<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/1602 E.  ,  2025/3804 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2025/1602<br>Karar No : 2025/3804 <br><br>TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : ..., Hukuk Müşaviri <br> 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Enerji Petrol Jeotermal Maden Elektrik Üretim Mühendislik ve İnşaat Anonim Şirketi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av....<br>MÜDAHİLLER (DAVACI YANINDA) : 1- ... Derneği <br> 2- Sınırlı Sorumlu ... Köyü ... Kooperatifi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İzmir İli, Seferihisar İlçesi, ... ve ... Mahalleleri Mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "37,5 MWe Jeotermal Enerji Santrali ve Yardımcı Kaynak [Rüzgar Enerji Santrali (3,6 MWe/1 Türbin), Güneş Enerji Santrali (2 MWe/3,65 ha)] Tesisleri" projesiyle ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu ÇED Olumlu kararının... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararı uyarınca alındığı dikkate alındığında, bahse konu Mahkeme kararında belirtilen eksikliklerin giderilip giderilmediği, ÇED raporunda projeden (GES, RES, JES) kaynaklı etkilerin doğal çevreyi nasıl etkileyeceği ve bu etkilere karşı alınacak önlemlerin neler olacağının belirtilip belirtilip belirtilmediği, hayvan türlerinin popülasyon yoğunluklarının belirlenip belirlenmediği, omurgasız hayvan faunasının özellikle gündüz kelebeklerinin belirlenip belirlenmediği, arıların bu projeden etkilenme durumlarından bahsedilip bahsedilmediği, bahsedilmiş ise yeterli olup olmadığı, fauna için izleme ve bazı türler için taşıma dışında önlemlerin alınıp alınmadığı, memeli arazi çalışmaları kapsamında bölgenin biyolojik çeşitliliğinin tam olarak ortaya çıkarılıp çıkarılmadığı, çıkarılmış ise yeterli olup olmadığı, arazi çalışmaları esnasında tespit edilen türlere yönelik tespit ve önlemlere yer verilip verilmediği, verilmiş ise yeterli olup olmadığı, projeden kaynaklı etkilerin doğal çevreyi nasıl etkileyeceği ve bu etkilere karşı önlemlerin neler olduğunun belirtilip belirtilmediği, belirtilmiş ise yeterli olup olmadığı, dava konusu alanda fauna alanında yeterli inceleme ve araştırma çalışmalarının yapılıp yapılmadığı, endemik türlerin yaşatılmasına ve korunmasına ilişkin önlemlerin alınıp alınmadığı, alınmış ise yeterli olup olmadığı hususlarını açıklığa kavuşturmak maksadıyla mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.<br>Uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, botanik alanında uzman biyolog ve zooloji alanında uzman biyologtan oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "... İzmir ili, Seferihisar ve Menderes ilçeleri, ... ve ... mahallerinde jeotermal ve güneş enerji santrallerine ilişkin verilen ÇED Olumlu kararına temel olan nihai ÇED raporu ile ilgili olarak, projeden kaynaklı etkilerin doğal çevreyi nasıl etkileyeceği ve bu etkilere karşı alınacak önlemlerin raporda belirtildiği, ancak, endemik ve nadir bitki taksonlarının korunması açısından bu önlemlerin yetersiz bulunduğu, özellikle yüksek bitkisel ve ekolojik zenginliğe sahip bu alanın korunması için önerilen yöntemlerin genel literatüre dayalı olup, yeterli düzeyde spesifik koruma önlemleri içermediği, arazi çalışmaları esnasında tespit edilen türlere yönelik tespit ve önlemlerin raporda yer aldığı, ancak, bu tespit çalışmaları eksiklikler içermesine rağmen genel olarak yeterli olmadığı, bitkisel çeşitlilik açısından belirlenen türlerin korunmasına yönelik önerilerin yeterliliği konusunda şüpheler bulunduğu, endemik türlerin yaşatılmasına ve korunmasına ilişkin önlemler alınmış olmakla birlikte, bu önlemlerin yeterli olmadığı, endemik türlerin korunması, habitatlarının korunmasıyla mümkün olduğu, bu nedenle, alanda yürütülecek çalışmaların endemik taksonları etkilememesi mümkün olmayacak