<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/1675 E.  ,  2025/9680 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/1675<br>Karar No : 2025/9680<br><br>DAVACILAR : 1- ... Anonim Şirketi <br>2- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br><br>DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>2-... Genel Müdürlüğü<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E-... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağını teşkil eden 11/12/2022 tarih ve 32040 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Yönetmeliği'nin 79. maddesinin 7. fıkrasının (a) bendinin iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI :Ticari işletme olarak faaliyet gösteren ...’ın ticari işletme bünyesinde bulunan maden ruhsatları da dahil olmak üzere malvarlığı ile anonim şirkete dönüştüğü, ortada devri gerektiren bir işlem bulunmayıp tür değişikliğinin söz konusu olduğu, tür değiştiren şirketin eskisinin devamı olarak görülmesi gerektiği, bu nedenle malvarlığı devrinden de bahsedilemeyeceği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda ticari işletmenin tanımlanarak, her türlü varlığın kaydedilmesine imkan tanındığı, ayrıca tür değişikliğiyle anonim şirkete dönüşmenin mümkün olduğu, Ticaret Sicil Yönetmeliğinde ticari işletmenin ticaret şirketine dönüşmesi halinde malvarlığının tespiti için mali müşavir raporunun düzenlenmesi gerektiğinin belirtildiği, bu kapsamda ticari işletmesi için düzenlenen raporda maden ruhsatlarının da yer aldığı,yeni dönüşen türün eskisinin devamı olduğu ve malvarlıkları için devir ve tescile gerek bulunmadığı, 6102 sayılı Kanundaki düzenlemelerin de bu yönde olduğu, anonim şirkete malvarlığı olarak maden ruhsatı konulmasının söz konusu olmadığı,Maden Yönetmeliği'nin 79. maddesinin 7. fıkrasının (b) bendinde tüzel kişilerin unvan ve nev’i değişikliklerinde işletme ruhsat taban bedeli ve ruhsat devir bedeli alınmayacağının düzenlendiği, bununla birlikte ticari işletme konusunda bir düzenleme yapılmadığı, ticari işletmelerin tür dönüşümlerinde maddi külfet altına sokulduğu, bu durumda eksik düzenlemenin varlığından söz edileceği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI : Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın Savunması: Maden Kanunu’nun 6. maddesine göre maden ruhsatlarının gerçek veya tüzel kişilere verildiği, dava konusu olan maden ruhsatlarının da gerçek kişi olan ... adına düzenlendiği, gerçek kişi tarafından kurulmuş olan ve herhangi bir tüzel kişiliği bulunmayan, şirket niteliğinde olmayan şahıs işletmesinin ruhsatın mülkiyetiyle bir ilgisinin bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun maddeleri uyarınca ticari işletmenin anonim şirkete dönüştüğü ve şirket sermayesine gerçek kişi ... uhdesinde bulunan ruhsatların ayni olarak konulduğu,6102 sayılı Kanun'da ticari işletmenin tür dönüştürmesine ilişkin düzenlemelerin ve atıfların bulunduğu, söz konusu madde atıflarında 6102 sayılı Kanun'un 180. maddesinin olmadığı, bu maddede, yeni türe dönüştürülen şirketin eskinin devamı olduğunun belirtildiği, ancak atıf olmadığından dava konusu olayda uygulanamayacağı, dolayısıyla ticaret şirketinin tür dönüştürmesiyle ticari işletmenin tür dönüştürülmesinin aynı şekilde görülmediği, ticari işletmenin devrinde 6102 sayılı Kanun'un 180 ve 181. maddelerine atıf olmamasının bilinçli bir tercih olduğu, bu nedenle ticaret şirketlerine dönüşen ticari işletmelerin eskisinin devamı sayılamayacağı ve söz konusu dönüşümün tür değişikliği olarak nitelendirilemeyeceği savunulmaktadır.