<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/1110 E.  ,  2025/6046 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/1110<br>Karar No : 2025/6046 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Kaymakamlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ... Altyapı A.Ş.<br>2- ... İnş. ve Tur. İşl. Tic. A.Ş.<br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirketlerce oluşturulan iş ortaklığı hakkında, Maden Kanunu'nun 12. maddesi ve Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin 53. maddesi uyarınca, 2.169.200,00-TL idari para cezası verilmesine dair ... tarih ve ... karar sayılı Kocasinan Kaymakamlığı işleminin iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; "cezaların şahsiliği" ilkesi uyarınca, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Üretim ve sevkiyat" başlıklı 12. maddesinin 5. fıkrasına göre verilecek olan idari para cezasının, ruhsat alanında ruhsat grubu dışında üretim yapan kişi ya da kuruluş adına verilmesi gerektiği, dava konusu işlemin gerekçesi olan İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince 14/11/2014 tarihinde tutulan tutanakta ise, N.T. isimli kişiye ait olan araziden, davacı şirketler tarafından izinsiz ariyet alımı yapıldığına dair herhangi bir somut tespitin bulunmadığı, davacı şirketler aleyhine idari para cezası verilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Kayseri-Sivas yolu Bünyan yol ayrımı yapım işi yüklenicisi olan davacı şirketlerin alt yüklenicisi ... Yol Hafriyat Ltd. Şti. tarafından izinsiz malzeme alımı yapıldığının tespit edildiği, aralarındaki özel hukuk sözleşmesi nedeniyle ihale yüklenicisi olan davacı şirketlerin de hukuki sorumluluğunun bulunduğu belirtilerek temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı şirketler tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Davacı şirketler iş ortaklığı ile Karayolları Genel Müdürlüğü arasında imzalan (Kayseri-Sivas) Ayr.-Bünyan- (Kayseri-Malatya) Ayr. Yolu Km:0+100-42+13015 kesiminin yapımına dair ihale sözleşmesine konu işin %90'lık kısmının, 12/08/2014 tarihli alt yüklenici sözleşmesiyle ... Yapı Nakliye İnş. San. ve Tic. Ldt. Şti'ne bırakıldığı, dava dışı ... Yapı Nakliye İnş. San. ve Tic. Ldt. Şti'nce (alt yüklenici) gerçekleştirildiği tespit edilen izinsiz ariyet alımı nedeniyle idari para cezasının tesis edildiği, dava konusu işlemin, Karayolları Genel Müdürlüğü ile imzalan ihale sözleşmesi hükümlerine aykırılıktan kaynaklanmadığı, nitekim; Karayolları Genel Müdürlüğünün uyuşmazlığın tarafı olmadığı bir bütün olarak dikkate alındığından; "ceza sorumluluğunun şahsiliği" ilkesi gereği idari yaptırım kararının, izinsiz ariyet alımını gerçekleştirdiği tespit edilen ... Yapı Nakliye İnş. San. ve Tic. Ldt. Şt hakkında uygulanması gerektiği açıklamasıyla temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY:<br>Uyuşmazlık, 2013/169131 ihale nolu (Kayseri-Sivas) Ayr.-Bünyan- (Kayseri-Malatya) Ayr. Yolu Km:0+100-42+13015 kesiminin yapım işini ihale yoluyla alan davacı şirketlerce oluşturulan iş ortaklığı hakkında, Maden Kanunu'nun 12. maddesi ve Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin 53. maddesi uyarınca, 2.169.200,00-TL idari para cezası verilmesine dair...tarih ve ... karar sayılı Kocasinan Kaymakamlığı işleminin iptali isteminden kaynaklanmaktadır. <br>Dava konusu işlemle tesis edilen idari para cezasının iptali talebiyle o tarihte görevli olan Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edildiği, ... Sulh Ceza Hakimliğinin ...tarih ve ... D. İş sayılı kararı ile itirazın reddedildiği, ... Sulh Ceza Hakimliği kararına karşı yapılan itirazın ... Sulh Ceza Hakimliği'nin... tarih ve... D. İş sayılı kararıyla reddedildiği, ... Sulh Ceza Hakimliği tarafından kesin olarak verilen ret kararına karşı kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve "..." sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından anılan kararın kanun yararına bozulmasının istenilmesinin talep edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının... tarih ve ... sayılı ihbarnamesi ile Yargıtay .... Ceza Dairesine tevdi edilen dosyada, Yargıtay .... Ceza Dairesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla, ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve ...D. İş sayılı kararının, CMK 309/4-a maddesi uyarınca bozulmasına, bozma nedenine göre eylemin ... Adi Ortaklığı tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tespiti açısından gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden bir karar verilmek suretiyle müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına karar verildiği, anılan karara istinaden dosyanın ... Sulh Ceza Hakimliğine tevdiinden sonra, .... Sulh Ceza Hakimliğinin...... tarih ve ... D. İş sayılı kararıyla; 3213 Sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesinde yapılan değişiklik gereğince görevli mahkemenin idare mahkemeleri olduğu gerekçesiyle "... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve ... D. İş sayılı kararı ile ... Sulh Ceza Hakimliğinin... tarih ve ... D. İş sayılı kararının kaldırılmasına ve her iki hakimliğin de görevsizliğine" kararı verilmesi üzerine, süresi içerisinde idari yargıda dava açılmıştır. <br> <br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun "Alt Yükleniciler" başlıklı 15. maddesinde, ihale konusu işin özelliği nedeniyle ihtiyaç görülmesi hâlinde, ihale aşamasında isteklilerden alt yüklenicilere yaptırmayı düşündükleri işleri belirtmeleri, sözleşme imzalamadan önce de alt yüklenicilerin listesini idarenin onayına sunmalarının istenebileceği, ancak bu durumda, alt yüklenicilerin yaptıkları işlerle ilgili sorumluluğunun, yüklenicinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı kurala bağlanmıştır. <br>4735 Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun "Yapım işlerinde yüklenicilerin ve alt yüklenicilerin sorumluluğu" başlıklı 30. maddesinde, yapım işlerinde yüklenici ve alt yüklenicilerin, yapının fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmaması, hileli malzeme kullanılması ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan, yapının tamamı için işe başlama tarihinden itibaren kesin kabul tarihine kadar sorumlu olacağı gibi, kesin kabul onay tarihinden itibaren de onbeş yıl süreyle müteselsilen sorumlu olacağı ifade edilmiştir. <br>3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 5. fıkrasının işlem tarihinde yürürlükte olan halinde; "Ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının tespiti halinde faaliyetler durdurularak üretilen madene mülki idare tarafından el konulur. Bu fiili işleyenlere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup el konulan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin ocak başı satış bedelinin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır. Ruhsat alanında ruhsat grubu dışında üretim yapıldığının tespiti halinde faaliyetler durdurularak üretilen madene mülki idare amirliklerince el konulur. Bu fiili işleyen kişilere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup el konulan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin, ocak başı satış bedelinin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır. El konulan madenler, mülki idare amirliklerince satılarak bedeli il özel idaresi hesabına aktarılır." hükmü yer almaktadır. <br>İşlem tarihinde yürürlükte olan Mülga Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin "Ruhsat Olmadan Üretim" başlıklı 53. maddesinde; "(1) Ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının Genel Müdürlükçe, il özel idaresince veya mülki amirlerin yetkilendirdiği kişiler tarafından tespit edilmesi halinde, durum bir tutanak ile tespit edilir. Bu tutanakta üretimin yapıldığı yer, üretimi yapanın adı ve adresi, maden cinsi ve miktarı gibi bilgiler yer alır. Üretilen madene mülki idare amirliğince el konulur. Bu kişilere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup el konulan ve/veya el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin, ocak başı satış bedelinin üç katı tutarında idari para cezası uygulanır. El konulan madenler, mülki idare amirliklerince satılarak bedeli il özel idaresi hesabına aktarılır.