<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3310 E. , 2025/231 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/3310<br>Karar No : 2025/231 <br><br>TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br> 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br>KARŞI TARAF (DAVACILAR) : <br>1- ...<br>2- ...<br>3-...<br>...<br>57- ...<br>58- ...<br>59- ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Ordu ili, Kumru ilçesi, ... Mahallesi, ... erişim numaralı saha mevkiinde yapılması planlanan "... Erişim Numaralı Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak Ordu Valiliğince verilen 09/11/2023 tarihli, E-2023127 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; mahallinde Çevre Mühendisi, İnşaat Mühendisi (Hidrolog), Maden Mühendisi, Jeoloji Mühendisi, İnşaat Mühendisi (Ulaşım), Ziraat Mühendisi ve Biyolog bilirkişilerden oluşan heyet ile yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenerek dosyaya sunulan ... havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Ordu ili, Kumru ilçesi, ... Mahallesinde bulunan “... Erişim Nolu Kalker Ocağı” projesinin bulunduğu alanda; kireçtaşı, kumlu kireçtaşı, marn, silttaşı, kum taşı birimlerinin bulunduğu, dava konusu taş ocağı projesinin bulunduğu alan ve çevresi kütle hareketleri kapsamında değerlendirildiğinde; Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan heyelan envanter haritasına göre; dava konusu projenin Poligon-1 alanının bitişiğinde eski heyelan alanı bulunduğu, yine Poligon-1 alanının güneydoğu kısmında da aktif heyelan alanlarının bulunduğu, Poligon-2 alanın çevresinde herhangi bir aktif ve/veya pasif heyelan alanının bulunmadığı, proje alanına ait deprem Tehlikesi Haritasına göre alanın yer ivmesi değerinin 0,390 g olup, düşük derecede tehlikeli alanlarda yer aldığı, proje alanının yaklaşık 48 km güneybatısında Kuzey Anadolu Fay Zonunun geçtiği, bunun yanı sıra Poligon-1 alanının yaklaşık 24 km güneydoğusunda da fay geçtiği, proje alanında yapılacak her türlü yapılarda, 14.07.2007 tarihli ve 26582 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren “Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik” ile 18.03.2018 tarihli ve 30364 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren “Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği” hükümlerine titizlikle uyulması gerektiği, dava konusu alanda bulunan eski heyelan alanına ve faaliyet sırasında oluşabilecek muhtemel kütle hareketlerine yönelik olarak alınması gereken önlemler bakımından, PTD'nin jeolojik yönden bilimsel ve teknik açıdan yeterli olduğu, taahhüt edilen tüm yönetmeliklere mutlak suretle uyulması gerektiği, madenlere alternatif yer olmayacağı, madenlerin bulundukları yere mahsus olması Maden Kanunu'nda belirtilen tüm maden grupları için geçerli kabul edilmemesi gerektiği, inşaat ile yol yapımında kullanılan kum ve çakıl, dolgu malzemeleri, belirli boyutlarda küçültülerek çimentoya katılan agregalar, kaba tabirle taş ocakları kapsamındaki doğal olarak bulunan kaya yapılarının alternatiflerinin her daim mümkün olduğu, açık ocak tasarımında basamak yüksekliği ve genişliği için kriter kamyonların manevra yapabileceği genişlikler ve iş makinesinin bom yüksekliği olmayıp, basamak genişliği ve yüksekliği kazı yapılacak malzemenin düzlemsel-dairesel-kama tipi ya da karmaşık yenilmelere karşı dayanım gösterebilecek şekilde hesaplanması gerektiği, basamak yüksekliği çok yüksek ve basamak genişliği