ve önerilen koruma yöntemlerinin yeterli görülmediği, faaliyet alanının sahip olduğu bitkisel zenginlik ve biyo ekolojik değerler göz önünde bulundurulduğunda, yürütülecek çalışmaların biyolojik çeşitliliği olumsuz yönde etkileyeceği belirlendiği, nihai ÇED raporunda önerilen yöntemler bu olumsuz etkileri ortadan kaldırmak için yeterli bulunmadığı ve bu sebeple bitki bilimi açısından nihai ÇED raporunun yeterli kabul edilmediği, projede yer alan gözlemcilerin ornitoloji uzmanı olmamalarına rağmen kuş gözlemleri yapmalarının, raporun güvenilirliğini şüpheli hale getirdiği, uzmanlık alanları dışında yapılan gözlemler bilimsel doğruluğu zedelediği, ÇED raporunda belirtilen kuş türleri listesinin yetersiz olduğu, gözlemlerin yeterince kapsamlı yapılmadığı, büyük ve doğal bir ekolojik koridorda gözlemlenmesi beklenen tür sayısına kıyasla raporda verilen tür sayısının az olduğu, örnek olarak, bazı yaygın kuş türlerinin listede yer almaması, yapılan gözlemlerin eksik veya yetersiz olduğunu gösterdiği, ÇED raporunda kış dönemine dair herhangi bir kuş gözlemi yapılmamış olmasının büyük bir eksiklik olduğu, kuş türlerinin yıllık döngüleri ve göç yolları üzerinde yapılan gözlemlerin eksikliği, raporun bilimsel doğruluğunu etkilediği, rapor, gözlemlenen kuş türlerine ilişkin üreme bilgileri sunmamakta, buna rağmen türlerin statülerini belirlediği, üreme dönemine ilişkin yeterli bilgi olmadan türlerin yerli veya göçmen olarak sınıflandırılmasının bilimsel olarak doğru olmadığı, proje alanının önemli bir kuş göç yolu üzerinde olduğu belirtilmesine rağmen, yapılan gözlemler bu ekolojik önemi yeterince yansıtmadığı, ÇED raporunda belirtilen kuş türlerinin ve göç yollarının değerlendirilmesinin eksik olduğu, ÇED raporu, Gediz Deltası, Küçük ve Büyük Menderes Deltalarını bağlayan önemli bir ekolojik koridorun biyolojik çeşitlilik açısından taşıdığı önemi gerektiği gibi yansıtmadığı, bölgenin biyolojik koruma önemi ve yerel faunanın korunmasına yönelik yeterli önlemler alınmadığı, ÇED raporunun sonuçlarına dayanarak bölgeye uygulanacak JES ve RES projelerinin, bölgenin yerel ve bölgesel flora ve faunası üzerinde geri dönüşü olmayan olumsuz etkiler yaratacağına dair yeterli inceleme yapılmadığı, projelerin olası çevresel etkileri yeterince değerlendirilmediği, ÇED raporunda fauna alanında yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı, eksik ve hatalı gözlemlerle raporlandığı, faunaya yönelik izleme ve koruma önlemlerinin yetersiz olduğu, ÇED raporunda endemik kuş türlerinin korunmasına ilişkin herhangi bir somut veri veya önlem bulunmadığı, ekosistemin önemli türlerine yönelik koruma stratejileri geliştirilmediği, sonuç olarak, inceleme ve değerlendirmelerini yapan bilirkişi heyetimiz, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca verilen dava konusu “ÇED Olumlu” kararına temel olan Nihai ÇED raporunda,... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararında belirtilen hususların giderilmediği..." görüşüne yer verilmiştir.<br>Bu durumda, dava konusu ÇED raporunda, endemik ve nadir bitki taksonlarının korunması açısından alınan önlemlerin yetersiz olduğu, özellikle yüksek bitkisel ve ekolojik zenginliğe sahip bu alanın korunması için önerilen yöntemlerin genel literatüre dayalı olup, yeterli düzeyde spesifik koruma önlemleri içermediği, endemik türlerin yaşatılmasına ve korunmasına ilişkin önlemler alınmış olmakla birlikte, bu önlemlerin yeterli olmadığı, endemik türlerin korunması, habitatlarının korunmasıyla mümkün olduğu, projede yer alan gözlemcilerin ornitoloji uzmanı olmamalarına rağmen kuş gözlemleri yaptığı, belirtilen kuş türleri listesinin yetersiz olduğu, gözlemlerin yeterince kapsamlı yapılmadığı, büyük ve doğal bir ekolojik koridorda gözlemlenmesi beklenen tür sayısına kıyasla raporda verilen tür sayısının az olduğu, kış dönemine dair