<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/2608 E. , 2025/3310 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/2608<br>Karar No : 2025/3310 <br><br>DAVACI : ... <br>VEKİLİ : Av....<br><br>DAVALI :... Bakanlığı / ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN_KONUSU: Turist rehberi olan davacı tarafından, turist rehberliği ruhsatnamesinin iptaline ilişkin ... tarih ve E-... sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı işlemi ve dayanağı olan 26/12/2014 tarih ve 29217 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Turist Rehberliği Meslek Yönetmeliği'nin 24. maddesinin birinci fıkrasının iptalleri ile 6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanunu’nun 3. maddesinin üçüncü fıkrasında (27/04/2024 tarih ve 32529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7500 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle yapılan değişiklik ile altıncı fıkra haline gelmiştir.) yer alan “Mesleğe kabul koşullarını taşımamalarına rağmen mesleğe kabul edilmiş olanlar” ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir.<br><br>DAVACININ_İDDİALARI_ : Davacı tarafından, turist rehberliği ruhsatnamesinin iptaline ve meslekten çıkarılmasına gerekçe gösterilen Mahkeme kararının 19/06/2013 tarihli olduğu, bu karara konu yaralama suçunun ise 2010 yılında işlendiği, Turist Rehberliği Ruhsatnamesinin davalı idare tarafından kendisine verildiği tarihin 16/11/2017 olduğu, bu haliyle turist rehberliği ruhsatını almasından 4 yıl, meslekten çıkarılmasından 8 yıl önce verilmiş bir karara dayanarak işlem tesis edildiği, davalı Bakanlığın adli sicil kaydını inceleme yükümlülüğüne riayet ederek ruhsatnamesini aldığı tarihte var olan bir durumu tespit etmesi ve bir aykırılık varsa en başta ruhsat vermemesinin gerektiği, bu nedenle dava konusu birel işlemin haklı beklentinin korunması ilkesine aykırı olduğu, ayrıca işlediği suçun turist rehberliği mesleğiyle ilgili olmadığı, Turist Rehberliği Meslek Kanunu'na göre meslekten çıkarma cezasının verilmesi için suçun işlenişi esnasında unvanın, ruhsatnamesinin ya da çalışma kartının kullanılması gerektiği oysa işlediği suçun bu unsurlarla bağlantılı olmadığı iddialarıyla turist rehberliği ruhsatnamesinin iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin; 6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanunu'nda meslekten çıkarmayı gerektiren hallerin sınırlı olarak sayıldığı buna karşın dava konusu Yönetmelik'in iptali istenen fıkrasında kanunda yer verilmeyen bir durumun meslekten çıkarmayı gerektiren bir hal olarak düzenlendiği, dayanağı kanuna ve Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla Turist Rehberliği Meslek Yönetmeliği'nin 24. maddesinin birinci fıkrasının hukuka aykırı olduğu, 6326 sayılı Kanun’un 3. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Mesleğe kabul koşullarını taşımamalarına rağmen mesleğe kabul edilmiş olanlar,” ibaresinin, Anayasa’nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkesini ihlal ettiğinden Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALININ_SAVUNMASI:Davalı idare tarafından; usul yönünden, davanın süresinde açılmadığı, esas yönünden, davacı hakkında yaralama suçu işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen 1 yıl 3 aylık hapis cezası mahkumiyetinin ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla açıklanması üzerine davacının Turist Rehberliği Meslek Kanunun 3. maddesinin üçüncü fıkrası ve aynı düzenlemeyi içeren Turist Rehberliği Meslek Yönetmeliği'nin 24. maddesinin birinci fıkrası uyarınca meslekten çıkarılarak ruhsatnamesinin iptal edildiği, dava konusu işlemde ve dayanağı olan düzenleyici işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI: ...