dar olursa zayıf kayaç türlerinde özellikle de kaya kütlesinin içerisindeki süreksizlik düzlemleri dikkate alınmamışsa, çok kolay şekilde basamak ve ocak şev kaymaları oluşabileceği, basamak yüksekliği ve genişliği için en önemli kriter makinelerin boyutları ve kabiliyetleri olmayıp, kaya malzemesinin dayanım parametreleri öncelikli olduğu, basamak genişliği ve yüksekliği değerleri ile basamak şev açısı değerleri üzerinden geometrik olarak hesaplama yapılarak genel şev açısı bulunabileceği, direkt olarak herhangi bir değer kabul edilemeyeceği (yahut genel şev açısı değerine göre diğer parametrelerin hesaplanması gerektiği), patlatma titreşim değeri için, 168 metre mesafede bulunan konut için, iki ayrı kaynaktan alınan formüle göre hesaplama yapıldığında, izin verilen en yüksek titreşim hızı değerinin altında kaldığı, basamak şev duraylılığı açısından güvenlik katsayısının 1'den büyük olduğu ve şevlerin dengede olacağı, projenin uygulanacağı 23,35 hektarlık ruhsat alanı orman arazisi olduğu, proje alanında Su Ürünleri İstihsal ve Üreme Sahaları, tarımsal kalkınma alanları, sulanan, sulanması mümkün ve arazi kullanma kabiliyet sınıfları I, II, II ve IV olan alanlar ile Mera Kanununda belirtilen alanlar bulunmadığı, bölge genelinde ormanlık alanlar haricinde şahıs arazilerinin çoğunluğunda fındık ocaklarının yer aldığı, 2024 Yılı Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvan Kayıt Bilgi Sisteminde Kumru İlçesi Karaağaç Mahallesine ait 131 adet büyükbaş, 85 adet küçükbaş hayvan bulunduğu, 5403 Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunun ve 1380 sayılı Su ürünleri Kanununun ilgili maddeleri doğrultusunda İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden görüş alınmamasının bir eksiklik olarak değerlendirildiği, dava konusu PTD incelendiğinde, yoğun fındık tarımı yapılan ve tarım alanları lokasyonları özelinde yayılan tozlanma etkilerinin dikkate alınmadığı, bu alanlar özelinde bir araştırma ve değerlendirmenin yapılmadığı, projenin hali hazırda inşaat sürecinin faaliyete geçmediği, inşaat ve faaliyet sürecinde çevrede tahribatlara neden olabileceği, bu tahribatlardan ötürü de bitki ve hayvan yaşamının olumsuz yönde etkilenebileceği, alanın köysel yerleşim alanları içerisinde yer aldığı ve bölgeye özgü bitki ve hayvan türlerinin yeterince değerlendirilmediği, floristik ve faunistik bulguların sınırlı sayıda tür üzerinden verildiği, faaliyet alanının tarım alanları ile ormanlık bölgeler içerisinde kaldığı, endemik ve nesli tehlike altındaki bitki ile hayvan türlerinin belirlenmediği ve bunlara ait özel koruma önlemlerinin önerilmediği, flora ve faunanın korunmasına yönelik belirlenen önerilerin gerçekçi olmadığı, PTD raporunun fauna ve flora yönünden önemli eksiklikler içerdiği ve planlanan faaliyetin biyolojik etkilerinin olumsuz yönde olabileceği, proje kapsamında işletilmesi planlanan “... Erişim Nolu Kalker Ocağı Projesi”nin 29.07.2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin Çevresel Etkileri Ön İnceleme ve Değerlendirmeye Tabi Projeler (Ek-l'deki Listede Yer Alan Alt Sınırlar Bu Listede Üst Sınır Olarak Alınır) 45- Madencilik projeleri; a)Madenlerin çıkarılması (Ek-i listesinde yer almayanlar) kapsamında değerlendirildiği, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde İl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğünün ÇED süreci boyunca izlemiş olduğu yöntemler ve ilgili kurum/kuruluş izinleriyle birlikte