<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/6346 E. , 2025/4314 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/6346<br>Karar No : 2025/4314 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1) ...<br> 2) ...<br> 3) ...<br> 4) ...<br> 5) ...<br> 6) ...<br> 7) ...<br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1) ... Genel Müdürlüğü <br> VEKİLİ : Av. ...<br> 2) ... Anonim Şirketi<br> VEKİLİ : Av. ...<br> 3) ... İl Özel İdaresi <br> VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMLERİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları ...'nin, Batman İli, Merkez sınırları içerisinde bulunan Batman Çayı kenarında babası ve kuzeni ... ile balık tutmak ve piknik yapmak için bulunduğu ... tarihinde Malabadi Barajının kapaklarının haber verilmeksizin ve tedbirsiz bir şekilde açılması nedeniyle suyun aniden yükselmesine bağlı olarak suya kapılarak hayatını kaybetmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın annesi ... için 500,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 68.000,61 TL) maddi, 75.000,00 TL manevi, babası ... için 500,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 53.368,93 TL) maddi, 75.000,00 TL manevi, kardeşleri ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu olan ...'nin, ... tarihinde Batman Çayı'nda vefat etmesi olayında; elektrik üretimi amacıyla açılan baraj kapaklarından çıkan su kütlesinin çay yatağına akması nedeniyle aniden artan su miktarının çay kenarında bulunan davacılar murisinin suya kapılmasına sebep olduğu, davalı Elektrik Üretim A.Ş.'nin zararlı sonuca neden olan faaliyetten yararlanması ve ilgili idarelerle koordinasyonunda yetersiz olması gözetildiğinde %25 oranında kusurlu olduğu, barajın yapım ve işletim aşamasındaki denetim yetkisi çerçevesinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün %45 oranında kusurlu olduğu, çay yatağına girişlerin engellenmesi hususunda etkili güvenlik önlemlerini almayan ve çayın bakımı ve su içinde derin çukurların oluşmasına neden olan kum ocaklarının ruhsat ve denetimi konusunda eksikliği gözlemlenen Batman İl Özel İdaresi'nin %10 oranında kusurlu olduğu, yaşı itibarıyla çay yatağında bulunmanın tehlikeli olduğu bilincinde olması gereken müteveffanın ve velayeti altında bulunan ebeveynin üzerine düşen gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle %20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, maddi tazminat yönünden davanın kabulüne, davacılardan; anne ... için 68.000,61 TL, baba ... için 53.368,93 TL olmak üzere toplam 121.369,54 TL maddi zararın 1.000,00 TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan 29/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, kalan kısmın ise miktar artırım dilekçesinin davalı idarelere son tebliğ tarihi olan 19/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce kusurları nispetinde (hesap bilirkişi raporunda yer aldığı üzere, anne ve baba için belirlenen toplam tutar olarak Elektrik Üretim A.Ş.: 37.927,98 TL, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü : 68.270,38 TL, Batman İl Özel İdaresi: 15.171,18 TL) davalı idarelerce davacılara ödenmesine, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile davacılardan; anne ... için 28.000,00 TL; baba ... için 24.000,00 TL, kardeşler ..., ..., ..., ... ve ...'nin her biri için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 102.000,00 TL olarak tespit edilen manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce kusurları oranında davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının nispi karar harcı ve yargılama giderleri yönünden düzeltilerek taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br> Davacılar tarafından, dava konusu olayda taraflarına kusur izafe edilemeyeceği, müterafik kusur değerlendirmesi yapılacaksa bile bunun yalnızca baba yönünden yapılabileceği, hükmedilen tazminat tutarının idarelerden müştereken ve müteselsilen tahsiline ve olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiği, yaşanan olay karşısında hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz kaldığı ileri sürülmektedir.<br> Davalı idarelerden DSİ Genel Müdürlüğü tarafından, olay tarihinde %41 doluluk seviyesinde olan Barajın kapaklarının idareleri tarafından açılmadığı, idarelerince gerekli ikazların yapıldığı, uyarı levhalarının konulduğu, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br> Davalı idarelerden Elektrik Üretim A.