<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/3239 E.  ,  2025/2734 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ONİKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2022/3239<br>Karar No : 2025/2734 <br><br>DAVACI : ...<br><br>DAVALI : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>DAVANIN KONUSU : Ankara ili, Pursaklar Devlet Hastanesinde röntgen teknisyeni olarak görev yapan davacı tarafından, 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği”nin;<br> 1- "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (g), (ğ) ve (r) bentlerinde, "Cihazların sınıflandırılması" başlıklı 5. maddesi ve "İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içermeyen cihaz alanları" başlıklı 6. maddesinde, "Personel durumu" başlıklı 11. maddesinin onuncu fıkrasında, "Personelin görev ve sorumlulukları" başlıklı 12. maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendinde, "Radyasyon doz limitleri" başlıklı 13. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “iyonlaştırıcı radyasyon” ibarelerinin,<br> 2- "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, "Personelin görev ve sorumlulukları" başlıklı 12. maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendinde, "Radyasyon doz limitleri" başlıklı 13. maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında yer alan “denetimli alan” ibarelerinin,<br> 3- “Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “radyasyon ile çalışan” ibaresinin,<br> 4- "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “yıllık doz sınırlarının 6 mSv'den fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri” ibaresinin,<br> 5- “Personelin görev ve sorumlulukları” başlıklı 12. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “skopi” ibaresinin,<br> iptali istenilmektedir. <br><br>DAVACININ İDDİALARI : Dava açma ehliyeti yönünden, 06/09/1988 yılında Ankara Numune<br>Hastanesinde röntgen teknisyeni olarak göreve başladığı, 29/05/2015 yılında Ankara Ulus Devlet Hastanesinde görevine devam ettiği, daha sonra kurumunun kapatılması üzerine Ankara Pursaklar Devlet Hastanesinde 14/11/2018 yılından itibaren röntgen teknisyeni olarak görevine devam ettiği, esas yönünden; 3153 sayılı “Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun”un Ek 1. maddesi uyarınca; sağlık izninden yararlanılabilmesi için iki alternatif koşulun bulunduğu, bunlardan birincisinin iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerlerde çalışmak, ikincisinin ise, iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı iş veya işlemlerde çalışmak olduğu, sağlık izninden yararlanılabilmesi için Kanun'da neden sadece iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı iş veya işlemlerde çalışma koşulunun getirilmediğinin sebeplerinin ortaya konulması gerektiği, 3153 sayılı Kanun’da sadece iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırma iş veya işlemlerinde çalışanların değil, bu yerlerde çalışanların da bu işleri yapanlarla aynı kapsamda değerlendirildiği, zira bu yerlerde çalışanların da tıpkı bu işleri yapanlarla aynı mekanı paylaştıklarından iyonlaştırıcı radyasyondan kaynaklanan tüm olumsuz etkilere maruz kaldıkları, nitekim 26 Nisan 2022 tarihinde yürürlüğe konulan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in Geçici 1. maddesinde, “Radyasyon alanları, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl içinde bu Yönetmelikte yer alan hükümlere uyumlu hale getirilir.” düzenlemesi ile, halihazırda radyasyon alanlarının iyonize radyasyonla çalışanlarla, bu yerlerde çalışanlar arasından herhangi bir ayrım gözetilmesine olanak sağlayacak şekilde ayrılmadığını ortaya koyduğu, iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırma yapılan yerlerde çalışanların, bu işleri yapanlarla aynı mekânı paylaşıyor olmalarından dolayı iyonlaştırıcı radyasyondan kaynaklanan tüm olumsuz etkilere maruz kaldıkları ve 3153 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi uyarınca sağlık izni verilmesi için iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerlerde çalışmanın yeterli şart olarak düzenlendiği halde, 3153 sayılı Kanun’da öngörülen hükmün kapsamının “idarenin kanuniliği” ilkesine aykırı olarak dava konusu Yönetmelik'le daraltılmasının dava konusu işlemin iptalini gerektirdiği, Anayasa Mahkemesi'nin 16/07/2010 tarih ve E.2010/29, K.2010/90 sayılı kararında da, sağlık izninin radyasyonla teşhis veya tedavi yapılan bir bölümde çalışmakla hak kazanılan izinler olduğunun ifade edildiği, diğer bir deyişle personelin hangi cihazı kullandığı değil, nerede çalıştığının önemli olduğu, iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerlerde çalıştığı halde, Yönetmelik'in aktarılan dava konusu hükümleri uyarınca pek çok çalışanın Kanun'un sağladığı imkanlardan mahrum bırakıldığı, Anayasa'nın 128. maddesi kapsamında kamu görevlisi olduğu hususunda tereddüt bulunmayan radyoloji uzmanlarının özlük haklarının Kanun'da öngörülmemiş bir biçimde sınırlandırıldığı, dava konusu düzenleyici işlemi tesis eden idarenin, radyoloji uzmanı hekimlerini Kanun’da öngörülmemiş bir ayrıma, “radyasyon görevlisi olan” ve “radyasyon görevlisi olmayan” personel ayrımına tabi tutarak Anayasa'nın 128. maddesine aykırı bir biçimde özlük haklarından mahrum bıraktığından, düzenlemenin iptali gerektiği, radyasyona maruz kalan personel için farklı çalışma koşulları belirlenmesindeki temel amacın, bu kişilerin maruz kaldığı radyasyon etkisinin minimum düzeye düşürülmesi suretiyle sağlıklarının korunması olduğu, getirilen düzenlemelere göre, iyonlaştırıcı teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş ve işlemlerde çalışan personele; diğer çalışanlara göre daha az çalışma süresi, çalışma süresi içinde doz limitlerinin aşılması halinde izin hakkı, her yıl, yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni hakkı verildiği, iyonlaştırıcı radyasyonla çalışan personel açısından zarar doğuran unsurun sadece maruz kaldıkları radyasyonun doz oranının yüksek olması değil, maruz kalınan çalışma süresinin kısa ya da uzun olup olmadığı ile de yakından ilgili olduğu, bu şekilde çalışan personele diğerlerinden daha kısa çalışma süresinin öngörülmesinin nedeninin de radyasyona maruz kaldıkları sürelerin kısaltılarak sağlıklarının zarar görmesinin önlenmesi olduğu, nitekim iyonlaştırıcı radyasyonun sağlığı olumsuz etkilemeyen bir limit değeri bulunmadığı, pek çoğu son yıllarda olmak üzere düşük doz radyasyonun insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini saptayan çok sayıda bilimsel araştırma yapıldığı, belirlenen doz limitlerinin altında radyasyona maruz kalan sağlık personelinin çalışma süresi arttıkça sağlığının olumsuz etkilenmesi riskinin de arttığı, Radyasyon Görevlileri İçin Uluslararası Radyolojik Korunma Komisyonu'nun 60 numaralı raporunda ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın Temel Güvenlik Standartları ismi altında yayımladığı BSS-115 no.lu yayınında, radyasyon korunması ile ilgili önerilen üç temel ilke bulunduğu, bunların 'Uygulamaların Kabul Gerekçelendirmesi', 'Radyasyon Korunmasının Optimizasyonu' ve son olarak 'Doz Sınırlaması' şeklinde olduğu, bu ilkelerin radyasyonun zararlı etkilerinden korunmak için en üst seviyede radyasyonun kullanıldığı tüm tıbbi ve endüstriyel alanlar ile yapay radyasyon kaynaklarının kullanıldığı diğer bütün alanlarda, radyasyon görevlilerine ve toplum üyesi kişilere bütünüyle uygulanması gerektiği, radyasyona maruz kalınan süre arttıkça sağlığa zarar verme olasılığının da arttığı, bu nedenle çalışma süreleriyle ilgili değişikliklerin, çalışanların sağlıklarının korunması bakımından doğrudan etkili olduğu, radyoloji departmanında çalışma süresi arttıkça tiroid nodulü görülme sıklığının da arttığı, radyasyondan korunma sisteminde doz sınırlarına uyulmasının radyasyonun zararlı etkilerinden korunmanın tek ve yeterli gerekliliği olmadığı, aksine radyasyondan korunma bakımından alınabilecek diğer önlemlerle dozların alınabilecek en alt düzeyde tutulmasının çok daha önemli olduğu, Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği'ne göre de “yıllık doz sınırları”nın Yönetmeliğin 10. maddesine göre “sağlığa zarar vermeyecek şekilde” uluslararası standartlara uygun olarak belirlenmek zorunda olduğu, ayrıca iyonizan radyasyon alanında ölçü olarak kabul edilen doz faktörünün yanında zaman faktörünün de ölçümlerin bir diğer ayağını oluşturduğu, bu durumda çalışma süreleriyle ilgili değişikliklerin çalışanların sağlıklarının korunması bakımından öneminin artmakta olduğu, bu nedenle, çalışma şartlarının (süresinin) belirlenmesinde sadece doz faktörünün esas alınmasının hatalı olduğu, iyonizan radyasyon kaynaklarıyla çalışan sağlık personelinin, gerek 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu, gerekse de 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca fiili hizmet zammından yararlanmakta oldukları, yararlanma sürelerinin yıllık 90 gün olduğu, 657 sayılı Yasa’nın 103. maddesinin son fıkrasında iyonizan radyasyon kaynakları ile çalışan sağlık personelinin, yıllık 30 gün sağlık izni (şua izni) kullanmak zorunda olduğu, İyonlaştırıcı Radyasyonun Etkileri Konusunda Avrupa Sosyal Haklar Komitesince alınan kararlarda, güvenli ve sağlıklı çalışma koşulları hakkının etkin biçimde kullanılmasını sağlamak üzere alınması gereken önlemlere ilişkin taahhütlere yer verildiği, iyonizan radyasyonla çalışanların çalışma sürelerinin arttırılmasının, uluslararası mevzuatla güvence altına alınan sağlık ve yaşam hakkının ihlali anlamını taşıdığı, iyonlaştırıcı radyasyonla çalışan personel açısından zarar doğuran unsurun sadece maruz kalınan radyasyonun dozunun yüksek olması değil, radyasyona maruz kalınan çalışma yeri ve çalışma süresinin uzunluğu ile de yakından ilgili olduğu, Yönetmelik metninde zarar doğuran unsur olarak sadece radyasyonun doz oranının esas alındığı görüldüğünden bu belirlemenin 3153 sayılı Kanun”a aykırı olduğu, Yönetmelikte, ilgili mevzuat uyarınca bu personele diğerlerinden daha kısa çalışma süresinin öngörülmesinin nedeninin, radyasyona maruz kaldıkları sürelerin kısaltılarak sağlıklarının zarar görmesinin önlenmesi olduğunun gözetilmediği, Anayasa Mahkemesi'nin 16/07/2010 tarih ve E.2010/29, K.2010/90 sayılı kararında,“Yıllık ücretli izin, devlet memuru olmakla; sağlık izni ise radyasyonla teşhis veya tedavi yapılan bir bölümde çalışmakla hak kazanılan izin” şeklinde tanımlandığı, gerek 3153 sayılı Kanun’da, gerekse Anayasa Mahkemesi kararında şua izni/sağlık izninin, radyasyonla teşhis veya tedavi yapılan bir bölümde çalışmakla hak kazanılan bir izin türü olduğu açıkça ortaya konulmakla birlikte, Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği'nde sağlık izni kullanımı için yapılan tanımlamalarda her ne kadar “iyonlaştırıcı radyasyonla çalışma”, “denetimli alanda çalışma” ve “radyasyonla çalışma” yıllık doz sınırlarının 6 mSv'den fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri”, ibareleri kullanılarak sağlık izni kullanmaya müstahak olmak bakımından bir ayrım gözetilmişse de, bu ibarelerin 3153 sayılı Kanun’da güvence altına alınan hakkın kapsamını daralttığı, oysa, Anayasa’nın 124. maddesi uyarınca, yönetmeliklerin, kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla çıkarılabileceği, dava konusu Yönetmeliğin 12. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “skopi” ile ilgili ibarenin hukuka aykırılığı yönünden, 22/05/2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Meslek Mensupları İle Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik'in, sağlık meslek mensuplarının unvanlara göre iş ve görev tanımlarının yapıldığı Ek-1. maddesinde yer alan "Tıbbi Görüntüleme Teknisyeni/Teknikerleri" başlıklı bölümünün dava konusu f) bendindeki; "Uzman eşliğinde radyonüklid görüntüleme ve floroskopi yapar." düzenlemesinin, Danıştay Onuncu Dairesinin 09/11/2020 tarih ve E:2020/1123, K: 2020/4632 sayılı kararıyla iptal edildiği, davanın halen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nda E:2021/2981 sayısı ile devam ettiği, davalı idarenin, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararını etkisiz kılmaya dönük olarak yeni tasarruflarda bulunduğu, bunlardan ilkinin Cumhurbaşkanlığı kararı ile Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği'nin röntgen teknisyenlerinin görev ve yetkilerinin düzenlendiği 141. maddesinin yürürlükten kaldırılarak röntgen teknisyenlerinin ana Yönetmelikteki görev tanımının ortadan kaldırıldığı, ikinci olarak işbu Yönetmelik değişikliği ile birkaç kelime değişikliği yapılarak aynı düzenlemenin yeniden uygulamaya konulduğu, yargı kararını etkisiz kılacak düzenlemeler yapılmasının Anayasa’ya açıkça aykırı olduğu, 1219 sayılı Kanundaki metinden de anlaşılacağı gibi tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikerinin (f) bendinde tanımlanan görevi yapmasının mümkün olmadığı, doğrudan doğruya hekim tarafından yapılması gereken işlemlerin teknisyen tarafından yapılmasını öngören bu düzenlemenin açıkça hukuka aykırı olduğu, Yönetmelikteki düzenleme ile tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikerine skopi çekme görevi verilerek hasta haklarına da aykırı bir durum yaratıldığı, meslek kanununda verilmeyen yetkinin Yönetmelikle de verilemeyeceği ileri sürülmüştür. <br><br>DAVALININ SAVUNMASI :<br>Dava konusu Yönetmeliğin “Tanımlar ve kısaltmalar başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (g), (ğ) ve (r) bentlerinde, “Cihazların sınıflandırılması” başlıklı 5. maddesi ve “İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içermeyen cihaz alanları” başlıklı 6. maddesinde, “Personel durumu” başlıklı 11 inci maddesinin onuncu fıkrasında, “Personelin görev ve sorumlulukları” başlıklı 12. maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendinde, "Radyasyon doz limitleri” başlıklı 13. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “iyonlaştırıcı radyasyon” ibarelerinin iptali talebi bakımından; <br>3153 sayılı Kanun'da “radyasyon görevlisi” tanımına yer verilmemiş olmakta beraber, hem Radyasyon Güvenliği Tüzüğü'nde, hem de mülga Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyasyon Kaynakları ile Çalışan Personelin Radyasyon Doz Limitleri ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik'te “radyasyon görevlisi” tabiri kullanılmış olup, tanımı da yapılmak suretiyle hangi koşulları taşıyan personelin radyasyon görevlisi sayılacağının ortaya konulduğu, buna göre, aranılan kriterleri taşımaması sebebiyle unvanı radyoloji veya nükleer tıp uzmanı olmasına karşın radyasyon görevlisi olarak kabul edilmeyen personelin; 3153 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinde öngörülen haftalık 35 saatlik çalışma süresine göre değil, diğer memurların tabi olduğu 657 sayılı Kanun'un 99. maddesinde belirtilen genel çalışma süreleri dahilinde çalıştırılması gerektiği, yine, unvanı kardiyoloji uzmanı olan hekimlerin, haftada belirli saatlerde invaziv girişimsel işlemlerde bulunmaları halinde bunların radyasyon görevlisi sayılıp sayılmayacakları ve fiili hizmet süresi zammı ile şua izninden faydalanıp faydalanamayacakları hususunda ise, belirlenenden fazla doza maruz kalındığının bilimsel veriler ile ortaya konulması halinde “radyasyon görevlisi” olarak kabullerinin mümkün olabileceğinin bildirildiği, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca radyasyon görevlisi olarak kabul edilen personelin şua izni olarak da tabir edilen sağlık izninden ve fiili hizmet süresi zammından birlikte yararlanması mümkün olmakla birlikte, bazı sağlık tesislerinde, radyoloji uzmanı ya da tıbbi görüntüleme teknisyenlerinin yıl boyunca iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içermeyen cihazlarla çalışmalarına ya da yılın bazı aylarına tekabül eden sürelere bakılmaksızın sağlık iznini tam olarak kullandıklarının tespit edildiği, bu durumu ayırmak, radyasyonun olumsuz etkilerine maruz kalan personelin sağlığını korumak amacıyla İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklid Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesi ile sağlık izninin kullanımına ilişkin usul esasların yeniden düzenlendiği, Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde; “Denetimli alan, gözetimli alan, iyonlaştırıcı radyasyon, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı, radyonüklit, sağlık izni tanımlarına yer verildiği, yeni Yönetmelikte radyasyon görevlisi değil, 3153 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi lafzına uygun olarak “iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı” tanımlamasının getirildiği, önceki düzenlemeye göre de bir personelin, sağlık izni ve fiili hizmet süresi zammından yararlanması şartının, iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışmanın yapıldığı yerler ile bu işlerde çalışmak olmakla birlikte, uygulamada, radyoloji hizmetlerinin tamamının iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içeren cihazlar olmaması nedeniyle ayrım yapılmakta zorlanıldığı, bu nedenle, 3153 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesine uygun olarak yeni hazırlanan bu yönetmeliklerde iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışılan yerlerde ve bu işlerde çalışma halinde hem azami haftalık 35 saatlik çalışmaya tabi olma ve hem de sağlık izni ve fiili hizmet süresi zammından yararlanabilmenin mümkün olduğu, böylece, yeni Yönetmelik'te radyasyon görevlisi değil, 3153 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi amacına ve lafzına uygun olarak “iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı” tanımlamasının getirildiği, radyoloji hizmetlerinin, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içeren ve içermeyen cihazlarla yapılabildiği gibi teşhis için görüntüleme yapma, ışınlarla ya da radyoaktif maddelerle tedavi uygulama, girişimsel işlem yapma ya da teknisyenler tarafından çekilen görüntülerin yorumlanması ve raporlanması gibi birçok iş ve işlemden oluştuğu, bu hizmetlerin sunumunda kullanılan tüm cihazların iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olmadığı halde ve süresine bakılmaksızın bir aylık sağlık izni verildiği, yeni Yönetmelik'te ise, 3153 sayılı Kanun'un Ek 1. ve 657 sayılı Kanun'un 103. maddesine uygun olarak iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyoaktif madde ile çalışan ve böylece zararlı radyasyona maruz kalan personele yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verileceğinin daha açık biçimde düzenlendiği, bu düzenlemede yönetmelikle çelişen ya da yeni getirilen bir durum bulunmamakla birlikte özellikle ERCP, anjiografi cihazları ile çalışan personelin de kapsama alınmasının amaçlandığı, bunun için de öncelikle Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (s) bendinde, “Ünite” tanımına, 5. maddesinde 3 gruba ayırarak iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarının neler olduğuna yer verildiği, yeni Yönetmeliğe de hem bu düzenleme ile uyumlu olarak, hem de Radyasyon Güvenliği Tüzüğü'nün 2. maddesinin (K) bendinde yer alan, "Radyasyon görevlisi” tanımına uygun olarak, sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı denetimli alanlarda çalışanlara yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verileceği, böylece anjiografi cihazı, C kollu skopi cihazı, ERCP gibi cihazları kullananların da iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı olarak kabul edilmelerine ve sağlık izni hakkından faydalanabilmesine açıklık getirildiği, dolayısıyla, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olarak kabul edilemeyen manyetik rezonans, ultrason ve doppler cihazları ile yapıları çalışma sürelerinin karşılığında radyasyona maruziyet olmadığından, bu süreler için sağlık izni verilmesine imkan bulunmadığı, bu itibarla, Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı denetimli alanlarda çalışanlara” ibaresi ile, radyasyon kaynağı ile fiilen çalışması olan ile olmayan arasında radyasyona maruz kalma açısından bir ayrım yapılması