yürütülen sürecin yönetmelik çerçevesinde olduğunun yapılan yazışmalardan ve alınan izinler ve görüşlerden anlaşıldığı, ancak hazırlanan raporun çevresel etkilerinin alanı temsilden uzak mevzuatın gerektirdiği şekilde taahhüt olarak verildiği ve daha çok literatür bilgilerine dayanılarak hazırlandığı, PTD'nin atıksu, katı atık ve tehlikeli atıkların toplanması-uzaklaştırılması-zararsız hale getirilmesi ve çevresel yönden geçici ve kabul edilebilir etkileri yönünden yöntem ve taahhütlerinin yeterli olduğu, PTD'de modelleme çalışmaları ile yapılan teorik toz emisyonu hesaplamaların uydu harita gösterimi şeklinde yapıldığı ve yönetmelikte belirlenen sınır değerlerin aşılıp/aşılmadığı şeklinde belirtildiği ve faaliyet süresince 03.07.2009 tarih ve 27277 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliğinde belirtilen esaslara uyulacağı taahhüdünün verildiği, hesaplanan teorik toz değerlerinin sonuçta bir matematiksel hesaplama sonucu olup modellemelerde kullanılan parametrelere (partikül granülometrisi, kararlı-nötral-kararsız sıcaklık tabakaları, yayılma sınıfları) ve önceden varsayımlara (fiziksel ve kimyasal dönüşümler, hava kalitesi değerleri) dayalı olarak yapıldığı, dolayısıyla rüzgarın yönündeki herhangi bir değişmenin modelleme için her tam saat seçilen bulutun kararlılık sınıfı (derece ve cinsi) ve bununla beraber dikey yönde tablodan alınan sabit değerlerin, rüzgar yönü ve hızındaki değişme, yağış miktarı vb. konsantrasyon, yayılma durumu, sıklık derecesi hesabını değiştireceği ve tüm hesaplamaların bölgenin meteorolojik verilerinin sabit olduğunun varsayılarak yapıldığı, toz emisyonlarının işletme sırasında ölçülerek/belirlenerek teorik değerlerle karşılaştırmalarının gerçek düzeylerin değerlendirilebilmesi adına uygun-gerekli olacağı, gürültü hesaplamalarında da teçhizatların müsaade edilen ses gücü düzeyleri, bu ses gücü düzeylerinin oktav bantlarına dağılımı, yönelme katsayısı, atmosferik absorbsiyon, gürültü kaynağının frekansı, atmosferik yutuş gibi birçok parametrenin ve bağıl nem gibi meteorolojik verinin sabit olduğu kabul edilerek hesaplamaların yapıldığı ve en yakın evde 54,53 dBA olarak ölçüldüğü, bu hesaplamalara bağlı olarak toz emisyonu gibi gürültü düzeylerinin de işletme sırasında ölçülerek/belirlenerek teorik değerlerle karşılaştırmalarının gerçek düzeylerin değerlendirilebilmesi adına uygun ve gerekli olacağı, PTD'de alanı temsil anlamında hidrolojik ve hidrolik açıdan bir değerlendirmenin ve bilimsel çalışmanın yapılmadığı, alanın hidrojeoloji-hidroloji haritasının dahi bulunmadığı, sondaj-araştırma (deney) kuyusu vb. alansal morfolojik çalışmanın bulunmadığı, alan özelinde olmayan genel ifadelerin yer aldığı, keşif sırasında yapılan alan incelemelerinde davaya konusu proje faaliyet alanı olarak kullanılacak lokasyonun konumu gereği yağışın akış şeklinde alt kotlara yüzeysel ve yeraltı anlamında su taşıyan, ruhsat alanının içinden akan ve Poligon-2 içinden geçen mevsimlik dereler ile Poligon-1 içinden geçen Kuşağzı Deresini besleyen bir alan olduğunun görüldüğü, ayrıca keşif sırasında Poligon-1'nin güney yönünde Seferin Gölü (Gâvur Deresi) isimli köy ulaşım yolunda menfez yapılmasını gerektirecek boyutta su taşıyan bir yüzeysel su kaynağının ve bu kaynağın üst kotunda da bir kaptaj/deponun ve bu depodan PE borularla içme-kullanma ve kısmen de hayvancılık-sulama amaçlı arazinin üzerinden (gömülmeden) geçirilen isale hatlarının varlıklarının tespit