<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3781 E. , 2025/9947 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/3781<br>Karar No : 2025/9947 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat A. Ş. <br>VEKİLLERİ : Av. ..., Av....<br> <br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Batman ili, Kozluk ilçesi sınırları içerisinde bulunan ... sicil sayılı maden sahası ile ilgili olarak 2010, 2011, 2012 yıllarına ilişkin Devlet hakkı bedellerinin gecikme cezaları ile birlikte ödenmesi gerektiğine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı mülga Maden İşleri Genel Müdürlüğünün... tarih ve E... sayılı işleminin iptali ile fazladan ödenen bedellerin yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mevzuatın değerlendirilmesinden, madencilik faaliyetlerinin devamı süresince teknik ve mali konularda yapılan yazılı beyanlar ile yetkili kişilerce tanzim edilen raporların doğru kabul edileceği, ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatının Bakanlık tarafından denetlenebileceği ve bunun sonucunda eksik beyanda bulunulduğunun tespiti halinde bunun tamamlattırılacağı, öte yandan, amaç ve niteliği itibarıyla "Devlet hakkı" bedelinin, istihraç edilen gerçek maden miktarı üzerinden hesaplanması nedeniyle; idarece yapılan denetim sonucunda fazladan beyanda bulunulduğunun tespiti halinde, hakkaniyet ilkesinin bir gereği olarak, fazla beyana dayalı tahakkuk edilen bedelin de terkin edilmesi gerektiği, uyuşmazlıkta; beyan edilen istihraç miktarı biriminde hata yapıldığı yönündeki davacı şirketin itirazı üzerine, davalı idare teknik görevlilerince mahallinde yapılan tetkikte, 1.396.182,78 ton kalker çıkarıldığının saptandığı dikkate alındığında, davacı tarafın, sehven beyanda bulunulduğu yönündeki itirazının inandırıcı güç ve nitelikte olduğu, buna rağmen raporda; somut ve teknik bir gerekçe gösterilmeksizin davacının beyan ettiği 2.438,200 ton kalker üzerinden işlemlerin yapılması yönünde kanaat bildirildiği, bu durumda; idarece tespiti yapılan gerçek istihraç miktarı olan 1.396.182,78 ton üzerinden Devlet hakkı bedelinin hesaplanması gerekirken, sehven yapılan beyana dayalı olarak 2.438.200 m³ üzerinden hesaplanan bedelin ödenmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, bununla birkikte, hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle, davacı şirket tarafından fazladan ödenen Devlet hakkı tutarının, Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca davacı şirkete ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacı şirketin ödediği meblağ ile 1.396.182,78 ton miktar üzerinden ödemesi gerekli meblağ arasındaki farkın davalı idarece hesaplanarak ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, mevzuat gereği ruhsat sahibinin beyanlarının esas alınabileceği, ocak başı satış fiyatı ve üretim miktarının Bakanlıkça denetlenebileceği, yapılan denetimde davacının beyan ettiği üretim miktarının esas alınmasının hukuka uygun olduğu, teknik raporda somut tespitin aksine beyanda hata bulunduğunun kabul edilemeyeceği, Devlet hakkının beyana dayalı olarak tahakkuk ettirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, fazla ödeme yapıldığı iddiasının yerinde olmadığı, bu nedenle davacı lehine verilen iptal ve iade kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br>MADDİ OLAY : <br>Davacı şirket tarafından, Batman ili, Kozluk ilçesi sınırları içerisinde bulunan ... sicil sayılı maden sahası ile ilgili olarak 2010, 2011, 2012 yıllarına ilişkin Devlet hakkı bedellerinin gecikme cezaları ile birlikte ödenmesi gerektiğine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı mülga Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün... tarih ve E... sayılı işleminin iptali ile fazladan ödenen bedellerin yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>3213 sayılı Maden Kanunu'nun 3. maddesinde Devlet Hakkı, "maden istihracı ile sağlanacak gelirden devlet payına düşen kısım" olarak; 06/11/2010 tarih ve 27751 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliğinin 4. maddesinin (j) bendinde de, "maden istihracından sağlanan gelirden ve/veya üretim yapılmayan ruhsat sahalarından proje beyanı üzerinden alınan devlet payına düşen kısım" olarak tanımlanmıştır.