<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2024/6372 E.  ,  2025/380 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ALTINCI DAİRE<br>Esas No : 2024/6372<br>Karar No : 2025/380<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediyesi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Vakfı <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>İSTEMİN ÖZETİ : Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parsele yönelik Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddi yolunda ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>SAVUNMANIN ÖZETİ : Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.<br>Davalı yanında müdahil Türkiye Diyanet Vakfı tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği belirtilmiştir. <br> <br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parsele yönelik Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır. <br> Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu parselin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve bu plan doğrultusunda hazırlanan 76040/5 sayılı parselasyon işlemi kapsamında "E=0.60" yapılaşma koşulunda "sağlık tesis alanı" kullanımında bulunmakta iken parselin maliki Türkiye Diyanet Vakfının sağlık sektöründeki faaliyetlerine son verdiği gerekçesi ve kamuya yeni mali kaynak oluşturulması amacıyla hazırlanılarak İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığına sunulup Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği kapsamında "E=2.00 Yençok: Serbest" yapılaşma koşullarında "ticaret alanı" kullanımına dönüştürüldüğü, plan değişikliğinden sonra Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğünün 14.06.2016 tarih ve E... sayılı yazısı ile anılan parselin sağlık alanından çıkarılmasına muvafakat edildiği, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istemiyle Şehir Plancıları Odası tarafından açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar Danıştay Altıncı Dairesinin 12/04/2022 tarih ve E:2019/1336, K:2022/4575 sayılı kararı ile kesin olarak onanmıştır.<br> ... İdare Mahkemesinin yukarıda anılan ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında "Sağlık Bakanlığı, Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü'nün plan değişikliği yapıldıktan sonra parselin sağlık alanından çıkartılmasının uygun olduğu yönündeki görüşünün tek ve yeterli gerekçeyi oluşturamayacağı, zorunluluk olması durumunda Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesindeki hususlara bakılması, bu kapsamda bilimsel, nesnel, teknik gerekçelerin, kurum görüşünün, eşdeğer alanın aranması gerektiği, buna göre kurumsal görüşün başta alınmadığı, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinde belirtildiği üzere kişi başına standartlarda ayrılan sağlık tesis alanına ilişkin hizmet etki alanında eşdeğerinin ayrılmadığı, Sağlık Bakanlığının olumlu görüşünün alınmasının plan değişikliğinin yapılmasının tek gerekçesi olamayacağı, dolayısıyla mülkiyet sahibinin isteği dışında nesnel ve teknik bir gerekçeye bölge şartları ve ihtiyaçlarına dayanmadığı, "sağlık tesis" alanı kullanım kararı değiştirilirken bölgede hangi kullanıma ihtiyaç olduğu yönünde bir araştırma ve inceleme yapılmadığı, üst kademe planda bölgenin ihtiyacını karşılayacak "alt merkezler" ayrıldığı, mevcut durumda da hizmet veren yeteri kadar alışveriş merkezi bulunduğu halde kamu hizmetine ayrılmış bir alanın yüksek inşaat hakları tanımlanarak "ticaret" kullanımına dönüştürülmesi bölge şartlarına ve ihtiyaçlarına uygun olmadığı, nüfus ve yapı yoğunluğunu plan ve mevzuata aykırı olarak artırdığı, "ticaret" kullanımının bölgeye daha fazla çalışan ve kullanıcı nüfusu getireceğinden bölgede trafik yoğunluğu yaratacağı" gerekçelerine yer verilmek suretiyle dava konu imar planı değişikliğinin iptaline karar verilmiştir. Anılan iptal kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 12/04/2022 tarih ve E:2019/1336, K:2022/4575 sayılı kararı onanarak kesinleştiği, hemen akabinde imar mevzuatında ve planlamaya konu alanda herhangi bir değişiklik olmadığı halde dava konusu 08.11.2022 tarih ve 2066 sayılı karar ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin yapıldığı, kesinleşen yargı kararına rağmen dava konusu parselin yine ticaret alanına ayrıldığı anlaşılmaktadır.<br> Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Ek 8. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında, "Plan değişiklikleri, plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak şekilde ve teknik gerekçeleri sağlamak şartıyla yerleşmenin özelliğine uygun olarak yapılır. Plan değişikliği tekliflerinde ihtiyaç analizini içeren sosyal ve teknik altyapı etki değerlendirme raporu hazırlanarak planı onaylayacak idareye sunulur. Parsel bazında; nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini arttıran imar planı değişiklikleri yapılamaz...Bin metrekareden az olmamak kaydıyla oluşmuş adalarda; ada bazında nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini arttıran veya fonksiyon değişikliği getiren plan değişikliklerinde ihtiyaç duyulan kültürel tesis, sosyal ve teknik altyapı kullanımları; adanın merkezine en fazla 500 metre yarı çaplı alanda karşılanmak zorundadır." hükmü yer almaktadır.<br> 3194 sayılı İmar Kanununa 14/2/2020 tarih ve 7221 sayılı yasanın 12. maddesiyle eklenen Ek 8. maddesinde; "İmar planı değişikliği ile taşınmazda meydana gelecek değer artışının tespiti 6362 sayılı Kanuna göre yetkilendirilmiş lisanslı en az iki gayrimenkul değerleme kuruluşu tarafından plan değişikliği açıklama raporunda belirtilen mer’i plan koşullarındaki değer tespiti ile birlikte değişiklik sonrası değer tespiti yapılmak suretiyle belirlenen ortalama yeni değerden az olmamak üzere, idarece oluşturulan kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenir. Değer artış payı, en geç taşınmazın ilk satışında veya ruhsat aşamasında taşınmaz maliklerince ödenir. Kıymet takdir komisyonunca belirlenen değer artış payı, ödeme tarihinde her takvim yılı için, bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesi uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında takvim yılı başından geçerli olmak üzere arttırılarak uygulanır. Taşınmazın değer artışına tabi olduğu tapu kütüğüne şerh edilir. Emsal, inşaat alanı, yapı yüksekliği ve kullanım amacı değiştirilmemek kaydıyla yapılacak ruhsat tadilatları hariç, değer artış payı ödenmeden yapı ruhsatı düzenlenemez" hükümlerine yer verilmiştir.<br> 15.09.2020 tarih ve 31245 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İmar Planı Değişikliğine Dair Değer Artış Payı Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinin 3. fıkrasında, "Büyükşehir belediyesi olan yerlerde, plan değişikliği teklifinin ilçe belediyesine yapılması halinde, büyükşehir belediyesince onaylanmasından sonra, ilçe belediye başkanlığına iletilerek askıya çıkarılmasından önce, ilçe belediyesince değer artış payı ile ilgili iş ve işlemlerin başlatılması, resmi yazı ile ilgili birime bildirilir." hükmüne yer verilmiştir. <br> Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin askı ilanında önce yukarıda anılan mevzuata göre değer artış payı ile ilgili iş ve işlemlerin yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge dosyaya sunulmamıştır. <br> Dava konusu işlemin tesisinden çok sonra 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Ek 8. maddesine 7534 sayılı Yasa ile eklenen 8. fıkra ile, "İmar planlarında umumi hizmet alanına ayrılan yerlerden 13 üncü madde kapsamında kamu eline geçişi sağlanamayan alanlarda, kamu hizmetini yapacak ilgili idarenin kamu hizmet alanına ihtiyacı olmadığına dair görüşü alınarak eşdeğer alan ayrılmaksızın 2942 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi hükümlerine göre ve çevre yapılaşma koşulları ile uyumlu olmak kaydıyla konut kullanımı hariç fonksiyon değişikliği amaçlı plan değişikliği yapılabilir." hükmü getirilmiş ise de, burada da çevre yapılaşma koşulları ile uyumlu olmak koşulu korunmuştur. <br> Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinin 4. fıkrasında, "Kat adedi veya bina yüksekliğini artıran imar planı değişiklikleri, yörenin yerleşim özellikleri, dokusu ve kimliği dikkate alınmak suretiyle, şehrin veya alanın yakın çevresinin silüeti, yapıların güneşe göre cephesi ve yönlenmesi özelliklerini olumsuz yönde etkilememesi esas alınarak yapılır." hükmü yer almaktadır.<br> Aynı Maddenin 5. fıkrasında ise "İmar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun artırılmasına dair imar planı değişikliklerinde:<br> a) Artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanları standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılır.<br> b) Nüfus yoğunluğuna bağlı olmaksızın, kat adedinin artırılmasının istenmesi durumunda; önerilecek kat adetlerinin tayininde aşağıdaki formüle göre bulunacak bütün yollardaki karşılıklı bina cepheleri arasındaki asgari uzaklık sağlanacaktır.<br> K = [(Y1 + Y2)/2] + 7,00 m<br> Yukarıdaki formülde;<br> K = Karşılıklı bina cepheleri arasındaki mesafe (metre),<br> Y1 = Yolun bir cephesine önerilecek yapının yüksekliği,<br> Y2 = Yolun diğer cephesinde önerilecek yapının yüksekliğini,<br> ifade eder.