<br>Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün Savunması: Yeni bir tüzel kişiliği bulunan şirket adına maden ruhsatlarının düzenlenmesi söz konusu olduğundan Maden Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, ayrıca maden ruhsatlarının devir ve tescilinde özel hukuk hükümlerinden Maden Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, Maden Yönetmeliği'nin 79. maddesinin 7. fıkrasının (b) bendinde tüzel kişilerin unvan ve nev’i değişikliklerinden bahsedildiği, Maden Kanuna göre maden ruhsatlarının gerçek ve tüzel kişiler adına düzenlenmesi söz konusu olduğundan bahsi geçen Yönetmelik maddesinin yerinde olduğu, eksik düzenlemenin söz konusu olmadığı savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava; Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E-...-...-... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağını teşkil eden 11/12/2022 tarih ve 32040 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Yönetmeliği'nin 79. maddesinin 7. fıkrasının a bendinin iptali istemiyle açılmıştır.<br>3213 Sayılı Maden Kanununun 6.maddesinin 1. Fıkrasında, "Maden hakları, medeni hakları kullanmaya ehil T.C. vatandaşlarına, (…)[7] Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarına göre kurulmuş tüzelkişiliği haiz şirketlere, bu hususta yetkisi bulunan kamu iktisadi teşebbüsleri ile müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri ile diğer kamu kurum, kuruluş ve idarelerine verilir." düzenlemesi yer almaktadır.<br> Dosyanın incelenmesinden, Antalya İli, Alanya İlçesi sınırları içerisinde bulunan Sicil:...,Sicil:... ve Sicil:... sayılı ruhsatlar, gerçek kişi davacı ... adına düzenlenmiş, daha sonra davacı tarafından, ticari işletme bünyesinde bulunan maden ruhsatları da dahil olmak üzere malvarlığı ile anonim şirkete dönüştüğü, ortada devri gerektiren bir işlem bulunmayıp tür değişikliğinin söz konusu olduğu, tür değiştiren şirketin eskisinin devamı olarak görülmesi gerektiği, bu nedenle malvarlığı devrinden de bahsedilemeyeceği, yeni dönüşen türün eskisinin devamı olduğu ve malvarlıkları için devir ve tescile gerek bulunmadığı, 6102 sayılı Kanundaki düzenlemelerin de bu yönde olduğu, anonim şirkete malvarlığı olarak maden ruhsatı konulmasının söz konusu olmadığı,Maden Yönetmeliği'nin 79. maddesinin 7. fıkrasının (b) bendinde tüzel kişilerin unvan ve nev’i değişikliklerinde işletme ruhsat taban bedeli ve ruhsat devir bedeli alınmayacağının düzenlendiği, bununla birlikte ticari işletme konusunda bir düzenleme yapılmadığı, ticari işletmelerin tür dönüşümlerinde maddi külfet altına sokulduğu, bu durumda eksik düzenlemenin varlığından söz edileceği iddialarıyla görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br> Maden Kanunu’nun yukarıda aktarılan 6. maddesine göre, maden ruhsatları gerçek veya tüzel kişiliğe haiz şirketlere kamu kurum, kuruluş veya idarelerine verilmekte olup, olayda, dava konusu olan maden ruhsatlarının da gerçek kişi olan ... adına düzenlendiği, gerçek kişi tarafından kurulmuş olan ve herhangi bir tüzel kişiliği bulunmayan, şirket niteliğinde olmayan şahıs işletmesinin ruhsatın mülkiyetiyle bir ilgisinin bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun maddeleri uyarınca ticari işletmenin anonim şirkete dönüştüğü ve şirket sermayesine gerçek kişi ... uhdesinde bulunan ruhsatların ayni olarak konulduğu, 