edildiği, ancak PTD'de bu yüzeysel su kaynağı ve depo-isale hattı ile ilgili bir hidrolik değerlendirmenin de yer almadığı, kalkerin jeolojik yapısı gereği su ile hızlı bir şekilde ayrışabilme ve boşluk oluşturabilme özellikleri ve yarma ve patlatma faaliyetleri sonucunda yeraltı sularının yer (derinlik-kalınlık-mesafe), yön, kalite ve miktarını etkileyerek ciddi sorunlar meydana getirebileceği bilinmesine rağmen hidrojeolojik olarak jeolojik birimlerin akifer oluşturma potansiyeli ile ilgili bu birimlerdeki akifer özelliklerinin kimyasal kompozisyonlarının, alterasyon ve tektonizmanın yol açtığı çatlaklı sistemden kaynaklı düzensizlik durumlarının ne olduğunun, proje alanı ve içinde bulunduğu bölgeye ait hidrojeolojik özelliklerin (gözenek durumu, hidrolik iletkenlik, yeraltı suyu beslenimi, çatlak durumu, süzülme ve yüzey akışı vb.) belirlenmediği, işletme bakım yollarına ek olarak söz konusu proje alanında proje faaliyetleri sırasında yağmur suyu, taşkın gibi nedenlerle oluşabilecek yüzey sularının ve yer altı sularının kirlenmesini önlemek amaçlı drenaj yollarının palyelemelerle ve üst toprak-hafriyat-pasa depolama alanlarıyla birlikte nasıl yapılacağının PTD'deki Çevresel İzleme Planında yer almadığı, bu kanalların lokasyon olarak projelendirilmesinin ve boyutlandırılmasının da PTD'de Termin Planı başta yer alması gerektiği, bu yönüyle de PTD'nin eksiklikler içerdiği, ayrıca PTD'de Kuşağzı Deresi ile ilgili dere yatağı en-boy kesitlerinin alındığı bir hali hazır haritanın hazırlanmadığı, proje elemanlarına yönelik taşkın analizleri ile ilgili bir irdelemenin yer almadığı, mevcut dere yatağı için taşkın riski açısından “güvenli kesitin oluşturulması” hakkında bir çalışmanın da yapılmadığı, dava konusu kalker ocağı için hazırlanan proje tanıtım dosyasında ocağın işletilmesi sırasında su kaynaklarının görebileceği zararlar ve bu kaynakların korunmasına yönelik alan özelinde alınacak tedbirlere değinilmemesinin, Tarım ve Orman Bakanlığı ve DSİ Jeoteknik Hizmetler ve YAS Daire Başkanlığı başta ilgili kurum ve kuruluşlarla yeraltı sularının nicelik-nitelik profili oluşturulmamasının, faaliyetin etkilerinin bu yönüyle incelenmemesinin, projeden etkilenmesi muhtemel yerüstü (kaptaj) ve yeraltı su kaynaklarının kalitelerine ilişkin analizlerin Su Kalitesi Yönetmeliği dikkate alınmak suretiyle yaptırılarak faaliyetin su kalitesine etkilerinin izlenmesine yönelik ön çalışmaların yapılmamasının, yüzey ve yeraltı sularının ve yağışların ocak ve depolama (üst toprak-stok) alanlarından drenajının-tahliyesinin nasıl yapılacağının bilimsel yöntemlerle yer ve boyutlandırma olarak projelendirmemiş olmasının, proje etki alanına yönelik bir “Hidrojeolojik-Hidrolik Etüt Raporu”nun hazırlanmasının, ruhsat sahası ve etki alanında bölgedeki ilksel hidrolojik ve hidrojeolojik veriler toplanması esasına dayanan hidrosensus çalışmaları gerçekleştirilmemesinin su kaynakları açısından PTD”nin bilimsel ve teknik anlamda önemli eksiklikleri olduğu, taş ocağından çıkarılacak malzemenin Ordu ili dâhilinde muhtelif yol yapım çalışmalarında kullanılacağı, Ordu ilinden proje alanına ya da tersi istikamette ulaşımın sağlanabilmesi için Fatsa-Kumru güzergâhının kullanılması gerektiği, PTD içerisinde ifade edildiğine göre “Nakliye güzergâhı köy içlerinden geçmeyecektir” denilse de taş ocağının yeri ve çevresinde bulunan yolların dağılımı dikkate alındığında köy içlerinden geçilmeden projenin işletilmesinin