herhangi bir kuş gözlemi yapılmadığı, gözlemlenen kuş türlerine ilişkin üreme bilgileri sunulmadığı, buna rağmen türlerin statülerinin belirlendiği, üreme dönemine ilişkin yeterli bilgi olmadan türlerin yerli veya göçmen olarak sınıflandırılamayacağı, alanının önemli bir kuş göç yolu üzerinde olduğu belirtilmesine rağmen, yapılan gözlemlerin bu ekolojik önemi yeterince yansıtmadığı, ÇED raporunda belirtilen kuş türlerinin ve göç yollarının değerlendirilmesinin eksik olduğu, bölgenin biyolojik koruma önemi ve yerel faunanın korunmasına yönelik yeterli önlemler alınmadığı, bölgeye uygulanacak JES ve RES projelerinin, bölgenin yerel ve bölgesel flora ve faunası üzerinde geri dönüşü olmayan olumsuz etkiler yaratacağına dair yeterli inceleme yapılmadığı, projelerin olası çevresel etkileri yeterince değerlendirilmediği, fauna alanında yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı, endemik kuş türlerinin korunmasına ilişkin herhangi bir somut veri veya önlem bulunmadığı, ekosistemin önemli türlerine yönelik koruma stratejileri geliştirilmediği anlaşıldığından, dava konusu ÇED Olumlu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br><br> Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı idare tarafından, bilirkişi raporunun flora ile ilgili kısmında yapılan çalışmaların yeterli, alınan önlemlerin ise yetersiz olduğunun belirtildiği, ancak önlemlerin neden yetersiz olduğu veya başka hangi önlemlerin alınması gerektiği ile ilgili açıklamaya yer verilmediği, bilirkişi raporunun fauna ile ilgili kısmında çelişkili ifadelerin yer aldığı, nitekim bilirkişi raporunun içeriğinde kuşlar ile ilgili endemizm bulunmadığı belirtilirken, sonuç kısmında endemik kuş türlerinin korunmasına ilişkin herhangi bir somut veri veya önlemin bulunmadığının belirtildiği veya uzmanlardan birinin kuş gözlemcisi olduğu halde, o uzmanın kuş gözlemi yapmasının doğru bulunmamasının da çelişki oluşturduğu, alınması gerekli önlemlerle ilgili bilirkişi değerlendirmelerinin soyut ve gerekçesiz olduğu, projeyle ilgili ilk olarak 2020-2021 yıllarında arazi çalışmalarının yapıldığı, 2009/7 sayılı Genelge kapsamında yeniden revize edilen ÇED raporunda 2022 ve 2023 arazi çalışmalarına da yer verildiği, alanla ilgili farklı tarihlerde yeterince çalışma yapıldığı, dolayısıyla aksi yöndeki bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br> 2- Davalı yanında müdahil tarafından, dava dilekçesinde arama ve işletme ruhsatlarına karşı açılan davalarda ruhsatların iptaline karar verildiğinden bahisle, ÇED Olumlu kararının da iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, söz konusu davaların henüz kesinleşmediği, bilirkişi raporuna yönelik itirazlar değerlendirilmeksizin karar verildiği, nitekim, dava konusu işlemin 2009/7 sayılı Genelge uyarınca önceki Mahkeme kararında hukuka aykırı görülen kısımlarına yönelik ÇED raporunun revize edilmesine dayalı olarak tesis edildiği, dolayısıyla bilirkişi raporu dikkate alınarak Mahkemece ornitoloji alanında eksiklik belirtilmiş ise de, önceki Mahkeme kararında ornitoloji alanıyla ilgili iptal sebebine yer verilmediği, kaldı ki bilirkişi raporundaki kuşlarla ilgili tespitlerin proje sahasıyla ilgili olmadığı, bilirkişi raporunda, önceki Mahkeme kararının iptal sebepleri (örneğin memeli ve endemik tür olan Anadolu Kaya Kertenkelesi gibi) ile sınırlı olmaksızın kendi uzmanlık alanlarını ilgilendiren tüm konularda değerlendirme yapıldığı, esasen iptal edilmeyen diğer kısımların kesinleştiğinin kabulü gerektiği, bu yönüyle bakıldığında, önceki Mahkeme kararında yer alan iptal sebeplerine ilişkin alt disiplin dalları ile örtüşmeyen bilirkişilerin seçildiği, örneğin zoolog olan bilirkişi tarafından, önceki Mahkeme kararının iptal sebepleri arasında yer alan omurgasız hayvan türleriyle ilgili bir değerlendirme yapılmadığı, ayrıca bilirkişi raporunda