<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/7093 E. , 2025/4561 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/7093<br>Karar No : 2025/4561<br><br>DAVACI :... Derneği Adına Kurucu Temsilci ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU : 09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliğinin "Kurumların devri" başlıklı 16. maddesinin 6. fıkrasının iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI :<br> Dava konusu düzenlemenin kazanılmış hak ilkesine aykırı olduğu, yasaların geriye yürümezliği ilkesinin ihlali niteliğinde olduğu, zira; yürürlüğe giren bir düzenlemenin geleceğe yönelik sonuç doğuracağı, geriye yürütülerek öncesinde oluşan hukuki durumlar üzerinde etki oluşturamayacağı, bu kuralın varlık nedeninin “hukuk güvenliği ilkesi” olduğu, anılan düzenlemenin özellikle imar hukuku yönüyle kazanılmış hakların yok sayılması sonucunu doğuracağı, dava konusu düzenlemede yer alan “daha önce tanınan muafiyetler dikkate alınmaksızın” ifadesinin daha önce tanınan ve artık kazanılmış hak haline gelen idari işlemleri (ruhsat, izin, plan, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı gibi) yok saydığı için bu yönüyle belirlilik ilkesine de aykırılık oluşturduğu, dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : <br> Dava konusu Yönetmeliğin 5661 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile 652 sayılı KHK’nin 13. maddesine dayanılarak hazırlandığı, dava konusu düzenleme uyarınca, devredilmek istenilen kurumun yeni bir kurum statüsünde değerlendirileceği, değerlendirilmenin yapılmasında devredilecek kuruma daha önce mevzuat ile verilen muafiyetler dikkate alınmaksızın Yönetmelikte yer alan ve Bakanlıkça belirlenen esaslara göre tüm şartların aranacağı, düzenlemenin getiriliş amacının, özel barınma hizmeti sunan kurumların ilk açılışlarından sonra yerleşim planı ve kapasite değişikliği ve nakil sebebiyle başka bir binaya taşınması dışında kurumların mevcut fiziki koşullarında herhangi bir değişiklik olup olmadığının kontrolünün yapılamadığı, özel barınma hizmeti sunan kurumlarda barınan öğrencilerin can ve mal güvenliğinin Bakanlığın öncelikleri arasında yer aldığı, bu nedenle yeni açılan kurumdan istenilen şartların devir işlemi yapan kurum için de istenildiği, bu şekilde öncelikli olarak öğrencilerin can güvenliğinin sağlanması ve barınma hizmeti verecek kurumların aynı standartlarda hizmet vermelerinin sağlanmanın hedeflendiği, ayrıca öğrencilere sunulan hizmetin kalitesinin artırılması, bina ve bölümlere ilişkin standartların oluşturulması, can güvenliğini tehlikeye atan, eski, bakımsız olan binaların durumlarının yeni bir denetimle tespiti ile yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçilebileceği, dava konusu düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemede yer alan; "...mevzuat ile tanınan muafiyetler dikkate alınmaksızın..." ibaresinin iptaline diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava; ... Derneği tarafından, 09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliğinin "Kurumların devri" başlıklı 16. maddesinin 6. fıkrasının iptali istemiyle Gençlik ve Spor Bakanlığına karşı açılmıştır.<br>652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesinde; "10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen izin veya ruhsatlara ilişkin hükümler, öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlar hakkında uygulanmaz. Öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlara iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde Millî Eğitim Bakanlığınca, yükseköğrenim düzeyinde Gençlik ve Spor Bakanlığınca verilir. Bakanlıklar bu yetkilerini valiliklere devredebilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." düzenlemesine yer verilmektedir.