<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/2129 E.  ,  2025/8595 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/2129<br>Karar No : 2025/8595 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) :...Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Madencilik Taşımacılık İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Muğla ili, Yatağan ilçesi sınırları dahilinde ... sicil numaralı IV. grup maden (boksit) işletme ruhsatını uhdesinde bulunduran davacı şirket tarafından, anılan ruhsat sahasında yapılan incelemede nezaretçi defterinin noter onayından önce tutulduğunun tespit edildiğinden bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10'uncu maddesinin 6'ncı fıkrası uyarınca 31.054,00 TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına, 2014, 2015,2016 yıllarında satışı yapılmasına rağmen beyan edilmeyen boksit madeni olduğundan bahisle anılan Kanun'un 10'uncu maddesinin 7'nci ve 8'inci fıkraları uyarınca 77.632,00 TL maktu idari para cezasıyla cezalandırılmasına, ayrıca satışı yapılmasına rağmen beyan edilmeyen boksit madeni nedeniyle anılan Kanun'un 12'nci maddesinin 4'üncü fıkrası uyarınca 2014 yılı için 52.768,85 TL, 2015 yılı için 91.569,33 TL ve 2016 yılı için 65.745,11 TL nispi idari para cezasıyla cezalandırılmasına, açık işletme üretim yöntemi ile faaliyette bulunulan ocakta kademe yapılarının bozulduğu ve projesine uygun kademelendirilmesi gerektiğinden bahisle anılan Kanun'un 29'uncu maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ocaktaki kademelerin projesine uygun hale getirilmesi için davacı şirkete 6 (altı) ay süre verilmesine, ayrıca 2014, 2015 ve 2016 yıllarında yapılan sevkiyatlar nedeniyle anılan Kanun'un 10'uncu maddesinin 4'üncü fıkrası uyarınca işletme faaliyet raporlarının 2 (iki) ay içerisinde revize edilerek Genel Müdürlüğe verilmesi gerektiği aksi halde anılan Kanun hükmü uyarınca idari para cezası uygulanacağının davacı şirkete bildirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; idarece davacı şirket tarafından bildirilmeyen miktar üzerinden hesaplanan Devlet hakkının hatalı olduğunun Mahkeme kararı ile ortaya konulmuş olması nedeniyle, dava konusu işlemin 3213 sayılı (sehven 3194 yazılmıştır.) Maden Kanunu'nun 12'nci maddesinin 4'üncü fıkrası uyarınca söz konusu Devlet hakkının 5 (beş) katı tutarında nispi olarak hesaplanan 2014 yılı için 52.768,85 TL, 2015 yılı için 91.569,33 TL ve 2016 yılı için 65.745,11 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, daimi nezaretçi defterinin noter onayından önce tutulması nedeniyle düzenli tutulmadığının Mahallinde Tetkik Heyeti tarafından ruhsat sahasında yapılan denetim esnasında düzenlenen ve ruhsat sahibi tarafından imzalanan tutanak ile sabit olduğu görüldüğünden dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10'uncu maddesinin 6'ncı fıkrası uyarınca davacı şirketin 31.054,00 TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmında, dava konusu ruhsat sahasında 2015, 2016 ve 2017 yıllarında çıkarılan maden cevherinin eksik beyan edildiğinin Mahkeme kararı ile sabit olduğu görüldüğünden, dava konusu işlemin ruhsat sahasında yapılan üretimi beyan etmemek suretiyle gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunan davacı şirketin anılan Kanun'un 10'uncu maddesinin 7'nci ve 8'inci fıkraları uyarınca 77.632,00 TL maktu idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmı ile anılan Kanun'un 10'uncu maddesinin 4'üncü fıkrası uyarınca 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ait işletme faaliyet raporlarının 2 (iki) ay içerisinde revize edilerek Genel Müdürlüğe verilmesi gerektiği aksi halde anılan Kanun hükmü uyarınca idari para cezası uygulanacağının davacı şirkete bildirilmesine ilişkin kısmında ve anılan Kanun'un 29'uncu maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ocaktaki kademelerin projesine uygun hale getirilmesi