(...)" kuralına yer verilmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Dava konusu işleme gerekçe olan izinsiz ariyet alımına ilişkin Kocasinan İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince 14/11/2014 tarihinde tutulan tutanakta; "... Mahallesi'nde ikamet eden N.T.'ye ait olduğu tespit edilen tapulu arsadan Kayseri-Bünyan yol çalışmasını yapan ... Yol isimli şirket yetkilileri tarafından yolda kullanılmak üzere parçalar halinde yaklaşık 1000-1500 metrekare yerde tahmini 3000-3500 kamyon dolusu toprak alındığı, toprak alınan yerin N.T. isimli şahsa ait olduğu, ve N.T.'nin konuyla ilgili herhangi bir bilgisinin olmadığı, ... Yol şirketinin izinsiz olarak kum ve çakıl ocağı olmayan şahsa ait yerden toprak aldığı, toprak alınan mevkide eskiye dayalı toprakların da alınmış olduğu, yapılan araştırmada eskiye ait toprakların T. isimli şirket tarafından alınmış olduğu, yeni alınan toprakların ise ... isimli şirket tarafından alındığının tespit edildiği" bilgisine yer verilmiş olup; Karayolları Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile yol yapım işinde 638.000,00 m3 ariyet malzemesi kullanıldığının bildirildiği, yapılan bu bildirim/tespit üzerine ise, yol yapım işinin yüklenicisi olan davacı şirketler hakkında, şirketlerin alt yüklenici olan ... Yapı Nakliye İnş. San. ve Tic. Ldt. Şti tarafından izinsiz ariyet alımı fiilinin gerçekleştirildiği gerekçesiyle, 638.000 m3 (kullanılan malzeme miktarı) x 1.70/m3 (ocak başı satış fiyatı) x 2 (mevzuat gereği uygulanan had) = 2.169.200,00-TL idari para cezası uygulanmıştır. <br> Uyuşmazlıkta; davacı şirketler iş ortaklığı ile ... Yapı Nakliye İnş. San. ve Tic. Ldt. Şti arasında 12/08/2014 tarihli alt yüklenici sözleşmesiyle (Kayseri-Sivas) Ayr. -Bünyan- (Kayseri-Malatya) Ayr. Yolu Km:0+100-42+13015 kesiminin yapım işi kapsamında; ihale keşif listesinde yer alan toprak işleri, sanat yapıları, üst yapı işleri ve çeşitli işlerin keşif listesine uygun olarak %90'lık kısmının alt yüklenici firmaya bırakıldığı görülmektedir. <br> Mahkemece; işleme gerekçe olan Kocasinan İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince 14/11/2014 tarihinde tutulan tutanakta; izinsiz ariyet alımının ... Yapı Nakliye İnş. San. ve Tic. Ldt. Şti tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edildiği bilgisine yer verildiği, "cezaların şahsiliği" ilkesi uyarınca, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Üretim ve sevkiyat" başlıklı 12. maddesinin 5. fıkrasında göre verilecek olan idari para cezasının, ruhsat alanında ruhsat grubu dışında üretim yapan kişi ya da kuruluş adına verilmesi gerektiğinden bahisle davacı şirketlerin anılan fiilden sorumlu tutulabilmesi için şirketler nezdinde tespit yapılması gerektiği değerlendirilmiştir. <br> Anayasa'nın 38. maddesinin 7. fıkrasında "ceza sorumluluğu şahsidir" kuralı yer almakta olup, bir kimsenin, başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamamasını, işlemediği bir fiilinden dolayı cezalandırılmamasını ifade eden bu kuralın, hem idari hem de adli cezalar bakımından uygulama alanı bulacağı genel kabul gören hususlardandır. <br> Buna karşın, cezanın şahsiliği ilkesi gereğince ceza yaptırımının yalnızca gerçek kişilere uygulanabileceği, tüzel kişilere ceza