değerlendirilen alan ile proje alanının örtüşmediği, flora ile ilgili yapılan çalışmaların yeterli olduğu, ayrıca proje alanının büyük bir kısmının, biyoçeşitliliğin zayıf olduğu bir alana isabet ettiği, önceki bilirkişi raporunda ÇED raporunun çevre mühendisliği, jeoloji/hidrojeoloji mühendisliği ve kimya mühendisliği bakımından yeterli bulunduğu, dolayısıyla bu uzmanlık alanlarıyla bağlantılı olumsuz bir değerlendirmeye hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer verilmesinin uygun olmadığı, bilirkişi raporunda geçtiği belirtilen kuş göç yolunun proje alanı çevresinden yaklaşık 11 km bir mesafeden geçtiği, kaldı ki proje kapsamında sadece yardımcı kaynak olarak 1 türbin kurulmasının planlanması nedeniyle bariyer etkisi oluşturmasının beklenilemeyeceği, bilirkişi raporunda eksiklik olarak belirtilse de, ornitolojik çalışmalar sırasında bazı türlerin tespit edilememesinin olağan kabul edilmesi gerektiği, her yeni çalışmada aynı türlere rastlanılmayabileceği, gözlem yapılan dönemlerin, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından önerilen dönemler olduğu, bilirkişi raporunun aksine kuş türlerinin statülerinin bilimsel bir yayından alındığı, sonuç olarak, incelenmesi gereken konular ile özellikle fauna bakımından bilirkişinin uzmanlık alanının örtüşmemesi nedeniyle önceki Mahkeme kararında belirtilen iptal sebeplerinin giderilip giderilmediğinin bilirkişi raporunda tam olarak ortaya konulamadığı, dolayısıyla incelenmesi gereken konularda uzman bir bilirkişi heyetiyle yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ :...<br>DÜŞÜNCESİ : İlk verilen ÇED Olumlu kararının iptali istemiyle açılan davalarda, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararlarının, (son) temyiz incelemesi aşamasında Danıştay Dördüncü Dairesinin 08/01/2025 tarih ve E:2024/2882, K:2025/161 sayılı; 08/01/2025 tarih ve E:2024/2881, K:2025/160 sayılı kararları ile bozularak, dava hakkında karar verilmesine yer olmasına karar verildiğinden, bakılmakta olan davada, yargısal denetimin, ÇED raporunun sadece revize edilen kısımlarına yönelik değil, tamamına yönelik yapılması gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY:<br>Davalı yanında müdahil tarafından İzmir İli, Cumaovası (Menderes) ve Seferihisar İlçeleri, ... ve ... Mahalleleri Mevkiinde,1x12,5 MWe + 1 x 25 MWe iki ünite olmak üzere toplam 37,5 MWe kapasiteli jeotermal kaynaktan enerji üretim tesisinin, 12 adet üretim kuyusu amaçlı, 10 adet reenjeksiyon amaçlı olmak üzere toplam 23 adet jeotermal kaynak arama (sondaj) faaliyetinin, 1 adet arama kuyusunun, yardımcı kaynak olmak üzere 2 MWe kapasiteli güneş enerji santralinin, 3,6 MWe kapasiteli 1 adet rüzgâr türbinin yapılmasının planlanması üzerine, hazırlanan ÇED raporuna dayalı olarak... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararının verildiği, bu kararın iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... ve E:...sayılı dosyalarında açılan davalarda, Mahkemenin ...tarih ve E:..., K:... sayılı; ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararlarıyla işlemin iptaline karar verildiği, bu kararların temyiz edilmesi üzerine, Danıştay Dördüncü Dairesinin sırasıyla 02/11/2023 tarih ve E:2023/12029, K:2023/5931 sayılı; 02/11/2023 tarih ve E:2023/12379, K:2023/5932 sayılı kararlarıyla iptal gerekçelerine yönelik itirazların açıklığa kavuşturulması amacıyla ek bilirkişi raporu alınarak yeniden karar verilmek üzere, anılan Mahkeme kararlarının bozulduğu, Mahkemece bozma karar uyularak ek bilirkişi raporu alınmak suretiyle dava konusu işlemin iptali yolunda kararlar verildiği, bu kararların temyiz edilmesi üzerine, sırasıyla Danıştay Dördüncü Dairesinin 08/01/2025 tarih ve E:2024/2882, K:2025/161 sayılı; 08/01/2025 tarih ve E:2024/2881, K:2025/160 sayılı kararları ile Mahkeme kararlarının, (dava konusu olan) yeni