6102 sayılı Kanun'da ticari işletmenin tür dönüştürmesine ilişkin düzenlemelerin ve atıfların bulunduğu, söz konusu madde atıflarında 6102 sayılı Kanun'un 180. maddesinin olmadığı, bu maddede, yeni türe dönüştürülen şirketin eskinin devamı olduğunun belirtildiği, ancak atıf olmadığından, uyuşmazlıkta uygulanma olanağı olmadığı, dolayısıyla ticaret şirketinin tür dönüştürmesiyle ticari işletmenin tür dönüştürülmesi aynı olmadığından, ticari işletmenin devrinde 6102 sayılı Kanun'un 180 ve 181. maddelerine atıf olmamasının bilinçli bir tercih olduğu, bu nedenle ticaret şirketlerine dönüşen ticari işletmelerin eskisinin devamı sayılamayacağı ve söz konusu dönüşümün tür değişikliği olarak nitelendirilemeyeceği açık olup; uyuşmazlıkta, yeni bir tüzel kişiliği bulunan şirket adına maden ruhsatlarının düzenlenmesi söz konusu olduğundan , maden ruhsatlarının devir ve tescilinde özel hukuk hükümlerinden olan Maden Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmekte, Maden Yönetmeliği'nin 79. maddesinin 7. fıkrasının (b) bendinde tüzel kişilerin unvan ve nev’i değişikliklerinden bahsedildiğinden, davaya konu Yönetmelik maddesi yerinde olup, eksik düzenlemeden söz etmeye olanak bulunmamaktadır.<br>Bu durumda,hukuka uygun düzenlemeye göre tesis edilen Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E-...-...-... sayılı işleminde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, davanın reddinin gerektiği, düşünülmektedir.<br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 10/12/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ...'nın, davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı vekili Av....'in ve davalı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü vekili Av....'in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>3213 sayılı Maden Kanunu'nun 5. maddesinde "(Değişik fıkra:14/2/2019-7164/6 md.) Madenler üzerinde tesis olunan ilk müracaat (takaddüm), arama ruhsatı, buluculuk, görünür rezerv geliştirme ve işletme ruhsatı haklarının hiçbiri hisselere bölünemez. Her biri bir bütün hâlinde muameleye tabi tutulur. (Değişik fıkra: 4/2/2015-6592/3 md.) Maden ruhsatları, görünür rezerv geliştirme hakkı ve buluculuk hakkı devredilebilir. Devir yapılmadan önce arama ve işletme ruhsatlarının devredildiği tarihteki ruhsat bedelinin iki katı tutarında devir bedeli alınır. Devir Bakanlık onayı ile gerçekleşir. Durum maden siciline şerh edilir. Devir muamelesi maden siciline şerh edilmesi ile tamam olur. Maden hak ve vecibeleri miras yolu ile intikal eder. Bu hak ve vecibeler, bütün mirasçıların vekaletini havi bir vekaletname ile 6 ncı maddede belirtilen niteliklere sahip mirasçılardan birine veya üçüncü bir şahsa devredilir. Mirasçıların ittifak edememeleri halinde mirasçılardan birinin müracaatı ile mahkeme mirasçılardan bu hakkın en ehil olana tahsisine veya bu da mümkün olmazsa ruhsatın satılmasına karar verir. Mahkeme bu hususu basit muhakeme usulü ile halleder. Eger dava söz konusu değil ise 6 ay içerisinde intikal işlemleri tamamlanmayan ruhsatlar fesh edilir. (Mülga son cümle: 4/2/2015-6592/3 md.)(…) (Ek fıkra: 4/2/2015-6592/3 md.) Devir ve intikal işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. Madenler üzerindeki hakların devir ve intikali bu Kanun ve yönetmelikte gösterilen hükümlerin tatbikini geciktirmez." düzenlemesi, aynı Kanun'un 6. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında ise "Maden hakları, medeni hakları kullanmaya ehil T.C. vatandaşlarına, (…)[8] Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarına göre kurulmuş tüzelkişiliği haiz şirketlere, bu hususta yetkisi bulunan kamu iktisadi teşebbüsleri ile müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri ile diğer kamu kurum, kuruluş ve idarelerine verilir. Maden hakları gerçek veya tüzel tek kişi adına verilir." düzenlemesi bulunmaktadır.<br>Maden Yönetmeliğinin "Ruhsat devri" başlıklı 79. maddesinin 7. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde "Devir işlemlerinde;<br>a) 6102 sayılı Kanuna göre şirket birleşmesi, bölünmesi, maden ruhsatlarının şirkete sermaye olarak konulması hallerinde ruhsat sahibi değişikliği söz konusu olduğundan bu işlemler devir kabul edilerek, Kanunun 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca işletme ruhsat taban bedeli ve Kanunun 5 inci maddesi uyarınca ruhsat devir bedeli alınır.<br>b) Mahkeme kararı gereğince devir yapılması durumunda ve tüzel kişilerin unvan ve nev’i değişikliklerinde işletme ruhsat taban bedeli ve ruhsat devir bedeli alınmaz." kuralı bulunmaktadır.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesinin 1. fıkrasında "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir." düzenlemesine, 12. maddesinin 1. fıkrasında "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir." düzenlemesine, 16. maddesinin 1. fıkrasında "Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." düzenlemesine, 124. maddesinin 1. fıkrasında "Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir." düzenlemesine, 125. maddesinin 1. fıkrasında "Ticaret şirketleri tüzel kişiliği haizdir." düzenlemesine, 180. maddesinde "Bir şirket hukuki şeklini değiştirebilir. Yeni türe dönüştürülen şirket eskisinin devamıdır." düzenlemesine, 181. maddesinde "<br>a) Bir sermaye şirketi; 1. Başka türde bir sermaye şirketine; 2. Bir kooperatife;<br>b) Bir kollektif şirket; 1. Bir sermaye şirketine; 2. Bir kooperatife; 3. Bir komandit şirkete;<br>c) Bir komandit şirket; 1. Bir sermaye şirketine; 2. Bir kooperatife; 3. Bir kollektif şirkete;<br>d) Bir kooperatif bir sermaye şirketine,<br>Dönüşebilir." düzenlemesine, 182. maddesinin 4. fıkrasında "Bu madde uyarınca yapılacak tür değiştirmelerine 180 ilâ 190 ıncı madde hükümleri uygulanmaz." düzenlemesine, 194. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında "Bir ticari işletme, bir ticaret şirketiyle, onun tarafından devralınmak suretiyle birleşebilir. Bu hâlde devralan ticaret şirketinin türüne göre 138 ilâ 140, 142 ilâ 158 ve ortak hükümlere ilişkin 191 ilâ 193 üncü madde hükümleri kıyas yoluyla uygulanır. Bir ticari işletmenin bir ticaret şirketine dönüşmesi hâlinde 182 ilâ 193 üncü maddeler kıyas yoluyla uygulanabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Dava Konusu Yönetmeliğin İncelenmesi:<br>Maden Kanunu'nun yukarıda yer alan düzenlemelerinin incelenmesinden, madenler üzerinde tesis olunan arama ruhsatı ve işletme ruhsatı haklarının hiçbirinin hisselere bölünemeyeceği, her bir hakkın bir bütün hâlinde muameleye tabi tutulacağı, maden ruhsatlarının devredilebileceği, devir yapılmadan önce arama ve işletme ruhsatlarının devredildiği tarihteki ruhsat bedelinin iki katı tutarında devir bedeli alınacağı ve devrin Bakanlık onayı ile gerçekleşeceği, maden haklarının, medeni hakları kullanmaya ehil T.C. vatandaşlarına ve Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarına göre kurulmuş tüzelkişiliği