<br>DÜŞÜNCESİ :Turist rehberi olan davacı tarafından, turist rehberliği ruhsatnamesinin iptaline neden olan yaralama suçunun 2010 yılında işlendiği, kendisinin o tarihte turist rehberi olmadığı, işlediği suçun turist rehberliği mesleğiyle ilgili olmadığı, Turist Rehberliği Meslek Kanunu'na göre meslekten çıkarma cezasının verilmesi için suçun işlenişi esnasında unvanın, ruhsatnamesinin ya da çalışma kartının kullanılması gerektiği oysa işlediği suçun bu unsurlarla bağlantılı olmadığı iddialarıyla turist rehberliği ruhsatnamesinin iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin; Turist Rehberliği Meslek Kanunda meslekten çıkarmayı gerektiren hallerin sınırlı olarak sayıldığı buna karşın dava konusu Yönetmelik'in iptali istenen fıkrasında kanunda yer verilmeyen bir durumun meslekten çıkarmayı gerektiren bir hal olarak düzenlendiği, dayanağı kanuna ve Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla Turist Rehberliği Meslek Yönetmeliği'nin 24. maddesinin 1.fıkrasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek turist rehberliği ruhsatnamesinin iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile dava konusu işlemin dayanağı olan 26/12/2014 tarih ve 29217 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Turist Rehberliği Meslek Yönetmeliği'nin 24. maddesinin "Mesleğe kabul koşullarını taşımamalarına rağmen mesleğe kabul edilmiş olanlar, mesleğe kabulü engelleyen bir suçtan hüküm giyenler ile mesleğe engel hali ortaya çıkanların durumları, ilgili meslek kuruluşu tarafından en geç onbeş gün içinde Bakanlığa bildirilir. Bu kişiler Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Bakanlık kararı ile meslekten çıkarılır, ruhsatnameleri Bakanlık onayı ile iptal edilir ve karar gerekçesiyle birlikte ilgiliye tebliğ edilerek turist rehberlerinin kayıtlı olduğu odaya ve birliğe bildirilir." şeklindeki 1. fıkrasının iptalleri istenilmektedir.<br>07.06.2012 tarihli 6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanununun "Yönetmelik" başlıklı 12. maddesinde, Turist rehberliği niteliğindeki hizmet veya faaliyetler, meslekte uzmanlık ve ilgili sertifika programlarının düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar, turist rehberliği hizmetine yönelik sözleşmelerde bulunması gerekli asgari hususlar, disiplin, sicil, ruhsatname ve çalışma kartlarına ilişkin hususlar ile bu Kanunun uygulanmasına ilişkin diğer hususların yönetmelik ile düzenleneceği belirtilmektedir.<br>6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanununun 2. maddesinin (ı) bendinde, "Turist rehberliği hizmeti: Seyahat acentalığı faaliyeti niteliğinde olmamak kaydıyla kişi veya grup hâlindeki yerli veya yabancı turistlerin gezi öncesinde seçmiş oldukları dil kullanılarak ülkenin kültür, turizm, tarih, çevre, doğa, sosyal veya benzeri değerleri ile varlıklarının kültür ve turizm politikaları doğrultusunda tanıtılarak gezdirilmesini veya seyahat acentaları tarafındandüzenlenen turların gezi programının seyahat acentasının yazılı belgelerinde tanımladığı ve tüketiciye satıldığı şekilde yürütülüp acenta adına yönetilmesini ifaede eder." hükmü; "Mesleğe kabul" başlıklı 3. maddesinde, <br> "(1) Turist rehberi unvanı mesleğe kabulle kazanılır ve mesleğe kabul için aşağıdaki koşullar aranır:<br> a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak.<br> b) Başvuru tarihi itibarıyla onsekiz yaşını doldurmuş olmak.<br> c)Üniversitelerin turist rehberliği bölümlerinin önlisans, lisans veya yüksek lisans programlarından mezun olmak veya üniversitelerin turist rehberliği bölümü dışındaki diğer bölümlerinden en az lisans düzeyinde mezun olduktan sonra, birliklerin ve Türkiye Seyahat Acentaları Birliğinin ortak önerileri ve Bakanlığın onayıyla turizm sektörünün ihtiyaçları da dikkate alınarak belirlenen dillerde, gerektiği hâllerde belirlenen bölgelerde, yönetmelikle kurs ve sınavlara ilişkin belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde Bakanlığın gözetimi ve denetimi altında birlikler tarafından düzenlenen ülkesel veya bölgesel turist rehberliği sertifika programını başarıyla tamamlamak.<br>ç) Birliklerin ve Türkiye Seyahat Acentaları Birliğinin ortak önerileri ve Bakanlığın onayı ile belirlenen yabancı dillerden birinde, Bakanlığın gözetim ve denetimi altında yapacağı veya konusunda uzmanlaşmış kamu kurum veya kuruluşlarına yaptıracağı yabancı dil sınavında başarılı olmak veya yönetmelikle belirlenen yabancı dil yeterlik belgelerinden birine sahip olmak.<br>d) Birlikler tarafından Bakanlığın gözetim ve denetimi altında düzenlenen uygulama gezisini tamamlamak ve gezi sonunda yapılan sınavda başarılı olmak.