zorunluluğunun ortaya konulması gerektiği, anılan fıkranın ikinci cümlesine bakıldığında; "İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresinin, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2'de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir.” ibaresinin, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olmayan cihazlarla çalışanların radyasyona maruziyetleri olmadığı için bu haktan yararlanmalarına imkan bulunmadığını vurgulamak adına 3153 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesine uygun olarak kaleme alındığından hukuka tamamen uygun olduğu, nitekim, Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği'nin 1. maddesinde, Yönetmeliğin amacının, iyonlaştırıcı radyasyon ışınlamalarına karşı kişilerin ve çevrenin radyasyon güvenliğini sağlamak olduğunun belirtildiği, bu itibarla, dava konusu edilen Yönetmeliğin muhtelif hükümlerinde yer alan “iyonlaştırıcı radyasyon” ibarelerinde üst hukuk normlarına ya da hukuka aykırılık bulunmadığı,<br>Yönetmeliğin “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde “Personelin görev ve sorumlulukları” başlıklı 12. maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendinde, “Radyasyon doz limitleri" başlıklı 13. maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında yer alan “denetimli alan” ibareleri bakımından; <br>07/09/1985 tarih ve 18861 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Radyasyon Güvenliği Tüzüğü'nün 2. maddesinin (I) bendinde denetimli alanların; “Denetimli alanlar, radyasyon güvenliği bakımından giriş ve çıkışların özel denetime ve içerisindeki çalışmaların özel kurallara bağlı olduğu alanlardır." şeklinde tanımlandığı, 24/03/2000 tarihinde 23999 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği'nin; “Radyasyon alanlarının sınıflandırılması” başlıklı 15. maddesinde “a)Denetimli Alanlar: Radyasyon görevlilerinin giriş ve çıkışlarının özel denetime, çalışmalarının radyasyondan korunma bakımından özel kurallara bağlı olduğu ve görevi gereği radyasyon ile çalışan kişilerin ardışık beş yılın ortalama yıllık doz sınırlarının 3/10'undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alanlardır.” şeklinde tanımlandıktan sonra, devamında denetimli alanların girişlerinde ve bu alanlarda bulunması gerekli radyasyon uyarı levhalarının neler olduğuna yer verildiği, anılan Yönetmeliğin “Yıllık doz sınırları” başlıklı 10. maddesinde, radyasyon görevlileri için doz sınırlarının belirlendiği, davacı tarafından, Danıştay Onikinci Dairesinin E:2022/3240 sayılı dosyasında da dava edilen İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklid Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, “Denetimli alan: Radyasyon kaynağı ile çalışanların giriş ve çıkışlarının özel denetime, çalışmalarının radyasyondan korunma bakımından özel kurallara bağlı olduğu ve görevi gereği radyasyon ile çalışan kişilerin yıllık doz sınırlarının 6 mSv'den fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı cihazın bulunduğu ve doğrudan radyasyona maruz kalınan alanı, ifade eder." şeklinde tanımlanmış olmakla, denetimli alanlarda çalışanların yıllık doz sınırlarının Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği'ne uygun şekilde sadece daha net olarak belirtildiği, radyasyon alanlarının, denetimli alan ve gözetimli alan olarak ikiye ayrılmasında esas olarak radyasyon kaynaklarının özellikleri ile kaynağın ve kullanıldıkları alanın zırhlama özelliklerinin göz önüne alındığı, uygulamaya ve radyasyon kaynağının türüne göre değişmekle birlikle, genellikle radyasyon kaynaklarının bulunduğu yerlerin denetimli alanlar, bu yerlere bitişik alanların da gözetimli alanlar olarak sınıflandırılabildiği, radyasyon dozu alma olasılığının açısından, denetimli alanlarda çalışmanın gözetimli alanlarda çalışmaktan daha riskli olduğu, aynı şekilde, gözetimli alanlarda çalışanların radyasyon dozu alma olasılığı, radyasyon alanı olmayan alanlarda çalışanlardan daha yüksek olduğu, bu alanlarda çalışan kişilerin alabileceği radyasyon dozunun azaltılması için kuralların oluşturulduğu ve önlemlerin alındığı dikkate alındığında, radyasyon alanlarının belirlenmesi ve sınıflandırılmasında, kişiler tarafından alınan radyasyon dozlarının değil, bu dozların alınma olasılığının esas alındığının dikkatten kaçmaması gerektiği, bu nedenle sınıflandırma yapılırken, potansiyel ışınlanma durumlarının da dikkate alınması gerektiği, buna ilişkin ayrıntılı örneklere Radyasyon Alanlarının Sınıflandırılmasına İlişkin Kılavuz'un eklerinde yer verildiği, denetimli alanların fiziksel sınırlarının kesin olarak belirlenmiş ve ayrılmış olması gerektiği, söz konusu alanlara girişlerin fiziksel olarak engellenmiş, alana giriş-çıkış kurallarının açıkça ve yazılı olarak tanımlanmış olması ve bu alanlara sadece izin verilen kişilerin giriş hakkı bulunmasının gerektiği, iptali istenilen düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br>Davacının "Radyasyon doz limitleri" başlıklı 13. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “denetimli alan” ibarelerinin iptali talebine ilişkin olarak; <br>Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği'nin “Çalışma koşulları” başlıklı 20. maddesinde, “Görevleri gereği radyasyona maruz kalan kişilerin çalışma koşullarının, çalışma koşulu A ve çalışma koşulu B şeklinde sınıflandırıldığı, Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği'nin "Radyasyon alanlarının sınıflandırılması" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasında denetimli alanlar tanımlandıktan sonra anılan fıkranın (b) bendinde yer alan, “Gözetimli Alanlar” tanımına yer verilmiş olup, buna göre gözetimli alanların, belli sınırlar arasında olan yıllık doz sınırlarının bulunduğu, kişisel doz ölçümü gerektirmeyen alanlar olduğunun belirtildiği, buna göre, genel olarak denetimli alanlarda çalışan ve yılda 6 mSv'den daha fazla etkin doza veya göz merceği, cilt, el ve ayaklar için yıllık eşdeğer doz sınırlarının 3/10'undan daha fazla doza maruz kalma olasılığı bulunması sebebiyle Çalışma Koşulu A olarak sınıflandırılan personelin dozimetre ve koruyucu donanım kullanmasının zorunlu olduğu, Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği'nin “Kişisel dozimetre zorunluluğu” başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında da, "Çalışma Koşulu A durumunda görev yapan kişilerin, kişisel dozimetre kullanması zorunludur.” düzenlemesinin mevcut olduğu, dolayısıyla, Yönetmeliğin 13. maddesinin birinci fıkrası hükmünde yer alan “denetimli alan” ibaresinin, Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği ile uyumsuz ya da üst hukuk normlarına aykırı bir yönünün bulunmadığı,<br>Yönetmeliğin “Radyasyon doz limitleri” başlıklı 13. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “denetimli alan” ibaresinin iptali talebine ilişkin olarak ise, <br><br>Söz konusu düzenlemenin Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği’nin 10. maddesinin (c) bendi ile 17. maddesindeki düzenlemelerle aynı doğrultuda olduğu ve hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gibi, 16-18 yaş arasındaki stajyerler ve öğrenciler için etkin doz, herhangi bir yılda 6 mSv'i geçemeyeceği düzenlemesi, her iki Yönetmelikte de mevcut olup, mevzuat uyarınca etkin doz sınırı herhangi bir yılda 6 mSv'i geçemeyecek yerler, denetimli alan sayılmayacağına göre, Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği'nin 13. maddesinin dördüncü fıkrası ile 16-18 yaş arası stajyer ve öğrencilerin bu eğitimlerini sadece denetimli alan dışında kalan alanlarda alabileceklerinin daha açık bir anlatımla kaleme alınmış olmasında da hukuka aykırılık bulunmadığı,<br> Yönetmeliğin “Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “radyasyon ile çalışan” ibaresi bakımından; <br>Davacının sağlık izin hakkı ile bağlantılı olarak söz konusu ibarelerin iptali talep edilmekle birlikte, somut gerekçe ya da hukuka aykırılık sebeplerinin belirtilmediği, "radyasyonla çalışan” ibaresi bakımından da davacı tarafından, somut ve açık hukuka aykırılık sebeplerinin belirtilmediği, dava konusu Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki “denetimli alan” tanımının Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği'nin “Radyasyon alanlarının sınıflandırılması” başlıklı 15. maddesinde yer alan denetimli alanlar tanımına uygun olup, davacının iptal talebinin sebebinin anlaşılamadığı,<br> Yönetmeliğin "Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “yıllık doz sınırlarının 6 mSv'den fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri” ibaresi bakımından; <br>Radyasyon Güvenliği Tüzüğü, Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği ve mülga Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan Radyasyon Alanlarının Sınıflandırılmasına İlişkin Kılavuzdaki düzenlemelere göre, Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği radyasyon görevlileri için etkin dozun ardışık beş yılın ortalamasının 20 mSv'"i, herhangi bir yılda ise 50 mSv'i geçemeyeceğinin açıkça belirtilmiş olduğu, bahse konu Yönetmelikte “Denetimli alan” tanımında belirtilen ardışık beş yıla ortalama yıllık doz sınırlarının 3/10'undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alan olarak tanımlandığı da göz önünde bulundurulduğunda, yapılan hesaplama neticesinde (20 mSv x3/10-6 mSv) 6 mSv değerine ulaşıldığı, dava konusu ibarenin, Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği'nde yer alan denetimli alan tanımında belirtilen “3/10” ibaresi ile uyumlu olup hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,<br>Yönetmeliğin “Personelin görev ve sorumlulukları” başlıklı 12 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “skopi” ibaresi bakımından; <br>Dava konusu düzenlemenin, 1219 sayılı Kanun'a 6225 sayılı Kanunla eklenen Ek 13. maddenin (h) fıkrasındaki, “Tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknisyeni”, “sağlık meslek liselerinin ve ön lisans seviyesindeki tıbbi görüntüleme programlarından mezun; tıbbi