunucularının Kurum ile yaptıkları sözleşmeleri feshedilebilir ve Kurumca belirlenecek süre içinde tekrar sözleşme yapılmaz.<br>71 inci maddede yer alan kimlik tespiti yükümlülüğünü yapmayan ve bu nedenle bir başka kişiye sağlık hizmeti sunulması nedeniyle Kurumun zarara uğramasına sebebiyet veren sağlık hizmeti sunucularından uğranılan zarar geri alınır...<br>Kurum tarafından sözleşmesi feshedilmiş sağlık hizmeti sunucusuyla feshe neden olan fiillere bağlı olarak oluşan Kurum alacakları tahsil edilmeden ve fesih süresi tamamlanmadan yeni bir sözleşme yapılmaz. Söz konusu sağlık hizmeti sunucusunun devri hâlinde ise feshe neden olan Kurum alacakları tahsil edilmeden ve en az bir yıllık fesih süresi geçmeden devralan sağlık hizmeti sunucusu ile sözleşme yapılmaz. Sözleşme yapılmayan veya sözleşmesi feshedilen sağlık hizmeti sunucusunun muayene ve işlemlere ilişkin fatura bedelleri ödenmez..." konularında düzenleme yapmıştır.<br>5510 sayılı Kanun uyarınca hazırlanan ve 08/03/2017 tarihli, 30001 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Hizmeti Sunucularının Faturalarının İncelenmesine ve Bedellerinin Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Ödeme işlemleri" başlıklı 24. maddesinin 8 ve 9. fıkralarında: "Kurumca sözleşmesi/protokolü feshedilen veya yeni sözleşme/protokol yapılmayan sağlık hizmeti sunucusuna; Kurum kayıtlarında bulunan tüm fatura dönemlerine ait inceleme, denetim ve itiraz işlemleri sonuçlanıncaya kadar herhangi bir ödeme yapılmaz. Kurumca sözleşmesi/protokolü nitelikli dolandırıcılık nedeniyle feshedilen sağlık hizmeti sunucusuyla herhangi bir nedenle sözleşme yenilenmiş olsa dahi Kurum kayıtlarında bulunan tüm fatura dönemlerine ait inceleme, denetim ve itiraz işlemleri sonuçlanıncaya kadar herhangi bir ödeme yapılmaz." kuralına yer verilmiştir. Bu fıkralar, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 27/11/2018 tarih ve E:2017/936, K:2018/7865 sayılı kararı ile uyuşmazlık konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 5510 sayılı Kanunda, sözleşmesi feshedilen, yeniden sözleşme yapılmayan veya nitelikli dolandırıcılık nedeniyle sözleşmesi feshedildikten sonra tekrar sözleşme imzalanan eczanelerin, reçete ve eki belgelerin, inceleme, denetim ve itiraz süreçleri açık, net, öngörülebilir bir şekilde belirlendiği halde, bu Kanunun uygulanmasını gösterir Yönetmelikte süreçlere ilişkin yeterli açıklıkta düzenleme yapılmamasının hukuki belirlilik ve hukuki güvenlik ilkeleriyle bağdaşmadığından, söz konusu düzenlemelerde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle iptal edilmiş, kararın söz konusu fıkraların iptaline ilişkin kısmı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/11/2020 tarihli E:2019/741, K:2020/2066 sayılı kararıyla onanmıştır.<br>Bu durumda, 5510 sayılı Kanun'un 103. maddesinin, Kurum tarafından sözleşmesi feshedilmiş sağlık hizmeti sunucusuyla feshe neden olan fiillere bağlı olarak oluşan Kurum alacakları tahsil edilmeden ve fesih süresi tamamlanmadan yeni bir sözleşme yapılmayacağı yönündeki kuralına karşılık, dava konusu düzenlemenin dayanağı üst hukuk normlarını aşar şekilde kesinleşen iptal kararı bulunmasına karşın aynı içerikte düzenlenmesi hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkelerine aykırı bulunduğundan iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.<br>2022 yılı Sözleşmesinin 15.13. maddesi yönünden;<br>Sözleşmenin uyuşmazlığa konu 15.13. maddesinde: "SHS, (EK-5)’de yer alan genel ilkelere göre teminat mektubu vermekle yükümlüdür.<br>" kuralına yer verilmiş; Sözleşmenin ekinde yer alan EK-5 "TEMİNAT MEKTUBU ALINMASINA İLİŞKİN GENEL İLKELER" başlıklı ekinde: "SHS’den, Kuruma tahakkuk ettirilmiş olan son 12 (oniki) aylık fatura dönemi toplamının 12’ye bölünmesi suretiyle tespit edilecek aylık ortalama tutarın %20’si oranında, fatura döneminin 12 aydan az olması halinde tahakkuk ettirilmiş fatura dönemi toplamının fatura dönemi sayısına bölünmesi suretiyle tespit edilecek aylık ortalama tutarın %20’si oranında, ilk defa sözleşme yapılması halinde ise aylık ortalama tutar olarak kabul edilecek 100.000 TL’nin %20’si oranında teminat mektubu alınır." kuralı getirilmiş ve teminat mektubuna yönelik düzenlemeler yapılmıştır.<br> Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmelerinin/Protokollerinin Hazırlanması ve Akdedilmesine İlişkin Yönetmeliğin "Sözleşmelerin/protokollerin hazırlanması" başlıklı 6. maddesinin 7. fıkrası: "Sözleşme ve/veya SHS’nin türüne göre Kurum tarafından ilgili SHS’den teminat mektubu istenebilir. Teminat tutarının belirlenmesi ile teminat alınmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir." kuralı Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 27/11/2018 tarihli, E:2016/3732, K:2018/7862 sayılı kararıyla, sözleşme ve/veya SHS'nin türüne göre ilgiliden teminat mektubu istenebileceğine ilişkin üst normda bir dayanak bulunmadığı, bu hususun davalı idarenin savunmasında da kabul edildiği, dava konusu düzenleme ile dayanak Kanun maddesinde işlem veya konu bazında sayma yoluyla belirlenen halleri aşar ve mali yükümlülük içerir şekilde kural getirilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal edilmiş, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/11/2020 tarihli, E:2019/722, K:2020/2451 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.<br>Bu durumda, dava konusu edilen maddeye dayanak oluşturacak yasal düzenleme yapılmadığı, aynı içerikte getirilen kuralın kesinleşen yargı kararına uygun olmadığı, bu haliyle yeniden yapılan dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, 2022 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi’nin 8.9. maddesi yönünden davanın reddi, dava konusu 11.9., 15.13. maddeleri ile dava konusu 27/05/2022 tarihinde davalı idarenin resmi internet sitesinde yayımlanan yeni sözleşme yapılmasına yönelik işlemin ise iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının süre aşımı itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY:<br>Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından, 2022 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi hazırlanmış; davalı Kurumun resmi internet sitesinde 27/05/2022 tarihinde yayımlanan duyuruda, 2022 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesinin 01/06/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe konulduğu, Kurum ile sözleşmesi devam eden özel sağlık hizmeti sunucularının (SHS) gerekli belgelerle birlikte en geç 07/06/2022 tarihi mesai saati bitimine kadar başvurmaları, başvuruların 20/06/2022 tarihine kadar değerlendirilerek sonuçlandırılacağı, başvuruları kabul edilerek sözleşmeleri yenilenen SHS’ler ile 01/06/2022 tarihinden geçerli olacak şekilde sözleşme imzalanacağı, başvuru yapmayan SHS'lerin 07/06/2022 tarihi itibarıyla MEDULA ekranının kapatılacağı, Kurum tarafından sözleşme imzalanması uygun bulunmayan SHS'lerin ise 20/06/2022 tarihi itibarıyla MEDULA ekranlarının kapatılacağı, 07/06/2022 tarihinden sonra yapılacak müracaatların, yeni sözleşme başvurusu olarak değerlendirileceği, sözleşmelerin Kurumca imzalandığı tarih itibarıyla geçerli olacağı hususlarına yer verilmiştir. <br>Bunun üzerine, davacı tarafından, 2022 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi’nin 8.9., 11.9., 15.13. maddelerinin ve 27/05/2022 tarihinde davalı idarenin resmi internet sitesinde yayımlanan yeni sözleşme yapılmasına yönelik işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının 25. bendinde, sağlık hizmeti sunucusu, sağlık hizmetini sunan ve/veya üreten, gerçek kişiler ile kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubeleri şeklinde tanımlanmış; "Sağlık hizmetlerinin sağlanma yöntemi ve sağlık giderlerinin ödenmesi" başlıklı 73. maddesinde, "Bu Kanuna göre sağlık hizmetleri, Kurum ile yurt içindeki veya yurt dışındaki sağlık hizmeti sunucuları arasında yapılan sözleşmeler yoluyla ve/veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından satın aldıkları sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi suretiyle sağlanır.<br> ...<br> Sağlık hizmeti satın alma sözleşmelerinin hazırlanması ve akdedilmesi, sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü düzenlenmiş; "İdarî yaptırımlar ve fesih" başlıklı 103. maddesinde, "Kurumca yapılan inceleme neticesinde; <br> a) Sağlık hizmeti sunulmadığı halde sağlık hizmetini fatura ettiği,<br> b) Faturayı veya faturaya dayanak oluşturan belgeleri, gerçeğe aykırı olarak düzenlediği,<br> c) 64 üncü madde gereğince kapsam dışı tutulan sağlık hizmetlerini, kapsam içinde olan sağlık hizmetleri gibi gösterdiği,<br> d) Sağlık hizmetlerine hak kazanmayan kişilere, sağlık hizmeti sunarak Kuruma fatura ettiği,<br> e) 73 üncü madde gereğince belirlenen tavanın üzerinde ilave ücret aldığı, tespit edilen sağlık hizmeti sunucuları hakkında genel hükümlere göre takip yapılır. Bu fiiller nedeniyle Kurumun yersiz ödediği tutar 96 ncı maddeye göre geri alınır. Ayrıca bu fiilleri işleyen veya sağlık hizmeti satın alınmasına ilişkin sözleşmelerde belirtilen hükümlere aykırı davrandığı tespit edilen sağlık hizmeti sunucularının Kurum ile yaptıkları sözleşmeleri feshedilebilir ve Kurumca belirlenecek süre içinde tekrar sözleşme yapılmaz.<br> 71 inci maddede yer alan kimlik tespiti yükümlülüğünü yapmayan ve bu nedenle bir başka kişiye sağlık hizmeti sunulması nedeniyle Kurumun zarara uğramasına sebebiyet veren sağlık hizmeti sunucularından uğranılan zarar geri alınır.<br> ...<br> Kurum tarafından sözleşmesi feshedilmiş sağlık hizmeti sunucusuyla feshe neden olan fiillere bağlı olarak oluşan Kurum alacakları tahsil edilmeden ve fesih süresi tamamlanmadan yeni bir sözleşme yapılmaz. Söz konusu sağlık hizmeti sunucusunun devri hâlinde ise feshe neden olan Kurum alacakları tahsil edilmeden ve en az bir yıllık fesih süresi geçmeden devralan sağlık hizmeti sunucusu ile sözleşme yapılmaz. Sözleşme yapılmayan veya sözleşmesi feshedilen sağlık hizmeti sunucusunun muayene ve işlemlere ilişkin fatura bedelleri ödenmez. ..." hükmü yer almıştır. <br>5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na istinaden davalı idarece hazırlanarak 26/03/2016 tarih ve 29665 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmelerinin/Protokollerinin Hazırlanması ve Akdedilmesine İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde, sağlık hizmeti sunucusu (SHS), sağlık hizmeti sunumu, tedariki, üretimi konularında faaliyet gösteren, Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış, Türk Silahlı Kuvvetleri sağlık hizmeti sunucuları hariç olmak üzere kamu ve/veya özel hukuk tüzel kişileri ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubeleri ile gerçek kişiler şeklinde tanımlanmış; "Genel ilkeler" başlıklı 5. maddesinin 7. fıkrasında, "Sözleşmelerde/protokollerde, ceza koşulu ve/veya fesih gerektiren fiiller, fesih uygulama kriterleri ve sözleşme/protokol yapılmayacak sürelere yer verilebilir." kuralı düzenlenmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleriyle, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sağlık hizmetleri karşılanan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin ilaç ve tıbbi malzeme ihtiyaçları ile diğer sağlık hizmetlerinin, kural olarak sağlık hizmeti sunucuları ile yapılacak sözleşmeler aracılığıyla karşılanması esası benimsenmiş; sağlık hizmeti satın alma sözleşmelerinin hazırlanması ve akdedilmesi, sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesine ilişkin usûl ve esasların belirlenmesi konusunda, Kuruma yönetmelikle düzenleme yapma yetkisi verilmiş; bu suretle davalı Kuruma, sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinin kapsamının, süresinin, tarafının, başka bir ifadeyle hangi koşulları taşıyan sağlık hizmeti sunucularıyla imzalanacağının tespiti konusunda takdir yetkisi tanınmıştır.<br> Bununla birlikte, idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımı mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğundan, yetki, şekil, konu unsurları yanında takdire dayanan işlemlerin sebep ve maksat yönlerinden de yargı denetimine tabi bulunduğu kuşkusuzdur. Bu anlamda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımı "keyfilik"ten ziyade kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olmak zorundadır.