<br> e) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından; bu Kanuna veya 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefetten mahkûm olmamak.<br>e)...<br>f) Daha önce meslekten çıkarılmamış olmak.<br>(2) Mesleğe kabul başvurusu Bakanlığa yapılır. Bakanlık, otuz gün içinde gerekli incelemeleri yapar, başvuruyu kabul ettiği takdirde ruhsatnameyi düzenler, başvuruyu reddettiği hâllerde ret kararını gerekçesi ile birlikte başvuru sahibine bildirir.<br>(3) Mesleğe kabul koşullarını taşımamalarına rağmen mesleğe kabul edilmiş olanlar, mesleğe kabulü engelleyen bir suçtan hüküm giyenler ile mesleğe engel hâli ortaya çıkanlar Bakanlık kararı ile meslekten çıkarılır." hükmü yer almıştır.<br>26.12.2014 gün ve 29217 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Turist Rehberliği Meslek Yönetmeliği'nin dava konusu 24. maddesinin 1. fıkrasında" Mesleğe kabul koşullarını taşımamalarına rağmen mesleğe kabul edilmiş olanlar, mesleğe kabulü engelleyen bir suçtan hüküm giyenler ile mesleğe engel hali ortaya çıkanların durumları, ilgili meslek kuruluşu tarafından en geç onbeş gün içinde Bakanlığa bildirilir. Bu kişiler Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Bakanlık kararı ile meslekten çıkarılır, ruhsatnameleri Bakanlık onayı ile iptal edilir ve karar gerekçesiyle birlikte ilgiliye tebliğ edilerek turist rehberlerinin kayıtlı olduğu odaya ve birliğe bildirilir." hükmü yer almıştır.<br>Dava konusu edilen düzenlemede dayanağı mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.<br> Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında yaralama suçu işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen 1 yıl 3 aylık hapis cezası mahkumiyetinin ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K... sayılı kararıyla açıklanması üzerine davacının Turist Rehberliği Meslek Kanunun 3. maddesinin 3. fıkrası ve aynı düzenlemeyi içeren Turist Rehberliği Meslek Yönetmeliği'nin 24. maddesinin 1. fıkrası uyarınca meslekten çıkarılarak ruhsatnamesinin iptal edildiği anlaşılmaktadır.<br>Bu itibarla dava konusu edilen birel işlemde de dayanağı düzenlemeye aykırılık saptanmamıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br>16/11/2017 tarihinde aldığı ruhsatname ile turist rehberi olarak çalışan davacının, henüz turist rehberliği ruhsatnamesi almadığı bir dönem olan 26/10/2010 tarihinde kavga ettiği bir şahsı bıçakla yaraladığı gerekçesiyle şartları oluştuğundan ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E..., K... sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir. Ancak davacı, beş yıllık denetim süresi içerisinde olan 21/09/2016 tarihinde yeniden kasıtlı bir suç işlediğinden, açıklanması geri bırakılan hüküm 1 yıl 3 ay hapis cezası olarak ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile açıklanmış ve bu karar istinaf edilmeden kesinleşmiştir.<br>Bunun üzerine, davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün, 6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca turist rehberliği faaliyetine engel nitelikte olduğundan bahisle aynı maddenin üçüncü fıkrası (27/04/2024 tarih ve 32529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7500 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle yapılan değişiklik ile altıncı fıkra haline gelmiştir.) gereğince davacının 16/11/2017 tarihli turist rehberliği ruhsatnamesinin iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı işlemi ve dayanağı olan 26/12/2014 tarih ve 29217 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Turist Rehberliği Meslek Yönetmeliği'nin 24. maddesinin birinci fıkrasının iptalleri ile 6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanunu’nun 3. Maddesinin üçüncü fıkrasında (27/04/2024 tarih ve 32529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7500 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle yapılan değişiklik ile altıncı fıkra haline gelmiştir.) yer alan “Mesleğe kabul koşullarını taşımamalarına rağmen mesleğe kabul edilmiş olanlar” ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Her ne kadar dava konusu düzenleyici işlemin yer aldığı 26/12/2014 tarih ve 29217 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Turist Rehberliği Meslek Yönetmeliği, 07/11/2024 tarih ve 32715 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Turist Rehberliği Meslek Yönetmeliği'nin 40. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış ise de, dava konusu düzenlemenin bire bir aynı şekilde 07/11/2024 tarih ve 32715 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6326 Sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanunu İle Kültür ve Turizm Bakanlığına Verilen Yetki ve Görevlerin Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin “Bakanlıkça meslekten çıkarma ve ruhsatnamenin iadesi” başlıklı 30. maddesinin birinci fıkrasında yer aldığı, bu haliyle davacının düzenleyici işlem açısından da iddialarının ortadan kalkmadığı ve uyuşmazlığın düzenleyici işlem yönünden konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği sonucuna varıldığından işin esasına geçilmiştir.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>USUL YÖNÜNDEN:<br>Davalı idare tarafından, süresinde açılmadığından davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği ileri sürülmüştür.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda altmış gün olduğu; dördüncü fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlemi yahut her ikisinin aleyhine birden dava açabileceği; "Sürelerle ilgili genel esaslar" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; ikinci fıkrasında, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, sürenin tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzayacağı; üçüncü fıkrasında ise, sürelerin bitmesinin çalışmaya ara verme zamanına rastlaması halinde bu sürelerin, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.<br>Uyuşmazlık konusu olayda, düzenleyici işlem ile birlikte bu düzenlemeye dayalı birel (uygulama) işlemi dava konusu edildiğinden, ... tarihli birel işlemin davacıya tebliğinden itibaren altmış günlük yasal dava açma süresi içerisinde işbu davanın açılabiliceği dikkate alındığında, her ne kadar dosya içeriğinde davacının turist rehberliği ruhsatnamesinin iptaline ilişkin birel işlemin tebliğ evrakı yer almasa da bakılan davanın, 30/04/2021 tarihinde, yani anılan işlemin tesis edildiği tarihte tebliğ edildiği kabul edilse bile altmış günlük yasal dava açma süresinin içinde açıldığı görüldüğünden, davalı idarenin davanın süresinde açılmadığına ilişkin itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılarak işin esasına geçilmiştir.<br><br>ESAS YÖNÜNDEN:<br>Anayasaya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:<br>Dava konusu Yönetmelik hükmünün dayanağını oluşturan 6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanunu’nun 3. maddesinin üçüncü fıkrasında (27/04/2024 tarih ve 32529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7500 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle yapılan değişiklik ile altıncı fıkra haline gelmiştir.) yer alan “Mesleğe kabul koşullarını taşımamalarına rağmen mesleğe kabul edilmiş olanlar” ibaresinin, Anayasaya aykırı olduğu iddiasının hukuki temeli ve gerekçesi bulunmadığı anlaşılmakla, itiraz yoluyla iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına dair davacı istemi ciddi görülmemiştir. <br>İlgili Mevzuat:<br>Dava konusu Yönetmeliğin dayanağını teşkil eden 6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanunu’nun dava konusu birel işlemin tesis edildiği tarihteki halinin; <br>"Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde, <br>"(1) Bu Kanunun uygulanmasında;<br> a) Bakanlık: Kültür ve Turizm Bakanlığını, <br>b) Birlik: Turist rehberleri odaları birliklerini, .... <br> ... g) Oda: Turist rehberleri odalarını,<br>ğ) Ruhsatname: Mesleğe kabul koşullarını taşıyan turist rehberlerine Bakanlık tarafından verilen belgeyi,<br>h) Turist rehberi: Bu Kanun hükümleri uyarınca mesleğe kabul edilerek turist rehberliği hizmetini sunma hak ve yetkisine sahip olan gerçek kişiyi, ...ifade eder." hükmü;<br>"Mesleğe kabul" başlıklı 3. maddesinde, <br>"(1) Turist rehberi unvanı mesleğe kabulle kazanılır ve mesleğe kabul için aşağıdaki koşullar aranır:<br>...