yaptırımının uygulanamayacağı, güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımların uygulanabileceği (TCK 20/2 md.) açıktır. Görüldüğü üzere, tüzel kişiler bakımından cezaların şahsiliği ilkesinin uygulanmasında, gerçek kişilere nazaran yaklaşım farklılığının ortaya konulması zorunludur. <br> Tüzel kişiler için sadece idari yaptırım niteliğinde para cezası öngörülebilmesi, idari yaptırımlarla ceza yaptırımları arasındaki neden, amaç ve sonuçları bakımından var olan farklılıkların bir sonucudur. İdari yaptırımın bir ceza hukuku yaptırımı olmadığı açıktır. Bu durumda, İdare Mahkemesince cezaların şahsiliği ilkesinden hareketle uyuşmazlığın çözülmüş olmasında hukuki isabet görülmemektedir. <br> Kamu idaresince yapılması gereken bir yatırımın ya da yürütülmesi gereken bir hizmetin Kanunun izin verdiği şekil ve ölçüde özel kişilere yaptırılması veyahut madenlerde ve ormanlarda olduğu gibi devlete ait değerlerin kullanımının ve işletilmesinin özel sektöre verilmesi durumunda ise; uygulanacak yaptırımların ve güvenlik tedbirlerinin uygulanacağı kişiler ile uygulanma usul ve esaslarının özel Kanunlarınca belirleneceğinde kuşku yoktur. Nitekim; Maden Kanunu, Orman Kanunu, Kamu İhale Kanunu, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu gibi Kanunlar ilgisine göre yükleniciler, alt yükleniciler, maden ruhsatı sahipleri, rödövansçılar, orman izni sahipleri hakkında özel düzenlemeler ile sorumluluk ilke ve kuralları ortaya koyabilmektedir. <br> Olayda, izinsiz ariyet alımının davacı şirketlerce yapıldığı yolunda tespit bulunmadığı görülmekle birlikte; uyuşmazlık özelinde, kara yolu yapım ihalesi yüklenicisi olan davacı şirketler ortaklığının, ihale konusu kara yolu yapım işinin %90'lık kısmının -alt yüklenici sözleşmesiyle- alt yüklenici firma olan ... Yapı Nakliye İnş. San. ve Tic. Ldt. Şti'ye bırakılması nedeniyle uyuşmazlığa konu olayda davacı şirketlerin hukuki sorumluluğunun ortaya konulması gerekmektedir. <br> Karayolları Genel Müdürlüğü ile yüklenici olan davacı şirketler ortaklığı arasında imzalanan 10/04/2014 tarihli (Kayseri-Sivas) Ayr. -Bünyan- (Kayseri-Malatya) Ayr. Yolu Km:0+100-42+13015 Kesiminin Yapım İşine Ait Sözleşmenin “Alt yükleniciler” başlıklı 15. maddesinde, alt yüklenici ve yapacağı iş tanımlamasına ait tablonun boş bırakıldığı, -sözleşme tarihi itibarıyla alt yüklenici sözleşmesi bulunmadığından- işin tamamının alt yüklenicilere yaptırılamayacağı, alt yüklenicilerin yaptıkları işlerle ilgili sorumluluğunun, yüklenicinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, alt yüklenicilerin çalıştırılması ve sorumlulukları konusunda Yapım İşleri Genel Şartnamesinde yer alan hükümlerin uygulanacağı, “Yüklenicilerin/alt yüklenicilerin sorumluluğu” başlıklı 22. maddesinde; yüklenici ve alt yüklenicilerin sorumluluğuna ilişkin hususlarda Yapım İşleri Genel Şartnamesinde yer alan hükümlerin uygulanacağı hususunun tekrar edildiği, “Diğer hususlar” başlıklı 33. maddesinin “Ocakların temini" başlıklı 33.1 nolu alt bendinde; malzeme ocaklarının, (…) yüklenici firma tarafından temin edileceği, “Kanuni sorumluluk” başlıklı 33.14 nolu alt bendinde; yüklenicinin, sözleşme gereğince işini yapmakla yükümlü olmakla beraber uyulması gerekli her türlü Kanun, tüzük, kararname, karar ve benzeri amir hükümlerin gereğini yerine getirmek zorunda olduğu, bunları bilmemenin mazeret sayılmayacağı, çalışma şartları ile ilgili olarak; yüklenicinin idarenin muvafakatıyla işin bir kısmını alt yükleniciye yaptırması halinde, yüklenicinin, alt yüklenicinin bu çalışma şartlarını sağlayacak gerekli tedbirleri alacağı belirtilmiştir. <br> Anılan ihale sözleşmesinde atıf yapılan 04/03/2009 tarih ve 27159 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Amaç başlıklı 1. maddesinde; "Bu Genel Şartname, 