görüntüleme yöntemleri ile görüntü elde eden ve kullanıma hazır hale getiren sağlık teknisyeni/teknikeridir.” şeklindeki tanıma uygun olarak yapıldığı, Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğinin "Röntgen Teknisyeninin Görev ve Yetkileri" başlıklı 141. maddesinde; "Uzman tarafından yapılması gereken özel bilgi ve tekniği icap ettiren grafiler, tüm skopiler, skopi ile ilişkili grafiler dışında kalan her türlü radyografileri yapar." yer alan düzenlemenin, 24/03/2021 tarih ve 31433 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23/03/2021 tarih ve 3739 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile yürürlükten kaldırıldığı, bu çerçevede gerek tıbbi görüntüleme teknisyenlerinin, gerekse diğer sağlık meslek mensuplarının iş ve görev tanımlarına ilişkin maddelerin ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan görüşler doğrultusunda Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmeliğin EK-1/B bölümünde yer alan (f) ve (g) bentlerine son halinin verildiği, söz konusu Yönetmeliğin EK-1/B'de yer alan "Tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikeri" başlıklı bölümünün, 20/11/2021 tarih ve 31665 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Değişiklik Yönetmeliği'nin 2. maddesi ile yeniden düzenlendiği ve (e) bendinden sonra gelmek üzere "f) Uzman tabip gözetiminde radyonüklid görüntüleme ve floroskopi yapar. g) Tabip sorumluluğunda radyoopak madde enjeksiyonu yapar." bentlerinin eklendiği, yapılan düzenlemelerle tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikerlerinin uzman gözetiminde radyonüklid görüntüleme ve floroskopi yapabilecekleri, skopi işleminin tek başına tıbbi görüntüleme teknisyenine verildiğini iddia etmenin eksik ve hatalı bir yorum olacağı, dava konusu edilen “skopi' ibaresinde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de <br>yayımlanarak yürürlüğe konulan Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği'nin iptali istenilen düzenlemelerin üst hukuk normlarına, kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık bulunmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI :...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı tarafından, 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı <br>Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan “Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği”nin; "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının “g”, “ğ” ve “r” bentlerinde, "Cihazların sınıflandırılması" başlıklı 5. maddesi ve "İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içermeyen cihaz alanları" başlıklı 6. maddesinde, "Personel durumu" başlıklı 11. maddesinin onuncu fıkrasında, "Personelin görev ve sorumlulukları" başlıklı 12. maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendinde, "Radyasyon doz limitleri" başlıklı 13. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “iyonlaştırıcı radyasyon” ibarelerinin, "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, "Personelin görev ve sorumlulukları" başlıklı 12. maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendinde, "Radyasyon doz limitleri" başlıklı 13. maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında yer alan “denetimli alan” ibarelerinin, Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “radyasyon ile çalışan” ibaresinin, Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “yıllık doz sınırlarının 6 mSv'den fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri” ibaresinin, “Personelin görev ve sorumlulukları” başlıklı 12. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “skopi” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. <br><br>3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un 3. maddesinde, ''Birinci maddede yazılı müesseselerin bina vasıfları ve hastalarla mütehassısları ve orada çalışan veya bulunan başkalarının elektrik cereyanı ve röntgen şuaı ve radiyom arızalarından korunacak tertiplerle bunlara ait levazımın şartları ve radiyom için bir müessesede bulunması lazımgelen en az miktar ve elektrikle tedaviye mahsus aletlere ait vasıf ve şartlar hakkında Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.'' kuralına; Ek-1. maddesinde ise, ''İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir. Bu süre içerisinde, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri de ayrıca dikkate alınır. Doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.'' kuralına yer verilmiştir.<br>Dava konusu Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğin amacı; sağlık hizmet sunumu kapsamında tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji hizmetlerinin planlanması, sınıflandırılması ile bu hizmetlerin sunulduğu sağlık kurum ve (Değişik ibare:RG-25/4/2023-32171) kuruluşlarının faaliyetlerine, standartlarına ve denetlenmesine ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir.", "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik, Sağlık Bakanlığına, üniversitelere, özel hukuk tüzel kişilerine ve gerçek kişilere ait radyoloji hizmeti sunulan sağlık kurum ve kuruluşları ile buralarda görev yapan personeli kapsar.", "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik; 19/4/1937 tarihli ve 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun 10 uncu, 11 inci, 12 nci, 13 üncü ve ek 1 inci maddelerine, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 3 üncü, 9 uncu ve ek 11 inci maddelerine, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 355 inci, 506 ncı ve 508 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.", "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde, "(Değişik: RG-25/4/2023 -32171) (1) Bu Yönetmelikte geçen; a) Bakanlık: Sağlık Bakanlığını, b) Birim: Radyoloji ... birimlerini, c) Faaliyet izin belgesi: Sağlık ... belgeyi, ç) Girişimsel radyolojik tetkik/tedavi: Görüntüleme ... işlemleri, d) Gözetimli radyoloji birimi: Bünyesinde ... birimini, e) İyonlaştırıcı radyasyon: Maddesel ... ışınımları, f) İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı: İyonlaştırıcı ... kaynakları, g) İzin belgesi: Ünitelere ... belgeyi, ğ) Kontrollü (denetimli) alan: Radyasyondan ... alanları, h) Lisans: Radyoloji ... yetkiyi, ı) Merkez sorumlusu: Bakanlıkça ... uzmanını, i) Mesul müdür: Bakanlığa ... hekimi, j) Müdürlük: İl Sağlık Müdürlüklerini, k) NDK: Nükleer Düzenleme Kurumunu, l) Radyasyon alanı: Planlanmış ... alanları, m) Radyasyonla çalışan: İyonlaştırıcı ... kişiyi, n) Radyasyondan korunma sorumlusu: Sağlık ... kişiyi, o) Radyoloji hizmetleri: İnsan ... hizmetleri, ö) Radyoloji merkezi: Sağlık ... merkezi, p) Ruhsat: Mesleğini ... belgeyi, r) Sağlık izni: 3153 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi ile 657 sayılı Kanunun 103 üncü maddesi kapsamında radyasyonla çalışan personele verilecek izni, s) Ünite: Radyoloji ... üniteyi, ş) Ünite sorumlusu: Radyoloji ... hekimi, ifade eder.", "Cihazların sınıflandırılması" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik ... cihazlar; iyonlaştırıcı radyasyon ... ayrılır: a) İyonlaştırıcı radyasyon ... şunlardır: 1) Bilgisayarlı ... cihazı. 2) Mamografi cihazı. 3) Tomosentez cihazı. 4) Kemik-mineral ... c0ihazı. 5) Sabit/mobil ... cihazı. 6) Anjiografi cihazı. 7) Sabit/mobil skopi. 8) Floroskopi. 9) Extracorporeal ... röntgen/floroskopi. 10) Endoscopic ... (ERCP). b) İyonlaştırıcı radyasyon ... şunlardır: 1) Manyetik Rezonans (MR). 2) Ultrason. 3) Doppler. c) Yapay ... teknolojileri. (2) Sağlık ... iyonlaştırıcı radyasyon ... çalıştırılır. (3) İyonlaştırıcı radyasyon ... zorunludur.", "İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içermeyen cihaz alanları" başlıklı 6. maddesinde, "(1) Radyoloji merkezlerinde iyonlaştırıcı radyasyon ... zorundadır: a) Manyetik ... uygulanır. b) Manyetik ... olur. Kontrol ... düzenlenir. c) Manyetik ... sağlanır. ç) Manyetik ... yapılır. d) Ultrasonografi ... bulunur. Bu ... bulunabilir. e) Ultrasonografi ... bulunur.", "Personel durumu" başlıklı 11. maddesinde, "(1) Radyoloji ... yapar. (2) 24 saat ... çalışabilir. (3) Kesintisiz ... çalışamaz. (4) Merkez ... verilir. (5) Radyoloji ... görevlendirilir. (6) Radyoloji ... görevlendirilir. (7) Radyoloji ... zorunludur. (8) Radyoloji ... yapar. (9) Radyasyon ... düzenlenebilir. (10) İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içermeyen cihazlar ile çalışacak personelin çalışma şekli hizmetin etkinlik ve sürekliliğinin sağlanması bakımından vardiya veya nöbet şeklinde düzenlenebilir. (11) (Ek:RG-25/4/2023-32171) EK-11’de ... çalışabilir.", "Personelin görev ve sorumlulukları" başlıklı 12. maddesinde de, "(1) (Değişik paragraf:RG-25/4/2023-32171) Mesul müdür, ... şunlardır: a) Özel ... başvurmak. b) Herhangi ... etmek. c) Radyoloji ... sağlamak. ç) (Değişik:RG-25/4/2023-32171) Radyoloji ... başvurmak. d) Radyoloji ... görevlendirmek. e) Herhangi ... bildirmek. f) Gözetimli ... kullandırmak. (2) Merkez ... şunlardır: a) Radyoloji ... sağlamak. b) Radyoloji ... yapmak. c) Bakanlıkça ... yaptırmak. ç) Tıbbi ... sağlamak. d) Personelin ... sağlamak. e) Radyoloji ... almak. f) (Değişik:RG-25/4/2023-32171) Girişimsel ... sağlamak. g) Radyoloji ... sağlamak. ğ) Tıpta ... yürütülmesini sağlamak. h) (Değişik:RG-25/4/2023-32171) Cihazların ... sağlamak. ı) Radyoloji ...yaptırmak. i) Birden ... görevlendirmek. j) (Değişik:RG-25/4/2023-32171) Kontrollü ... kullandırmak. (3) Radyoloji ... görevlendirilebilir. (4) Bakanlığa ... görevlendirilebilir. (5) Kesintisiz ... çalışabilir. (6) Radyoloji<br><br> merkezlerinde, ünitelerde ve gözetimli radyoloji birimlerinde mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazların kullanılacağı radyasyon uygulamaları, tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikeri tarafından yürütülür.", "Radyasyon doz sınırları" başlıklı 13. maddesinde ise, "(Başlığı ile Birlikte Değişik:RG-25/4/2023-32171) (1) Bu Yönetmeliğe ... iyonlaştırıcı radyasyon ... zorundadır. Girişimsel ... iyonlaştırıcı radyasyon ... taşır. (2) Radyasyonla ... verilebilir. (3) El, ... 