<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2025/918 E. , 2025/1543 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No : 2025/918<br>Karar No : 2025/1543<br><br>YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI<br><br>Dava, ... vekili Av. ... tarafından, Kentsel Dönüşüm Başkanlığınca 09/07/2024 tarihinde açık artırma usulüyle gerçekleştirileceği ilan edilen Gaziantep ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan taşınmazın satışına ilişkin ihalenin iptali istemiyle Kentsel Dönüşüm Başkanlığına karşı açılmıştır.<br>Gaziantep 3. İdare Mahkemesinin 30/12/2024 tarih ve E:2024/1349, K:2024/2071 sayılı kararıyla, uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanunun 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı, taşınmaz hukukuna ilişkin herhangi bir kuralla ilgili olmaksızın, taşınmazın açık artırma usulü ile gerçekleştirilecek satış işleminin iptaline yönelik olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanunun 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca, dava konusu işlemi tesis eden idari merci olan Kentsel Dönüşüm Başkanlığının bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılarak, davanın yetki yönünden reddine, dava dosyasının yetkili Ankara İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>Ankara 20. İdare Mahkemesinin 18/02/2025 tarih ve E:2025/209, K:2025/255 sayılı kararıyla; içerisinde davacı tarafından mülkiyet iddiasında bulunulan Gaziantep ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan taşınmazın da yer aldığı alanın rezerv yapı alanı olarak ilan edildiği, davanın rezerv yapı alanı olarak ilan edilen söz konusu taşınmazın açık artırma usulüyle gerçekleştirilecek satışına ilişkin işlemin iptali istemiyle açıldığı, bu durumda, uyuşmazlığın, söz konusu taşınmazın da yer aldığı alanın rezerv yapı alanı olarak ilan edilmesine bağlı olarak gerçekleştirilecek ihale işleminden kaynaklandığı anlaşıldığından, davanın görüm ve çözümünde 2577 sayılı Kanunun 34. maddesinin birinci fıkrası uyarınca taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi olan Gaziantep İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmış, Danıştay Dördüncü Dairesinin 19/12/2024 tarih ve E:2024/2021, K:20247647 sayılı kararının da bu yönde olduğu belirtilmiş ve yetki uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın Danıştaya gönderilmesine karar verilmiştir.<br>Aktarılan kararlar uyarınca ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 27. maddesi ve 2577 sayılı Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:<br> 2577 sayılı Kanun'un "İdari davalarda genel yetki" başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, "Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanun'da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir."; 34. maddesinin birinci fıkrasında ise, "İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir." kurallarına yer verilmiştir.<br> İdari davalarda genel yetki, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasına göre, iptal davalarında yetki konusundaki genel kural, dava konusu idari işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır.<br> Anılan Kanun'un 34. maddesinde, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan iptal ve tam yargı davaları ile konusu taşınmaz mal olan idari sözleşme uyuşmazlıklarından ve ayrıca kamu mallarına ilişkin idari davalardan söz edilmiştir. Maddenin öngördüğü özel yetki kuralı kesin nitelikte olduğundan; anılan davaların mutlaka uyuşmazlık konusu taşınmaz malın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde görülmesi gerekmekte, 32. maddenin birinci fıkrasındaki genel yetki kuralının bu alanda geçerliliği bulunmamaktadır (Kâzım YENİCE/Yüksel ESİN, Açıklamalı-İçtihatlı-Notlu İdari Yargılama Usulü, Ankara, 1983, s.656).<br> Aslında, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen idari dava türlerinden hiçbirinin konusu taşınmaz mallar değildir. Dolayısıyla, 34. maddede yer alan "taşınmaz mallara ilişkin davalar" ifadesinden anlaşılması gereken, taşınmaz malları konu edinen idari davalar değil; "idari uyuşmazlığın kaynağı olan taşınmaz mallarla ilgili bir isteği karşılayan" ya da "taşınmaz mallar üzerindeki bir hakkı ihlal eden" idari işlemleri konu edinen idari davalardır (Turgut CANDAN, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, Ankara, 2022, s.1301).<br> Bu durumda, idari dava türlerinden olan iptal davalarında, yetkili mahkemenin tespitinde 32. maddede belirlenen ilkenin uygulanmasının esas olduğu; bu genel kuraldan ayrılmanın ancak istisna öngören özel bir yetki kuralının varlığı halinde mümkün olduğu; 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralının ise, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasını veya taşınmaza bağlı hakları konu alan işlemlere karşı açılan davalara yönelik olduğu açıktır.<br> Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmazın 16/01/2024 tarih ve 5639 sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Olur'u ile rezerv yapı alanı olarak belirlendiği, 14/02/2024 tarih ve 8780276 sayılı Bakanlık Olur'u ile Kentsel Dönüşüm Başkanlığına devrinin uygun görülmesi üzerine 27/02/2024 tarihinde anılan Başkanlık'a devredildiği, 08/02/2024 tarih ve 8718477 sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Bakanlık Müşavirliği işlemiyle anılan taşınmazın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 6. maddesinin beşinci fıkrasının (e) bendi uyarınca satışının uygun görüldüğü, 09/07/2024 tarihinde açık artırma usulüyle satılacağının ilan edildiği, bunun üzerine anılan satış işleminin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br> Bu itibarla, uyuşmazlığın ihalenin iptali isteminden kaynaklandığı, 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca, dava konusu ihalenin iptaline ilişkin işlemi tesis eden idari merci olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığının bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.<br> Öte yandan, davanın görüm ve çözümünde taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesinin yetkili olduğu yolundaki Ankara 20. İdare Mahkemesi kararında, Danıştay Dördüncü Dairesinin 19/12/2024 tarih ve E:2024/2021, K:2024/647 sayılı kararı emsal olarak gösterilmiş ise de, söz konusu dosyada taşınmazın rezerv yapı alanı olarak belirlenmesine ilişkin işlem ile ihale işleminin birlikte dava konusu edildiği görüldüğünden, anılan kararın işbu davada emsal olarak değerlendirilemeyeceği açıktır.<br> Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde ANKARA İDARE MAHKEMESİNİN YETKİLİ OLDUĞUNA, dava dosyasının Ankara 20. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Gaziantep 3. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 15/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>
ruhsat