<br>a) 27/05/2022 tarihinde davalı idarenin resmi internet sitesinde yayımlanan yeni sözleşme yapılmasına yönelik işlem bakımından;<br> Davalı Kurumun resmi internet sitesinde 27/05/2022 tarihinde yayımlanan duyuruda, 2022 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesinin 01/06/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe konulduğu, Kurum ile sözleşmesi devam eden özel sağlık hizmeti sunucularının (SHS) gerekli belgelerle birlikte en geç 07/06/2022 tarihi mesai saati bitimine kadar başvurmaları, başvuruların 20/06/2022 tarihine kadar değerlendirilerek sonuçlandırılacağı, başvuruları kabul edilerek sözleşmeleri yenilenen SHS’ler ile 01/06/2022 tarihinden geçerli olacak şekilde sözleşme imzalanacağı, başvuru yapmayan SHS'lerin 07/06/2022 tarihi itibarıyla MEDULA ekranının kapatılacağı, Kurum tarafından sözleşme imzalanması uygun bulunmayan SHS'lerin ise 20/06/2022 tarihi itibarıyla MEDULA ekranlarının kapatılacağı, 07/06/2022 tarihinden sonra yapılacak müracaatların, yeni sözleşme başvurusu olarak değerlendirileceği, sözleşmelerin Kurumca imzalandığı tarih itibarıyla geçerli olacağı hususlarına yer verilmiştir. <br> Davalı Kurumun resmi internet sitesinde 19/01/2018 tarihinde yayımlanan 2018 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesinin 18. maddesinde, "18.1. Bu sözleşme, … /… /2018 tarihinden, 31/12/2018 tarihine kadar geçerlidir. <br> 18.2. Sözleşmede belirtilen istisnalar dışında, her takvim yılının 15 Aralık günü mesai saati bitimine kadar taraflardan biri feshi ihbar etmediği takdirde sözleşme aynı şartlarla bir yıl daha uzamış sayılır ve yeniden sözleşme ücreti alınır. <br> 18.3. Kurumca yeni bir sözleşme duyurulmasına rağmen SHS yeni sözleşmeyi verilen sürenin sonunda imzalamaz ise sözleşmesi feshedilir. Fesih tarihinden itibaren 3 (üç) ayın bitiminde yeni sözleşme imzalamak üzere başvurulması halinde bu sözleşmenin (13.7) numaralı maddesinde yer alan fesih tarihinden önce SHS tarafından Kuruma tahakkuk ettirilmiş olan son 6 (altı) aylık fatura dönemi ortalamasının %1’i oranındaki tutarın defaten Kuruma ödemesi koşulu aranmaz." kuralına yer verilmiş; bu Sözleşme 01/06/2022 tarihine kadar uygulamada varlığını devam ettirmiştir.<br> Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmelerinin/Protokollerinin Hazırlanması ve Akdedilmesine İlişkin Yönetmelik'in 5. maddesinin 2. fıkrasında, sağlık hizmetlerinin satın alımına ilişkin kuralların Kurum tarafından belirleneceği; aynı maddenin 9. fıkrasında, Kurumca bu Yönetmelik'te belirlenen koşulların gerçekleşmesi halinde ilgili mevzuata uygun şekilde sözleşmelerde/protokollerde değişiklik yapılabileceği düzenlenmiş; 6. maddesinin 1. fıkrasında, sözleşme/protokollerin Kurum tarafından hazırlanacağı hükme bağlanmıştır.<br> Uyuşmazlık, 2022 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesinin yürürlüğe gireceği tarihin 01/06/2022 tarihi olarak belirlenmesinin ve Kurum ile sözleşmesi devam eden özel sağlık hizmeti sunucularına yeni sözleşmenin imzalanması zorunluluğu getirilmesinin hukuken mümkün olup olmadığı hususunda ortaya çıkmaktadır.<br> Uyuşmazlığın çözümü açısından davalı idare ile sağlık hizmeti sunucuları (SHS) arasında akdedilen hizmet alımı sözleşmelerinin hukuki niteliği önem arz etmektedir. Kemal Gözler'e göre, bazı durumlarda sözleşmenin içeriğinin idare tarafından önceden tamamıyla veya tamamına yakın bir kısmıyla belirlenmiş olması durumunda, sözleşmenin karşı tarafının koşulların belirlenmesinde herhangi bir katkısı bulunmamaktadır. Bu nitelikteki sözleşmelere "iltihaki sözleşmeler" veya "katılma sözleşmeleri" denilmektedir. Sunulan sağlık hizmetinin büyük oranda tek alıcısı konumunda olan Kurum ile SHS'ler arasında imzalanan sözleşmelerde tarafların eşitliği söz konusu değildir. Anılan idari sözleşmeler ve eklerinin Kurum tarafından hazırlandığı ve imzacı taraf ile eşitler arası bir müzakere süreci olmadan akdedildiği dikkate alındığında, SHS'ler ile imzalanan hizmet sunumuna ilişkin idari sözleşmelerin "iltihaki sözleşme" niteliğinde olduğu söylenebilir.<br> Buna göre, davalı idarenin Yönetmelikte öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde üst normlara uygun olmak kaydıyla sözleşme veya protokollerde değişiklik yapma veya yürürlükte bulunan sözleşme/ protokoller yerine yeni bir sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinin/protokolünün yürürlüğe konulması hususunda yetkisinin bulunduğu görülmektedir. Sağlık hizmetinin sürekli gelişen ve değişen niteliğe sahip olması, bu değişkenlerden aynı yönde olmak üzere davalı Kurum ile sağlık hizmeti sunucuları arasında imzalanan sözleşmelerin de etkilenmesi ve değişen koşullar doğrultusunda sözleşmelerde değişiklik yapılması veya yeni bir sağlık hizmeti satın alma sözleşme /protokolünün yürürlüğe konulması tabiidir. <br> Bu durumda, her ne kadar 2018 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesinin 18.2. maddesinde, " Sözleşmede belirtilen istisnalar dışında, her takvim yılının 15 Aralık günü mesai saati bitimine kadar taraflardan biri feshi ihbar etmediği takdirde sözleşme aynı şartlarla bir yıl daha uzamış sayılır " kuralı uyarınca özel sağlık hizmeti sunucuları ile yapılan 2018 yılı Sözleşmesinin geçerliliğinin 15/12/2022 tarihine kadar devam edeceği anlaşılmakta ise de, yürürlükte bulunan sözleşmenin/protokolün yerine hazırlanan yeni bir sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinin /protokolünün ne zaman yürürlüğe gireceği hususunda üst hukuk normlarında açıkça bir düzenlemenin yer almadığı, bu tarihin davalı Kurumun sözleşme koşullarını belirleme yetkisi kapsamında ve yürürlükte bulunan sözleşme/protokol hükümlerine uygun olarak Kurum tarafından belirlenebileceği, bu doğrultuda da idarece yeni şartları havi bir sözleşmenin hazırlandığı ve imzalanması için süre tanındığı dikkate alındığında Sözleşmenin 18.3. maddesinde, "Kurumca yeni bir sözleşme duyurulmasına rağmen SHS yeni sözleşmeyi verilen sürenin sonunda imzalamaz ise sözleşmesi feshedilir..." kuralı uyarınca yeni sözleşmenin yürürlüğe konulabilmesi için bu sözleşmenin geçerliliği süresinin sonuna kadar beklenmesine gerek olmadığı gibi özel sağlık hizmeti sunucularının da yeni sözleşme/protokolü imzalamaları gerektiği, aksi bir kabulün sözleşmelerin değişen koşullarla uyumlu hâle getirilmesi amacıyla bağdaşmayacağı, yeni sözleşmenin imzalanması için öngörülen sürenin makul ve yeterli olduğu görüldüğünden dava konusu düzenlemede hukuka ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Diğer yandan, davacı tarafından mevcut sözleşmelerin 15/12/2022 tarihine kadar devam etmesi gerektiği belirtilmiş ise de, 2018 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesinin 18.3. maddesi hükmü gözetildiğinde ve geçiş süreci için öngörülen sürenin makul olması karşısında dava konusu işlemin hukuki güvenlik ilkesine aykırı bir yönünün de bulunmadığı açıktır.