<br>e) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından; bu Kanuna veya 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefetten mahkûm olmamak.<br>...<br>(3) Mesleğe kabul koşullarını taşımamalarına rağmen mesleğe kabul edilmiş olanlar, mesleğe kabulü engelleyen bir suçtan hüküm giyenler ile mesleğe engel hâli ortaya çıkanlar Bakanlık kararı ile meslekten çıkarılır." hükmü;<br>"Disiplin cezaları ve soruşturma usulü" başlıklı 5. maddesinde, <br>"(1) Mesleğini bu Kanun hükümlerine uygun olarak icra etmeyen ve meslek kuralları ile etik ilkelerine uymayan turist rehberleri hakkında aşağıdaki disiplin cezaları uygulanır:<br>...<br>ç) Meslekten çıkarma cezası; ruhsatnamesinin geri alınarak turist rehberi unvanının kaldırılması ve turist rehberinin oda üyeliğinden silinmesidir. Meslekten çıkarma cezası aşağıdaki hâllerde verilir:<br>1) Ülke yararına ve milli onura aykırı hareket, söz ve davranışlarda bulunulması. ...<br>...<br>(3) Uyarma ve kınama cezasını gerektiren hâllerde üye olunan odanın yönetim kurulu; meslekten geçici men ve meslekten çıkarma cezasını gerektiren hâller ile oda ve birlik organlarının üyelerinin fiillerinde ise ilgili birlik yönetim kurulu tarafından resen veya oda yönetim kurulunun başvurusu üzerine ilgili birlik disiplin kurulu tarafından disiplin soruşturması başlatılır. Fiilin ilgili birliğe bildirilmesinden itibaren bir yıl içinde disiplin soruşturması sonuçlandırılır. Disiplin soruşturmasına ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır.<br>Dava konusu 26/12/2014 tarih ve 29217 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Turist Rehberliği Meslek Yönetmeliği'nin <br>"Dayanak" başlıklı 2. maddesinde, <br>"Bu Yönetmelik, 7/6/2012 tarihli ve 6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanununa dayanılarak hazırlanmıştır." düzenlemesine;<br>"Bakanlıkça meslekten çıkarma ve ruhsatnamenin iadesi" başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasında, <br>"Mesleğe kabul koşullarını taşımamalarına rağmen mesleğe kabul edilmiş olanlar, mesleğe kabulü engelleyen bir suçtan hüküm giyenler ile mesleğe engel hali ortaya çıkanların durumları, ilgili meslek kuruluşu tarafından en geç onbeş gün içinde Bakanlığa bildirilir. Bu kişiler Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Bakanlık kararı ile meslekten çıkarılır, ruhsatnameleri Bakanlık onayı ile iptal edilir ve karar gerekçesiyle birlikte ilgiliye tebliğ edilerek turist rehberlerinin kayıtlı olduğu odaya ve birliğe bildirilir." düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Dava konusu Yönetmelik hükmünü yürürlükten kaldıran yeni Yönetmelik ile aynı tarihte, yani 07/11/2024 tarih ve 32715 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6326 Sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanunu İle Kültür ve Turizm Bakanlığına Verilen Yetki ve Görevlerin Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin “Bakanlıkça meslekten çıkarma ve ruhsatnamenin iadesi” başlıklı 30. maddesinin birinci fıkrasında,<br>"Mesleğe kabul koşullarını taşımamalarına rağmen mesleğe kabul edilmiş olanlar, mesleğe kabulü engelleyen bir suçtan hüküm giyenler ile mesleğe engel hali ortaya çıkanların durumları, ilgili meslek kuruluşu tarafından en geç on beş gün içinde Bakanlığa bildirilir. Bu kişiler Kanunun 3 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca Bakanlık kararı ile meslekten çıkarılır, ruhsatnameleri Bakanlık onayı ile iptal edilir ve karar gerekçesiyle birlikte ilgiliye tebliğ edilerek turist rehberlerinin kayıtlı olduğu odaya ve Birliğe bildirilir." kuralı düzenlenmiştir.<br><br>Hukuki Değerlendirme:<br>1-) 26/12/2014 tarih ve 29217 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Turist Rehberliği Meslek Yönetmeliği'nin 24. maddesinin birinci fıkrasının iptali isteminin incelenmesi:<br>Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.<br>Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.<br>Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır.Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette ve bu normları aşar nitelikte hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.