<br> c) Parsellerin birleştirilmesi ve yapı düzeni değişikliği içeren, kat adedinin artırılmasına yönelik uygulama imar planı değişikliklerinde de yukarıdaki formüle uyulması esastır." kuralı getirilmiştir.<br> Dava konusu taşınmazın 1/25.000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planında "K" notasyonlu korunacak alan kullanımında kaldığı, anılan nazım imar plan açıklama raporunda, "Bu alanlarda sosyal ve teknik altyapı ve fiziki çevreyi iyileştirmek amacı dışında plan revizyonu ve değişikliği yapılamaz." hükmünün yer aldığı görülmektedir.<br> Bilirkişi raporunda, taşınmaz için yapılanma koşullarının bölgedeki yapılaşma koşullarından yüksek olduğu, yapı yoğunluğunun artırıldığı beyan edilmiş iken ayrıca hukuki konular dışında teknik konularda bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi tarafından keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan veya ek rapor dahi alınmadan dava dosyasına bakılarak ve bu hususta herhangi bir değerlendirme ve gerekçe gösterilmeden bölgede geçerli olan yatay mimari anlayış ve uygulamasına aykırı şekilde 17 katlı yapılaşmaya izin verilmesinin uygun görüldüğü anlaşılmaktadır.<br> Öte yandan dava konusu alanda plan revizyonu çalışması yapılması halinde bölgenin tamamı incelenerek fonksiyon ve yapılanma ile ilgili bazı değişikliklerin yapılması daha olanaklı olsa da yapılaşması tamamlanmış bir bölgede tek bir parselde fonksiyon ve yoğunluk ve yükseklik değişikliği yapılması imar hukukunun temel anlayışına ve imar ile ilgili kurallara aykırı bulunmaktadır.<br> Bu durumda, 3194 sayılı İmar Kanunu'na, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine, 1/25.000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planına, bir önceki kesinleşen yargı kararına aykırı olarak tesis edilen dava konusu işlem ile parsel bazında fonksiyonel değişiklik yapıldığı, kaldırılan "sağlık tesis" alanı için eşdeğer alan ayrılmadığı, düşük yoğunluklu sağlık tesis alanından yüksek yoğunluklu ticaret alanına dönüştürüldüğü, 17 kat için de silüet değerlendirilmesi yapılmadığı anlaşıldığından imar ile ilgili tüm kurallara ve uygulamalara aykırı olarak tesis olunan dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak davanın reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dava konusu parselin maliki olan Türkiye Diyanet Vakfı'nın davanın sonucuyla ilgili olduğu anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanunun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili düzenlemeleri uyarınca, davalı yanında davaya müdahale istemi kabul edilerek dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parsele yönelik Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istemiyle TMMOB Mimarlar Odası Başkanlığı Ankara Şubesi tarafından açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne anılan mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı Dairemizin 06/01/2025 tarihli, E:2024/6368 K:2024/4 sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. <br>... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 05/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br> <br> <br>KARŞI OY (X): Dava, Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parsele yönelik Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır. <br> Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu parselin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve bu plan doğrultusunda hazırlanan 76040/5 sayılı parselasyon işlemi kapsamında "E=0.60" yapılaşma koşulunda "sağlık tesis alanı" kullanımında bulunmakta iken parselin maliki Türkiye Diyanet Vakfının sağlık sektöründeki faaliyetlerine son verdiği gerekçesi ve kamuya yeni mali kaynak oluşturulması amacıyla hazırlanılarak İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığına sunulup Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği kapsamında "E=2.00 Yençok: Serbest" yapılaşma koşullarında "ticaret alanı" kullanımına dönüştürüldüğü, plan değişikliğinden sonra Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı yazısı ile anılan parselin sağlık alanından çıkarılmasına muvafakat edildiği, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istemiyle Şehir Plancıları Odası tarafından açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar Danıştay Altıncı Dairesinin 12/04/2022 tarih ve E:2019/1336, K:2022/4575 sayılı kararı ile kesin olarak onanmıştır.