<br><br>b) Sözleşmenin dava konusu 8.9 maddesinin incelenmesi:<br> Sözleşme'nin "Konu" başlıklı 4. maddesinde, "Bu sözleşmenin konusu, sağlık hizmeti bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanan kişilere; SHS’nin, diş hekimliği ve Kurum tarafından bedeli ödenmeyen sağlık hizmetleri hariç olmak üzere, faaliyet izin belgelerinde bulunan tüm branşlarda vermeyi kabul ve taahhüt ettiği hizmetlerle sınırlı olmak üzere, sağlık hizmetlerinin sağlanmasının usul ve esasları ile karşılıklı hak ve yükümlülüklerin belirlenmesidir." kuralına; dava konusu "SHS’nin hizmet vereceği branşlar /sağlık hizmetleri" başlıklı 8.9. maddesinde ise, "SHS’den, diş hekimliği ve Kurum tarafından bedeli ödenmeyen sağlık hizmetleri hariç olmak üzere, faaliyet izin belgelerinde bulunan tüm branşlarda hizmet alınır" kuralı yer almaktadır. <br>01/06/2022 tarihine kadar uygulamada varlığını devam ettiren 2018 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesinin 8.9. maddesinde, SHS’den, diş hekimliği hariç olmak üzere faaliyet izin belgelerinde bulunan tüm branşlarda ya da faaliyet izin belgesinde bulunanlardan (EK-2)’de yer alan tüm branşlarda/sağlık hizmetlerinde hizmet alınacağı düzenlenmiş; Ek-2 "Kısmi Sözleşme Branş/Sağlık Hizmeti Listesi"nde, kvc (erişkin, çocuk), kardiyoloji (erişkin, çocuk), tıbbi onkoloji (erişkin, çocuk), radyasyon onkolojisi, doku ve organ nakli, özellikli işlemler (gamma knife/cyber knife), acil ve hiperbarik oksijen branşlarının sayıldığı görülmüştür.<br>Buna göre, daha önceden sağlık hizmeti sunucusu ile özel sağlık hizmet sunucusunun faaliyet izin belgesinde bulunan tüm branşlarda veya yukarıda sayılan bazı branşlar bazında sözleşme imzalanabilmesi mümkün iken, dava konusu Sözleşme hükmüne göre sağlık hizmet sunucusunun faaliyet izin belgesinde yer alan tüm branşlarda (diş hekimliği ve Kurum tarafından bedeli ödenmeyen sağlık hizmetleri hariç olmak üzere) hizmet alınacağı kurala bağlanmıştır.<br>Davacı tarafından, 07/01/2009 tarihinden itibaren davalı idare tarafından belirlenmiş branşlarda kısmi branş sözleşmesi akdedildiği, 07/01/2009 tarihinden itibaren sözleşmelerde muhtelif değişiklikler yapılmış olsa da isteyen özel sağlık kuruluşlarının, davalı Kurumun belirlediği branşlarda kısmi branş bazlı sözleşme yapma haklarının her zaman korunduğu, dava konusu düzenleme nedeniyle, yıllardır kısmi branş sözleşmesine istinaden hasta tedavi eden hastanelerin tüm branşlar için sözleşme imzalamaması halinde 07/06/2022 tarihinden itibaren davalı Kurum üzerinden yeni hasta başvurusu kabul edemeyeceği, hukuki öngörülebilirlik, hukuki güvenlik ilkelerine aykırı düzenleme yapıldığı, 5510 sayılı Kanun'un 73. maddesinde ve Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmelerinin / Protokollerinin Hazırlanması ve Akdedilmesine İlişkin Yönetmelikte kısmi/branş bazlı sözleşme imzalanmasını yasaklayan bir hükmün bulunmadığı, on yılı aşkın süredir devam eden uygulamanın hayati önem arz eden branşlarda makul ve kabul edilebilir bir gerekçe olmaksızın değiştirildiği, kısmi branş bazlı sözleşme imzalamış sağlık kuruluşlarında tedavi gören hastaların hekim ve hastane seçme özgürlüklerinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.<br>Davalı idare tarafından ise, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık hizmeti sunucuları ile üniversitelerin hizmet vermekte yetersiz kaldıkları branşlarda ihtiyaç duyulan sağlık hizmetlerinin karşılanması amacıyla 2009 yılında uygulamaya konulan kısmi branş/sağlık hizmeti satın alım sözleşmesinin gelinen noktada ülkemizdeki tüm özel sağlık hizmeti sunucularının teknik altyapılarındaki gelişmeler ve nitelikli personel istihdamında yaşanan artışın, kısmi branş/sağlık hizmeti alanında sözleşme yoluyla hizmet satın alınan özel sağlık hizmeti sunucularını diğerlerinden ayıran bir özellik olmaktan çıkardığı, kısmi branş/sağlık hizmeti kapsamında hizmet alan hastalardan, sözleşmesiz branşlarda sunulan sağlık hizmetleri için alınan ücretler nedeniyle oluşan mağduriyetin giderilmesinin yanında, söz konusu sağlık hizmeti sunucuları tarafından sunulan tüm sağlık hizmetlerine eşit koşullarda erişim hakkının sağlanmasının amaçlandığı savunulmuştur.<br>1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 12. maddesinin üçüncü fıkrasında, -dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle- tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, Sağlık Bakanlığınca yapılan istihdam planlamaları çerçevesinde ve ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilecekleri, bu maddenin uygulanması bakımından Sosyal Güvenlik Kurumunca branş bazında sözleşme yapılan özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinin yalnızca sözleşme yaptıkları branşlarda (b) bendi kapsamında kabul edileceği hükmü yer almaktadır.<br> 5510 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan hükümlerinden, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sağlık hizmetleri karşılanan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetlerinin, kural olarak sağlık hizmeti sunucuları ile yapılacak sözleşmeler aracılığıyla karşılanması esasının benimsendiği; sağlık hizmeti satın alma sözleşmelerinin hazırlanması ve akdedilmesi, sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesine ilişkin usûl ve esasların belirlenmesi konusunda, Kuruma yönetmelikle düzenleme yapma yetkisi verildiği; bu suretle davalı Kuruma, sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinin kapsamının, süresinin, tarafının tespiti konusunda takdir yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır.<br> Sağlık hizmetinin sürekli gelişen ve değişen niteliği dolayısıyla davalı Kurum ile sağlık hizmeti sunucuları arasında imzalanan sözleşmelerinin kapsamının da değişen koşullar doğrultusunda değiştirilebileceği açıktır.<br> Bu durumda, 1219 sayılı Kanun'da yer alan Sosyal Güvenlik Kurumca özel sağlık kurum ve kuruluşları ile branş bazında sözleşme yapılması halinde bu sağlık kuruluşlarının yalnızca sözleşme yaptıkları branşta anılan Kanun'un 12. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmeli sağlık kuruluşu olarak kabul edilecekleri yönündeki düzenlemenin, hekimlerin birden fazla yerde çalışmaları açısından sağlık kuruluşlarının gruplandırılmasına ilişkin olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumuna sağlık hizmet sunucuları ile branş bazında sözleşme imzalaması hususunda bir zorunluluğun getirilmediği, 5510 sayılı Kanun'da da bu şekilde bir zorunluluğun öngörülmediği, Kurum'un sağlık kuruluşu ile imzalanacak sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinin kapsamını (sağlık kuruluşunun faaliyet izin belgesinde yer alan tüm branşlar veya branş bazında) belirlemek hususunda takdir yetkisinin bulunduğu, bazı nitelikli branşlarda ihtiyaç duyulan sağlık hizmetlerinin kamuya bağlı sağlık kuruluşlarınca karşılanamaması nedeniyle 2009 yılında uygulamaya konulan branş bazlı (kısmi) sözleşme uygulamasından gelişen teknoloji ile özel sağlık kuruluşlarının gelişen altyapıları ve nitelikli personel sayısındaki artış göz önünde bulundurularak vazgeçildiği, özel sağlık hizmeti sunucuları tarafından sunulan tüm sağlık hizmetlerine hastaların erişiminin sağlanmasının amaçlandığı gözetildiğinde, sözleşme imzalayacak özel sağlık kuruluşundan faaliyet izin belgesinde bulunan tüm branşlarda hizmet alınması zorunluluğu getirilmesinde kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından bir sakıncanın bulunmadığı gibi bunun üst hukuk normlarına da aykırı olmadığı anlaşılmaktadır.<br> Diğer taraftan, davacı tarafından,özel sağlık kuruluşlarının uzun yıllardır süregelen bu uygulamaya olan güvenleri sebebi ile belirtilen branşlarda yatırım yaptığı, bu branşlarda hizmet verecek çok sayıda uzman hekim ile nitelikli sağlık çalışanı istihdam edildiği belirtilerek bu açıdan ciddi mağduriyetlerin oluşabileceği ileri sürülmüş ise de, idarenin, toplumsal ihtiyaçlar, teknolojik gelişmeler gibi farklı nedenlerle var olan düzenlemelerde değişikliğe gidebileceği ve bu değişikliklerin kişilerin beklentilerini etkileyebileceği, ancak düzenleme ile korunmaya değer haklı bir beklentinin ihlaline yol açılmadığı, çünkü dava konusu düzenleme ile özel sağlık kuruluşunun daha önceden branş bazında sunduğu sağlık hizmetinin doğrudan sunulamaması gibi bir duruma sebebiyet verilmediği anlaşılmakta olup, davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.<br>c) Sözleşmenin dava konusu 11.9. maddesinin incelenmesi:<br> Söz konusu Sözleşmenin dava konusu 11.9. maddesinde, "Sözleşmenin, taraflardan herhangi biri tarafından feshedilmesi halinde SHS’ye Kurum kayıtlarında bulunan tüm fatura dönemlerine ait inceleme, denetim ve itiraz işlemleri sonuçlanıncaya kadar herhangi bir ödeme yapılmaz." kuralına yer verilmiştir. <br> Dava konusu düzenlemede, taraflardan herhangi biri tarafından sözleşmenin feshi halinde özel sağlık hizmeti sunucusuna, Kurum kayıtlarında bulunan tüm fatura dönemlerine ait inceleme, denetim ve itiraz işlemleri sonuçlanmadan ödeme yapılmayacağı hususu kural altına alınmıştır.<br> Davacı tarafından, herhangi bir nedenle sözleşmenin feshi halinde Kurum nezdindeki alacaklarının tahsilinin belirsiz bir zamana bırakıldığı, sunduğu hizmetin ücretinin alınamaması durumunda özel sağlık kuruluşlarının mali açıdan zor duruma düşeceği, bu durumun hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülmüş; davalı idare tarafından ise, sözleşmesi feshedilen özel sağlık hizmeti sunucusuna yapılacak ödemenin, sağlık hizmeti sunucusunun Kurumdan alacağı veya Kuruma olan borcunun tespit edilmesine ilişkin sürecin tamamlanması koşuluna bağlandığı, varsa Kurum alacağının yasal yollara başvurulmaksızın doğrudan tahsiline olanak sağlanmasının amaçlandığı şeklinde savunulmuştur.<br> 5510 sayılı Kanun'un 73. maddesinin 12. fıkrasında, Kurumun, fatura denetimi konusunda kriterler koymaya, alternatif geri ödeme modelleri oluşturmaya ve bu konularda tespitler ve denetimler yapmaya ve/veya yaptırmaya, buna bağlı olarak hizmet alımı yapmaya yetkili olduğu; aynı maddenin 14. fıkrasında da, sağlık hizmeti satın alma sözleşmelerinin hazırlanması ve akdedilmesi, sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esasların, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği; 97. maddesinin 7. fıkrasında, sağlık hizmeti sunucularının, sunmuş oldukları hizmetlere ilişkin bir ay içinde düzenledikleri fatura ve eki belgeleri izleyen ayın onbeşine kadar Kuruma teslim edecekleri, fatura teslim tarihinin; süresi içinde teslim edilen faturalar için teslim edildiği ayın onbeşinci günü, süresi içinde teslim edilmeyen faturalar için ise teslim edildiği ayı takip eden ayın onbeşinci günü olarak kabul edildiği, fatura bedelinin tamamının, fatura teslim tarihinden itibaren, altmış gün içinde, sağlık hizmet sunucularına avans olarak ödeneceği, fatura ve eki belgelerin, fatura teslim tarihinden itibaren üç ay içinde incelenerek avans hesabı kapatılacağı, inceleme süresinin takip eden mali yıla sirayet etmesi durumunda, avans artıkları hakkında 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 35 inci maddesindeki akreditiflere ilişkin hükümlerin uygulanacağı; 103. maddesinin 3. fıkrasında da, Kurum müfettişleri tarafından yapılan denetimlerde, Kurum alacağının tahsilinin riske gireceğinin öngörülmesi halinde, alacakla orantılı olacak şekilde altı ayı geçmemek üzere ödemelerin durdurulabileceği, fakat bu sürenin sonunda inceleme veya soruşturma sonuçlanmaz ise, bu tedbirin kendiliğinden kalkacağı ve ödemelerin yapılacağı hükme bağlanmıştır.<br> 08/03/2017 tarih ve 30001 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Hizmeti Sunucularının Faturalarının İncelenmesine ve Bedellerinin Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin muhtelif maddelerinde de, sağlık hizmet sunucularına ait faturaların incelenmesi, buna ilişkin itirazlar ve itirazların değerlendirilmesine ilişkin usul ve esaslar detaylı bir şekilde düzenlenmiştir.<br> Bu durumda, geri ödeme kurumu olan davalı idarenin, kendisiyle sözleşme imzalayan sağlık hizmet sunucularının sunduğu hizmete ilişkin denetim yapma ve kural belirleme yetkisinin bulunduğu, sözleşmesi Kurum tarafından feshedilen veya sözleşmesini fesheden sağlık hizmet sunucusuna ait fatura ve eki belgelerin, inceleme, denetim ve itiraz süreçlerinin, üst hukuk normlarında belirlendiği, dava konusu düzenlemede, bu süreçlere açıkça yer verilmemiş olmasının 5510 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümlerinin uygulanmayacağı anlamına gelmediği, sağlık hizmet sunucusuna yapılacak ödeme hususunda belirsiz bir duruma sebebiyet verilmediği, kamu kurumunun zarara uğratılmasının önlenmesi amacına yönelik getirildiği anlaşılan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br> ç) Sözleşmenin dava konusu 15.13. maddesinin incelenmesi:<br> Sözleşmenin dava konusu 15.13. maddesinde, "SHS, (EK-5)’de yer alan genel ilkelere göre teminat mektubu vermekle yükümlüdür.