<br>09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Kurumların devri” başlıklı 16. maddesinde, mevcut kurumların devrine ilişkin usul esasların düzenlendiği; buna göre; kurumun, kuruculuk koşullarını taşıyan başka bir gerçek veya tüzel kişiliğe devredilebilmesi için devretmek isteyen tarafından Bakanlıkça belirlenen belgelerle birlikte il müdürlüğüne müracaat edilecek olup; Bakanlıkça kurum devri için istenilen belgelerin uygun görülmesi halinde Bakanlığın takip ve koordinasyona yönelik değerlendirmesini müteakip il müdürlüğü tarafından kurumun devri için onay verilecektir. Devir işlemi, devreden ve devralan arasında noter tarafından düzenlenen devir senedinin il müdürlüğüne teslim edilmesinden itibaren on beş iş günü içerisinde valilik tarafından sonuçlandırılacaktır.<br>Anılan 16. maddenin 6. fıkrasında ise; devredilen kurumun, yeni kurum statüsünde değerlendirileceği, devredilecek kuruma daha öncesinde mevzuat ile tanınan muafiyetlerin dikkate alınmayacağı, Yönetmelik ile ve ayrıca Bakanlık tarafından belirlenen esaslarda öngörülen tüm şartların devredilen kurumlar için de aranacağı kuralı benimsenmiştir.<br>Öğrencilerin can ve mal güvenliğinin sağlanması ve barıma hizmetlerinin belirli bir standarda bağlanması amacıyla; gerek yeni açılacak kurumlar gerekse Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alan mevcut kurumlar için, değişen ve gelişen koşullar da dikkate alınarak, kurumların belirli şartları sağlanmasının istenilmesi mümkündür. <br>Dava konusu düzenlemede yer alan; "mevzuat" kavramının, hukuk sistemi içerisinde yürürlükte bulunan hukuk kurallarının bütününü ifade ettiği, kavramın, başta Anayasa olmak üzere, kanun, uluslararası sözleşme ile yürütme organının düzenleyici işlemleri niteliğinde olan yönetmelik, tebliğ, genelge ve yönerge gibi normları kapsadığı dikkate alındığında; "mevzuat" kavramının geniş bir uygulama alanı bulduğu, dolayısıyla düzenlemeyle, kanun tarafından tanınan bir muafiyetin yönetmelik ile geçersiz sayılması gibi normlar hiyerarşisine aykırı hukuki durumların oluşmasına neden olabileceği anlaşılmaktadır. <br>Öte yandan; "mevzuat ile tanınan muafiyetler dikkate alınmaksızın" ibaresinin; kişilerin hukuksal ilişkiler kurarken tabi olacakları hukuk kurallarını önceden bilmeleri ve bu kurallara dayanılarak kazanılan hakların korunacağı güvencesinin kişilere verilmesi bağlamında; hukuki güvenlik ilkesinin; idari istikrar ilkesi ile idari güven ilkesinin ihlali sonucunu doğuracağı sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>Bu itibarla; 16. maddesinin 6. fıkrasında yer alan; "...mevzuat ile tanınan muafiyetler dikkate alınmaksızın..." ibaresi yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br>Bahse konu düzenlemenin diğer kısımlarına gelince; <br>Barınma hizmeti sunmak üzere yeni açılan kurumlarda mevzuat gereği zorunlu tutulan şartların, devir işlemi suretiyle işletilecek kurumlar için de istenilmesi ile; kurumlarda barınan öğrencilerin can güveniğinin sağlanmasının ilk hedef olarak belirlendiği ve özel barınma hizmeti veren kurumların aynı standartlarda hizmet vermesinin sağlanmasının hedeflendiği anlaşılmakta olup; yapılan düzenleme kamu yararı ve hizmet gereklerine uygundur<br>Açıklanan nedenlerle; Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliğinin "Kurumların devri" başlıklı 16. maddesinin 6. fıkrasında yer alan "...mevzuat ile tanınan muafiyetler dikkate alınmaksızın..." ibaresinin iptali; diğer kısımlar yönünden ise davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasa'nın 124. maddesinde; "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." hükmüne yer verilmiştir.