<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2025/1879 E.  ,  2025/2705 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2025/1879<br>Karar No:2025/2705<br><br>YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI<br><br>Dava, ticari ve iktisadi bütünlük kapsamında davacı tarafından alınan Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada, ..., ..., ..., ..., ... ve ... parselde kayıtlı Hazineye ait taşınmazlar üzerindeki 325 kapasiteli tesise ilişkin “kesin tahsis hakkı”nın Kültür ve Turizm Bakanlığınca iptal edilmesi üzerine, söz konusu hakkın tescil işleminin yeniden değerlendirilmesinin yazı ile talep edilmesine ilişkin başvurunun reddine dair 02/05/2025 tarih ve E-… sayılı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu I. Tahsilat Daire Başkanlığı işleminin iptali istemiyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna karşı açılmıştır. <br>İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 30/05/2025 tarih ve E:2025/952, K:2025/1194 sayılı kararıyla, davaya konu işlemin davacıya ihale edilen ancak tahsis/tescil işlemleri sonuçlandırılamayan taşınmazlarla ilgili olduğu, bu işlemin davacı tarafından ''tescil işlemlerinin yeniden değerlendirilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığına yazı yazılması'' istemiyle davalı idareye yaptığı başvuru neticesinde tesis edildiği, dolayısıyla uyuşmazlığın taşınmazın aynına ilişkin olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 34. maddesinin birinci fıkrasında yer alan özel yetki kuralı uyarınca taşınmazların bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olan Antalya İdare Mahkemesince çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle dosyanın Antalya İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>Antalya 4. İdare Mahkemesinin 01/07/2025 tarih ve E:2025/847, K:2025/671 sayılı kararıyla ise, davaya konu işlemin, yukarıda yer verilen taşınmazlara ilişkin olarak kesin tahsis hakkı iptal edilen davacı tarafından, söz konusu taşınmazlara ilişkin tescil işlemlerinin yeniden değerlendirilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığına yazı yazılması istemiyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna yapılan başvurunun reddine ilişkin olduğu, dava konusu edilen işlemin doğrudan imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından kaynaklanmadığı, Kültür ve Turizm Bakanlığına yazı yazılması istemiyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna yapılan başvurunun reddinden kaynaklandığı, dava konusu işlemin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu 1. Tahsilat Daire Başkanlığı tarafından tesis edildiği, dolayısıyla uyuşmazlığın görüm ve çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrasında yer alan genel yetki kuralı uyarınca işlemi tesis eden mercii olan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun bulunduğu yerdeki İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılarak yetkili Mahkemenin belirlenmesi için dava dosyasının Danıştay'a gönderilmesine karar verilmiştir. <br>Aktarılan kararlar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 27. maddesi ve 2577 sayılı Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:<br> 2577 sayılı Kanun'un "İdari davalarda genel yetki" başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, "Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanun'da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir." kuralına; 34. maddesinin birinci fıkrasında ise, "İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir." kuralına yer verilmiştir.<br> İdari davalarda genel yetki, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin yukarıda yer verilen birinci fıkrasına göre, iptal davalarında yetki konusundaki genel kural, dava konusu idari işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır.<br> Anılan Kanun'un 34. maddesinde, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan iptal ve tam yargı davaları ile konusu taşınmaz mal olan idari sözleşme uyuşmazlıklarından ve ayrıca kamu mallarına ilişkin idari davalardan söz edilmiştir. Maddenin öngördüğü yetki kuralı özel ve kesin nitelikte olduğundan; anılan davaların mutlaka uyuşmazlık konusu taşınmaz malın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde görülmesi gerekmekte, 32. maddenin birinci fıkrasındaki genel yetki kuralının bu alanda geçerliliği bulunmamaktadır (YENİCE Kâzım/ESİN Yüksel, Açıklamalı-İçtihatlı-Notlu İdari Yargılama Usulü, 1983, Ankara, s.656).