<br>Anılan Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasında; "Madencilik faaliyetlerinin bu Kanun hükümlerine göre devamı süresince teknik ve mali konularda yapılan yazılı beyanlar ile yetkili kişilerce tanzim edilen raporlar doğru kabul edilir." hükmüne, 4. fıkrasında; ''Beyanlardaki hata ve noksanlıklar, idarenin tespiti ve sorumluların uyarılmasından itibaren iki ay içerisinde düzeltilir. Bu sürede gerekli düzeltmenin yapılmaması halinde teminat irad kaydedilir.'' kuralına yer verilmiş, 14. maddesinin 1. fıkrasında; "Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır." düzenlemesine, 4. fıkrasının dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde ise; " Ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatı Bakanlık tarafından denetlenir ve eksik beyanlar tamamlattırılır...." hükmüne yer verilmiştir. <br>Öte yandan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 102. maddesinde ise; “Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlardaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.” hükmü yer almaktadır. <br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin Devlet hakkı bedellerinin gecikme cezaları ile birlikte ödenmesi gerektiğine ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme:<br> Yukarıda yer verilen 6183 sayılı Kanunun 102. maddesi uyarınca vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmeyen amme alacağının zamanaşımına uğrayacağı, dava konusu işlemle istenilen 2010 yılına ilişkin Devlet haklarının vadesinin 30/06/2011 olduğu, 2011 yılına ilişkin Devlet haklarının vadesinin 30/06/2012 olduğu, bu tarihlerden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra ... tarih ve E... sayılı işlemle istenilen 2010 ve 2011 yılına ilişkin Devlet haklarının zaman aşımına uğradığı anlaşıldığından dava konusu işlemde belirtilen gerekçeyle hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin 2012 yılına ilişkin Devlet hakkı bedelinin gecikme cezaları ile birlikte ödenmesi gerektiğine ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme:<br>Uyuşmazlıkta, Batman ili, Kozluk ilçesi sınırları içinde bulunan II-a grubu kalker madenine ait ... sicil sayılı ruhsat sahası ile ilgili olarak Devlet hakkı bedeli ödenmesine esas olmak üzere davacı şirket tarafından...tarih ve ... sayılı dilekçeyle verilen satış bilgi ve faaliyet bilgi formunda; 2010 yılı içerisinde 504.750,00 m³, 2011 yılı içerisinde 1.578.250,110 m³ ve 2012 yılı içerisinde 355.200,00 m³ olmak üzere toplam 2.438,200 m³ üretim miktarı beyanında bulunulduğu, davalı idarece bu bilgiler doğrultusunda ilgili yıllara ait emsal mıcır bedeli üzerinden hesaplama yapılarak ödenmesi gereken Devlet hakkı bedelininin 972.971,61-TL olarak tespit edildiği, ancak davacı şirket tarafından satış bilgi ve faaliyet bilgi formunda 2.438.200 ton satış bilgisi yazılmak istenirken, birimde hata yapılarak sehven 2.438.200 m³ olarak yazıldığı belirtilerek işleme itiraz edildiği, yapılan itiraz üzerine, davalı idarece teşekkül ettirilen teknik heyet tarafından 13/01/2015 tarihinde mahallinde icra edilen tetkik sonucunda düzenlenen raporda, " ...ruhsat sahasında yapılan üretimlerin m³ mü? yoksa ton mu? olduğunun tespiti amacıyla 1 ve 2 nolu (...) ocaklarda lazerli ölçü aletiyle ölçüm yapılmış olup, ölçüm sonucunda; 1 nolu ocakta 436.272,30 m³ lük bir kalker alanın boşaltıldığı, 2 nolu ocakta 100.721.08 m³ lük bir kalker alanın boşaltıldığı, tespit edilmiştir. 1 ve 2. nolu ocakta toplam 436.272,30 m³ +100.721.08 m³ = 535,943,38 m³ alan boşaltılmıştır. Kalkerin yoğunluğu 2,6 ton/m³ olarak alınmıştır. 536.993,38 m³ x 2,61 ton/m³ = 1.396.182,78 ton boşaltılan alandaki kalker miktarı. Ruhsat sahasında açılan 1 ve 2 nolu ocaklardaki toplam 1.396.182,78 ton üretim ruhsat sahibi şirketin beyan etmiş olduğu önceki 2.438.200 m³ kalker ve sonraki 2.438.200 ton kalker üretimleri ve 1 nolu ocak içerisine dökülen pasa miktarları dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda; ruhsat sahasında üretilen kalker miktarının ruhsat sahibi şirketin beyanları doğrultusunda 2.438,200 ton kalker üzerinden işlemlerin yapılması uygun görülmüştür..." yönünde tespit ve kanaat bildirildiği, rapor doğrultusunda davacı itirazının reddedilerek dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir.<br>Her ne kadar istinaf başvurusuna konu edilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararında; tetkik raporunda somut ve teknik bir gerekçe gösterilmeksizin davacının beyan ettiği 2.438,200 ton kalker üzerinden işlemlerin yapılması yönünde kanaat bildirildiği, idarece tespiti yapılan gerçek istihraç miktarı olan 1.396.182,78 ton üzerinden Devlet hakkı bedelinin hesaplanması gerekirken, sehven yapılan beyana dayalı olarak 2.438.200 m³ üzerinden hesaplanan bedelin ödenmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesine yer verilmiş ise de; hükme esas alınan mahallinde tetkik ve değerlendirme raporunda "1 Nolu ocak içinde üretim sonucunda oluşan alana dere yatağından alınan kum-çakıl malzemesi, inşaattan çıkan beton artıkları ve ocaktan çıkan pasalar ile doldurulmuş olduğu" hususuna ayrıca yer verildiği, lazerli ölçüm aletiyle 536.993,38 m³ (536.993,38 m³x2,6ton/m³=1.396.182,78 ton) olarak ölçülen alana, sonradan "kum-çakıl malzemesi, inşaattan çıkan beton artıkları ve ocaktan çıkan pasalar" ile doldurulan bölümlerin dahil olmadığı hususunun anlaşıldığı, tespiti gerçekleştiren teknik elemanlar tarafından da maden ocağının söz konusu fiili durumu, beyan edilen sevk irsaliyeleri ve davacının beyanları nazara alınarak toplam "2.438,200 ton" üzerinden işlem yapılmasının uygun olduğu yolunda kanaat edinildiği hususları bir bütün halinde nazara alındığında, anılan tespit raporunun bir bütün halinde değerlendirilmeksizin sadece lazerle ölçüm yapılmış kısmı dikkate alınmak suretiyle verilen kararda isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br>Kaldı ki, anılan tespit raporunun hazırlanmasına kadar, "2.438.200" değerine yönelik olarak sehven hatalı beyanda bulunulduğu yolunda davacının iddiasının bulunmadığı, hatalı beyana yönelik itirazının "ton" yerine "m³" değerinin yazılması, üretimi yapılan maden cinsi ve ton başına davalı idarece belirlenen satış bedeli hususlarıyla sınırlandırıldığı, bu itirazın da davalı idarece yapılan tespit sonucunda kısmen ("ton" yerine "m³" değerinin yazılması yönüyle) haklı görüldüğü açıktır.<br>Bu durumda, Ticaret Kanunu hükümlerince basiretli tacir gibi iş ve işlemlerini yürütmesi beklenen davacı şirket tarafından, bizzat yapmış olduğu hesaplamalar ve düzenlediği sevk irsaliyeleri çerçevesinde beyan etmiş olduğu "2.438.200 ton" maden miktarının; 13/01/2015 tarihli tespit raporu doğrultusunda devlet hakkı hesaplamasına esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Diğer yandan davacı tarafından; maden ocağında üretilen malzeme cinsi yönünden tüvenan halde dolgu malzemesi üretimi yapıldığı, mıcır üretimi yapılmadığı halde mıcır türü esas alınarak devlet hakkı tahakkuk ettirildiği ve ocak başı satış fiyatının fahiş olduğu iddialarında bulunulmuş olup söz konusu iddialar yönünden de değerlendirme yapılması gerektiği açıktır.<br>Bu durumda, dava konusu işlemin 2012 yılına ilişkin Devlet hakkı bedelinin gecikme cezaları ile birlikte ödenmesi gerektiğine ilişkin kısmı yönünden yukarıda yer verilen tespitler ışığında inceleme ve değerlendirmede bulunularak işin esası hakkında yeniden karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararda hukuki isabet bulunmamıştır.<br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının <br>a) Dava konusu işlemin, 2012 yılına ilişkin Devlet hakkı bedelinin gecikme cezaları ile birlikte ödenmesi gerektiğine ilişkin kısmının BOZULMASINA, <br>b) Dava konusu işlemin, 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin Devlet hakkı bedellerinin gecikme cezaları ile birlikte ödenmesi gerektiğine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,<br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>4. Kesin olarak, 16/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
ruhsat