<br> ... İdare Mahkemesinin yukarıda anılan ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında "Sağlık Bakanlığı, Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü'nün plan değişikliği yapıldıktan sonra parselin sağlık alanından çıkartılmasının uygun olduğu yönündeki görüşünün tek ve yeterli gerekçeyi oluşturamayacağı, zorunluluk olması durumunda Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesindeki hususlara bakılması, bu kapsamda bilimsel, nesnel, teknik gerekçelerin, kurum görüşünün, eşdeğer alanın aranması gerektiği, buna göre kurumsal görüşün başta alınmadığı, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinde belirtildiği üzere kişi başına standartlarda ayrılan sağlık tesis alanına ilişkin hizmet etki alanında eşdeğerinin ayrılmadığı, Sağlık Bakanlığının olumlu görüşünün alınmasının plan değişikliğinin yapılmasının tek gerekçesi olamayacağı, dolayısıyla mülkiyet sahibinin isteği dışında nesnel ve teknik bir gerekçeye bölge şartları ve ihtiyaçlarına dayanmadığı, "sağlık tesis" alanı kullanım kararı değiştirilirken bölgede hangi kullanıma ihtiyaç olduğu yönünde bir araştırma ve inceleme yapılmadığı, üst kademe planda bölgenin ihtiyacını karşılayacak "alt merkezler" ayrıldığı, mevcut durumda da hizmet veren yeteri kadar alışveriş merkezi bulunduğu halde kamu hizmetine ayrılmış bir alanın yüksek inşaat hakları tanımlanarak "ticaret" kullanımına dönüştürülmesi bölge şartlarına ve ihtiyaçlarına uygun olmadığı, nüfus ve yapı yoğunluğunu plan ve mevzuata aykırı olarak artırdığı, "ticaret" kullanımının bölgeye daha fazla çalışan ve kullanıcı nüfusu getireceğinden bölgede trafik yoğunluğu yaratacağı" gerekçelerine yer verilmek suretiyle dava konu imar planı değişikliğinin iptaline karar verilmiştir. Anılan iptal kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 12/04/2022 tarih ve E:2019/1336, K:2022/4575 sayılı kararı onanarak kesinleştiği, hemen akabinde imar mevzuatında ve planlamaya konu alanda herhangi bir değişiklik olmadığı halde dava konusu 08.11.2022 tarih ve 2066 sayılı karar ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin yapıldığı, kesinleşen yargı kararına rağmen dava konusu parselin yine ticaret alanına ayrıldığı anlaşılmaktadır.<br> Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Ek 8. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, "Plan değişiklikleri, plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak şekilde ve teknik gerekçeleri sağlamak şartıyla yerleşmenin özelliğine uygun olarak yapılır. Plan değişikliği tekliflerinde ihtiyaç analizini içeren sosyal ve teknik altyapı etki değerlendirme raporu hazırlanarak planı onaylayacak idareye sunulur. Parsel bazında; nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini arttıran imar planı değişiklikleri yapılamaz...Bin metrekareden az olmamak kaydıyla oluşmuş adalarda; ada bazında nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini arttıran veya fonksiyon değişikliği getiren plan değişikliklerinde ihtiyaç duyulan kültürel tesis, sosyal ve teknik altyapı kullanımları; adanın merkezine en fazla 500 metre yarı çaplı alanda karşılanmak zorundadır." hükmü yer almaktadır.<br> 3194 sayılı İmar Kanununa 14/2/2020 tarih ve 7221 sayılı yasanın 12. maddesiyle eklenen Ek 8. maddesinde; "İmar planı değişikliği ile taşınmazda meydana gelecek değer artışının tespiti 6362 sayılı Kanuna göre yetkilendirilmiş lisanslı en az iki gayrimenkul değerleme kuruluşu tarafından plan değişikliği açıklama raporunda belirtilen mer’i plan koşullarındaki değer tespiti ile birlikte değişiklik sonrası değer tespiti yapılmak suretiyle belirlenen ortalama yeni değerden az olmamak üzere, idarece oluşturulan kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenir. Değer artış payı, en geç taşınmazın ilk satışında veya ruhsat aşamasında taşınmaz maliklerince ödenir. Kıymet takdir komisyonunca belirlenen değer artış payı, ödeme tarihinde her takvim yılı için, bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesi uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında takvim yılı başından geçerli olmak üzere arttırılarak uygulanır. Taşınmazın değer artışına tabi olduğu tapu kütüğüne şerh edilir. Emsal, inşaat alanı, yapı yüksekliği ve kullanım amacı değiştirilmemek kaydıyla yapılacak ruhsat tadilatları hariç, değer artış payı ödenmeden yapı ruhsatı düzenlenemez" hükümlerine yer verilmiştir.