<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2025/761 E. , 2025/2597 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2025/761<br>Karar No : 2025/2597 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Emniyet amiri olarak görev yapan davacının, ... Emniyet Müdürlüğünde Asayiş Şube Müdürlüğü ahlak büro amiri olarak görev yaptığı sırada "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;<br>Davacının ... Apart adlı işletmede para ödemeden ve kayıt yaptırmadan kaldığı, mesai saatleri içinde ve çalıştığı emniyet müdürlüğünde de aralarında geçen bu diyaloglardaki tutum ve davranışlarının hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak kapsamında 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirdiği görüldüğünden, bu durum gözardı edilerek davacının görevi ya da mesleğiyle ilgili sözlü ya da fiili davranışta bulunmadığı halde yetkisini veya nüfuzunu kötüye kullandığından bahisle tesis edildiği görülen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı,<br>Aynı fiille ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla "... şüphelinin apartta kayıtsız ve ücret ödemeden konaklamasına ilişkin apart işletmecisi Ethem'i görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle zorlamadığı, tehdit etmediği, hileli davranışlarda bulunmadığı ya da göreviyle ilgili herhangi bir vaadde bulunmadığı, yine görevine girmeyen bir işi yapabileceği ya da yaptırabileceği kanaatini uyandıracak, doğrudan doğruya görevle ilgili görevinin gereklerine aykırı eyleminin bulunmadığı, şüphelinin herhangi bir soruşturmaya ilişkin gizliliği alenen ihlal etmediği, şüphelinin emniyet müdürlüğünde görevli olması nedeniyle twenty 26 isimli apartta ücret ödemeden konaklaması şeklinde tezahür eden eyleminin disiplin soruşturmasını gerektirir eylemler olarak değerlendirilebileceği, ortada işlenmiş ve Türk Ceza Kanunu kapsamında soruşturmayı gerektirir bir suç bulunmadığından, şüpheli hakkında Kamu Adına Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına" karar verildiği,<br>Davacının özlük ve parasal haklarının tazmini istemine gelince, Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası uyarınca idarelerin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları tazminle yükümlü oldukları, hukuka aykırılığı yargı kararıyla ortaya konan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının davacıya verilmesi gerekeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının ilişiğinin kesildiği tarihten itibaren yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının, davanın açıldığı tarihten (28/01/2014) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin karar düzeltme aşamasında verilen 05/11/2024 tarih ve E:2024/3316, K:2024/5406 sayılı kararıyla;<br>Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, olayda, davacı hakkında şikayetçi olan apart sahibi ...'nün ve işletme çalışanlarının ifadelerinden, davacının apartta kalmasına rağmen kayıt yaptırmayarak ve ücret ödemeyerek çıkar sağladığı hususunun sabit olduğunun görüldüğü,<br>Her ne kadar davacı tarafından, görevi dolayısıyla tanışıp iletişim kurduğu apart sahibine ücret ödememesinin nedeni apart sahibinin kabul etmemesi olarak gösterilse de apart sahibinin ve resepsiyon görevlilerinin ifadelerinden, davacının ücret ödememesinden apart sahibinin rahatsız olduğu ve hatta bu sebeple belli bir süre sonra telefonlara cevap vermeyerek ya da yer yok dedirterek davacının kalmasını engellemeye çalıştığının anlaşılması karşısında, bu beyana itibar edilmesine hukuken olanak bulunmadığı; ayrıca, apart sahibinin herhangi birinin apartında bedava kalmasına müsaade etmeyeceği ve davacıya böyle bir imkan tanıyor ise bunun, davacının işyerine dair işlem yapabilecek bir konumda bulunmasından yani sahip olduğu nüfuzundan kaynaklandığının aşikar olduğu, apart sahibinin bir süre sonra davacının apartta ücretsiz kalmasından duyduğu rahatsızlığı doğrudan dile getiremeyerek davacının telefonlarına cevap vermemeye başlaması ve apartta yer olmadığını söyletmesinin de bu durumun bir göstergesi olduğu, öte yandan, davacının da eğitimi ve konumu itibarıyla sağladığı bu çıkarın nüfuzundan kaynaklandığını bilebilecek durumda olup, bu farkındalığa sahip olduğu, <br>Bu itibarla davacının muhatabı konumunda bulunan apart sahibi üzerinde konumunun sağladığı nüfuzu kullanarak apartta kayıt yaptırmadan ve bir kaç kez ücret ödemeden kalmak suretiyle çıkar sağladığı anlaşıldığından, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi kapsamında sübut bulan fiiline uygun olarak tesis edilen meslekten çıkarma cezasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali ile mali ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;<br>Bakılan davada, davacının Eskişehir Emniyet Müdürlüğünde ahlak büro amiri olarak görev yaptığı sırada ... Apart işletmecisi olan E.B.