haiz şirketlere verileceği, ancak bu hakkın gerçek veya tüzel tek kişi adına verileceği kurala bağlanmıştır. <br>Başka bir ifadeyle, maden ruhsatı sahibinin bir gerçek kişi olabileceği gibi bir tüzel kişi de olabileceği, gerçek ya da tüzel kişi olmasından bağımsız olarak bu hakkın sahibinin yalnızca bir kişi olabileceği, bu haliyle ruhsatın hisselere bölünmesinin veya parçalara ayrılmak suretiyle devredilmesinin mümkün olmadığı, hak sahibi gerçek ya da tüzel kişinin bu hakkı devir bedeli ödemek suretiyle ve Bakanlık onayı ile yine başka bir gerçek veya tüzel kişiye devredebileceği Kanunla hüküm altına alınmıştır. <br>Bu halde, Kanuna göre arama veya işletme ruhsatı sahibi bir gerçek kişi başka bir gerçek ya da tüzel kişiye, aynı şekilde bir tüzel kişi başka bir gerçek ya da tüzel kişiye ruhsatı devretmek isterse, ruhsatın sahibi (adına ruhsat düzenlenen kimse) değişeceğinden ruhsat bedeli ödemek zorundadır. Zira, maden ruhsatının sahibi yalnızca bir kişi olabileceğinden, devir sonrası ruhsatı devralan adına yeniden ruhsat düzenlenmesi bu hususu gerekli kılmaktadır. Bununla birlikte, dava konusu Yönetmeliğin 79. maddesinin 7. fıkrasında, hangi hallerde devir bedeli alınması veya alınmaması gerektiği ayrıntılı şekilde düzenlenerek Kanunun yukarıda yer alan düzenlemelerine açıklık getirilmiştir.<br>Yönetmeliğin 79. maddesinin 7. fıkrasının (a) bendinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre şirket birleşmesi, bölünmesi, maden ruhsatlarının şirkete sermaye olarak konulması hallerinde ruhsat sahibi değişikliği söz konusu olduğundan bu işlemlerin devir kabul edilerek, Maden Kanunu'nun 13. maddesinin 4. fıkrası uyarınca işletme ruhsat taban bedeli ve Maden Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ruhsat devir bedeli alınacağı, (b) bendinde ise, mahkeme kararı gereğince devir yapılması durumunda ve tüzel kişilerin unvan ve nev’i değişikliklerinde işletme ruhsat taban bedeli ve ruhsat devir bedeli alınmayacağı düzenlenmiştir.<br>Bu itibarla, Yönetmeliğin dava konusu edilen ve bireysel işleme esas alınan söz konusu maddesinin Maden Kanunu uyarınca ruhsat sahibinin değişmesi sonucunu doğurup doğurmadığının tespiti için 6102 sayılı Kanun hükümlerinin değerlendirilmesi gerekmektedir.<br>Türk Ticaret Kanunu'nun yukarıda yer verilen düzenlemelerinin değerlendirilmesinden, Kanunda ticari işletmenin tanımı yapıldıktan sonra, tacir iki başlık altında incelenmiştir. Bunlardan ilki, bir ticari işletmeyi kendi adına işleten gerçek kişi tacir olarak adlandırılmış; ikincisi ise başta ticaret şirketleri olmak üzere ticari işletme işleten diğer tüzel kişiler olarak sayılmıştır. Dolayısıyla tacir, gerçek kişi olabileceği gibi tüzel kişi de olabilecektir. Kanun'un "İkinci Kitap" bölümünde ticaret şirketlerine yer verilmiş; 124. maddesinde şirketler sayma usulüyle belirlenmiş; bunlar arasında ticari işletmeye yer verilmemiş ve 125. maddesinde, ticaret şirketlerinin tüzel kişiliği haiz olduğu belirtilmiştir. Devamında, Kanun'un 180 ve 181. maddelerinde, bir şirketin hukuki şeklini değiştirebileceği ve yeni türe dönüştürülen şirketin eskisinin devamı olduğu hükme bağlanmış; hangi şirketlerin hangi şirketlere dönüşebileceği sayma usulüyle sınırlanmış ve yine ticari işletmeye bu maddelerde de yer verilmemiştir. Nitekim, ticari işletme ile ilgili birleşme ve tür değiştirmeyi düzenleyen 194. maddede, bir ticari işletmenin bir ticaret şirketine dönüşmesinin mümkün olduğu belirtilmiş; ancak bu halde Kanun'un 182 ilâ 193. maddelerinin kıyas yoluyla uygulanabileceği vurgulanmış; başka bir ifadeyle, 180 ve 181. maddelerin uygulanmasına imkan tanınmamıştır.