<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2025/1626 E. , 2025/2486 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No : 2025/1626<br>Karar No : 2025/2486 <br><br>DAVACI : ...<br> <br>DAVALI : ... İdaresi Başkanlığı <br><br>DAVANIN KONUSU : Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ)'ye ait olup özelleştirme kapsam ve programında bulunan Çayırhan Termik Santrali ile Santral'in kullanımında bulunan mülkiyeti EÜAŞ ve Maliye Hazinesine ait taşınmazların, EÜAŞ'a ait Çayırhan Linyit İşletmesinin kullanımında bulunan taşınırlar ile mülkiyeti EÜAŞ ve Maliye Hazinesine ait taşınmazların "satış", EÜAŞ adına kayıtlı ... ve ... no.lu ruhsatların ve ruhsatların kapsadığı maden sahalarının "işletme hakkının verilmesi" yöntemiyle bir bütün halinde 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilen ihale sonucunda alınan ... tarih ve ... sayılı İhale Komisyonu kararının onaylanmasına ilişkin 21/05/2025 tarih ve 32906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 20/05/2025 tarih ve 9839 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Davayı yurttaş ya da bölge sakini olarak açmadığı, dava konusu işlem çıkarını zedeleyeceği için açtığı, elektrik faturasının artıp artmayacağının tespiti için 3 ayrı teknik üniversiteden 3 ayrı elektrik mühendisliği bölümü öğretim üyesinin bilirkişi olarak görüşüne başvurulmasını istediği, bir tüketici ya da perakende elektrik alıcısı olarak Türkiye'de elektrik maliyetini etkileyecek her işlemle ilgili tepkisini gösterme ve dava açma hakkının hukuksal olarak doğduğu, Çayırhan Termik Santrali ve ilintilerinin satışı ile birlikte linyit yataklarının işletme hakkının verilmesinin, kullandığı elektrik enerjisinin maliyetini artıracağı, kişisel çıkarları açısından önemli olanın, elektrik enerjisini ucuza almak olduğu, Türkiye'de üretilen tüm elektriğin bağlantılı (enterkonnekte) bir ulusal elektrik ağı (Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ)) ile tek bir havuzda (elektrik iletim ağında) toplandığı, tüm üretim birimlerinin kendi ürettiğini bu havuza (elektrik iletim ağına) boşalttığı, havuzun TEİAŞ'ı temsil ettiği, Çayırhan Termik Santrali'nin de bu havuza elektrik döken işletmelerden biri olduğu, tükettiği elektriğin içinde Çayırhan Termik Santralinde üretilen elektriğin de pay sahibi olduğu, özelleştirme bedelinin havuzdaki maliyeti artırdığı, dağıtım hakkına sahip perakende satış şirketlerinin sağladığı elektrik enerjisini (maliyetlerini) tarifeler becerisiyle tüketicilerine yansıttığı, Türkiye'nin herhangi bir köşesinde üretilen elektriğin maliyetinin tarifeler yoluyla yansıması sonucunun dava açma yeterliği olduğunu kanıtladığı, isteyen istediğinden (serbest tüketiciler için) elektrik satın alabildiğine ve kimin kimin elektriğini kullandığı ya da kullanmadığı belli olmadığına göre Santral'in bulunduğu il sınırları içinde doğmuş ya da yaşıyor olmanın hukuksal açıdan bir değeri olmadığı, dava açma ehliyeti açısından incelenecek tek ölçütün "çıkar bağlantısı" olduğu, özelleştirmeyle birlikte elektrik üretim maliyetinin artacağı, uyuşmazlığa konu varlıkların Devlete getirdiği yükün yalnızca işletme maliyeti olduğu, satış bedelinin alıcı tarafından elektrik maliyetine yansıtılacağı, imtiyaz verileceği, tekelleşmeye sebep olunacağı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlem ile davacı arasında hukuken korunabilir, somut, güncel ve meşru bir menfaat ilgisinin bulunmaması nedeniyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> USUL YÖNÜNDEN:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında menfaatleri ihlal edilenler tarafından, tam yargı davaları da idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçelerinin, diğer ilk inceleme konuları yanında ehliyet yönünden de inceleneceği belirtilmiş; aynı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.<br> İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön şartlarından birisi olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının, istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat alakasının varlığını ifade etmektedir. Aksi durumun kabulü, toplum yararına olduğu düşünülen her konuyu tüm gerçek ve tüzel kişilerin dava konusu yapabilmesi ihtimalini beraberinde getirir ki, bu durumun dava açma ehliyetine ilişkin kanuni düzenlemenin amacına aykırı olacağı açıktır.