<br>Dava konusu düzenleme ile 6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında (e) bendinde yer alan mesleğe kabulü engelleyen bir suçtan hüküm giyen turist rehberlerinin durumlarının ilgili meslek kuruluşu tarafından en geç on beş gün içinde Kültür ve Turizm Bakanlığına (Bakanlık) bildirilmesi gerektiği, bu bildirim üzerine ilgili turist rehberlerinin Bakanlıkça meslekten çıkarılacağı ve ruhsatnamelerinin Bakanlık onayı ile iptal edileceği, son olarak da kararın gerekçesiyle birlikte ilgili turist rehberlerine tebliğ edilerek kayıtlı oldukları odaya ve birliğe bildirileceği hüküm altına alınmıştır.<br>Davacı tarafından, 6326 sayılı Kanun'da meslekten çıkarmayı gerektiren hallerin sınırlı olarak sayıldığı buna karşın dava konusu Yönetmelik hükmü ile kanunda yer verilmeyen bir durumun meslekten çıkarmayı gerektiren bir hal olarak düzenlendiği ileri sürülmüştür.<br>Bu açıdan 6326 sayılı Kanun incelendiğinde, iki durumda "meslekten çıkarma" yönünde işlem tesis edilebildiği, bunlardan birinin anılan Kanun'un 5. maddesinde yer alan ve disiplin cezası niteliğinde olup mesleğin icrası sırasında gerçekleştirilen fiillerden dolayı turist rehberinin bağlı bulunduğu birlik disiplin kurulu tarafından disiplin soruşturması yapılması suretiyle verilen meslekten çıkarma "cezası" olduğu, diğerinin ise dava konusu Yönetmelik düzenlemesinin de dayanağı olan 6326 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki mesleğe kabul şartlarını taşımadığı halde mesleğe kabul edilenler ya da sonradan engel bir hali ortaya çıkanlar açısından cezai mahiyette olmayan dolayısıyla herhangi bir soruşturma süreci olmaksızın, mesleğe kabul şartına ilişkin noksanlığın tespiti ile doğrudan verilen meslekten çıkarma "kararı" olduğu anlaşılmış olup, davacının dava konusu Yönetmelik hükmü ile kanunda yer verilmeyen bir durumun meslekten çıkarmayı gerektiren bir hal olarak düzenlendiği iddiası, 6326 sayılı Kanun'un meslekten çıkarma "kararı"na ilişkin hükümleri ihtiva eden 3. maddesine göre irdelenmiştir. <br>Bu durumda, dava konusu Yönetmelik düzenlemesinin, turist rehberliği mesleğine engel suçları düzenleyen 6326 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında bir suçtan hüküm giyen turist rehberlerinin, aynı maddenin üçüncü fıkrası (27/04/2024 tarih ve 32529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7500 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle yapılan değişiklik ile altıncı fıkra haline gelmiştir.) uyarınca Bakanlık tarafından meslekten çıkarılacağına ilişkin hükümün tekrarı niteliğinde olduğu, davacının iddiasının aksine dava konusu Yönetmelik hükmü ile meslekten çıkarmaya ilişki yeni bir hal ihdas edilmediği, sadece Bakanlıkça meslekten çıkarma "kararı" verilmesine ilişkin uygulanma esaslarının düzenlendiği anlaşıldığından, dava konusu Yönetmelik hükmünde, dayanağı Kanun ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>2-) Davacının turist rehberliği ruhsatnamesinin iptaline ilişkin ... tarih ve E-... sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı işleminin iptali istemi yönünden; <br>Uyuşmazlıkta, 16/11/2017 tarihinde aldığı ruhsatname ile turist rehberi olarak çalışan davacının, henüz turist rehberliği ruhsatnamesi almadığı bir dönem olan 26/10/2010 tarihinde kavga ettiği bir şahsı bıçakla yaraladığı gerekçesiyle şartları oluştuğundan... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, ancak davacı, beş yıllık denetim süresi içerisinde olan 21/09/2016 tarihinde yeniden kasıtlı bir suç işlediğinden, açıklanması geri bırakılan hüküm 1 yıl 3 ay hapis cezası olarak ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile açıklandığı ve bu kararın istinaf edilmeden kesinleştiği, bunun üzerine, davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün, 6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca turist rehberliği faaliyetine engel nitelikte olduğundan bahisle aynı maddenin üçüncü fıkrası (27/04/2024 tarih ve 32529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7500 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle yapılan değişiklik ile altıncı fıkra haline gelmiştir.) gereğince davacının 16/11/2017 tarihli turist rehberliği ruhsatnamesinin iptal edilmesine ilişkin dava konusu ... tarih ve E-... sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı (Bakanlık) işleminin tesis edildiği anlaşılmaktadır.