<br> 15.09.2020 tarih ve 31245 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İmar Planı Değişikliğine Dair Değer Artış Payı Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinin 3. fıkrasında, "Büyükşehir belediyesi olan yerlerde, plan değişikliği teklifinin ilçe belediyesine yapılması halinde, büyükşehir belediyesince onaylanmasından sonra, ilçe belediye başkanlığına iletilerek askıya çıkarılmasından önce, ilçe belediyesince değer artış payı ile ilgili iş ve işlemlerin başlatılması, resmi yazı ile ilgili birime bildirilir." hükmüne yer verilmiştir. <br> Dava konusu işlemin tesisinden çok sonra 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Ek 8. maddesine 7534 sayılı Yasa ile eklenen 8. fıkra ile, "İmar planlarında umumi hizmet alanına ayrılan yerlerden 13 üncü madde kapsamında kamu eline geçişi sağlanamayan alanlarda, kamu hizmetini yapacak ilgili idarenin kamu hizmet alanına ihtiyacı olmadığına dair görüşü alınarak eşdeğer alan ayrılmaksızın 2942 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi hükümlerine göre ve çevre yapılaşma koşulları ile uyumlu olmak kaydıyla konut kullanımı hariç fonksiyon değişikliği amaçlı plan değişikliği yapılabilir." hükmü getirilmiş ise de, burada da çevre yapılaşma koşulları ile uyumlu olmak koşulu korunmuştur. <br> Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinin 4. fıkrasında, "Kat adedi veya bina yüksekliğini artıran imar planı değişiklikleri, yörenin yerleşim özellikleri, dokusu ve kimliği dikkate alınmak suretiyle, şehrin veya alanın yakın çevresinin silüeti, yapıların güneşe göre cephesi ve yönlenmesi özelliklerini olumsuz yönde etkilememesi esas alınarak yapılır." hükmü yer almaktadır.<br> Aynı Maddenin 5. fıkrasında ise "İmar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun artırılmasına dair imar planı değişikliklerinde:<br> a) Artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanları standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılır.<br> b) Nüfus yoğunluğuna bağlı olmaksızın, kat adedinin artırılmasının istenmesi durumunda; önerilecek kat adetlerinin tayininde aşağıdaki formüle göre bulunacak bütün yollardaki karşılıklı bina cepheleri arasındaki asgari uzaklık sağlanacaktır.<br> K = [(Y1 + Y2)/2] + 7,00 m<br> Yukarıdaki formülde;<br> K = Karşılıklı bina cepheleri arasındaki mesafe (metre),<br> Y1 = Yolun bir cephesine önerilecek yapının yüksekliği,<br> Y2 = Yolun diğer cephesinde önerilecek yapının yüksekliğini,<br> ifade eder.<br> c) Parsellerin birleştirilmesi ve yapı düzeni değişikliği içeren, kat adedinin artırılmasına yönelik uygulama imar planı değişikliklerinde de yukarıdaki formüle uyulması esastır." kuralı getirilmiştir.<br> Dava konusu taşınmazın 1/25.000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planında "K" notasyonlu Korunacak alan kullanımında kaldığı, anılan nazım imar plan açıklama raporunda, "Bu alanlarda sosyal ve teknik altyapı ve fiziki çevreyi iyileştirmek amacı dışında plan revizyonu ve değişikliği yapılamaz." hükmünün yer aldığı görülmektedir.<br> Bilirkişi raporunda, taşınmaz için yapılanma koşullarının bölgedeki yapılaşma koşullarından yüksek olduğu, yapı yoğunluğunun artırıldığı beyan edilmiş iken ayrıca hukuki konular dışında teknik konularda bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi tarafından keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan veya ek rapor dahi alınmadan dava dosyasına bakılarak ve bu hususta herhangi bir değerlendirme ve gerekçe gösterilmeden bölgede geçerli olan yatay mimari anlayış ve uygulamasına aykırı şekilde 17 katlı yapılaşmaya izin verilmesinin uygun görüldüğü anlaşılmaktadır.<br> Öte yandan dava konusu alanda plan revizyonu çalışması yapılması halinde bölgenin tamamı incelenerek fonksiyon ve yapılanma ile ilgili bazı değişikliklerin yapılması daha olanaklı olsa da yapılaşması tamamlanmış bir bölgede tek bir parselde fonksiyon ve yoğunluk ve yükseklik değişikliği yapılması imar hukukunun temel anlayışına ve imar ile ilgili kurallara aykırı bulunmaktadır.<br> Bu durumda, 3194 sayılı İmar Kanunu'na, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine, 1/25.000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planına, bir önceki kesinleşen yargı kararına aykırı olarak tesis edilen dava konusu işlem ile parsel bazında fonksiyonel değişiklik yapıldığı, kaldırılan "sağlık tesis" alanı için eşdeğer alan ayrılmadığı, düşük yoğunluklu sağlık tesis alanından yüksek yoğunluklu ticaret alanına dönüştürüldüğü, 17 kat için de silüet değerlendirilmesi yapılmadığı anlaşıldığından imar ile ilgili tüm kurallara ve uygulamalara aykırı olarak tesis olunan dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak davanın reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>

ruhsat