<br>Bu halde, Kanun koyucu tarafından yapılan düzenlemeyle, ticaret şirketleri ile ticari işletmenin tür dönüşümü birbirinden farklı kurallara tabi kılınmış olup, ticaret şirketleri yine tüzel kişiliği bulunan ticaret şirketlerine dönüşürken, yeni türe dönüştürülen şirket eskisinin devamı sayılmış; ancak ticari işletmeler için yeni türe dönüştürülen şirketin eskisinin devamı sayılması (Kanun'un 180. maddesinin kıyasen uygulanmasına atıf yapılmayarak) olanaklı kılınmamıştır.<br>Bu durumda, 3213 sayılı ve 6102 sayılı Kanun maddeleri ile yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda Yönetmeliğin dava konusu 79. maddesinin 7. fıkrasının (a) bendinin incelenmesinden, bir şirketin birleşmesi, bölünmesi, maden ruhsatlarının şirkete sermaye olarak konulması hallerinde işletme ruhsat taban bedeli ve devir bedeli alınmasının hem 3213 sayılı Kanuna hem de 6102 sayılı Kanuna uygun olduğu, zira, bu ihtimalde hak sahipliğinin değiştiği ve Maden Kanunu'na göre ruhsatın yalnızca bir gerçek ya da tüzel kişiye ait olabileceği kuralı uyarınca değişen hak sahibi gerçek veya tüzel kişi adına yeniden ruhsat düzenlenmesi gerektiğinden, devir karşılığında bedel alınmasının Kanuna uygun olduğu sonucuna varılmaktadır.<br>Nitekim, Yönetmeliğin 79. maddesinin 7. fıkrasının (b) bendinde, tüzel kişilerin unvan ve nev’i değişikliklerinde işletme ruhsat taban bedeli ve ruhsat devir bedeli alınmamasının düzenlendiği, bu düzenlemenin 6102 sayılı Kanun'un 180. maddesine göre dönüştürülen şirketin eskisinin devamı olması nedeniyle bu kural gözetilerek yapıldığı anlaşılmaktadır.<br><br>Dava Konusu Bireysel İşlemin İncelenmesi:<br>Uyuşmazlıkta, davacı ...'ın ticari işletme işleten gerçek kişi tacir olduğu, dava konusu maden işletme ruhsatlarının gerçek kişi ... adına düzenlendiği, ... tarafından tek ortağının kendisi olduğu anonim şirket kurulduğu ve ruhsatların şirkete bedelsiz olarak devrinin talep edildiği, bu istemin reddi üzerine bakılan davanın açıldığı görülmektedir.<br>Yukarıda yer alan açıklamaların dava konusu olaya uygulanması neticesinde, 6102 sayılı Kanun'un 194. maddesine göre, bir ticari işletmenin bir ticaret şirketine dönüşmesi mümkün ise de, söz konusu şirketin (6102 sayılı Kanun'un 180. maddesine atıf olmaması nedeniyle) ticari işletmenin devamı olmadığı, bu nedenle, bu dönüşüm sonucunda yeni oluşan şirket adına maden işletme ruhsatlarının yeniden düzenlenmesinin gerektiği açıktır.<br>Bu itibarla, ... işletmesi ... Madencilik Anonim Şirketine dönüştüğünden, 6102 sayılı Kanuna göre yeni bir şirketin kurulduğundan ve 3213 sayılı Kanuna göre gerçek kişi ... adına olan maden işletme ruhsatının ... Mad. A.Ş. adına düzenlenmesi gerektiğinden, bahsi geçen Kanunlara ve dava konusu Yönetmeliğe uygun olarak bedel alınmaksızın ruhsatların devrinin mümkün olmadığına dair tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Maden Yönetmeliği'nin 79. maddesinin 7. fıkrasının (a) bendi yönünden DAVANIN REDDİNE,<br>2. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E-... sayılı işlemi yönünden DAVANIN REDDİNE,<br>3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,<br>6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 10/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br></font></p></body></html>

ruhsat