Ş. tarafından, dava konusu olay tarihinde sistem işletmecisi TEİAŞ Genel Müdürlüğünün vermiş olduğu talimatlar dışında ve elektrik üretim amacının dışında yatağa su bırakılmadığı, idarelerinin kusuru bulunmadığı, idareleri yönünden davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.<br> Davalı idarelerden Batman İl Özel İdaresi tarafından, dava konusu olayın enerjisi alınmış suyun nehir yatağına bırakılması sonucu gerçekleştiği, idarelerine yöneltilen dere yatağından kum alınmasına ilişkin kusurun müteveffanın doğrudan boğulma nedeni olamayacağı, dava konusu olayın meydana geldiği yerde herhangi bir kum ocağının da bulunmadığı, dere yatağına ilişkin önlemlerin alınması görev ve yetkisinin DSİ Genel Müdürlüğüne ait olduğu, idareleri yönünden davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davalı idarelerden Elektrik Üretim A.Ş. tarafından davacıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup; davacılar ve diğer davalı idareler tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : İstinaf kanun yoluna başvurmayan davalı idarelerden Devlet Su işleri Genel Müdürlüğünün temyiz isteminin incelenmeksizin reddi ve davacıların ve diğer davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata işletilecek faiz başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar, hükmedilen maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi dışındaki kısımlar yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.<br>Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir. <br> Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir. <br> Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.<br> Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.<br> Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından da idareye başvuru tarihi olan 29/01/2018 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "Tarafların istinaf başvurularının reddine," ibaresinin, "Taraflarca yapılan istinaf başvurularının tazminata ilişkin kısımının reddiyle hükmedilen 121.369,54 TL maddi tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 29/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece kusurları nispetinde davacılara ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.<br> Bununla birlikte ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı sayılı kararına ilişkin davalı idarelerden Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmamış olduğu gözetildiğinde davalı idarelerden Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerekmektedir. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarelerden Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,<br>2. Davacıların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,<br>3. Davalı idarelerden Elektrik Üretim A.Ş. ve Batman İl Özel İdaresinin temyiz istemlerinin REDDİNE, <br>4. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, <br>5. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin yatıran tarafa iadesine,<br>6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/10/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X)- KARŞI OY :<br> Bir maddi zararın giderilmesine yönelik açılan tam yargı davalarında, tazminat kişinin mal varlığındaki zararın oluştuğu an itibariyle karşılanması gerektiğinden, istenilecek olan tazminatın gecikerek ödenmesi nedeniyle para değerinde enflasyondan dolayı meydana gelebilecek azalmayı karşılamaya yönelik olarak faize hükmedilmelidir.<br> Maddi zararlar, mal varlığında meydana gelen ve para ile değerlendirilebilen bir azalmayı ifade ettiklerinden, bu azalma miktarının idare tarafından telafi edilmediği süre içinde ayrıca enflasyon nedeni ile de kayba uğrayacağı açıktır. Manevi zararlar ise, mal varlığında meydana gelen somut bir azalma olmayıp, kişinin manevi varlığında ortaya çıkan olumsuzluklar olduğundan, manevi tazminat değerinin yargılama sonucu para olarak belirlenmesi zarara uğrayanı tatmin ve de bu zararı meydana getireni cezalandırma aracı olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır.<br> Bu itibarla, ilk defa yargı kararıyla para olarak değerlendirilebilen bir manevi tazminatın önceden davalı idarece belirlenmesi ve de ödenmesinin mümkün olmaması nedeniyle, ödemede gecikmeden bahsedilemeyeceği gibi, manevi tazminat, esasen bütün hususlar dikkate alınarak "takdiren" belirlendiğinden, manevi tazminata faiz uygulanmaması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum.<br><br><br><br></font></p></body></html>
ruhsat