<br>Dava konusu işlem ile ilgili olarak davacı tarafından, turist rehberliği ruhsatınamesini almasından 4 yıl önce verilmiş bir karara dayanarak dava konusu işlemin tesis edildiği ve Bakanlığın ruhsatnamesini aldığı tarihte bu durumu bildiği ancak yine de tarafına ruhsatname düzenlenmesine izin verildiği, geçmişte engel görülmeyen bir fiilin sonradan engel hal olarak görülmesinin haklı beklentisini ihlal ettiği, ayrıca meslekten çıkarmaya ilişkin düzenlemelerin 6326 sayılı Kanun'un 3. maddesinde değil 5. maddesinde yer aldığı ve 5. maddede sayılan hiçbir durumun somut olayda gerçekleşmediği ileri sürülmektedir.<br>Bu durumda, davacının iddialarıyla birlikte dava konusu işlem incelendiğinde, davacı hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesince 19/06/2013 tarihinde verilen kararın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" başlıklı 231. maddesinin on üçüncü fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bunlara mahsus bir sisteme kaydedileceğinin düzenlendiği, dolayısıyla davacının ruhsatnamesini aldığı 16/11/2017 tarihinde zaten anılan kararın adli sicil kaydında görünmesinin ve bu nedenle Bakanlıkça bilinmesinin mümkün olmamasının yanında, 6326 sayılı Kanun'un mesleğe kabule engel mahkumiyetleri düzenleyen 3. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde "mahkum olmamak" ibaresine yer verildiği ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmadığı görüldüğünden, 16/11/2017 tarihi itibarıyla davacı hakkında "mahkum olmamak" kapsamında değerlendirilebilecek açıklanmış bir hükmün de bulunmadığı, ayrıca 6326 sayılı Kanun'da engel nitelikte olan mahkumiyet kararının, meslekten çıkarma kararına esas olabilmesi için verilmesi gereken zaman dilimine ilişkin bir sınırlamaya yer verilmediği, dolayısıyla da 6326 sayılı Kanun'da turist rehberliği mesleğine engel olduğu düzenlenen suçlardan dolayı ne zaman mahkumiyet kararı verilmiş olursa olsun, meslekten çıkarma kararı verilebileceği husuları dikkate alındığında, davacının geçmişte engel görülmeyen bir fiilin sonradan engel hal olarak görülmesinin haklı beklentisini ihlal ettiği yönündeki iddiasına itibar edilmemiştir.<br>Bunun yanında, davacı tarafından her ne kadar meslekten çıkarmaya ilişkin düzenlemelerin 6326 sayılı Kanun'un 3. maddesinde değil 5. maddesinde yer aldığı ve 5. maddede sayılan hiçbir durumun somut olayda gerçekleşmediği ileri sürülmüş ise de, yukarıda da açıklandığı üzere, anılan Kanun'un 5. maddesinde yer alan ve disiplin cezası niteliğinde olan mesleğin icrası sırasında gerçekleştirilen fiillerden dolayı verilen meslekten çıkarma "cezası"nın düzenlendiği, 6326 sayılı Kanun'un 3. maddesinde ise mesleğe kabul şartlarını taşımadığı halde mesleğe kabul edilenler ya da sonradan engel bir hali ortaya çıkanlar açısından cezai mahiyette olmayan meslekten çıkarma "kararı"nın düzenlendiği, somut olayda ise davacı hakkındaki 1 yıl 3 ay hapis cezasına ilişkin kesinleşmiş mahkumiyet kararından dolayı, "kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olmamak" şeklindeki mesleğe kabul şartını sağlamadığından 6326 sayılı Kanun'un 3. maddesinin üçüncü fıkrası (27/04/2024 tarih ve 32529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7500 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle yapılan değişiklik ile altıncı fıkra haline gelmiştir.) kapsamında meslekten çıkarma "kararı" verildiği anlaşıldığından bu iddiaya da itibar edilmemiştir.<br>Bu itibarla, kasten işlediği yaralama suçundan dolayı 1 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası alan davacının 16/11/2017 tarihli turist rehberliği ruhsatnamesinin iptal edilmesine ilişkin dava konusu birel işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın daha önce talep edilmemesi halinde kararın kesinleşmesinden sonra re'sen davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/06/2025 tarihinde oybirliğiyle/oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>
ruhsat