<br> Bu nedenle, iptal davası açılabilmesi için idari işlem nedeniyle ilgilinin menfaatinin etkilenmiş olması, etkilenen menfaatin kişisel, güncel ve meşru bir menfaat olması, iptali istenen işlem ile davacı arasında makul ve ciddi bir alakanın bulunması gerekmekte, ancak menfaatin kişisel olması, idari işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olmasını gerektirmemektedir. Sözü edilen menfaat alakasının varlığı ve sınırlarının her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmesi gerekmektedir.<br> Davacının uyuşmazlığa konu alanda faaliyette bulunmadığı, dava konusu Cumhurbaşkanı kararına dayanak ihaleye katılmadığı gibi ihale dokümanı da satın almadığı anlaşıldığından, bu yönlerden uyuşmazlığa konu işlemle arasında bir menfaat bağı bulunmadığı görülmekte olup; dava konusu işlemin davacının menfaatini etkileyip etkilemediği araştırılırken, davacının vatandaş ya da belde sakini sıfatıyla dava açıp açamayacağı hususu incelenmelidir.<br> Davacı, İzmir nüfusuna kayıtlı olup aynı ilde ikamet etmektedir. Özelleştirilen Çayırhan Termik Santrali ise Ankara ilinde bulunmakta ve davacı tarafından bu özelleştirmeye konu unsurlarla ilgili olarak vatandaş ya da belde sakini olarak kendi menfaatinin ihlal edildiğine ilişkin somut herhangi bir sebep ileri sürülememektedir. Davacı tarafından, Türkiye'de üretilen tüm elektriğin bağlantılı (enterkonnekte) bir ulusal elektrik ağı (TEİAŞ) ile tek bir havuzda (elektrik iletim ağında) toplandığı, tüm üretim birimlerinin kendi ürettiğini bu havuza (elektrik iletim ağına) boşalttığı, havuzun TEİAŞ'ı temsil ettiği, Çayırhan Termik Santrali'nin de bu havuza elektrik döken işletmelerden biri olduğu, tükettiği elektriğin içinde Çayırhan Termik Santralinde üretilen elektriğin de pay sahibi olduğu, özelleştirme bedelinin havuzdaki maliyeti artırdığı, dağıtım hakkına sahip perakende satış şirketlerinin sağladığı elektrik enerjisini (maliyetlerini) tarifeler becerisiyle tüketicilerine yansıttığı, Türkiye'nin herhangi bir köşesinde üretilen elektriğin maliyetinin tarifeler yoluyla yansıması sonucunun dava açma yeterliği olduğunu kanıtladığı ileri sürülse de, Türkiye'nin herhangi bir ilinde elektrik abonesi olmanın, ülkenin herhangi bir yerinde bulunan enerji üretim alanının özelleştirilmesine ilişkin işlemlere karşı dava açma noktasında menfaat ilgisini sağlamayacağı açıktır. <br> Her ne kadar özelleştirme işlemleri, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlanması amacıyla yapılması gereken ve kamusal yanı ağır basan işlemlerden olsa da, özelleştirmenin konusunu oluşturan alan ve dava konusu işlem ile davacı arasında meşru, güncel, somut bir menfaat alakasının bulunması gerekmektedir. Aksi durumun kabulü, toplum yararına olduğu düşünülen her konuyu tüm vatandaşların dava konusu yapabilmesi olasılığını beraberinde getirir ki, bu durumun dava açma ehliyetine ilişkin yasal düzenlemenin amacına aykırı olacağı açıktır.<br> Bu itibarla, İzmir'de ikamet eden davacının, Ankara ilinde bulunan Çayırhan Termik Santrali ile Santral'in kullanımında bulunan mülkiyeti EÜAŞ ve Maliye Hazinesine ait taşınmazların, EÜAŞ'a ait Çayırhan Linyit İşletmesinin kullanımında bulunan taşınırlar ile mülkiyeti EÜAŞ ve Maliye Hazinesine ait taşınmazların "satış", EÜAŞ adına kayıtlı ... ve ... no.lu ruhsatların ve ruhsatların kapsadığı maden sahalarının "işletme hakkının verilmesi" yöntemiyle bir bütün halinde 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilen ihale sonucunda alınan 07/03/2025 tarih ve 03 sayılı İhale Komisyonu kararının onaylanmasına ilişkin 20/05/2025 tarih ve 9839 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle dava açma ehliyeti bulunmamaktadır.<br><br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/3-c ve 15/1-b maddeleri uyarınca DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,<br> 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br> 3. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br> 4. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 01/07/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
ruhsat