Ü. adlı şahısla apartta meydana gelen bir olayın soruşturulması sırasında tanıştığı, anılan şahsın işletmesinin ruhsatı olmadığı halde otel gibi işletildiği, durumun Emniyet görevlilerince Tepebaşı Belediye Başkanlığına muhtelif tarihlerdeki yazılarla bildirildiği, bu yazılardan 06/12/2012 tarihli olanında davacının da parafının olduğu; E.B.Ü.'nün ifadesinde, "06/12/2012 tarihinde davacı ile buluştuklarını ve davacının kendisine işlettiği apartla ilgili şikayet konusunu 2 gün içinde belediyeye göndereceğini, kendisinin yapacak bir şeyi kalmadığını, bundan sonraki işlemleri belediyeden yürütmesi gerektiğini" beyan ettiği; sonraki günlerde ... Apart adlı işyerinin kamera görüntülerinden davacının S.E. adlı bayanla birlikte 09/11/2012 ve 17/12/2012 tarihlerinde her biri 2-3 saat olmak üzere 4 kez anılan apartta kaldıkları, davacının E.B.Ü'den isteği doğrultusunda konaklamanın apart kayıtlarına geçirilmediği, E.B.Ü'nün ifadesinde "davacının ayrıca bir odanın aylık 300-350 TL'ye kendisine kiralanmasını ve 2.500 TL borç para istediğini, bu isteklerin kendisi tarafından kabul edilmediğini" belirttiğinin görüldüğü, <br>"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerektiği, sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulmasının da zorunlu olduğu; söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı,<br>Uyuşmazlıkta, davacının, ... Apart adlı yerde günde 2-3 saat olmak üzere 4 kez kaldığı ve bunun için herhangi bir ücret ödemediği ve bu konaklamalara ilişkin kayıt yapılmadığı ifadelerle sabit olmakla birlikte, yaşanan süreçte davacının apart sahibine göreviyle ya da mesleğiyle ilgili vaatte ya da tehditte bulunmadığı, davacının taleplerinin işletme sahibi tarafından, davacının görevi nedeniyle ruhsat sorunu konusunda kendisine yardım edebileceği beklentisi nedeniyle karşılandığı anlaşıldığından, bu haliyle davacının fiilinin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesinde yer alan "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" şeklindeki suç tanımına uymadığı, davacının eylemine uyan başka bir disiplin cezası verilebileceği açık olmakla birlikte, anılan fiiller yönünden disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği, dolayısıyla "tipiklik" unsuru yönünden dava konusu işlemde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı,<br>Bu durumda, davacının disiplin soruşturması kapsamında tespit edilen disipline konu eyleminin nitelik ve ağırlığı ile bağdaşmayacak bir şekilde "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile tecziye edilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali, davacının ilişiğinin kesildiği tarihten itibaren yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının, davanın açıldığı tarihten (28/01/2014) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının genel anlamda polislik mesleğinin, özelde ise ahlak büro amiri olmasının kendisine sağladığı avantajla tanıştığının sabit olduğu ve yine bu sıfatının sağladığı nüfuzu kullanmak sureti ile ilişkisini devam ettirdiği müşteki şahıstan, bir kadın ile sürekli olarak birlikte olmak için yer temin etmesini istediği, müşteki şahsa apartta kaldığı günler için herhangi bir ücret ödemediği gibi kredi kartı borcu olduğu gerekçesi ile müşteki şahıstan ayrıca para talebinde bulunduğu, bunu şahsın kendisinden apartını ruhsatsız olarak işletmesi için yardım istediği tarihten hemen sonra yaptığı ve şahsın zor durumundan yararlanmayı düşündüğü, aynı konuma sahip olmayan birisinin bu fiil ve davranışları müştekiye sergileyerek ücretsiz olarak bu hizmetten yararlanmasının mümkün olmadığı, polis amiri ve ahlak büro amiri olması nedeniyle sahip olduğu nüfuzu kendisine çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullandığının sabit olduğunun dosya içeriğinden anlaşıldığı; davacının bu davranışıyla “yetkisini veya nüfuzunu kendisine çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak” suçunu işlediği sübuta erdiğinden eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi gereğince “meslekten çıkarma” cezası ile cezalandırılmasına, daha önceden disiplin cezaları bulunduğundan, ayrıca işlediği suçun niteliği, işleniş biçimi ve mesleğin özelliği dikkate alındığında hakkında aynı Tüzüğün 15. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği; disiplin soruşturması dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacının eyleminin sabit olduğu, dava dilekçesindeki değerlendirmelerin sübjektif değerlendirmeler olduğu ve işlemi etkiler yönünün bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY :<br>Maddi olayın vuku bulduğu tarihte davacı, ... ili Asayiş Şube Müdürlüğünde emniyet amiri rütbesinde ahlak büro amiri olarak görev yapmaktadır.<br>E.B.Ü. isimli şahıs, 19/12/2012 tarihinde yaptığı müracaat ile davacının, kendisinin işletmecisi olduğu ... ... isimli aparta 7-8 defa gelip S.E. isimli kadınla oda ayırtarak her seferinde 2-3 saat kaldığı ve ücret ödemediği, ayrıca kredi kartı borçlarını yatırmak için 3-4 aylığına kendisinden 2.500 TL borç para talep ettiği yönünde iddialarda bulunmuştur.