için davacı şirkete 6 (altı) ay süre verilmesine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin, 3213 sayılı Kanun'un 12/4'üncü maddesi uyarınca davacı şirketin 2014 yılı için 52.768,85 TL, 2015 yılı için 91.569,33 TL ve 2016 yılı için 65.745,11 TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmının iptaline; 3213 sayılı Kanun'un 10/6'ncı maddesi uyarınca davacı şirketin 31.054,00 TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 10'uncu maddesinin 7'nci ve 8'inci fıkraları uyarınca davacı şirketin 77.632,00 TL maktu idari para cezasıyla cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 10/4'üncü maddesi uyarınca işletme faaliyet raporlarının revize edilmesi için 2 (iki) ay süre verilmesine ve anılan Kanun'un 29/1'inci maddesi uyarınca ocaktaki kademelerin projesine uygun hale getirilmesi için davacı şirkete 6 (altı) ay süre verilmesine ilişkin kısımları bakımından davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 2014 yılı beyan edilmeyen miktar için hesaplanan Devlet hakkının 5 (beş) katı tutarında 52.768,85 TL, 2015 yılı beyan edilmeyen miktar için hesaplanan Devlet hakkının 5 (beş) katı tutarında 91.596,33 TL ve 2016 yılı beyan edilmeyen miktar için hesaplanan Devlet hakkının 5 (beş) katı tutarında 65.745,11 TL kadar idari para cezası uygulandığı, söz konusu bu hususun ... tarih ve ... sayılı yazı ile ruhsat sahibine bildirildiği, yapılan işlemlerin, 6592 sayılı Kanun'la değişik 3213 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda gerçekleştirildiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 12/11/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br><br> <br>KARŞI OY :<br>(X)- Dava; Muğla ili, Yatağan ilçesi sınırları dahilinde ... sicil numaralı IV. grup maden (boksit) işletme ruhsatını uhdesinde bulunduran davacı şirket tarafından, anılan ruhsat sahasında yapılan incelemede nezaretçi defterinin noter onayından önce tutulduğunun tespit edildiğinden bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10'uncu maddesinin 6'ncı fıkrası uyarınca 31.054,00 TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına, 2014, 2015,2016 yıllarında satışı yapılmasına rağmen beyan edilmeyen boksit madeni olduğundan bahisle anılan Kanun'un 10'uncu maddesinin 7'nci ve 8'inci fıkraları uyarınca 77.632,00 TL maktu idari para cezasıyla cezalandırılmasına, ayrıca satışı yapılmasına rağmen beyan edilmeyen boksit madeni nedeniyle anılan Kanun'un 12'nci maddesinin 4'üncü fıkrası uyarınca 2014 yılı için 52.768,85 TL, 2015 yılı için 91.569,33 TL ve 2016 yılı için 65.745,11 TL nispi idari para cezasıyla cezalandırılmasına, açık işletme üretim yöntemi ile faaliyette bulunulan ocakta kademe yapılarının bozulduğu ve projesine uygun kademelendirilmesi gerektiğinden bahisle anılan Kanun'un 29'uncu maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ocaktaki kademelerin projesine uygun hale getirilmesi için davacı şirkete 6 (altı) ay süre verilmesine, ayrıca 2014, 2015 ve 2016 yıllarında yapılan sevkiyatlar nedeniyle anılan Kanun'un 10'uncu maddesinin 4'üncü fıkrası uyarınca işletme faaliyet raporlarının 2 (iki) ay içerisinde revize edilerek Genel Müdürlüğe verilmesi gerektiği aksi halde anılan Kanun hükmü uyarınca idari para cezası uygulanacağının davacı şirkete bildirilmesine ilişkin ...tarih ve ... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde; bu Kanunda hüküm bulunmayan haller arasında sayılan davanın ihbarı konusunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı; bilirkişilerin, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçileceği ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanacağına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller'' başlığını taşıyan 266. maddesinde; mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği kuralına yer almıştır.