<br> Aslında, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen idari dava türlerinden hiç birinin konusu taşınmaz mallar değildir. Dolayısıyla, 34. maddede yer alan "taşınmaz mallara ilişkin davalar" ifadesinden anlaşılması gereken, taşınmaz malları konu edinen idari davalar değil; "idari uyuşmazlığın kaynağı olan taşınmaz mallarla ilgili bir isteği karşılayan" ya da "taşınmaz mallar üzerindeki bir hakkı ihlal eden" idari işlemleri konu edinen idari davalardır (CANDAN Turgut, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 2020, Ankara, s.1051).<br> Bu durumda, idari dava türlerinden olan iptal davalarında, yetkili mahkemenin tespitinde kural olarak 32. maddede belirlenen ilkenin uygulanmasının esas olduğu; bu genel kuraldan ayrılmanın ancak istisna öngören özel bir yetki kuralının varlığı halinde mümkün olduğu; 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralının ise, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasını veya taşınmaza bağlı hakları konu alan işlemlere karşı açılan davalara yönelik olduğu açıktır.<br> Dosyanın incelenmesinden, Antalya ili, ... ilçesi, ... mahallesinde bulunan ... ada, ..., ..., ..., ..., ... ve ... parselde kayıtlı Hazine arazisine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü tarafından ... Seniteri ve Turizm İşletme Sanayi ve Ticaret A.Ş. lehine 22/12/1995 tarihinde irtifak hakkı yoluyla 49 yıllığına verilen “kesin tahsis hakkı” ve Antalya ... Turizm Tesisi ... Sokak, No: ... .../ANTALYA adresinde bulunan, ... Seniteri ve Turizm İşletme Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye ait menkuller ile bu varlıkların feri veya mütemmim cüzü niteliğindeki sözleşmeler ile bu sözleşmelerden doğan ancak başlı başına iktisadi değeri olmayanlar da dahil olmak üzere diğer tüm mal, hak ve varlıklar bir araya getirilerek oluşturulan “Antalya ... Turizm Tesisi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü” ihalesinin davacının üzerinde bırakıldığı, gerekli izinlerin alınması amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı dahil ilgili kurumlara yazılar gönderildiği, söz konusu Bakanlık tarafından “kesin tahsis”in iptal edildiği, davacı tarafından Ankara 38. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle, “kesin tahsis hakkının” verilmesi için gerekli iş ve işlemlerin yapılması”nın davalı idareden talep edildiği, bu talebin davalı idarenin 26/11/2024 tarih ve E-… sayılı işlemiyle, “… gelinen aşamada Turizm işletme belgesinin verilen sürede sunulmaması nedeniyle iptal süreci yaşandığı anlaşıldığı, söz konusu sürecin Kurumları ile ilgisinin bulunmadığı, muhatabın ilgili kurumlar olduğu, kendilerince yapılacak işlem bulunmadığı” gerekçesiyle reddedildiği, bunun üzerine davacı tarafından benzer taleple yapılan 30/04/2025 tarihli başuvurunun davalı idarenin 02/05/2025 tarih ve E-… sayılı işlemiyle aynı gerekçeyle reddedilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br> Bu itibarla, uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamında doğrudan imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı, davacı tarafından yapılan başvurunun; kesin tahsis hakkının tesis edilmesi için ilgili Bakanlığa yazı yazılmasından ibaret olduğu, dava konusu işlemin ise davalı idarenin görev ve yetkisinde bulunmadığı gerekçesiyle tesis edildiği, dolayısıyla dava konusu işlemin taşınmaz hukukuna ilişkin herhangi bir kuralla ilgilisinin bulunmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca, işlemi tesis eden idari merci olan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun bulunduğu yerdeki İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır. <br> Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde İSTANBUL İDARE MAHKEMESİNİN YETKİLİ OLDUĞUNA, dava dosyasının İstanbul 10. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Antalya 4. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 16/09/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br><br> 2577 sayılı Kanun'un "İdari davalarda genel yetki" başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, "Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanun'da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir." kuralına; 34. maddesinin birinci fıkrasında ise, "İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir." kuralına yer verilmiştir.<br> Anılan Kanun'un 34. maddesinde, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan iptal ve tam yargı davaları ile konusu taşınmaz mal olan idari sözleşme uyuşmazlıklarından ve ayrıca kamu mallarına ilişkin idari davalardan söz edilmiştir. Maddenin öngördüğü yetki kuralı özel ve kesin nitelikte olduğundan; anılan davaların mutlaka uyuşmazlık konusu taşınmaz malın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde görülmesi gerekmekte, 32. maddenin birinci fıkrasındaki genel yetki kuralının bu alanda geçerliliği bulunmamaktadır (YENİCE Kâzım/ESİN Yüksel, Açıklamalı-İçtihatlı-Notlu İdari Yargılama Usulü, 1983, Ankara, s.656).<br> Dosyanın incelenmesinden, Antalya ili, ... ilçesi, ... mahallesinde bulunan ... ada, ..., ..., .., ..., ... ve ... parselde kayıtlı Hazine arazisine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü tarafından, ... Seniteri ve Turizm İşletme Sanayi ve Ticaret A.Ş. lehine 22/12/1995 tarihinde irtifak hakkı yoluyla 49 yıllığına verilen “kesin tahsis hakkı” ve Antalya ... Turizm Tesisi ... Sokak, No:... .../ANTALYA adresinde bulunan, ... Seniteri ve Turizm İşletme Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye ait menkuller ile bu varlıkların feri veya mütemmim cüzü niteliğindeki sözleşmeler ile bu sözleşmelerden doğan ancak başlı başına iktisadi değeri olmayanlar da dahil olmak üzere diğer tüm mal, hak ve varlıklar bir araya getirilerek oluşturulan “Antalya ... Turizm Tesisi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü” ihalesinin davacının üzerinde bırakıldığı, gerekli izinlerin alınması amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı dahil ilgili kurumlara yazılar gönderildiği, söz konusu Bakanlık tarafından “kesin tahsis”in iptal edildiği, davacı tarafından Ankara 38. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarmesiyle, “kesin tahsis hakkının” verilmesi için gerekli iş ve işlemlerin yapılması”nın davalı idareden talep edildiği, bu talebin davalı idarenin 26/11/2024 tarih ve E-… sayılı işlemiyle, “… gelinen aşamada Turizm işletme belgesinin verilen sürede sunulmaması nedeniyle iptal süreci yaşandığı anlaşıldığı, söz konusu sürecin Kurumları ile ilgisinin bulunmadığı, muhatabın ilgili kurumlar olduğu, kendilerince yapılacak işlem bulunmadığı” gerekçesiyle reddedildiği, bunun üzerine davacı tarafından benzer taleple yapılan 30/04/2025 tarihli başuvurunun davalı idarenin 02/05/2025 tarih ve E-… sayılı işlemiyle aynı gerekçeyle reddedilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br> Bu itibarla, dava konusu işlemin, "kesin tahsis hakkı" için ilgili Kurumlara müracaat edileceği ve kendileri tarafından yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle tesis edildiği anlaşılmakta ise de, davalı idarece gerçekleştirilen “Antalya ...Turizm Tesisi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü” ihalesinin "kesin tahsis hakkı"nı da içerdiği, dava konusu işlemin tesis edilmesine sebep olan başvurudaki nihai amacın, ihaleyi gerçekleştiren ve ihale konusu edimleri taahhüt eden davalı idare ile imzalanan sözleşme çerçevesinde "kesin tahsis hakkı"nın verilmesinden ibaret olduğu, bu kapsamda söz konusu talebin ihale yoluyla kurulan hukuki ilişkide sözleşmenin tarafı ve edimlerin yerine getirilmesinde birincil sorumluluğu bulunan davalı idareden istenilebileceği, uyuşmazlığın da ihale konusu Hazineye ait taşınmazlara bağlı bir hak olan "kesin tahsis hakkı"ndan kaynaklandığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki özel ve kesin yetki kuralı uyarınca taşınmaz malların bulunduğu yerdeki Antalya İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır. <br> Açıklanan nedenlerle, bakılan davada İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğu yönündeki karara katılmıyorum.<br> <br><br><br><br></font></p></body></html>

ruhsat