<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/1760 E.  ,  2025/72 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2024/1760<br>Karar No : 2025/72 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Huk. Müş. Av. ...<br><br> 2- ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin 09/05/2024 tarih ve E:2024/423, K:2024/2877 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 19/01/2010 tarih ve 27467 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Mezarlık Yerlerinin İnşası ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmeliğin 19/01/2013 tarih ve 28533 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Mezarlık Yerlerinin İnşası ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile değişik 4. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinin, 16. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "Mesai saatleri dışında verilecek olan ölüm belgelerinin düzenlenmesi işi, ilçe bazında, belediye tabibi, toplum sağlığı merkezi hekimi ve aile hekimlerinin dahil olduğu nöbet sistemi ile verilir. Bu nöbet listesi toplum sağlığı merkezlerince oluşturulur, mahalli mülki amir tarafından onaylanır. Nöbet listesi oluşturulurken coğrafi şartlar göz önünde bulundurularak ilçeler birleştirilebilir. Mesai saatleri dışında ölüm belgesi düzenlenmesine ilişkin nöbet, adli hizmet nöbetleri ile birlikte verilebilir. 112 acil sağlık istasyonu görevlileri vakaya gittiklerinde ölüm gerçekleşmiş ise doğrudan ölüm belgesi düzenleyebilir. Bu nöbet uygulamasında ihtiyaç duyulan lojistik hizmetler halk sağlığı müdürlüklerince verilir." ibarelerinin ve 19. maddesinde düzenlenen "toplum sağlığı merkezi hekimi veya aile hekiminin" ibaresinin iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesinin 09/05/2024 tarih ve E:2024/423, K:2024/2877 sayılı kararıyla; <br> Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/11/2018 tarih ve E:2016/3090, K:2018/4805 sayılı bozma kararına uyularak; <br>Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'na dayanılarak çıkarılan dava konusu Mezarlık Yerlerinin İnşaası ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmelik'te ölüm belgesinin, ölümün resmi sağlık kurumunda gerçekleşmesi durumunda bu yer tarafından düzenleneceğinin, özel sağlık kuruluşunda gerçekleşmesi durumunda kişiyi tedavi eden hekimin düzenlediği defin ruhsatının belediye tabibi, belediye tabibi yoksa toplum sağlığı hekimi ya da aile hekimi tarafından tasdik edilmek şartıyla geçerli olacağının, ölümün sağlık kuruluşları dışında gerçekleşmesi halinde ise defin ruhsatının cenazenin bulunduğu yerdeki belediye tabibi, belediye tabibi yoksa toplum sağlığı merkezi hekimi ya da aile hekimi, bunların da bulunmaması halinde gömme izin belgesi görevlisi tarafından düzenleneceğinin öngörüldüğü, ölüm belgesi düzenlenmesi konusunda bir sıralamaya yer verildiği, bu yetkinin öncelikle belediye tabibinde olduğu, belediye tabibinin olmadığı yerlerde toplum sağlığı merkezi hekimleri ve aile hekimlerinin görevlendirildiği,<br>Ölüm belgesi hizmetlerinin yerine getirilmesi konusunda birinci derecede aile hekimlerinin görevli ve yetkili olmadığı, söz konusu hizmetlerin hizmetin türüne göre ilgili hekimler ve kurumlar (belediye hekimi, toplum sağlığı hekimi, adli tıp kurumu ve hastaneler) tarafından yerine getirileceğinin anlaşıldığı, ölüm belgesi düzenleme hizmetlerinin yürütülmesi noktasında, bu hizmetlerin yürütülmesine ihtiyaç duyulan yerlerde hizmetin aksamadan devamlılığı açısından ve iş yükü gözetilerek, ilgili hekim veya kurumların bulunmaması durumunda, toplum sağlığı hekimleri ve aile hekimlerinin de görevlendirilebileceği sonucuna ulaşıldığı,<br>Bu itibarla, dava konusu Yönetmelik kurallarında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uygulamada asli görevli kurumlar yokmuş gibi hizmetin bütün yükünün davalı idareler tarafından aile hekimlerine yüklendiği, tamamında her türlü sağlık kurumu, hastane, belediye hekimi ve sağlık personelinin bulunduğu idari birimlerde tüm defin nöbetlerinin aile hekimlerine yazıldığı, iptal kararı verilmediği sürece uygulamanın bu şekilde devam edeceği, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : <br>Davalı idareler tarafından, Danıştay Dördüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br>b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br>c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.<br>Danıştay Dördüncü Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/11/2018 tarih ve E:2016/3090, K:2018/4805 sayılı sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Dördüncü Dairesinin temyize konu 09/05/2024 tarih ve E:2024/423, K:2024/2877 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

ruhsat