<br> Uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiriyor olması durumunda, bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların ve konuyla ilgili yasal düzenlemelerin bir bütün içinde değerlendirilmesi ve ileri sürülen hukuka aykırılık iddialarının bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle karşılanarak hüküm kurulması gerektiği açıktır. Bilirkişi incelemesinin esasını oluşturacak çerçevenin ve bu kapsamda yargılamanın sınırlarının belirlenmesi işlevinin, bilirkişilere değil yargılamayı yapan mahkemeye ait olduğu da kabul edilmelidir. <br> Uyuşmazlıkta; dava konusu ruhsat sahası ile ilgili 2014, 2015 ve 2016 yıllarında çıkarılan madenin eksik beyan edildiği, bu sebeple 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılları için beyan edilmeyen miktarların revize edilerek 2 (iki) ay içerisinde beyan edilmesi gerektiği aksi halde Maden Kanunu'nun 10/4'üncü maddesi gereği idari para cezasının uygulanacağı, ödenen tutarların düşülmesi sonucu hesaplanan "Devlet Hakkı Farklarının" gecikme cezaları ile birlikte 1 (bir) ay içerisinde ödenmesi gerektiği yönünde tesis edilen... tarih ... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle davacı şirket tarafından açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin E:...sayılı dosyasında Mahkeme tarafından yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan 27/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirketin 2014-2015-2016 ve 2017 yılları itibarıyla Maden Dairesine ve Orman Dairesine ödemesi gereken bakiye toplam tutarın 112.607,70 TL olarak tespit edilmesine karşın, İdare Mahkemesi tarafından ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin ikinci fıkrasında, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerin, yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği hükmü esas alınmak suretiyle idarenin talep ettiği payların çok daha yüksek olduğu ve paylar arasında farklılıklar bulunduğu görüldüğünden, dava konusu işlemle istenen devlet hakkı farklarının bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilen tutarla uyuşmadığı ve davalı idarece hatalı olarak belirlendiği anlaşıldığından, devlet hakkı farklarının idarece yeniden belirlenmesi gerektiğinin tartışılmaz olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin bu kısmının iptaline karar verildiği, bakılan davada da Muğla 2. İdare Mahkemesi'nin söz konusu kararı ve dosyası içindeki bilirkişi raporu dikkate alınarak, davalı idarece davacı şirket tarafından bildirilmeyen miktar üzerinden hesaplanan Devlet hakkının hatalı olduğunun Mahkeme kararı ile ortaya konulmuş olması nedeniyle, dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12'nci maddesinin 4. üncü fıkrası uyarınca söz konusu Devlet hakkının 5 (beş) katı tutarında nispi olarak hesaplanan 2014 yılı için 52.768,85 TL, 2015 yılı için 91.569,33 TL ve 2016 yılı için 65.745,11 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin bu kısmının iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.<br> Bilirkişi incelemesinin, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiriyor olması halinde başvurulacak bir yol olarak düzenlendiği, bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda belirlenen teknik hususlara ilişkin kısmın ise kararda yer almasının yerindelik denetimi olarak değerlendirilemeyeceği, aksi halin bilirkişilik kurumuna başvurmayı etkisiz kılacak bir sonuca neden oluşturacağı tabiidir.<br> Bu durumda İdare Mahkemesi tarafından, ...İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporunda belirlenen toplam tutar dikkate alınarak dava konusu işlemin hukuka aykırılığı yönünde hüküm kurulduğu anlaşıldığından, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak dava konusu işlem hakkında karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.<br> Bu itibarla temyize konu kararın dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmamaktayım.<br><br><br><br></font></p></body></html>

ruhsat