<br>5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1. maddesinde; "(Değişik 1. fıkra: 27.06.2019 - 7180 S.K/Madde 1) Gerçek ve tüzel kişiler tarafından yemekli ve yemeksiz öğrenci yurtları ve buna benzer kurumlar açılması ve işletilmesi ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde Millî Eğitim Bakanlığının, yükseköğrenim düzeyinde Gençlik ve Spor Bakanlığının iznine bağlıdır. İlgili Bakanlıklar bu yurt ve kurumları tespit edecekleri esaslara göre denetler.<br>…<br>(Ek 4. fıkra: 15.08.2017 - 694 S.KHK/Madde 19) (694 S. KHK Kabul: 01.02.2018 - 7078 S.K/Madde 19) Yurt ve benzeri kurumlar, ortaokul, ortaöğrenim ve yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti vermek amacıyla açılır ve bu Kanun ile 25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesine göre işyeri açma ve çalışma ruhsatı alırlar. Öğrenim düzeyine göre barınma hizmeti verilecek öğrenciler ile bu hizmetin verilebileceği kurumlar ve bu hizmeti sunacak gerçek ve tüzel kişilerin nitelikleri ilgisine göre Millî Eğitim Bakanlığı veya Gençlik ve Spor Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Her ne ad altında olursa olsun, öğrenci barınma hizmetlerine ilişkin faaliyetlerin ruhsatsız yürütülmesi halinde brüt asgari ücretin yirmi katı idari para cezası uygulanır ve bu yerler valilikçe kapatılır. hükmü yer almaktadır. <br>Anılan Kanun'da atıf yapılan 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesinde ise; "10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen izin veya ruhsatlara ilişkin hükümler, öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlar hakkında uygulanmaz. Öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlara iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde Millî Eğitim Bakanlığınca, yükseköğrenim düzeyinde Gençlik ve Spor Bakanlığınca verilir. Bakanlıklar bu yetkilerini valiliklere devredebilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." düzenlemesine yer verilmektedir.<br>09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Kurumların devri” başlıklı 16. maddesinde; " (1) Kurumun kuruculuk koşullarını taşıyan başka bir gerçek veya tüzel kişiliğe devredilebilmesi için devretmek isteyen tarafından Bakanlıkça belirlenen belgelerle birlikte il müdürlüğüne müracaat edilir.<br>(2) Birinci fıkrada belirtilen belgelerin uygun görülmesi halinde Bakanlığın takip ve koordinasyona yönelik değerlendirmesini müteakip il müdürlüğü tarafından kurumun devri için onay verilir. Devir işlemi, devreden ve devralan arasında noter tarafından düzenlenen devir senedinin il müdürlüğüne teslim edilmesinden itibaren on beş iş günü içerisinde valilik tarafından sonuçlandırılır.<br>(3) Kurumun kurucusu olan şirketin türü veya unvanının değiştirilmesi ve bu değişikliğin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanması halinde kurucu temsilcisi, değişikliğin yapıldığını gösterir Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ve değişikliğin yapıldığına dair yönetim kurulu kararı ile birlikte il müdürlüğüne müracaat eder.<br>(4) Kurum devir işlemleri valilik tarafından sonuçlandırılmadıkça kurum devredilmiş sayılmaz.<br>(5) Bu Yönetmelik kapsamında devir amacıyla başvuru yapan kurumların talepleri;<br>a) Müracaat tarihinden önce yapılan inceleme, soruşturma veya denetimler sonucunda kuruma, Kanun kapsamında idari para cezası verilmesi halinde idari para cezasının ödenmesi,<br><br><br>b) Kurumu devralacak gerçek kişi kurucunun veya kurucunun tüzel kişilik olması halinde ise yönetim organlarının üyeleri ile kurucu temsilcisinin Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şartları sağlaması, sonrasında değerlendirmeye alınır.<br>(6) Devredilmek istenen kurum, yeni bir kurum statüsünde değerlendirilir. Değerlendirmenin yapılmasında; devredilecek kuruma daha öncesinde mevzuat ile tanınan muafiyetler dikkate alınmaksızın, bu Yönetmelik ve Bakanlık tarafından belirlenen esaslarda öngörülen tüm şartlar aranır." kuralı yer almaktadır. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Anayasa'nın 124. maddesinde, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren Kanunların ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme, idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisinin anayasal dayanağını oluşturmaktadır.<br>Anayasa'da düzenleyici işlem olarak sadece yönetmelikler belirtilmiş ise de idarenin düzenleme yetkisi bununla sınırlı olmayıp, idareler, değişik adlar altında da (genelge, tamim, sirküler vb.) düzenleyici işlemler yapmaktadırlar.<br> Türk hukukunda yürütme ve idarenin özerk düzenleme yetkisinin bulunmadığı, bunun türevsel ve bağımlı olduğu, ancak kanundan veya kanunlar bütününden güç alabileceği, hiçbir halde asli (ilkel) ve koşulsuz sayılamayacağı yolunda doktrinde görüşler bulunmaktadır.(Lütfi Duran, İdare Alanının Düzenlenmesinde Teşrii ve Tanzimi Tasarrufların Sınırları, İÜHFM, cilt XXX, sayı 3-4, s.466 vd.; Turan Güneş, Türk Pozitif Hukukunda Yürütme Organının Düzenleyici İşlemleri, s.80-86; Sıddık Sami Onar, İdare Hukukunun Umumi Esasları, s.377-378; Tahsin Bekir Balta, İdare Hukukuna Giriş I, s.79-82; Şeref Gözübüyük, Yönetim Hukuku, s.178-179;Turgut Tan, Ekonomik Kamu Hukuku, s.42)<br> Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri arasında sayılan hukuk devletinin en önemli unsurlarından birisi "hukukî güvenlik ilkesi"dir. Hukukî güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.<br> Diğer bir ifadeyle; hukukî güvenlik ilkesi, kişilerin hukuksal ilişkiler kurarken tabi olacakları hukuk kurallarını önceden bilmeleri anlamına gelir.<br> İdarî istikrar ilkesi ise, bu kurallara dayanılarak kazanılan hakların korunacağı güvencesinin kişilere verilmesini ifade etmektedir.<br> Hukuki güvenlik ilkesinin gerçekleşebilmesini sağlamak üzere; hukuki belirlilik, hukuki istikrar ve hukuki öngörülebilirlik olarak adlandırılan üç alt ilke bulunmaktadır. <br> Belirlilik ilkesi, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermeyi ifade etmektedir. Belirlilik ilkesi, yalnızca yasal belirliliği değil daha geniş anlamda hukuki belirliliği de ifade etmektedir. Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir olma gibi niteliksel gereklilikleri karşılaması koşuluyla mahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile de hukuki belirlilik sağlanabilir.<br> Hukuki güvenlik ilkesinin gerçekleşmesini sağlamaya yönelik bir diğer ilke olan hukuki istikrar ilkesi, hukukun sistem olarak devamlılığını ve var olan kuralların ve uygulamasının istikrarlı olmasını ifade etmektedir.<br> Hukuki öngörülebilirlik ise, kişilerin, kuralların ve idari ve yargısal uygulamaların ne tür sonuçlar doğurabileceğini öngörerek ve planlayarak yaşamlarını sürdürebilmesini sağlar. Kuralların, uygulamanın ve mahkeme kararlarının birlikte öngörülebilir olması durumunda anılan alt ilke gerçekleşmiş olur. Öte yandan, anılan ilke, hukuki bir uyuşmazlığın çıktığı durumlarda, uyuşmazlıkla ilgili kararı oluşturacak olan mahkeme veya hakimin önceden belirli olması ve uygulayacağı usulün de genel olarak belirli ve önceden bilinebilir olmasını gerektirir. <br>Dava konusu Yönetmeliğin 16. maddesinde, mevcut kurumların devrine ilişkin usul esasların düzenlendiği görülmektedir. <br>Buna göre; kurumun, kuruculuk koşullarını taşıyan başka bir gerçek veya tüzel kişiliğe devredilebilmesi için devretmek isteyen tarafından Bakanlıkça belirlenen belgelerle birlikte il müdürlüğüne müracaat edilecek olup; Bakanlıkça kurum devri için istenilen belgelerin uygun görülmesi halinde Bakanlığın takip ve koordinasyona yönelik değerlendirmesini müteakip il müdürlüğü tarafından kurumun devri için onay verilecektir. Devir işlemi, devreden ve devralan arasında noter tarafından düzenlenen devir senedinin il müdürlüğüne teslim edilmesinden itibaren on beş iş günü içerisinde valilik tarafından sonuçlandırılacaktır.