bir ÇED kararı verildiği, aynı projeyle ilgili iki farklı "ÇED Olumlu" kararının birlikte uygulanma olanağının bulunmadığı gerekçesiyle bozularak, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>Diğer taraftan, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., E:... ve E:... sayılı yürütmenin durdurulması kararlarının gerekçesinde yer verilen ÇED raporundaki eksik ve yetersiz görülen kısımların revize edildiği belirtilerek yeniden hazırlanan ÇED raporunun 2009/7 sayılı Genelge kapsamında davalı idareye sunulması üzerine, "37,5 MWe Jeotermal Enerji Santrali ve Yardımcı Kaynak (GES+RES) Tesisleri" projesiyle ilgili dava konusu ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararı verilmiştir.<br>Bunun üzerine, anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir. <br> 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel etki değerlendirmesi raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararını, ... ifade eder." olarak tanımlanmış, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1’deki listede yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya alan genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesinin Ek-1’deki listede yer aldığı projelere, ÇED raporu hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir.<br> 13/02/2009 tarih ve 2009/7 sayılı "ÇED Yönetmeliği Uygulamaları" konulu Çevre ve Orman Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü Genelgesinde; "...Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararları hakkındaki yürütmenin durdurulması/iptal kararları, hakkında ÇED Olumlu Kararı verilen ÇED Raporunun bir ya da birkaç bölümüne ilişkin ise ve yürütmenin durdurulması/iptal kararı, ÇED Raporunun diğer bölümlerini olumsuz yönde etkilemiyor, yani Kararın tümünün yeniden ele alınıp değerlendirilmesini gerektirmiyorsa, ÇED Raporunun hazırlanmasına ilişkin tüm sürecin en baştan tekrarlanmasına gerek bulunmamaktadır.<br>Böyle bir durumda uygulamanın 'yürütmenin durdurulması/iptal kararının gerekçesi dikkate alınarak, sadece eksik veya yetersiz görülen kısımların yeniden düzenlenerek hazırlandığı ÇED Raporunun Bakanlığa sunulmasını müteakip, Bakanlıkça bir toplantı tarihi belirlenerek, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tekrar toplanır ve komisyonca değerlendirilir. Yapılan düzenlemelerin yeterli görülmesi halinde ÇED Raporu Komisyonca nihai edilir. Komisyonun değerlendirmeleri, üyeler tarafından imzalanarak tutanak altına alınır. Bakanlık, proje ile ilgili olarak ÇED Olumlu ya da ÇED Olumsuz Kararını verir. Bu kararı, proje sahibi ile ilgili kurum ve kuruluşlara yazılı olarak bildirir. Valilik, alınan kararın içeriğini, karara esas gerekçelerini uygun araçlarla halka duyurur.' şeklinde yapılması" düzenlemesine yer verilmiştir.<br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; çevresel etki değerlendirmesi ile, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle hazırlanacak ÇED raporunda özel format uyarınca, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması yolunda belirtilen nitelikteki bir faaliyete en uygun yerin seçilmesi esastır.<br>Öte yandan, anılan Genelge ile yapılması planlanan projeyle ilgili verilen ÇED Olumlu kararına karşı açılan davada, Mahkemesince verilen yürütmenin durdurulması veya iptal kararları, ÇED Olumlu kararının dayanağı ÇED raporunun bir veya birkaç bölümüne ilişkinse ve ÇED raporunun tamamını kusurlandırmıyorsa, ÇED raporunun yetersiz görülen bu kısımları yeniden düzenlenmek suretiyle davalı idareye sunulması üzerine, Yönetmelikte öngörülen ÇED sürecinin en başından işletilmeyerek değerlendirme yapılabilmesi mümkün hale gelmiştir.<br>Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince;...