50 mSv 'dir. (4) 18 yaşını ... 150 mSv’tir. (5) Hamilelik ... düzenlenir. (6) Yıllık ... alınır. (7) Kişisel ... alınır. (8) Kişisel ... gönderilir. (9) Kişisel ... bulunulur. (10) Kişisel ... yapılır." kuralına yer verilmiştir.<br>Bu durumda, kamu hizmetinin eksiksiz ve düzenli yürütülmesinden sorumlu olan idarece; mevzuatın öngördüğü şekilde hizmetin gerekleri esas alınarak, "sağlık hizmet sunumu kapsamında tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji hizmetlerinin planlanması, sınıflandırılması ile bu hizmetlerin sunulduğu sağlık kurum ve kuruluşların faaliyetlerine, standartlarına ve denetlenmesine" ilişkin usûl ve esaslar ile kriterlerin belirlenerek, hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini temin etme amacına yönelik çıkarılan uyuşmazlık konusu düzenlemelerde, 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun 10,, 11., 12., 13. ve ek 1. maddelerine, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 3., 9. ve ek 11. maddelerine, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 355., 506. ve 508. maddeleri hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla üst hukuk normlarına uygun olduğu anlaşıldığından, iptali istenilen anılan düzenlemelerde, hak ve adalet ilkeleri ile hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. <br> <br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci ve Onuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun' un 10. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca yapılan müşterek toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: <br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br> Ankara Pursaklar Devlet Hastanesinde röntgen teknisyeni olarak görev yapan davacı tarafından, 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan “Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği”nin; "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (g), (ğ) ve (r) bentlerinde, "Cihazların sınıflandırılması" başlıklı 5. maddesi ve "İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içermeyen cihaz alanları" başlıklı 6. maddesinde, "Personel durumu" başlıklı 11. maddesinin onuncu fıkrasında, "Personelin görev ve sorumlulukları" başlıklı 12. maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendinde, "Radyasyon doz limitleri" başlıklı 13. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “iyonlaştırıcı radyasyon” ibarelerinin, "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, "Personelin görev ve sorumlulukları" başlıklı 12. maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendinde, "Radyasyon doz limitleri" başlıklı 13. maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında yer alan “denetimli alan” ibarelerinin, “Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “radyasyon ile çalışan” ibaresinin, "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “yıllık doz sınırlarının 6 mSv'den fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri” ibaresinin, “Personelin görev ve sorumlulukları” başlıklı 12. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “skopi” ibaresinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> İLGİLİ MEVZUAT:<br>28/4/1937 tarih ve 3591 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un 3. maddesinde, ''Birinci maddede yazılı müesseselerin bina vasıfları ve hastalarla mütehassısları ve orada çalışan veya bulunan başkalarının elektrik cereyanı ve röntgen şuaı ve radiyom arızalarından korunacak tertiplerle bunlara ait levazımın şartları ve radiyom için bir müessesede bulunması lazımgelen en az miktar ve elektrikle tedaviye mahsus aletlere ait vasıf ve şartlar hakkında Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.'' kuralına; Ek-1. maddesinde ise, ''İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir. Bu süre içerisinde, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri de ayrıca dikkate alınır. Doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.'' kuralına yer verilmiştir.<br> Sağlık Bakanlığı tarafından sağlık hizmet sunumu kapsamında tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji hizmetlerinin planlanması, sınıflandırılması ile bu hizmetlerin sunulduğu sağlık kurum ve kuruluşların faaliyetlerine, standartlarına ve denetlenmesine ilişkin usûl ve esasları düzenlemek amacıyla, 3153 sayılı Radyoloji, Radiom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun'un 10., 11., 12., 13. ve Ek 1. maddelerine, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunun 3., 9., Ek 11. maddelerine, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 355., 506., ve 508. maddelerine dayanılarak hazırlanan "Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği" 26/04/2022 tarihli 31821 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş, Yönetmeliğin 21. maddesiyle "Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyasyon Kaynakları ile Çalışan Personelin Radyasyon Doz Limitleri ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.<br> 25/04/2023 tarih ve 32171 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ve sonrasında 22/05/2024 tarih ve 32553 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile dava konusu Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği'nde bir takım değişiklikler yapılmış, söz konusu değişikliklerin somut dava özelinde uyuşmazlığın esasını etkileyen nitelikte olmadığı değerlendirildiğinden dava açma tarihinde yürürlükte bulunan 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği'ndeki düzenlemeler dikkate alınarak işbu uyuşmazlık incelenmiştir.<br> Dava açma tarihi itibarıyla yürürlükte olan dava konusu Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "(Bu Yönetmeliğin amacı; sağlık hizmet sunumu kapsamında tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji hizmetlerinin planlanması, sınıflandırılması ile bu hizmetlerin sunulduğu sağlık kurum ve kuruluşların faaliyetlerine, standartlarına ve denetlenmesine ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir.", "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik, Sağlık Bakanlığına, üniversitelere, özel hukuk tüzel kişilerine ve gerçek kişilere ait radyoloji hizmeti sunulan sağlık kurum ve kuruluşları ile buralarda görev yapan personeli kapsar.", "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik; 19/4/1937 tarihli ve 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun 10 uncu, 11 inci, 12 nci, 13 üncü ve ek 1 inci maddelerine, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 3 üncü, 9 uncu ve ek 11 inci maddelerine, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 355 inci, 506 ncı ve 508 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.", "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelikte geçen; ... c) Denetimli alan: Radyasyon kaynağı ile çalışanların giriş ve çıkışlarının özel denetime, gerçekleştirilen faaliyetlerin radyasyondan korunma bakımından özel kurallara bağlı olduğu ve görevi gereği radyasyon ile çalışan kişilerin yıllık doz sınırlarının 6 mSv'den fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağının bulunduğu ve doğrudan radyasyona maruz kalınan alanı,... e) Gözetimli radyoloji birimi: Bünyesinde radyoloji uzmanı bulunmayan kamu sağlık kurum ve kuruluşlarında, kamuya ait bir radyoloji merkezine bağlı olarak radyoloji hizmeti veren, NDK tarafından uygun görülen radyasyondan korunma sorumlusunun sorumluluğunda faaliyet gösteren radyoloji birimini, f) İyonlaştırıcı radyasyon: Maddesel ortamdan geçerken onunla etkileşerek iyon çiftleri oluşturabilen X ışını, gama ışını gibi elektromanyetik ışınlarla, kinetik enerjileri olan yüklü parçacıklar, ağır iyonlar ve serbest nötronlar gibi tanecik karakterli ışınımları, g) İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı: Radyasyon üreten veya yayan cihazları, ğ) İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı: İyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarının kullanıldığı hizmetleri ifa ederken görevi gereği NDK tarafından halk için belirlenen doz sınırlarının üzerinde radyasyona maruziyet olasılığı olan kişiyi,... r) Sağlık izni: 3153 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi ile 657 sayılı Kanunun 103 üncü maddesi kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon ve radyoaktif madde ile çalışan personele verilecek izni, ifade eder.", "Cihazların sınıflandırılması" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik kapsamında radyoloji merkezlerinde, ünitelerde ve gözetimli radyoloji birimlerinde kullanılacak cihazlar; iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içeren ve içermeyen cihazlar ile yapay zeka ve robotik cihaz teknolojileri olmak üzere aşağıdaki şekilde üç gruba ayrılır: a) İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içeren cihazlar şunlardır: 1) Bilgisayarlı tomografi cihazı. 2) Mamografi cihazı. 3) Tomosentez cihazı. 4) Kemik-mineral dansitometresi cihazı. 5) Sabit/mobil röntgen cihazı. 6) Anjiografi cihazı. 7) Sabit/mobil skopi. 8) Floroskopi. 9) Extracorporeal Shock Wave Lithotripsy (ESWL) C-kollu röntgen/floroskopi. 10) Endoscopic Retrograde Cholangio- Pancreatography (ERCP). b) İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içermeyen cihazlar şunlardır: 1) Manyetik Rezonans (MR). 2) Ultrason. 