<br>Anılan Yönetmeliğin 16. maddesinin 16. fıkrasında ise; devredilen kurumun, yeni kurum statüsünde değerlendirileceği, devredilecek kuruma daha öncesinde mevzuat ile tanınan muafiyetlerin dikkate alınmayacağı, Yönetmelik ile ve ayrıca Bakanlık tarafından belirlenen esaslarda öngörülen tüm şartların devredilen kurumlar için de aranacağı kuralı benimsenmiştir. <br>Öğrencilerin can ve mal güvenliğinin sağlanması ve barıma hizmetlerinin belirli bir standarda bağlanması amacıyla; gerek yeni açılacak kurumlar gerekse Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alan mevcut kurumlar için, değişen ve gelişen koşullar da dikkate alınarak, kurumların belirli şartları sağlanmasının istenilmesi mümkündür. <br>Zira, anılan Yönetmelikte geçiş sürecine yönelik olarak; geçici maddelere yer verilmek suretiyle, halihazırda faaliyetine devam eden kurumlar için belirli bir süre öngörülerek, verilen süre içerisinde, kurumların Yönetmelikte belirlenen şartları sağlanması gerektiği kuralı benimsenmiş olup; usulüne uygun olarak gerekli izinlerini almak suretiyle faal olan kurumların devredilmesi halinde de; anılan koşulların sağlanması istenilmektedir. <br>Bir başka ifadeyle; barınma hizmeti sunumuna yönelik olarak; yeni açılacak ve halihazırda faaliyette olan kurumlara yönelik meri mevzuatta aranan şartların aranmasına yönelik düzenleme yapılmasında idarenin takdir yetkisi bulunmaktadır. <br>Ancak; dava konusu düzenlemede yer alan; "mevzuat" kavramının, hukuk sistemi içerisinde yürürlükte bulunan hukuk kurallarının bütününü ifade ettiği, kavramın, başta Anayasa olmak üzere, kanun, uluslararası sözleşme ile yürütme organının düzenleyici işlemleri niteliğinde olan yönetmelik, tebliğ, genelge ve yönerge gibi normları kapsadığı dikkate alındığında; "mevzuat" kavramının geniş bir uygulama alanı bulduğu, dolayısıyla düzenlemeyle, kanun tarafından tanınan bir muafiyetin yönetmelik ile geçersiz sayılması gibi normlar hiyerarşisine aykırı hukuki durumların oluşmasına neden olabileceği anlaşılmaktadır. <br>Öte yandan; "mevzuat ile tanınan muafiyetler dikkate alınmaksızın" ibaresinin; kişilerin hukuksal ilişkiler kurarken tabi olacakları hukuk kurallarını önceden bilmeleri ve bu kurallara dayanılarak kazanılan hakların korunacağı güvencesinin kişilere verilmesi bağlamında; hukuki güvenlik ilkesinin; idari istikrar ilkesi ile idari güven ilkesinin ihlali sonucunu doğuracağı sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br> Bu itibarla; 09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Kurumların devri” başlıklı 16. maddesinin 6. fıkrasında yer alan; "...mevzuat ile tanınan muafiyetler dikkate alınmaksızın..." ibaresinin iptaline; "...mevzuat ile tanınan muafiyetler dikkate alınmaksızın..." ibaresi dışında kalan kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin;<br>1. Kurumların devri” başlıklı 16. maddesinin 6. fıkrasında yer alan; "...mevzuat ile tanınan muafiyetler dikkate alınmaksızın..." ibaresinin İPTALİNE,<br>2. Kurumların devri” başlıklı 16. maddesinin 6. fıkrasında yer alan; "...mevzuat ile tanınan muafiyetler dikkate alınmaksızın..." ibaresi dışında kalan kısım yönünden DAVANIN REDDİNE,<br>3. Dava kısmen iptal kısmen ret ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin 1/2'si olan ...TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 1/2'si olan ... TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,<br>4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,<br>5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>6. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,<br>7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 14/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br> <br><br></font></p></body></html>
ruhsat