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararında belirtilen eksikliklerin giderilip giderilmediğinin açıklığa kavuşturulması amacıyla keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği dikkate alındığında, söz konusu projeyle ilgili dava konusu ÇED Olumlu kararının, yukarıda yer verilen 2009/7 sayılı Genelge uyarınca,...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan iptal gerekçeleri dikkate alınarak revize edildiği belirtilen ÇED raporuna dayalı olarak verildiğinden, yargılamanın da söz konusu Mahkeme kararının gereklerinin yerine getirilip getirilmediği yönünden yapılması gerektiğinden, Mahkemenin bu değerlendirmesi hukuka uygun olmakla birlikte, önceki Mahkeme kararında iptal sebebi olmayan hususların da incelenmesi suretiyle ÇED raporunun bu yönlerden eksik olduğu yönünde değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunun, İdare Mahkemesince hükme esas alınarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararında belirtilen eksikliklerle sınırlı inceleme yapılarak söz konusu eksikliklerin giderilip giderilmediği hususunun somut olarak açıklığa kavuşturulamadığı sonucuna varılmıştır.<br>Nitekim, ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; "ÇED raporunda projeden (GES, RES, JES) kaynaklı etkilerin doğal çevreyi nasıl etkileyeceği ve bu etkilere karşı alınacak önlemlerin neler olacağının belirtilmediği, hayvan türlerinin popülasyon yoğunluklarının belirlenmediği, omurgasız hayvan faunasının özellikle gündüz kelebeklerinin belirlenmediği, arıların bu projeden etkilenme durumlarından hiç bahsedilmediği, fauna için izleme ve bazı türler için taşıma dışında önlemlerin alınmadığı ve memeli arazi çalışmalarının sadece 2021 yılı Ağustos ayında yapılmasından dolayı bölgenin biyolojik çeşitliliğinin tam olarak ortaya çıkarılamadığı, arazi çalışmaları esnasında tespit edilen türlerin fotoğraflarının verilmediği, fotoğrafı verilen bir türün isminin tür listesinde olmadığı ve tür listelerinin daha çok literatür çalışması şeklinde olması nedeniyle ve proje alanı içerisinde bulunan ve endemik bir tür olan (Anatololacerta anatolica) türü ile ilgili uygun bir eylem planı verilmediği tespitleri karşısında projeden kaynaklı etkilerin doğal çevreyi nasıl etkileyeceği ve bu etkilere karşı önlemlerin neler olduğunun belirtilmediği, dava konusu alanda fauna alanında yeterli inceleme ve araştırma çalışmalarının yapılmadığı, endemik türlerin yaşatılmasına ve korunmasına ilişkin önlemlerin alınmadığı, gerekçesiyle söz konusu projeyle ilgili verilen ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının iptaline karar verilmesi üzerine, davalı yanında müdahil tarafından, 2009/7 sayılı Genelge uyarınca ÇED raporunun revize edildiğinin belirtildiği dikkate alındığında, bakılmakta olan uyuşmazlığın; iptal gerekçelerine yönelik itirazların açıklığa kavuşturulması amacıyla ek bilirkişi raporu alınarak yeniden karar verilmek üzere Danıştay Dördüncü Dairesinin 02/11/2023 tarih ve E:2023/12029, K:2023/5931 sayılı; 02/11/2023 tarih ve E:2023/12379, K:2023/5932 sayılı kararlarında olduğu gibi, anılan Mahkeme kararındaki (özellikle hayvan türlerinin popülasyon yoğunluklarının belirlenip belirlenmediği, omurgasız fauna türleri ile arıların incelenip incelenmediği, tür tespit çalışmalarının belirlenme dönemlerinin uygun olup olmadığı, türlerin fotoğraflarına yer verilip verilmemediği, belirlenen türlerin koruma önlemlerinin yeterli olup olmadığı, özellikle endemik tür olan Anatololacerta Anatolica için uygun eylem planına yer verilip verilmediği gibi) iptal sebepleriyle sınırlı olmak üzere ve bu konuya ilişkin davacı, davalı idare ile davalı yanında müdahilin itirazları da gözetilerek çözülmesi gerekmektedir.<br>Bu itibarla, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla yukarıda yer verilen hususlar dikkate alınarak, somut, açık ve ayrıntılı değerlendirmeler içeren ek bilirkişi raporu alınmak ya da gerekirse mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.