5/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa göre sözleşmeye bağlanan yapım işlerinin yürütülmesinde uygulanacak genel esasları belirlemek amacıyla hazırlanmıştır.” hükmü; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; “Bu Genel Şartname, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi idareler tarafından bu Kanun hükümlerine göre ihalesi yapılan ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa göre sözleşmeye bağlanan yapım işlerini kapsar.” hükmü yer almakta olup; Yönetmelik ekinde yer alan; Ek-8 Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin “Alt yüklenicilerin çalıştırılması ve sorumlulukları” başlıklı 20. maddesinin 8. fıkrasında alt yüklenicilerin yaptığı bütün işlerden idareye karşı yüklenicinin sorumlu olduğu, alt yüklenicilerin idarece kabul edilerek onaylanmasının bu sorumluluğu hiçbir şekilde değiştirmeyeceği ifade edilmiştir. <br> Davacı şirketler iş ortaklığı ile ... Yapı Nakliye İnş. San. ve Tic. Ldt. Şti arasında imzalanan 12/08/2014 tarihli Alt Yüklenici Sözleşmesiyle; "Toprak işleri" adı altında, her cins ve klastaki zeminde yarma kazısı yapılması, her cins ve klastaki zeminde ocak ariyet kazısı yapılması ve kullanılmasının (...) alt yükleniciye bırakıldığı, "Alt yüklenicinin yapacağı işler ve sorumlulukları" başlıklı 14. maddesinde, alt yüklenicinin, işleri proje, resim, detay, şartname ile ilgili teknik şartnamelere ve sözleşmenin ekinde verilenlere uygun yapacağı, alt yüklenicinin, yükleniciye kamuya veya üçüncü kişilere vereceği her türlü zararlardan sorumlu olduğu, bu zararların tazmini ile mükellef olduğu, alt yüklenicinin sorumlu olduğu işlerden dolayı ilgili kurum ve kişilerce tahakkuk ettirilecek ceza, kesinti ve zararların alt yüklenicinin hakediş ve teminatlarından kesileceği ve/veya alt yükleniciye rücu edileceği, alt yüklenicinin yüklenici tarafından yapılan bu ödemeleri ihtirazi kayıt ileri sürmeden ödemeyi kabul edeceği, alt yüklenicinin yaptığı imalatlardan, kullandığı malzeme ve işçilikten, üstlenilen işin zamanında bitirilmesinden, işletme sırasında meydana gelebilecek arızalarda, hata ve eksikliklerden dolayı idare tarafından yükleniciye verilecek her türlü ceza için yüklenicinin alt yükleniciye rücu hakkına sahip olduğu, işin geç bitirilmesiyle ilgili olarak yükleniciye verilecek cezaların alt yükleniciye rücu edileceği, alt yüklenicinin, yüklenici ile idare arasında akdedilen ana sözleşmede belirtilen garanti süresi boyunca yaptığı işlerden sorumlu olacağı, belirtilen dönem ait taahhütlerin alt yüklenici tarafından da verileceği bu sürede oluşan kayıp ve zararların alt yüklenici tarafından karşılanacağı kararlaştırılmıştır. <br>Buraya kadar yapılan açıklamalar ışığında; Kocasinan İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince 14/11/2014 tarihinde tutulan tutanakta davacı şirketlerce izinsiz ariyet alımı yapıldığına dair tespit olmadığı görülmekle birlikte, somut olay bağlamında, davacı şirketlerce ihale yoluyla alınan kara yolu yapım işinin, alt yüklenici sözleşmesiyle ... Yapı Nakliye İnş. San. ve Tic. Ldt. Şti'ye bırakılması nedeniyle davacı yüklenicilerin nam ve hesabına iş yapan alt yüklenicinin, kamu hukuku kuralları çerçevesinde, Maden Kanunu hükümlerini ihlalden kaynaklanan eylemi nedeniyle oluşan para cezalarından davacı şirketlerin anılan yapım işi kapsamında hukuki sorumluluğunun bulunduğu ve işlem tarihi itibarıyla devam ettiği sonucuna ulaşılmıştır. <br>Bu itibarla; dava konusu işlemde hukuka aykırılık; işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 24/06/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br> <br><br>KARŞI OY :<br>(X)- Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın usul ve hukuka uygun olup; temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz. <br><br><br></font></p></body></html>

ruhsat