<br>" kuralına yer verilmiş; Sözleşmenin EK-5 "TEMİNAT MEKTUBU ALINMASINA İLİŞKİN GENEL İLKELER" başlıklı ekinde, "SHS’den, Kuruma tahakkuk ettirilmiş olan son 12 (oniki) aylık fatura dönemi toplamının 12’ye bölünmesi suretiyle tespit edilecek aylık ortalama tutarın %20’si oranında, fatura döneminin 12 aydan az olması halinde tahakkuk ettirilmiş fatura dönemi toplamının fatura dönemi sayısına bölünmesi suretiyle tespit edilecek aylık ortalama tutarın %20’si oranında, ilk defa sözleşme yapılması halinde ise aylık ortalama tutar olarak kabul edilecek 100.000 TL’nin %20’si oranında teminat mektubu alınır." kuralına yer verildikten sonra teminat mektubuna yönelik bazı kurallar düzenlenmiştir.<br>Teminat mektubu, mevzuatta açıkça düzenlenmemekle birlikte, muhatap, lehtar ve garanti eden olmak üzere bünyesinde üçlü bir ilişki içeren bir güvence aracı olup, riskin gerçekleşmesi halinde muhatabın zararlarının teminat altına alınması amacıyla düzenlenmektedir.<br>5502 sayılı -703 sayılı KHK ile değiştirilmeden önceki adıyla- Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun -yine 703 sayılı KHK ile mülga- 1. maddesinde, bu Kanun ile Kuruma görev ve yetki veren diğer kanunların hükümlerini uygulamak üzere Sosyal Güvenlik Kurumunun kurulduğu belirtilmiş; 3. maddesinde, Kurumun temel amacının sosyal sigortacılık ilkelerine dayalı, etkin, adil, kolay erişilebilir, aktüeryal ve mali açıdan sürdürülebilir, çağdaş standartlarda sosyal güvenlik sistemini yürütmek olduğu düzenlenmiş; 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 403. ve 405. maddelerinde de, mülga Kanun hükmüne aynı şekilde yer verilmiştir.<br>5510 sayılı Kanun'un 88. maddesinin 17. fıkrasında, Kurumun, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen alacakları hariç olmak üzere her türlü alacağın teminatını teşkil etmek üzere Yeni Türk Lirası ve/veya yabancı para birimi üzerinden ticari işletme, taşınır ve/veya taşınmaz rehni dahil olmak üzere her türlü teminat almaya yetkili olduğu kurala bağlanmıştır.<br>Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sağlık hizmetleri karşılanan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetlerinin, kural olarak sağlık hizmeti sunucuları ile yapılacak sözleşmeler aracılığıyla karşılanması esası benimsenmiş; davalı Kuruma, sağlık hizmeti satın alma sözleşmesine konu kuralları belirlemek noktasında takdir yetkisi tanınmıştır.<br>Bununla birlikte, idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımı mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğundan, yetki, şekil, konu unsurları yanında takdire dayanan işlemlerin sebep ve maksat yönlerinden de yargı denetimine tabi bulunduğu kuşkusuzdur. Bu anlamda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımı "keyfilik"ten ziyade kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olmak zorundadır. <br>Buna göre, davalı Kurum'un, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen alacakları hariç olmak üzere her türlü alacağın teminatını teşkil etmek üzere her türlü teminatı almaya yetkili olduğu, dolayısıyla sözleşme ve/veya SHS’nin türüne göre Kurum tarafından ilgili SHS’den teminat mektubu isteyebilme konusunda takdir yetkisinin bulunduğu, anılan takdir yetkisinin sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği ile sağlık hizmetine erişim hakkı arasında makul bir dengenin kurulması kaydıyla 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklandığı, teminat mektubu istenmesinin Kurumun amacı ile de uyumlu olduğu gözetildiğinde, sağlık hizmeti sunucularının Kurumu zarara uğratması riskini güvence altına almak, Kurumun kaynaklarının efektif kullanılarak sağlık hizmetinin ve sosyal güvenlik sisteminin finansmanında oluşabilecek açıkları engellemek amaçlarına yönelik getirilen ve kamu yararı ile hizmet gereklerine aykırı bir yönü bulunmayan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Dava konusu 2022 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi’nin 11.9., 15.13. maddeleri ve 27/05/2022 tarihinde davalı idarenin resmi internet sitesinde yayımlanan yeni sözleşme yapılmasına yönelik işlem yönünden oy çokluğuyla; 2022 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi’nin 8.9. maddesi yönünden oy birliğiyle DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 12/11/2025 tarihinde karar verildi.<br><br><br>(X)-KARŞI OY :<br> 27/05/2022 tarihinde davalı idarenin resmi internet sitesinde yayımlanan yeni sözleşme yapılmasına yönelik işlem bakımından;<br> 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının 25. bendinde, sağlık hizmeti sunucusu, sağlık hizmetini sunan ve/veya üreten, gerçek kişiler ile kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubeleri şeklinde tanımlanmış; "Sağlık hizmetlerinin sağlanma yöntemi ve sağlık giderlerinin ödenmesi" başlıklı 73. maddesinde, "Bu Kanuna göre sağlık hizmetleri, Kurum ile yurt içindeki veya yurt dışındaki sağlık hizmeti sunucuları arasında yapılan sözleşmeler yoluyla ve/veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından satın aldıkları sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi suretiyle sağlanır. ...<br> Sağlık hizmeti satın alma sözleşmelerinin hazırlanması ve akdedilmesi, sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.