3) Doppler. c) Yapay zeka ve robotik cihaz teknolojileri.", "İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içermeyen cihaz alanları" başlıklı 6. maddesinde, "(1) Radyoloji merkezlerinde iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içermeyen cihaz alanları aşağıdaki fiziki kriterleri sağlamak zorundadır: a) Manyetik rezonans görüntüleme cihaz odası girişinde gerekli uyarı levhaları bulundurulur ve yetkisiz kişilerin girişlerine engel olacak şekilde kontrollü giriş uygulanır. b) Manyetik rezonans görüntüleme cihaz odasının ses izolasyonu sağlanır ve oda içinde faraday kafeslemesi olur. Kontrol odası, cihaz odası ile bağlantılı olur ve görsel takibi sağlayacak şekilde düzenlenir. c) Manyetik rezonans görüntüleme cihaz odalarına bağlantılı veya yakın konumda hasta mahremiyetine uygun en az iki adet kilitlenen ve dışa doğru açılan kapılara sahip uygun giyinme kabini bulunur. Giyinme kabinlerinden cihaz odalarına giriş ve çıkışların kontrollü olması ve aynı anda yalnızca bir kabinden cihaz odasına girişin yapılması sağlanır. ç) Manyetik rezonans görüntüleme cihaz odası girişinde içeriye metal cisim girmesini engelleyecek tedbirler alınır ve cihaz odasına metal cisim ile girilmemesi gerektiğine ilişkin hastalara bilgilendirme yapılır. d) Ultrasonografi ve doppler cihaz odasında en az bir adet sedye bulunur. Bu odalarda lavabo da bulunabilir. e) Ultrasonografi ve doppler cihaz odasında hasta mahremiyetini sağlayacak şekilde giyinme kabini veya paravan bulunur.", "Personel durumu" başlıklı 11. maddesinin onuncu fıkrasında, "(10) İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içermeyen cihazlar ile çalışacak personelin çalışma şekli hizmetin etkinlik ve sürekliliğinin sağlanması bakımından vardiya veya nöbet şeklinde düzenlenebilir.", "Personelin görev ve sorumlulukları" başlıklı 12. maddesinin Merkez sorumlusunun görevlerinin sayıldığı ikinci fıkrasının (j) bendinde, "(2) Merkez sorumlusunun görevleri şunlardır: "j) Denetimli alanlarda iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı cihazı kullanan personelin etkin doz aşımı halinde sağlık iznini hemen kullandırmak.", aynı maddenin altıncı fıkrasında, "(6) Radyoloji merkezlerinde, ünitelerde ve gözetimli radyoloji birimlerinde mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazların kullanılacağı radyasyon uygulamaları, tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikeri tarafından yürütülür.", "Radyasyon doz sınırları" başlıklı 13. maddesinde ise, "(1) Bu Yönetmeliğe uygun olarak denetimli alanlarda iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışan personel kişisel dozimetre taşımak zorundadır. Girişimsel radyoloji ve floroskopik uygulamalarda çalışanlar kişisel dozimetresine ek olarak el bileği veya yüzük dozimetresi taşır. (2) İyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışanlar için etkin doz ardışık beş yıl toplamında 100 mSv’i geçemez. Etkin doz yıllık 20 mSv’i, aylık 2 mSv’i geçemez. (3) El, ayak veya cilt için yıllık eşdeğer doz sınırı 500 mSv, göz merceği için 150 mSv'dir. (4) 18 yaşını doldurmamış olanlar radyasyon kaynağı ile çalışılan işlerde görev alamazlar. Eğitim amaçlı olmak kaydıyla, eğitimleri radyasyon kaynaklarının kullanılmasını gerektiren 16-18 yaş arası stajyer ve öğrenciler bu eğitimlerini sadece denetimli alan dışında kalan alanlarda alabilir. Mesleki eğitimleri gereği radyasyon kaynağı ile çalışması zorunlu 16-18 yaş arası stajyer ve öğrenciler için etkin doz, göz merceği ve tüm vücut için yılda 6 mSv’i geçemez...." kuralına yer verilmiştir.<br> (Mülga) 07/09/1985 tarih ve 18861 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Radyasyon Güvenliği Tüzüğü'nün "Terimler ve kısaltmalar" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, "A – İyonlaştırıcı radyasyonlar, maddesel ortamdan geçerken onunla etkileşerek iyon çiftleri oluşturabilen X ışını, gamma ışını gibi elektromanyetik ışınlarla, kinetik enerjileri olan yüklü parçacıklar, ağır iyonlar ve serbest nötronlar gibi tanecik karakterli ışınımlardır. Ses dalgalarıyla, elektromanyetik spektrumun morötesi ve daha büyük dalga boylu bölgesi, bu tanımın kapsamı dışındadır."; (D) bendinde, "D – Radyasyon kaynağı, iyonlaştırıcı radyasyon yayınlayan radyoaktif maddelerle radyasyon yayınlayıcı veya üretici aygıtlardır."; (İ) bendinde, "İ–Denetimli alanlar, radyasyon güvenliği bakımından giriş ve çıkışların özel denetime ve içerisindeki çalışmaların özel kurallara bağlı olduğu alanlardır."; (J) bendinde, "J–Radyasyon alanları, içinde çalışan kişilerin iyonlaştırıcı radyasyonlara maruz kaldığı alanlardır. Bunlar maruz kalınan ışınlama düzeyine göre;1-Yıllık ışınlamaların doz eşdeğer sınırlarının onda üçünü geçebileceği "çalışma durumu A alanları", 2-Yıllık ışınlamaların doz eşdeğer sınırlarının da üçünün aşılmasının hiç beklenmediği "çalışma durumu B alanları" olmak üzere ikiye ayrılır."; (K) bendinde; "K – Radyasyon görevlisi, sürekli olarak denetimli alanlarda veya radyosyon kaynaklarıyla çalışan kişidir. Denetimli alanlarda veya radyasyon kaynaklarıyla geçici olarak veya ara sıra çalışan kişiler radyosyon görevlisi sayılmazlar." kuralına yer verilmiştir.<br>24/03/2000 tarih ve 23999 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Radyasyon Güyenliği Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde; "g) Radyasyon; iyonlaştırıcı radyasyonu", (h) bendinde, "Radyasyon Görevlisi; bu Yönetmeliğin 10 uncu maddesinde belirtilen yıllık doza maruz kalma olasılığı bulunan ve bu Yönetmeliğin 15 inci maddesinde belirtilen denetimli ve gözetimli alanlarda görevi gereği radyasyon kaynağı ile çalışan kişiyi, ifade eder." şeklinde tanımlanmış, "Yıllık doz sınırları" başlıklı 10. maddesinde, "Yıllık doz sınırlanın sağlığa zarar vermeyecek şekilde uluslararası standartlara uygun olarak, Kurum tarafından radyasyon görevlileri ve toplum üyesi kişiler için ayrı ayrı belirlenmiştir. Yıllık toplam doz aynı yıl içindeki dış ışınlama ile iç ışınlamadan alınan dozların toplamıdır. Kişilerin, denetim altındaki kaynaklar ve uygulamalardan dolayı bu sınırların üzerinde radyasyon dozuna maruz kalmalarına izin verilemez ve bu sınırlara tıbbi ışınlamalar ve doğal radyasyon nedeniyle maruz kalınacak dozlar dahil edilemez,<br>a) Radyasyon görevlileri için etkin doz herhangi bir yılda 50 mSv'i, ardışık beş yılın ortalaması ise 20 mSv'i geçemez El ayak veya deri için yıllık eşdeğer doz sının 500 mSv, göz merceği için 150 mSv'dir.<br>b)Toplum üyesi kişiler için etkin doz herhangi bir yılda 5 mSv'i, ardışık beş yılın ortalaması ise 1 mSv'i geçemez El, ayak veya deri için yıllık eşdeğer doz sının 50 mSv, göz merceği için 15 mSv'dir.<br>c) 18 yaşından küçükler Tüzüğün 6ncı maddesine göre radyasyon uygulaması işinde çalıştırılamazlar .Bu Yönetmeliğin 15inci maddesinin (b) bendinde belirtilen alanlarda, eğitim amaçlı olmak koşuluyla, eğitimleri radyasyon kaynaklarının kullanılmasını gerektiren 16-18 yaş arasındaki stajyerler ve öğrenciler için etkin doz, herhangi bir yılda 6 mSv'i geçemez.. Ancak el, ayak veya deri için yıllık eşdeğer doz sının 150 mSv, goz merceği için 50 mSv'dir."; "Radyasyon alanlarının sınıflandırılması "başlıklı 15. maddesinde, "Maruz kalınacak yıllık dozun 1 mSv değerini geçme olasılığı bulunan alanlar radyasyon alanı olarak nitelendirilir ve radyasyon alanları radyasyon düzeylerine göre aşağıdaki şekilde sınıflandınlır.<br>a) Denetimli Alanlar: Radyasyon görevlilerinin giriş ve çıkışlanmn özel denetime, çalışmalarının radyasyon korunması bakımından özel kurallara bağlı olduğu ve görevi gereği radyasyon ile çalışan kişilerin ardışık beş yılın ortalama yıllık doz sınırlarının 3/10'undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alanlardır.<br>Denetimli alanların girişlerinde ve bu alanlarda aşağıda belirtilen radyasyon uyarı levhaları bulunması zorunludur:<br>1) Radyasyon alanı olduğunu gösteren temel radyasyon simgeleri (Ek-3)<br>2) Radyasyona maruz kalma tehlikesinin büyüklüğünü ve özelliklerini anlaşılabilir şekilde göstermek üzere gerekli bilgi, simge ve renkleri taşıyan işaretler,<br>3) Denetimli alanlar içinde radyasyon ve bulaşma tehlikesi bulunan bölgelerde geçirilecek sürenin sınırlandırılması ile koruyucu giysi ve araçlar kullanılması gerekliliğini gösteren uyan işaretleri.<br>b) Gözetimli Alanlar: Radyasyon görevlileri için yıllık doz sınırlannın 1/20'sinin aşılma olasılığı olup, 3/10'unun aşılması beklenmeyen, kişisel doz ölçümünü gerektirmeyen fakat çevresel radyasyonun izlenmesini gerektiren alanlardır." kurallarına yer verilmiştir. <br>Ayrıca, Mülga Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan “Radyasyon Alanlarının Sınıflandırılmasına İlişkin Kılavuz RSGD-KLV-005 (Rev.1)”un “Radyasyon Alanları” başlıklı bölümün “2.1. Denetimli Alanlar ve Özellikleri” alt başlıklı bölümünde; "Denetimli alanlar, giriş ve çıkışların özel denetime, çalışmaların radyasyondan korunma bakımından özel kurallara bağlı olduğu ve radyasyonla çalışanların maruz kalabilecekleri radyasyon dozlarının, yıllık doz sınırlarının 3/10’unu aşma olasılığı olan alanlardır. Bu tanıma göre denetimli alanlar, bu alanlarda çalışan kişilerin, potansiyel ışınlanmalar da göz önüne alındığında, yıllık olarak 6 mSv’in üzerinde etkin doz alma olasılığı bulunan alanlardır." şeklinde, "2.2. Gözetimli Alanlar ve Özellikleri" alt başlıklı bölümünde, "Gözetimli alanlar, radyasyonla çalışanların maruz kalabilecekleri radyasyon dozlarının, yıllık doz sınırlarının 1/20’sini aşma olasılığı olan ancak 3/10’unu aşması beklenmeyen alanlardır. Bu alanlar, kişisel doz ölçümü gerektirmeyen fakat ortamdaki radyasyon seviyelerinin izlenmesini gerektiren alanlardır. Diğer bir deyişle, bu alanlarda çalışan kişilerin, potansiyel ışınlamalar da göz önüne alındığında, yıllık olarak 1 mSv’in üzerinde etkin doz alma olasılığı bulunan ancak 6 mSv’i aşma olasılığı olmayan alanlardır." şeklinde tanımlanmış, Kılavuz'un ekinde yer alan "Ek-1 Denetimli ve Gözetimli Alanların Genel Özellikleri” başlıklı tabloda ve “Ek-2.1. Tıbbi Radyoloji Uygulamalarına İlişkin Örnekler” başlıklı tabloda hem denetimli, hem de gözetimli alanın özellikleri belirtilmiş ve bu alanlara ilişkin örneklere yer verilmiştir. <br> 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un ek 13. maddesinin (h) bendinde, "Tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikeri; sağlık meslek liselerinin ve ön lisans seviyesindeki tıbbi görüntüleme programlarından mezun; tıbbi görüntüleme yöntemleri ile görüntü elde eden ve kullanıma hazır hale getiren sağlık teknisyeni/teknikeridir." hükmüne yer verilmiştir.