<br> <br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Temyiz istemlerinin kabulüne,<br> 2. Temyize konu... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ... ve Üye...'in ayrı yönlerdeki karşı oyları ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 16/06/2025 tarihinde karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br><br>Dava; İzmir İli, Seferihisar İlçesi, ... ve ... Mahalleleri Mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "37,5 MWe Jeotermal Enerji Santrali ve Yardımcı Kaynak [Rüzgar Enerji Santrali (3,6 MWe/1 Türbin), Güneş Enerji Santrali (2 MWe/3,65 ha)] Tesisleri" projesiyle ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br>Uyuşmazlıkta; söz konusu projeyle ilgili olarak ilk verilen ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... ve E:... sayılı dosyalarında açılan davalarda, Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:...sayılı; ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararlarıyla işlemin iptaline karar verildiği, bu kararların temyiz edilmesi üzerine nihai olarak sırasıyla Danıştay Dördüncü Dairesinin 08/01/2025 tarih ve E:2024/2882, K:2025/161 sayılı; 08/01/2025 tarih ve E:2024/2881, K:2025/160 sayılı kararları ile (Dairenin ilk bozma kararına uyulmak suretiyle işlemlerin iptali yolunda verilen) Mahkeme kararlarının, (dava konusu olan) yeni bir ÇED kararı verildiği, aynı projeyle ilgili iki farklı "ÇED Olumlu" kararının birlikte uygulanma olanağının bulunmadığı gerekçesiyle bozularak, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kesin olarak verildiğinden, önceki iptal kararlarının Danıştay incelemesinden geçerek kesinleşmemesi dolayısı ile dosyadaki bütün iptal nedenlerinin ve taraf iddialarının değerlendirilmek suretiyle bakılmakta olan davada yargısal denetimin, ÇED raporunun sadece revize edilen kısımlarına yönelik değil, tamamına yönelik yapılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.<br>Nitekim, dava dilekçesinde davacının; proje alanının jeolojisi, projenin tarım ve hayvancılık ile arıcılık, zeytinlik alanlar ile ormanlık alanlar, flora ve fauna ile yeraltı su kaynakları üzerindeki etkileri gibi yönlerden hukuka aykırılık iddiaları ileri sürüldüğünden, bu iddiaların açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla çevre mühendisi, ziraat mühendisi, jeoloji/hidrojeoloji mühendisi, orman mühendisi, (flora ve fauna konusunda uzman) biyologtan oluşan bilirkişi heyetiyle yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.<br><br> <br>(XX) KARŞI OY :<br><br>Dava; İzmir ili, Seferihisar ilçesi, ... ve ... Mahalleleri Mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "37,5 MWe Jeotermal Enerji Santrali ve Yardımcı Kaynak [Rüzgar Enerji Santrali (3,6 MWe/1 Türbin), Güneş Enerji Santrali (2 MWe/3,65 ha)] Tesisleri" projesiyle ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br>Uyuşmazlıkta; dava konusu "ÇED Olumlu" kararına konu projenin mahiyeti, davalı ve davalı yanında müdahilin temyiz dilekçelerinde yer verilen hususlar gözetildiğinde, İdare Mahkemesi kararına dayanak alınan bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin 2009/7 sayılı Genelge uyarınca revize edilen ÇED raporunu ve dava konusu işlemi kusurlandıracak nitelikte olmadığı, "37,5 MWe Jeotermal Enerji Santrali ve Yardımcı Kaynak [Rüzgar Enerji Santrali (3,6 MWe/1 Türbin), Güneş Enerji Santrali (2 MWe/3,65 ha)] Tesisleri" projesinin çevre üzerindeki muhtemel etkilerinin, ÇED raporunda yer verilen önlem ve taahhütlerle birlikte hukuken kabul edilebilir seviyelerde olduğu ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Bu itibarla; söz konusu proje hakkında verilen dava konusu "ÇED Olumlu" kararının iptaline ilişkin karara yönelik temyiz talebi kabul edilerek, Mahkeme kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br><br></font></p></body></html>

ruhsat