<br> 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na istinaden davalı idarece hazırlanarak 26/03/2016 tarih ve 29665 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmelerinin/Protokollerinin Hazırlanması ve Akdedilmesine İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde, sağlık hizmeti sunucusu (SHS), sağlık hizmeti sunumu, tedariki, üretimi konularında faaliyet gösteren, Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış, Türk Silahlı Kuvvetleri sağlık hizmeti sunucuları hariç olmak üzere kamu ve/veya özel hukuk tüzel kişileri ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubeleri ile gerçek kişiler şeklinde; (ğ) bendinde, sözleşme/protokol, Kurum ile Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış, Türk Silahlı Kuvvetleri sağlık hizmeti sunucuları hariç olmak üzere sağlık hizmeti sunucuları arasında imzalanan sağlık hizmeti satın alımına/teminine/tedarik edilmesine ilişkin metin şeklinde tanımlanmıştır. <br> Anılan Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanan ve davalı Kurumun resmi internet sitesinde 19/01/2018 tarihinde yayımlanan 2018 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesinin 18. maddesinde, "18.1. Bu sözleşme, … /… /2018 tarihinden, 31/12/2018 tarihine kadar geçerlidir. <br> 18.2. Sözleşmede belirtilen istisnalar dışında, her takvim yılının 15 Aralık günü mesai saati bitimine kadar taraflardan biri feshi ihbar etmediği takdirde sözleşme aynı şartlarla bir yıl daha uzamış sayılır ve yeniden sözleşme ücreti alınır. <br> 18.3. Kurumca yeni bir sözleşme duyurulmasına rağmen SHS yeni sözleşmeyi verilen sürenin sonunda imzalamaz ise sözleşmesi feshedilir. Fesih tarihinden itibaren 3 (üç) ayın bitiminde yeni sözleşme imzalamak üzere başvurulması halinde bu sözleşmenin (13.7) numaralı maddesinde yer alan fesih tarihinden önce SHS tarafından Kuruma tahakkuk ettirilmiş olan son 6 (altı) aylık fatura dönemi ortalamasının %1’i oranındaki tutarın defaten Kuruma ödemesi koşulu aranmaz." kuralına yer verilmiş; bu Sözleşme 01/06/2022 tarihine kadar uygulanagelmiştir. <br> Davalı Kurumun resmi internet sitesinde 27/05/2022 tarihinde yayımlanan duyuruda, 2022 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesinin 01/06/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe konulduğu, Kurum ile sözleşmesi devam eden özel sağlık hizmeti sunucularının (SHS) gerekli belgelerle birlikte en geç 07/06/2022 tarihi mesai saati bitimine kadar başvurmaları, başvuruların 20/06/2022 tarihine kadar değerlendirilerek sonuçlandırılacağı, başvuruları kabul edilerek sözleşmeleri yenilenen SHS’ler ile 01/06/2022 tarihinden geçerli olacak şekilde sözleşme imzalanacağı, başvuru yapmayan SHS'lerin 07/06/2022 tarihi itibarıyla MEDULA ekranının kapatılacağı, Kurum tarafından sözleşme imzalanması uygun bulunmayan SHS'lerin ise 20/06/2022 tarihi itibarıyla MEDULA ekranlarının kapatılacağı, 07/06/2022 tarihinden sonra yapılacak müracaatların, yeni sözleşme başvurusu olarak değerlendirileceği, sözleşmelerin Kurumca imzalandığı tarih itibarıyla geçerli olacağı olacağı hususlarına yer verilmiştir. <br> 5510 sayılı Kanun'a göre, Sosyal Güvenlik Kurumunun özel sağlık hizmeti sunucuları ile sözleşme veya protokol yapmak suretiyle sağlık hizmeti satın aldığı ve böylece 5510 sayılı Kanun kapsamında bulunan kişilerin sağlık hizmetlerinin karşılanması yoluna gidildiği, davalı idarenin sözleşme veya protokollerde değişiklik yapma hususunda takdir yetkisine sahip olduğu anlaşılmaktadır. <br>İdareye tanınan bu takdir yetkisinin, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmeyeceği de kuşkusuzdur. Zira, takdir yetkisi ile idareye ancak hukuk kuralları içinde hareket özgürlüğü tanınmış olduğundan, yasa koyucu tarafından idareye tanınan bu yetkinin, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması gerekmektedir.<br> Ancak sağlık hizmetinin temel alıcısı konumunda olan davalı idarenin, özel sağlık hizmeti sunucuları ile sözleşme yapması halinde, kendisine verilen yetki çerçevesinde yapacağı değişikliklerin, hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkelerine uygun, adalet ve eşitliği sağlayacak şekilde objektif kriterlere dayanması gerekmektedir. Aksi halde, özel sağlık hizmeti sunucularının iktisadî ve ticari faaliyetlerini devam ettirmeleri mümkün olamayacaktır. <br>Bu nedenle, özel sağlık hizmeti sunucuları ile yapılan 2018 yılı Sözleşmesinin geçerliliği 15/12/2022 tarihine kadar devam ederken, objektif kriterlere dayanmaksızın 01/06/2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yeni sözleşme yapılması gerektiği yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br>2022 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi’nin 11.9. maddesi bakımından;<br>Söz konusu Sözleşmenin dava konusu 11.9. maddesinde, "Sözleşmenin, taraflardan herhangi biri tarafından feshedilmesi halinde SHS’ye Kurum kayıtlarında bulunan tüm fatura dönemlerine ait inceleme, denetim ve itiraz işlemleri sonuçlanıncaya kadar herhangi bir ödeme yapılmaz." kuralına yer verilmiştir. <br> 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Zamanaşımı, hakkın düşmesi ve avans" başlıklı 97. maddesinin 7. fıkrasında, " Sağlık hizmeti sunucuları, sunmuş oldukları hizmetlere ilişkin bir ay içinde düzenledikleri fatura ve eki belgeleri izleyen ayın onbeşine kadar Kuruma teslim ederler. Fatura teslim tarihi; süresi içinde teslim edilen faturalar için teslim edildiği ayın onbeşinci günü, süresi içinde teslim edilmeyen faturalar için ise teslim edildiği ayı takip eden ayın onbeşinci günü olarak kabul edilir. Fatura bedelinin tamamı, fatura teslim tarihinden itibaren, altmış gün içinde, sağlık hizmet sunucularına avans olarak ödenir. Fatura ve eki belgeler, fatura teslim tarihinden itibaren üç ay içinde incelenerek avans hesabı kapatılır. İnceleme süresinin takip eden mali yıla sirayet etmesi durumunda, avans artıkları hakkında 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 35 inci maddesindeki akreditiflere ilişkin hükümler uygulanır.<br>" hükmü; "İdarî yaptırımlar ve fesih" başlıklı 103. maddesinde, "Kurumca yapılan inceleme neticesinde; <br> a) Sağlık hizmeti sunulmadığı halde sağlık hizmetini fatura ettiği,<br> b) Faturayı veya faturaya dayanak oluşturan belgeleri, gerçeğe aykırı olarak düzenlediği,<br> c) 64 üncü madde gereğince kapsam dışı tutulan sağlık hizmetlerini, kapsam içinde olan sağlık hizmetleri gibi gösterdiği,<br> d) Sağlık hizmetlerine hak kazanmayan kişilere, sağlık hizmeti sunarak Kuruma fatura ettiği,<br> e) 73 üncü madde gereğince belirlenen tavanın üzerinde ilave ücret aldığı, tespit edilen sağlık hizmeti sunucuları hakkında genel hükümlere göre takip yapılır. Bu fiiller nedeniyle Kurumun yersiz ödediği tutar 96 ncı maddeye göre geri alınır. Ayrıca bu fiilleri işleyen veya sağlık hizmeti satın alınmasına ilişkin sözleşmelerde belirtilen hükümlere aykırı davrandığı tespit edilen sağlık hizmeti sunucularının Kurum ile yaptıkları sözleşmeleri feshedilebilir ve Kurumca belirlenecek süre içinde tekrar sözleşme yapılmaz.