<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/61 E.  ,  2025/6337 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/61<br>Karar No : 2025/6337 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... İnşaat Taah. San. Tic. Ltd. Şti.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İstanbul ili, Silivri ilçesi, Büyükkılıçlı köyü sınırları dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan İR:2005/8 sayılı I-a grubu maden işletme ruhsatına dayalı olarak, 21.509,30 m² açık işletme alanı yeni izin ve 1.544,52 m² açık işletme alanına ilişkin amaç değişikliği yapılarak altyapı tesis izni verilmesi istemiyle yapılan başvurunun, mülga Orman ve Su İşleri Bakanlığınca tesis edilen ve 21.509,30 m² açık işletme alanı için istenen iznin alanın %71'den fazla kapalı verimli devlet ormanında kaldığı gerekçesiyle uygun bulunmadığına dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yapılan inceleme sonucunda talep sahasının güncel durumu ile amenajman planında yer alan gösterimlerinin uyumlu olduğu, bilirkişi raporunda oluşan kanaatin aksine, Orman Genel Müdürlüğü'nün 2014/1 sayılı Genelge'nin uygulanması esnasında ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi hususunda yol göstermek amaçlı 30/05/2014 tarihli 4088 sayılı genel nitelikli yazısı kapsamında "Genelgenin yayınlandığı tarihten önce izinli olan ve halen çalışan maden işletmelerinin ilave izin başvurularında" koruya tahvil işletme sınıfında bulunup kapalılığı 3 rumuzuyla gösterilen meşcerelerin 3 kapalı orman statüsünde değerlendirilmemesi gerektiği açıkça belirtildiğinden, davacı tarafından amaç değişikliği talebinden vazgeçildiğinden ötürü davalı idare tarafından sadece ilave izin talebi değerlendirilerek "alanın %71'den fazla kapalı verimli devlet ormanında kalması" gerekçe gösterilerek ilave izin talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 2014/1 sayılı Genelgenin yayım tarihinden önce orman izni olmayan davacı şirket tarafından, Genelgenin yayım tarihinden sonra yapılan izin başvurusunda 2014/1 sayılı Genelgenin uygulanacağı açık olup, izin talep edilen yerin 2014/1 sayılı Genelge kapsamında tepe kapalılık oranı %71'den fazla verimli orman statüsünü koruyan bir bölge olduğu ve bu durumda olanlara da Genelge kapsamında izin verilemeyeceği gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin 2014/1 sayılı genelgesini açıklayıcı alt düzenlemesinden bahisle orman izni verilmesi gerektiği, madencilik alanı olarak gösterilen ve gerekli tespit ve incelemelerden geçirilerek ruhsatı verilen, olumlu şekilde rapor tanzim edilen dava konusu sahanın, verimli orman statüsünde olmadığı, davalı idarenin denetim raporunun da bu hususu doğruladığı ve bu alanda madencilik faaliyeti yürütülmesinde kamu yararı olduğunun tespit edildiği, işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br> İNCELEME VE GEREKÇE: <br>MADDİ OLAY : <br>Dava; İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Köyünde İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü, Çatalca Orman İşletme Müdürlüğü, Silivri Orman İşletme Şefliği sınırları dahilinde İR: ... ruhsat nolu kum ocağı madeni sahasında 21.509,30 m² açık işletme alanı yeni izin ve 1.544,52 m² açık işletme alanına ilişkin amaç değişikliği yapılarak altyapı tesis izni verilmesi istemiyle davacı tarafından yapılan başvuru üzerine mülga Orman ve Su İşleri Bakanlığınca tesis edilen ve 21.509,30 m² açık işletme alanı için istenen iznin alanın %71'den fazla kapalı verimli devlet ormanında kaldığı gerekçesiyle uygun bulunmadığına dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Ormanların korunması ve geliştirilmesi" başlıklı 169. maddesi ile" Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz. Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz." hükmüne yer verilmiştir. <br> 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16'ncı maddesinde "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz. Ruhsatname veya imtiyaz almış olanlarla, ruhsatname veya imtiyaz alacaklar, işe başlamadan evvel çalışma sahalarını orman idaresine haber vermeye ve ormana zarar gelebilecek hallerde, orman idaresinin göstereceği tedbirleri almaya ve yapmaya mecburdurlar. Madencilik faaliyetlerinin ve faaliyetlerle ilgili her türlü yer, yol, bina ile tesislerin hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlarda veya özel ormanlarda yapılmak istenmesi halinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Bu takdirde kullanım bedeli, kullanım süresi, yapılan bina ve tesislerin devri gibi hususlar genel hükümlere uygun olarak taraflarca tespit edilir. Madencilik faaliyetlerinin sona ermesi neticesinde idareye teslim edilen veya terk edilen doğal yapısı bozulmuş orman alanları rehabilite edilir. Rehabilite maksadı ile bu alanların orman yetiştirilmek üzere inşaat, yıkıntı ve hafriyat atıkları ile doldurularak ağaçlandırmaya hazır hale getirilmesi için büyükşehir mücavir alanlarında büyükşehir belediyelerine, diğer yerlerde ise il ve ilçe belediyelerine bedeli karşılığında izin verilebilir. Maddenin uygulanması ile ilgili tanım, şekil, şart ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.