<br>Davacı hakkında konuyla ilgili olarak disiplin soruşturması başlatılmış ve dava konusu işlem tesis edilmiştir. <br>Davacı hakkında bu olayla ilgili olarak adli soruşturma da başlatılmış, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararı ile "görevi kötüye kullanma" suçlamasından, "soruşturmayı gerektirir bir suç bulunmadığı" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesinde, "yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak", meslekten çıkarma cezası gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. <br>7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un geçici 1. maddesinin ilk fıkrasında "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmü; 3. fıkrasında ise "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemler aynen muhafaza olunur." hükmü yer almakta olup Kanun'un 8/6-ç maddesinde, "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak", meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Uyuşmazlıkta ısrar hususu, davacının fiilinin meslekten çıkarma cezası gerektiren "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiili kapsamında değerlendirilemeyeceği noktasındadır.<br>Olayda, davacının, E.B.Ü. isimli şahsın işletmecisi olduğu T... ... isimli apartta 2012 yılının son aylarında günde birkaç saat boyunca birkaç defa ve ücret ödemeden kaldığı hususu dosya kapsamıyla sabittir.<br>Tartışılması gereken husus, bu fiilin tipiklik bakımından meslekten çıkarma cezası gerektirip gerektirmediğidir.<br>Dosyanın incelenmesinden, davacının görevi gereği dahil olduğu bir adli soruşturma kapsamında ... ... isimli iş yerinin işletmecisi E.B.Ü. ile tanıştığı, tanıştıktan sonra bu şahıstan boş bir oda ve aynı zamanda giriş kayıtlarının yapılmamasını talep ettiği, bu talebinin, alakalı belediye ile iş yerinin ruhsatı konusunda müşkülü bulunan E.B.Ü. tarafından kabul edildiği, davacının taleplerinin ücret alınmaksızın karşılandığı, kendisinin de ticari bir işletmeye ücret ödeme ihtiyacı hissetmediği; davacının bu talebini, görevi gereği dahil olduğu soruşturma kapsamında muhatap olarak tanıştığı E.B.Ü. ile tanıştıktan hemen sonra E.B.Ü.'ye ilettiği, E.B.Ü.'nün durumundan dolayı, davacının, bu tür işletmelerle ilgili işlem tesis eden büronun amiri olmasının kendisine sağladığı nüfuzu kötüye kullanıp ücretsiz olarak aparttan faydalandığı ve böylece çıkar sağladığı, fiilini gizlemek maksadıyla kimlik kaydı yaptırmadığı, işletme sahibinden, mesleki nüfuzunu kullanarak kendi özel işi için oda temin etmesini talep ettiği, taleplerinin karşılanmasının arkadaşlık münasebetiyle alakasının olmadığı, bu çerçevede E.B.Ü.'nün hangi saikle talepleri karşıladığının değerlendirilmesine gerek bulunmadığı, nitekim işletme sahibinin bir süre sonra rahatsız olarak davacıyla iletişim kurmak istemediği, davacının polislik ve hassaten ahlak büro amiri olarak mesleki vaziyeti sebebiyle sahip olduğu nüfuzu kullandığı, sıradan bir şahsın bilabedel olarak böylesine bir imkandan faydalanamayacağı, davacının polis ve ahlak büro amiri olması nedeniyle bu imtiyaza mazhar olduğu, kendisinin de bunu bilebilecek farkındalığa sahip olduğu ve böylece kendisine bir çıkar sağladığı değerlendirilmiştir.<br>Buna göre, davacının fiilinin "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" kapsamında olduğundan bahisle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Davacının yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının kanuni faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine karar verilmesi talebinin de karşılanma imkanı bulunmamaktadır.<br>Öte yandan, davacı hakkında yapılan ceza soruşturması neticesinde bu fiille ilgili olarak "görevi kötüye kullanmak" suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, aynı fiilin çerçevesinde olsa dahi, ceza soruşturmasında davacıya atfedilen suç ile disiplin hukuku bakımından davacıya atfedilen disiplin fiilinin unsurlarının ve tanımlarının farklılık arz ettiği; bu fiile ilişkin olarak, yapılan disiplin soruşturması sonucunda disiplin cezası ile cezalandırılmasının doğrudan davacının masumiyet karinesinin ihlali sonucunu doğurmayacağı, anılan fiilin disiplin hukuku bakımından değerlendirilmesi gerektiği neticesine ulaşılmıştır.<br>Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali ve davacının ilişiğinin kesildiği tarihten itibaren yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının, davanın açıldığı tarihten (28/01/2014) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesi yolundaki İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ve davacının ilişiğinin kesildiği tarihten itibaren yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının, davanın açıldığı tarihten (28/01/2014) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine ilişkin ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, <br>4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/11/2025 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi. <br> <br><br>KARŞI OY<br>X- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
ruhsat