<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/1632 E. , 2025/1551 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2025/1632<br>Karar No : 2025/1551 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Niğde Bor Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Niğde ili, Bor ilçesi, ... Köyü' nde yer alan davacıya ait ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmektedir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince verilen kararda; Niğde İli, Bor İlçesi, ... Köyü, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda zorunlu toplulaştırma işlemi yapıldığı, toplulaştırma işlemi sonucunda bu parselden gelen hak edişe karşılık ... ada ... parsel sayılı taşınmazın davacıya tahsis edildiği, parselin Doğu-Batı-Güney sınırlarında kısmen 1-2 m'lik kaymalar olduğu, davacıya ait bir kısım ağaçların ve duvarın komşu parsellerde ve yolda kaldığı sabit olmakla beraber, parselin birebir eski sınırıyla korunmasının her durumda mümkün olmadığı, toplulaştırmanın doğal sonucu olarak kaymaların olabileceği, kaymanın yol ve katılım payı kesintisinden kaynaklı olduğu, her türlü yapının ve ağacın sabit tesis olarak kabul edilemeyeceği, dikili ve kapama meyve bahçesi niteliğinde olmayan kavak ağaçlarının sabit tesis olmadığı, kaldı ki sabit tesislerin bile imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi ilkesinin kabul edilmiş olduğu dikkate alındığında bahçe duvarının da teknik nedenlerle dikkate alınmamasının mümkün olduğu, endeks değerleri, kesinti miktarları doğru olarak uygulandığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz dilekçesine cevap verildiği halde, bozma kararında cevap verilmediğinin belirtildiği, dolayısıyla cevap dilekçesi incelenmeden eksik inceleme ile bozma kararı verildiği, karar gerekçesinin bilirkişi raporu ile çelişik olduğu, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde depo, su kuyusu ve kavak ağaçlarının bulunduğu ve etrafının taş duvarla çevrili olduğu, sabit tesislerin dikkate alınmaması nedeniyle davacının mağdur edildiği, davacıya verilen parselin mera arazisi olduğu ve mera arazisinin toplulaştırılmaya çalışılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi olan binanın sabit tesis olarak dikkate alınmamış olmasının hatalı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. <br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50/4. maddesinde, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmüne yer verilmiştir.<br>Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Bölge İdare Mahkemesince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.<br>Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 03/10/2024 tarih ve E:2023/12783, K:2024/5332 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
ruhsat