<br> 22/05/2014 tarih ve 29007 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmeliğin 1. maddesinde, Yönetmeliğin amacının, sağlık meslek mensupları ile sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının iş ve görev tanımlarını düzenlemek olduğu; 4. maddesinde, sağlık meslek mensupları kavramının; tabip, diş tabibi, eczacı, hemşire, ebe ve optisyen ile 1219 sayılı Kanunun ek 13 üncü maddesinde tanımlanan diğer meslek mensuplarını ifade ettiği; "Temel ilkeler" başlıklı 5. maddesinde ise, söz konusu meslek mensuplarının; görevlerini, almış oldukları eğitim ve kazanmış oldukları bilgi ve beceriler doğrultusunda, verimlilik ve kalite gereklerine uygun, diğer çalışanlar ile birlikte ekip anlayışı içerisinde, multidisipliner yaklaşımla ve sağlık hizmeti sunumunun devamlılığı esasına bağlı olarak yapacakları belirtilmiştir.<br> Anılan Yönetmeliğin sağlık meslek mensuplarının unvanlara göre iş ve görev tanımlarının yapıldığı Ek-1/B maddesinde yer alan "Tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikeri" başlıklı bölümünde; a) Hasta ve çalışana yönelik radyasyon güvenlik önlemlerini uygular.<br> b) Tıbbi görüntüleme cihazını ve ortamı radyografik incelemeye hazır hale getirir.<br>Cihazların kalibrasyonunu kontrol eder, bakım ve tamirinin zamanında yapılması için ilgililere bilgi verir.<br> c) Radyografik inceleme öncesinde hastayı hazırlar ve bilgi verir.<br> ç) Doğrudan ya da radyoopaklı radyografi, bilgisayarlı tomografi ve kemik mineral dansitometresi çekimleri ile manyetik rezonans ve anjiyografi görüntülemesi yapar.<br> d) Film banyo/baskı işlemleri ve görüntülerin elektronik kayıt işlemlerini yapar.<br> e) Radyoaktif atıkların muhafazasını ve imha edilmesinde görev alır.<br> f) (Yeniden Düzenleme: RG-20/11/2021 - 31665) (Danıştay Onuncu Dairesinin 17/4/2025 tarihli ve E.:2022/180; K.:2025/2076 sayılı kararı ile iptal bent; Uzman tabip gözetiminde radyonüklid görüntüleme ve floroskopi yapar.)<br> g) (Yeniden Düzenleme: RG-20/11/2021-31665) (Danıştay Onuncu Dairesinin 17/4/2025 tarihli ve E.:2022/180; K.:2025/2076 sayılı kararı ile iptal bent; Tabip sorumluluğunda radyoopak madde enjeksiyonu yapar.) düzenlemesine yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Dava Konusu Yönetmeliğin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (g), (ğ) ve (r) bentlerinde, "Cihazların sınıflandırılması" başlıklı 5. maddesi ve "İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içermeyen cihaz alanları" başlıklı 6. maddesinde, "Personel durumu" başlıklı 11. maddesinin onuncu fıkrasında, "Personelin görev ve sorumlulukları" başlıklı 12. maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendinde, "Radyasyon doz limitleri" başlıklı 13. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “iyonlaştırıcı radyasyon” ibarelerinin iptali istemi yönünden incelendiğinde;<br> Radyasyon kavramının temelde iyonlaştırıcı ve iyonlaştırıcı olmayan radyasyon olmak üzere iki başlık altında incelendiği, iyonlaştırıcı radyasyonun daha yüksek enerjiye sahip olan, insan vücuduna nüfuz edebilen ve maddenin içinden geçerken enerjisini maddeye aktararak maddedeki atomları doğrudan veya dolaylı yollarla etkileyerek iyon çiftleri oluşturabilen radyasyon olarak tanımlanırken, radyasyonun daha az enerjili, iyonlaştırıcı olmayan türlerinin de (radyo dalgaları, mikrodalgalar, kızılötesi ve görünür ışık) yer aldığı, iyonlaştırıcı radyasyon türlerinin, X-ışınları ve gama ışınları ile alfa parçacıkları, beta parçacıkları, ağır iyonlar ve serbest nötronlar gibi parçacıklar olarak sıralandığı, bu çerçevede dava Konusu Yönetmeliğin “Cihazların sınıflandırılması" başlıklı 5. maddesinde, radyoloji merkezlerinde, ünitelerde ve gözetimli radyoloji birimlerinde kullanılacak cihazlar; iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içeren ve içermeyen cihazlar ile yapay zeka ve robotik cihaz teknolojileri olmak üzere üç gruba ayrıldığı, söz konusu cihazlardan hangilerinin iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içerdiği, hangilerinin içermediği ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, radyoloji hizmetlerinin, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içeren ve içermeyen cihazlarla yapılabildiği gibi, teşhis için görüntüleme yapma, ışınlarla ya da radyoaktif maddelerle tedavi uygulama, girişimsel işlem yapma ya da teknisyenler tarafından çekilen görüntülerin yorumlaması ve raporlanması gibi birçok iş ve işlemden oluştuğu, radyasyon kaynağı ile fiilen çalışması olan ve olmayan arasında radyasyona maruz kalma açısından bir ayrım yapılması zorunluluğu kapsamında, radyoloji hizmetlerinin yürütüldüğü birimlerde iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyoaktif madde ile çalışan ve böylece zararlı radyasyona maruz kalan personelin sağlığının korunmasının amaçlandığı göz önüne alındığında iptali istenilen ibarelerde üst hukuk normlarına ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. <br> Yönetmeliğin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, "Personelin görev ve sorumlulukları" başlıklı 12. maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendinde, "Radyasyon doz limitleri" başlıklı 13. maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında yer alan “denetimli alan” ibarelerinin iptali istemi yönünden incelendiğinde; <br><br> Radyasyon alanlarının, denetimli alan ve gözetimli alan olarak ikiye ayrılmasında esas olarak radyasyon kaynaklarının özellikleri ile kaynağın ve kullanıldıkları alanın zırhlama özelliklerinin göz önüne alındığı, uygulamaya ve radyasyon kaynağının türüne göre değişmekle birlikte, genellikle radyasyon kaynaklarının bulunduğu yerler denetimli alanlar, bu yerlere bitişik alanlar da gözetimli alanlar olarak sınıflandırıldığı, radyasyon dozu alma olasılığı açısından, denetimli alanlarda çalışmanın gözetimli alanlarda çalışmaktan daha riskli olduğu, aynı şekilde, gözetimli alanlarda çalışanların radyasyon dozu alma olasılığı, radyasyon alanı olmayan alanlarda çalışanlardan daha yüksek olduğu, bu alanlarda çalışan personelin alabileceği radyasyon dozunun azaltılması, gerekli önlemlerin ve tedbirlerin alınması, ayrıca sağlık iznine hak kazanma açısından iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı denetimli alanların tespiti zorunlu olduğundan, radyasyondan korunmaya ilişkin radyasyon uygulamalarının yürütüleceği alanların mekansal tasarım, teknik hususlar ve uygunluk ölçütleri Nükleer Düzenleme Kurumu mevzuatı kapsamında düzenlenerek, radyasyon alanlarının, gözetimli ve Kontrollü (denetimli) alan olarak sınıflandırılmasında ve iptali istenilen "denetimli alan" ibarelerinde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br> Yönetmeliğin “Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “radyasyon ile çalışan” ibaresinin iptali istemi yönünden incelendiğinde;<br> 24/03/2000 tarih ve 23999 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği'nin “Radyasyon alanlarının sınıflandırılması” başlıklı 15. maddesinde; "Denetimli Alanlar: Radyasyon görevlilerinin giriş ve çıkışlarının özel denetime, çalışmalarının radyasyondan korunma bakımından özel kurallara bağlı olduğu ve görevi gereği radyasyon ile çalışan kişilerin ardışık beş yılın ortalama yıllık doz sınırlarının 3/10'undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alanlardır." şeklinde, dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; "Denetimli alan: Radyasyon kaynağı ile çalışanların giriş ve çıkışlarının özel denetime, gerçekleştirilen faaliyetlerin radyasyondan korunma bakımından özel kurallara bağlı olduğu ve görevi gereği radyasyon ile çalışan kişilerin yıllık doz sınırlarının 6 mSv'den fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağının bulunduğu ve doğrudan radyasyona maruz kalınan alanı, ifade eder." şeklinde tanımlanmış olup, iptali istenilen ibarenin yer aldığı "Denetimli alan" tanımının, Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği'nde yer alan tanıma uygun olduğu, söz konusu düzenlemeile radyasyon kaynağı ile çalışanların radyasyondan korunması ve radyasyon güvenliğinin sağlanması amacıyla getirildiği açık olduğundan anılan ibarede kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık görülmemiştir.<br> Yönetmeliğin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “yıllık doz sınırlarının 6 mSv'den fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri” ibaresinin iptali istemi yönünden incelendiğinde;<br> <br> Yönetmeliğin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "Denetimli alan" tanımının, Radyasyon Güvenliği Tüzüğü ve Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği ile Mülga Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan “Radyasyon Alanlarının Sınıflandırılmasına İlişkin Kılavuz”daki "Denetimli alan" tanımları ile denetimli ve gözetimli alanların özelliklerine ilişkin düzenlemelere uygun olarak yapıldığı, denetimli alanda yer alan yıllık doz sınırı olarak belirlenen 6 mSv sınırının, mesleki, tıbbi ve halk ışınlanmalarına karşı radyasyondan korunmanın temini için radyasyon güvenliğinin ve radyoaktif kaynakların emniyetinin sağlanmasına ilişkin kural ve standartlar kapsamında, radyasyon kaynaklarının güvenli kullanımına yönelik bilimsel, teknik ve idari gereklilikler çerçevesinde getirilmiş olduğından, anılan ibarede üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmemiştir. <br> Yönetmeliğin “Personelin görev ve sorumlulukları” başlıklı 12. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “skopi” ibaresinin iptali istemi yönünden incelendiğinde; <br>1219 sayılı Kanun'un Ek 13. maddesinin (h) bendinde yer alan tanıma uygun olarak Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmeliğin Ek-1/B maddesinde tıbbi görüntüleme teknisyeninin görevlerinin sayıldığı, ayrıca Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 16/08/2023 tarihli toplantısında, "dava konusu düzenlemede yer alan yetkinliklerin tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikerlerinin müfredatı ile uyumlu olduğu; tıbbi görüntülüme teknisyeni/ teknikerlerinin mobil röntgen ve skopi cihazı gibi hareketli radyolojik işlemlerde görevlerinin; cihazları işlemlerin yapılacağı yere ulaştırmak, X-ışını üretimi için gereken enerjiyi sağlamak (şehir cereyanına bağlamak ve doluluğunu sağladığı şarj ekipmanı ile enerjiyi sağlamak), hastaya gerekli pozisyonu vermek, mobil röntgen cihazı ile gerekli doz ile çekimi yapmak, elde olunan röntgen görüntüsünü film olarak basmak veya hastane PACS sistemine atmak; skopi işlemi için ise, cihazı hastaya uygun pozisyona getirerek cihazı çalıştırmak, skopi işlemine eşlik eden uzman doktorun uygun gördüğü pozisyonları hastaya ve floroskopi cihazına vermek, X-görüntüleri elde etmek, elde olunan röntgen görüntüsünü film olarak basmak veya hastane PACS sistemine atmak için yeterli bilgi ve uzmanlığa sahip olduğu" yönündeki Üniversitelerarası Kurul görüşünün uygun bulunduğu; buna göre, ara kararına konu işlemlerin 1219 sayılı Kanun'da belirtilen görev tanımıyla uygun olduğu, tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikerlerinin davaya konu hüküm kapsamındaki işin yürütümü noktasında yeterli bilgi ve uzmanlığa sahip olduğuna karar verilmiştir.<br> Buna göre, tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikerlerinin dava konusu düzenlemelerde ifade edilen mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazların kullanılacağı radyasyon uygulamalarının, anılan Yükseköğretim Kurulu kararında belirtilen uygulamalar şeklinde anlaşılması gerektiği, bu uygulamalardaki görevinin "radyonüklid görüntüleme ve floroskopi yapmak ya da radyopak madde enjeksiyonu yapmak" olmadığı açıktır. Nitekim 22/05/2014 tarih ve 29007 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Mesleklerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmeliğin, 20/11/2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi ile yeniden düzenlenen (f) ve (g) bendlerinin iptali istemiyle Danıştay Onuncu Dairesinin E:2022/180 sayılı dosyasında görülen davada; yapılan ara kararına Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca verilen cevapta, "konunun 26/12/2022 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında görüşüldüğü ve 2547 sayılı Kanun’un 2880 sayılı Kanun’la değişik 43. maddesinin (b) bendi uyarınca Üniversitelerarası Kurulun görüşü de dikkate alınarak, tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikerlerinin aldıkları eğitimin süresi ve içeriğinin invaziv bir işlemi tek başına gerçekleştirme beceri ve yetkinliğine sahip olmamaları nedenleriyle, "radyonüklid görüntüleme, floroskopi ve radyoopak madde enjeksiyonu" uygulamalarını gerçekleştirmeye elverişli ve yeterli olmadığına karar verildiği"nin bildirilmesi üzerine, aynı Dairenin 17/04/2025 tarih ve E:2022/180, K:2025/2076 sayılı kararı ile anılan düzenlemenin iptaline karar verilmiştir.<br> Bu nedenle, anılan Yükseköğretim Kurulu kararı ve tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikerlerinin 1291 sayılı Kanun'daki iş ve görev tanımları göz önünde bulundurulduğunda dava konusu edilen düzenlemede üst hukuk normlarına, mevzuata, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan “Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği”nin; "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (g), (ğ) ve (r) bentlerinde, "Cihazların sınıflandırılması" başlıklı 5. maddesi ve "İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içermeyen cihaz alanları" başlıklı 6. maddesinde, "Personel durumu" başlıklı 11. maddesinin onuncu fıkrasında, "Personelin görev ve sorumlulukları" başlıklı 12. maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendinde, "Radyasyon doz limitleri" başlıklı 13. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “iyonlaştırıcı radyasyon” ibarelerinin, "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, "Personelin görev ve sorumlulukları" başlıklı 12. maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendinde, "Radyasyon doz limitleri" başlıklı 13. maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında yer alan “denetimli alan” ibarelerinin, “Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “radyasyon ile çalışan” ibaresinin, “Personelin görev ve sorumlulukları” başlıklı 12. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “skopi” ibaresinin iptali istemi yönünden oybirliğiyle, "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “yıllık doz sınırlarının 6 mSv'den fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri” ibaresinin iptali istemi yönünden oyçokluğuyla DAVANIN REDDİNE,,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/05/2025 tarihinde karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br> Dava, 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan “Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği”nin, "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (g), (ğ) ve (r) bentlerinde, "Cihazların sınıflandırılması" başlıklı 5. maddesi ve "İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içermeyen cihaz alanları" başlıklı 6. maddesinde, "Personel durumu" başlıklı 11. maddesinin onuncu fıkrasında, "Personelin görev ve sorumlulukları" başlıklı 12. maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendinde, "Radyasyon doz limitleri" başlıklı 13. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “iyonlaştırıcı radyasyon” ibarelerinin, "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, "Personelin görev ve sorumlulukları" başlıklı 12. maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendinde, "Radyasyon doz limitleri" başlıklı 13. maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında yer alan “denetimli alan” ibarelerinin, Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “radyasyon ile çalışan” ibaresinin, Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “yıllık doz sınırlarının 6 mSv'den fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri” ibaresinin, “Personelin görev ve sorumlulukları” başlıklı 12. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “skopi” ibaresinin iptali istenilmektedir. <br> 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un 3. maddesinde, ''Birinci maddede yazılı müesseselerin bina vasıfları ve hastalarla mütehassısları ve orada çalışan veya bulunan başkalarının elektrik cereyanı ve röntgen şuaı ve radiyom arızalarından korunacak tertiplerle bunlara ait levazımın şartları ve radiyom için bir müessesede bulunması lazımgelen en az miktar ve elektrikle tedaviye mahsus aletlere ait vasıf ve şartlar hakkında Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.'' kuralına; Ek-1. maddesinde, ''İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir. Bu süre içerisinde, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri de ayrıca dikkate alınır. Doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.'' kuralına yer verilmiştir.<br> Dava konusu Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı; sağlık hizmet sunumu kapsamında tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji hizmetlerinin planlanması, sınıflandırılması ile bu hizmetlerin sunulduğu sağlık kurum ve kuruluşların faaliyetlerine, standartlarına ve denetlenmesine ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir." kuralına, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; "Bu Yönetmelik, Sağlık Bakanlığına, üniversitelere, özel hukuk tüzel kişilerine ve gerçek kişilere ait radyoloji hizmeti sunulan sağlık kurum ve kuruluşları ile buralarda görev yapan personeli kapsar." kuralına, "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde; "Bu Yönetmelik; 19/4/1937 tarihli ve 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun 10 uncu, 11 inci, 12 nci, 13 üncü ve ek 1 inci maddelerine, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 3 üncü, 9 uncu ve ek 11 inci maddelerine, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 355 inci, 506 ncı ve 508 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır." kuralına, "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; "Denetimli alan: Radyasyon kaynağı ile çalışanların giriş ve çıkışlarının özel denetime, gerçekleştirilen faaliyetlerin radyasyondan korunma bakımından özel kurallara bağlı olduğu ve görevi gereği radyasyon ile çalışan kişilerin yıllık doz sınırlarının 6 mSv'den fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağının bulunduğu ve doğrudan radyasyona maruz kalınan alanı, ifade eder." kuralına yer verilmiştir.<br> Dava konusu denetimli alan tanımı incelendiğinde, maruz kalınacak yıllık dozun 6 mSv değerini geçme olasılığı bulunan alanların denetimli alan olarak nitelendirildiği, iyonlaştırıcı radyasyonun yüksek dozlarının zararlı olduğu bilinmekle birlikte, düşük dozun etkileri ile ilgili bilimsel belirsizlikler mevcut olup insan bünyesinde ne gibi tahribata neden olduğu tam olarak bilinmediği gibi, daha sonraki kuşaklarda ne gibi kalıtsal problemlere neden olabileceği de önceden öngörülememektedir. Radyasyonun sağlık sorununa neden olmayan bir düzeyinin bulunmadığı, düşük radyasyona uzun süre maruz kalan kişilerde, yıllar sonra radyasyonun zararlı etkilerinden kaynaklanan sağlık sorunlarının ortaya çıktığı görülmektedir. <br>Bu durumda, insan ve toplum açısından yaşamsal önemde bulunan sağlık hizmetinin kesintisiz olarak topluma sunan idarenin, bu alanda görev alan personelin her türlü riskten ve tehlikeden uzak tutulması, radyasyona maruz kalmaması için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu göz önüne alındığında, iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin, denetimli alan için belirtilen doz sınırlarına tabi olmaksızın radyasyona maruz kaldığının kabulü gerektiğinden, dava konusu Yönetmeliğin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “yıllık doz sınırlarının 6 mSv'den fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri” ibaresinin iptali gerektiği görüşüyle, bu kısım yönünden çoğunluk kararına katılmıyoruz. <br><br><br></font></p></body></html>

ruhsat