<br> 18/04/2014 tarih ve sayılı 28976 Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Kanununun 16 ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin 7'nci maddesinde "Bakanlıkça uygun görülenlere ruhsat/rödövans süresi dikkate alınarak izin verilir. Ormanlık alandan verilen izin, müracaat sahibine tebliğ edilir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde izin sahibinden teminat, bedeller ve onaylı taahhüt senedi istenir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde bedellerin ödenmemesi, teminatın veya onaylı taahhüt senedinin verilmemesi halinde ise saha teslimi yapılmaz, her hangi bir bildirime gerek kalmaksızın izin iptal edilir. İptal işlemi ilgiliye bildirilir. Aynı yerle ilgili yeniden izin talep edilmesi yeni izin talebi olarak değerlendirilir. Maden işletme izinlerinde, izin sahibi; izne konu alanı kapsayan işletme izin belgesini orman idaresine vermeden saha teslimi yapılmaz. Madencilik faaliyetine başlanılmadan önce izin sahibine, maden işletme ile tesis izin alanları, maden stok alanı, pasa döküm alanı, verimli toprak depolama alanı ve atık barajı izin sahasının sınırlarının köşe noktalarına zeminden en az iki metre yükseklikte koordinat değerleri belirli sabit işaretler tesis ettirilir. İki nokta arası 25 metreden fazla olamaz. Sabit işaretler izin süresi ve rehabilite izleme sürecinde muhafaza edilir. Aksi halde madencilik faaliyetine müsaade edilmez. İzin verilmemesi halinde durum ilgiliye tebliğ edilir. Ruhsat alanında maden arama, maden işletme veya hammadde üretimi için ormanlık alanlarda Bakanlıkça veya ormanlık alan dışında ilgili kurumlarca izin verilmiş ise, bu ruhsata dayalı olarak madencilik faaliyetleri için gerekli ve orman alanı içinde yapılması zorunlu tesislere ve altyapı tesislerine ruhsat alanı içinde, talep edilen altyapı tesislerinin ruhsat alanı içinde yapılması için uygun alan bulunulmadığının heyet tarafından tespit edilmesi halinde ruhsat alanı bitişiğinde izin verilebilir.(...)" hükmü yer almaktadır.<br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Anayasa'nın 125. maddesinin 4. fıkrasında, yargı yetkisinin, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği ifade edilmiş; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 2. fıkrasında da benzer kurala yer verilmiştir.<br> İdari işlemler üzerindeki yargısal denetim, bu işlemlerin hukuka uygunluğunun saptanmasıyla sınırlıdır. İdarenin takdir yetkisinin denetimine yargı organları yönünden getirilen ve idari işlemlerin yalnızca hukuka uygunluk açısından denetlenebilecekleri biçiminde ifade edilen kural aynı zamanda idarenin takdir yetkisinin kullanılmasında uyması gereken sınırları da koymuş olmaktadır.<br> Başka bir anlatımla, idarelerin belirli bir kamu hizmetinin etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi, kamu yararının daha somut bir biçimde ortaya konulması için birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisiyle donatıldıkları durumda idari yargı organlarının bu yetkisini hukuka uygun olarak kullandığının saptanması koşuluyla idareyi bu seçeneklerden birisini tercihe zorlayacak ya da belli bir yönde işlem veya eylem tesisine zorunlu kılacak biçimde yargı kararı vermeleri Anayasa ve Kanun'un yukarıda belirtilen ilkeleriyle bağdaştırılamaz.<br> Yukarıda aktarılan mevzuata göre, Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine izin verilmesinin Tarım ve Orman Bakanlığının takdirinde olduğunda kuşku bulunmamaktadır.<br> 2014/1 sayılı Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nca yürürlüğe konulan 03/03/2014 tarih ve 2014/1 sayılı Genelge'nin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesi'nin 06/11/2019 tarih ve E:2015/1148, K:2019/7505 sayılı kararıyla Genelgenin 5. maddesinin c. fıkrasının 7. bendinin iptaline karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 17/03/2022 tarih ve E:2020/1104, K:2022/855 sayılı kararı ile temyiz isteminin reddedilerek, kararın onandığı ve kesinleştiği görülmüştür.<br> Davalı idarece, dava konusu işlemin 18/04/2014 tarih ve sayılı 28976 Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Kanununun 16 ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin 7'nci maddesine dayalı olarak tesis edildiği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden ve Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporundan, izin istenen sahanın meşcere tipinin Ma3 ve Mab3 olarak tanımlandığı, diğer bir deyişle verimli orman olduğu açıkça anlaşılmakta olup, Tarım ve Orman Bakanlığının izin vermeme gerekçeleri hukuken geçerli somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmuş olduğundan, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 02/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

ruhsat