<br> 71 inci maddede yer alan kimlik tespiti yükümlülüğünü yapmayan ve bu nedenle bir başka kişiye sağlık hizmeti sunulması nedeniyle Kurumun zarara uğramasına sebebiyet veren sağlık hizmeti sunucularından uğranılan zarar geri alınır.<br> ...<br> Kurum tarafından sözleşmesi feshedilmiş sağlık hizmeti sunucusuyla feshe neden olan fiillere bağlı olarak oluşan Kurum alacakları tahsil edilmeden ve fesih süresi tamamlanmadan yeni bir sözleşme yapılmaz. Söz konusu sağlık hizmeti sunucusunun devri hâlinde ise feshe neden olan Kurum alacakları tahsil edilmeden ve en az bir yıllık fesih süresi geçmeden devralan sağlık hizmeti sunucusu ile sözleşme yapılmaz. Sözleşme yapılmayan veya sözleşmesi feshedilen sağlık hizmeti sunucusunun muayene ve işlemlere ilişkin fatura bedelleri ödenmez. ..." hükmü yer almıştır. <br><br>5510 sayılı Kanun'a istinaden davalı idarece hazırlanarak 08/03/2017 tarih ve 30001 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Hizmeti Sunucularının Faturalarının İncelenmesine ve Bedellerinin Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Ödeme işlemleri" başlıklı 24. maddesinin 8. fıkrasında, "Kurumca sözleşmesi/protokolü feshedilen veya yeni sözleşme/protokol yapılmayan sağlık hizmeti sunucusuna; Kurum kayıtlarında bulunan tüm fatura dönemlerine ait inceleme, denetim ve itiraz işlemleri sonuçlanıncaya kadar herhangi bir ödeme yapılmaz." kuralına; aynı maddenin 9. fıkrasında, "Kurumca sözleşmesi/protokolü nitelikli dolandırıcılık nedeniyle feshedilen sağlık hizmeti sunucusuyla herhangi bir nedenle sözleşme yenilenmiş olsa dahi Kurum kayıtlarında bulunan tüm fatura dönemlerine ait inceleme, denetim ve itiraz işlemleri sonuçlanıncaya kadar herhangi bir ödeme yapılmaz." kuralına yer verilmiş; anılan Yönetmeliğin muhtelif maddelerinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 27/11/2018 tarih ve E:2017/936, K:2018/7865 sayılı kararıyla, "Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen maddelerinde, sözleşmesi feshedilen, yeniden sözleşme yapılmayan veya nitelikli dolandırıcılık nedeniyle sözleşmesi feshedildikten sonra tekrar sözleşme imzalanan eczanelerin, reçete ve eki belgelerin, inceleme, denetim ve itiraz süreçleri açık, net, öngörülebilir bir şekilde belirlendiği halde, bu Kanunun uygulanmasını gösterir Yönetmelikte yukarıda bahsedilen süreçlere ilişkin yeterli açıklıkta düzenleme yapılmaması, hukuki belirlilik ve hukuki güvenlik ilkeleriyle bağdaşmadığından, söz konusu düzenlemelerde hukuki isabet görülmemiştir." gerekçesiyle yukarıda yer verilen fıkraların iptaline karar verilmiş, kararın bu fıkralara ilişkin kısmı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/11/2020 tarih ve E:2019/741, K:2020/2066 sayılı kararıyla onanmıştır. <br>Bu durumda, 5510 sayılı Kanun'un 103. maddesinin, Kurum tarafından sözleşmesi feshedilmiş sağlık hizmeti sunucusuyla feshe neden olan fiillere bağlı olarak oluşan Kurum alacakları tahsil edilmeden ve fesih süresi tamamlanmadan yeni bir sözleşme yapılmayacağı yönündeki amir hükmü karşısında, dava konusu düzenlemenin üst hukuk normlarını aşar mahiyette ve hukuk devleti ilkesinin bir uzantısı olan hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkelerine aykırı nitelikte olduğu, nitekim, aynı yöndeki düzenlemenin yer aldığı Yönetmelik maddesinin iptali istemiyle açılan davada daha önce Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince anılan düzenlemenin iptaline karar verildiği görülmektedir. <br>Anılan Sözleşmenin 15.13. maddesi bakımından;<br>Söz konusu Sözleşmenin dava konusu 15.13. maddesinde, "SHS, (EK-5)’de yer alan genel ilkelere göre teminat mektubu vermekle yükümlüdür.<br>" kuralına yer verilmiş; Sözleşmenin EK-5 "TEMİNAT MEKTUBU ALINMASINA İLİŞKİN GENEL İLKELER" başlıklı ekinde, "SHS’den, Kuruma tahakkuk ettirilmiş olan son 12 (oniki) aylık fatura dönemi toplamının 12’ye bölünmesi suretiyle tespit edilecek aylık ortalama tutarın %20’si oranında, fatura döneminin 12 aydan az olması halinde tahakkuk ettirilmiş fatura dönemi toplamının fatura dönemi sayısına bölünmesi suretiyle tespit edilecek aylık ortalama tutarın %20’si oranında, ilk defa sözleşme yapılması halinde ise aylık ortalama tutar olarak kabul edilecek 100.000 TL’nin %20’si oranında teminat mektubu alınır." kuralına yer verildikten sonra teminat mektubuna yönelik bazı kurallar düzenlenmiştir. <br> 5510 sayılı Kanun'a istinaden davalı idarece hazırlanarak 26/03/2016 tarih ve 29665 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmelerinin/Protokollerinin Hazırlanması ve Akdedilmesine İlişkin Yönetmeliğin "Sözleşmelerin/protokollerin hazırlanması" başlıklı 6. maddesinin 7. fıkrasında, "Sözleşme ve/veya SHS’nin türüne göre Kurum tarafından ilgili SHS’den teminat mektubu istenebilir. Teminat tutarının belirlenmesi ile teminat alınmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir." kuralına yer verilmişken, bu düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 27/11/2018 tarih ve E:2016/3732, K:2018/7862 sayılı kararıyla, sözleşme ve/veya SHS'nin türüne göre ilgiliden teminat mektubu istenebileceğine ilişkin üst normda bir dayanak bulunmadığı, bu hususun davalı idarenin savunmasında da kabul edildiği, dava konusu düzenleme ile dayanak Kanun maddesinde işlem veya konu bazında sayma yoluyla belirlenen halleri aşar ve mali yükümlülük içerir şekilde kural getirilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle düzenlemenin iptaline karar verilmiş, anılan karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/11/2020 tarih ve E:2019/722, K:2020/2451 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. <br>Bu durumda, dava konusu düzenleme ile aynı mahiyetteki dayanak Yönetmelik maddesinin daha önce iptal edildiği, dava konusu düzenlemenin yukarıda gerekçesine yer verilen ve kesinleşen yargı kararına uygun olmadığı, bu haliyle dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşılmaktadır. <br>Açıklanan nedenlerle, 27/05/2022 tarihinde davalı idarenin resmi internet sitesinde yayımlanan yeni sözleşme yapılmasına yönelik işlem ile 2022 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi’nin 11.9. ve 15.13. maddelerinin iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz. <br><br> <br><br><br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>

ruhsat