mümkün olmadığı, köy içlerinden geçilerek ulaşılan güzergâhta bulunan yolların 4,5-5,0 m arasında değişen platform genişliğine sahip olup alternatif yol güzergâhı çalışmasının yapılmamasının eksiklik olduğu, trafik yönetim planı kapsamında projeden kaynaklı oluşacak trafik yüküne karşı, nakliye aşamasında kullanılacak yolların yoğun olmadığı dönemlerde trafiğe çıkılacak denilmekte olup trafik yoğunluğu kavramının soyut olarak ele alındığı, proje alanına ulaşım sırasında kullanılacak nakliye güzergâhlarında ilave trafik yükünün oluşup oluşmayacağının bilimsel veriler ışığında tespit edilmemesinin dava konusu PTD'de eksiklik oluşturduğu" şeklinde tespit ve görüşlere yer verildiği, uyuşmazlık konusu karar dayanak teşkil eden proje tanıtım dosyasının, hazırlanan bilirkişi raporunun, rapora karşı davalı idare ve müdahil tarafından yapılan itirazların ve dava dosyasında yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu projenin jeolojik ve madencilik açısından bilimsel ve teknik olarak uygun olduğu ancak, tarım alanları, flora-fauna, toz-gürültü, taşkın-drenaj, yüzey ve yer altı su kaynakları, ulaşım, yol durumu açısından Çevre Kanunu ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin, projenin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalarla alınacak önlemlerin ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olmadığı, raporda ayrıntıları verilen bu parametreler açısından çevresel etki değerlendirmeleri yapılmamış projenin bu hali ile işletilmesi durumunda fiziksel ve biyolojik çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribine, bozulmasına ve yok olmasına neden olacağı, çevreye olabilecek olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için gerekli önlemlerin alanı temsilden uzak ve literatür bilgilerine dayalı hazırlandığı ve proje özelinde uygun ve yeterli olmadığı, riskleri öngörmediği ve alternatif tedbirleri içermediği, proje alanında yürütülecek faaliyetin ve açılacak kalker ocağı tesisinin işletme kapasitesi, kullanılacak teknik donanım ve yöntem gözetildiğinde "... Erişim Numaralı Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi” ile ilişkin olarak "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının teknik olarak uygun olmadığı ve dava konusu proje için Çevresel Etki Değerlendirmesinin gerekli olduğu anlaşıldığından dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının hukuka, mevzuata ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. <br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin mevzuattaki usul ve esaslar çerçevesinde hukuka uygun olarak tesis edildiği, Mahkeme kararının ve dayandığı gerekçelerin hukuken isabetli olmadığı, ÇED Gerekli Değildir Kararı verilirken kurum görüşlerinin alındığı, bilirkişi raporunda bu görüşlerin yok sayıldığı, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediği, Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br> Davalı idare yanında müdahil Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; davalı idarenin temyiz gerekçelerine ek olarak; karara dayanak alınan raporun eksik, hatalı, çelişkili değerlendirmelerle bilimsellikten uzak olarak hazırlandığı, rapora olan itirazlarının değerlendirilmediği, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Temyiz isteminin reddine,<br> 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br> 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 09/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
ruhsat